Sen bir yaş daha büyüdün, ben bu yaşını da gördüğüm için şükrettim bu sabah....
Sen 8 oldum dedin , ben daha 7 sin dedim gülerek....
Sen yeni yaşım için neden 1 sene bekliyorum ki dedin, ben her 22 Şubata ulaşmak için 1 sene yaşamalıyız dedim...
Sana 1 sene çok uzun geldi, bana çok ama çok kısa.....
Senin bu büyüme telaşın ne zaman geçecek bilmiyorum ama ben o kısacık 1 yılı elimden geldiğince tatlandırarak, ballandırarak seninle geçirmeye devam edeceğim bebeğim....
Hadi gel her zamanki gibi seninle 7 yaşının yolculuğuna çıkalım.... Senin çok uzun dediğin 365 günün özetini çıkartalım miniğim...
Bu sene hayatımızın en önemli olayı senin ilkokula başlamandı.... Pek hoşuna gitmedi bu okul macerası senin. Elinden gelse yine anaokuluna dönme konusunda ısrarlıydın hatta... Boyama ödevlerinin yerini okuma-yazma, matematik ödevleri aldı ve bu hiç de hoşuna gitmedi... Beni ve benden daha çok anneanneni çıldırttığın anların sayısı o kadar çok ki, rakamlarla bile ifade edilemez... Düşün konunun vahimliğini :))
Tüm negatifliklere rağmen okumayı sökmek hoşuna gitti ama... Okumayı sökmen seni bağımsızlaştırdı çünkü.... Birşeyi merak ettiğinde anne burada ne yazıyor diye sormak zorunda değildin... Yani bana mecbur değildin artık. Bu senin için en büyük zaferdi bu yaşında....
Biraz erken oldu ama ilk ders kırmak eylemini de gerçekleştirdin bu sene.... Bizim günlerce kara kara düşünmemize sebep olsa da bol kahkaha atmamıza engel olamadığımız bir masumane eylemdi belki ama maalesef bunun adı ileride sık sık duymayı ümit etmediğimiz ders kırmanın ta kendisiydi... Okula başladığının ilk haftasında çıktığın tenefüste arka bahçede kertenkele avına başlayınca zamanı unutup tam 3 derse girmedin maalesef... Tırım tırım aranmana rağmen bulunamadın ve ancak kertenkeleyi yakalayıp bir şişeye hapsedince öğretmenine göstermek için sınıfa girdiğin zaman bulunabildin :(
Özgürlüğün, kendine güvenin bu sene tavan yaptı... Başka kaçak kat çıkarmıyız bilmiyorum ama çıkmasak iyi olur düşüncesindeyim :) Her ne kadar özgür ruh hallerin hoşuma gitse de ileriki yaşlarında büyük kavgalara sebep olacağının sinyallerini veriyor... Endişeleniyorum elimde olmadan bebeğim...
İlgi alanların değişmedi bu sene.... Oldukça istikrarlı gidiyorsun diyebilirim hatta... Hayvanlar en büyük ilgi alanın... Onlarla ilgili herşeyi bilmek istiyorsun. Her hayvanın bir figürününde mutlaka odanda bir köşede durmasını istiyorsun hala... Resim yapmak en büyük zevkin... Eğer sesin çıkmıyorsa biliyoruzki sen yine hayallerini önündeki kağıda dökmekle meşgulsün.... Eskiden keçeli kalem kullanırdın en çok resimlerinde, şimdi pastel kullanıyorsun... Pastelle daha çok renk geçişi sağlayabiliyorsun sanırım... Hala çok güzel hayvan maketleri yapıyorsun... Saatlerce oynuyorsun yaptığın maketlerle....
Aşk meşk işlerin hala aynı maalesef :) Tüm uzun bacaklı, uzun saçlı kızları beğenip, onlarla kıkırdaşmana rağmen biricik aşkın Yağmur'la evlenmekten hala vazgeçmedin. Yağmur'u hergün görsen gam yemeyeceğim ama altı ayda bir görmen bile yetiyor sana :) Sadakatinden vazgeçmedin bu sene de...
Bu yaşında 4 süt dişini kaybettin... 2 alttan, 2 üstten... Dişsizlik hoşuna gitti hatta, daha yakışıklı olduğunu bile düşündün... İlk dolgunuda bu sene yaptırdın mavi mavi :)) İkinci dolgunu da sarı yaptıracağının hayalindesin hala :) Dedesinin koca Fenerbahçelisi....
İlk bulaşıcı hastalığın suçiçeğini geçirdin bu sene... İz kalacak diye sende benimle birlikte çok korktun ve çok dikkatliydin senden beklenilmeyecek kadar hatta... Ama yinede biri burnunun ucunda, biri şakağında 2 nazar boncuğun var...
İlk diplomanı aldın... Sen anaokulu diplomanı alırken ben üniversitede kep attığın günü göreceğimi hayal ettim :)
Mezun olman şerefine bol bol gösterini izledik senin... Jimnastik, tiyatro, bol bol rontlar... Ama en güzeli rock'n roll oldu... Elvis olup hava attın herkese.... Hoş ben Elvis diyorum ama sen taktığın pelerinden ötürü kahraman olduğunu düşündün :))
Saçlarınla vedalaştık... Ama yaza yine aynı tempoyu tuttururuz merak etme... Kökü sen de nasıl olsa ;)
Bol bol gezdik... Bu sene leyleği havada görmüştük muhtemelen....
Bu sene meslek seçimin değişti... Denizaltı kaptanı olmak istiyorsun... Gezgin ruhun bu sene bunu seçti :))
Takıntılı halin hala devam ediyor. İlk öğrendiğin şeyin mutlak doğru olduğundan vazgeçemedin hala... Anneanne geçen ödevlerinden nefret eder olduk... Israrla ANANE yazmalıyım çünkü öyle söylüyorum diye canhıraş kavga ediyorsun zira bizimle :) Olmalı dediğin şeyi mutlaka oldurtuyorsun... Bu inatçı halin ne kadar hoşuma gitse de zor anlar yaşatıyorsun...
Yine sevgi böcüğüydün, merhametliydin, enerji küpüydün bu yaşında da...
Her annem dedğinde içimde güller açtı.... Ağladığında timsah gözyaşı değilse şayet içimde fırtınalar koptu....
Bolca inatlaştım seninle.... Kimi zaman ben galip geldim kimi zaman sen.... Hasta olduğumda bu sene sen başımda bekledin annem ateşin çıktımı diye... Mutluluk gözyaşları döktüm sen bu kadar büyüdünmü diye...
Her akşam oynaştık bol bol, öpücük yağmuru yaptık birbirimize, yine sarıılıp uyuduk akşamları... ceza verdiğimde küstün ama yine de öptün yanağımdan...
İyiki gelmişsin hayatıma, evime, yüreğime.... İyiki bana anneliği yaşatmışsın....
Birlikte geçirdiğimiz nice güzel yaşları kutlayalım inşallah....
İyiki doğmuşsun bebeğim, herşeyim....
Annen...