20 Eylül 2019

Sen Benim hayatımsın / Ferzan Özpetek


Edith Piaf / La Vie En Rose

Şimdi ben size bu kitabı anlatırken isterseniz bu şarkıyı dinleyin. Kitabın ortalarında ismi geçince şarkının, kitabın bir çok sayfasını bu şarkı eşliğinde okudum çünkü ve kitabın satırlarına çok yakıştı ♥


Ferzan Özpetek filmlerini çok severim. Karakterlerinin renkliliği, anlatım biçimi beni mest eder. Ancak hiç kitabını okumamıştım. Hayatının bir bölümünü anlattığını duyunca bu kitapta okumalıyım demiştim.

Kitaba başladığımda ilk önce kendimi bir filminin senaryosunda hissettim. O kadar benzer karakterler ve anlatımlar vardı ki... Ben acaba yanlış mı okudum, bu bir kurgu mu yoksa gerçek hayat mı diye... Google amca iyice kafamı karıştırdı... Kurgu diyen vardı, gerçek diyen vardı... Vardı da vardı...
Eğer bu sorunun yanıtını aramaya gelen bir okuyucu olursa kendisine özürlerimi bildiriyorum efenim... Kendi kanaattimce yarı yarıya diyorum sadece...

Yazarın İtalya'daki hayatı ve mesleğe giriş bölümlerine ağırlık verilmiş olsa da bence o oturduğu müstesna apartmanın sakinlerinden oluşuyor hikaye... O kadar net hissettirmiş ki hayatımıza giren her insanın dokunuşlarından izler taşıdığımızı... Her bir karaktere sarılasım geldi.

Daha önce burada söyledim mi bilmiyorum ama Özpetek filmlerinin en çok yemek masası sahnelerini severim. İmza gibidir... Ve orada duygunun binbir türlüsü yaşatılır... Kurgu mu emin olamasam da sanırım o yemek masası sahneleri kendi hayatından ve o oturduğu müstesna apartmanın terasında kurulan komşu sofralarından geliyor. Yemeklerini alıp her toparlanmaları filmlerinde olduğu gibi kitabında da en sevdiğim sayfaları ♥

Ve tabi ki büyük aşk.... Eşine ithaf etmiş zaten kitabı... Böylesi olur mu denilen türden... Final gerçek miydi bak bundan da emin değilim ama bu kitaba yaraşır dokunaklı cümleler yüreğime otura otura tamamladım diyebilirim...

Kitapta beni sendeleten hissiyatım ise bazen olaylar ve karakterler arasında geçiş yaparken sanki oturmadı bir şeyler.. Tekrar tekrar geriye dönüp bakmak ve sorgulamak zorladı beni sadece... Bu benden de kaynaklanabilir tabi... Okuyan varsa aranızda bu konuda düşüncelerini paylaşırsa çok mutlu olurum...

Bu kitabı da güzel duygularla tamamlamış olmanın mutluluğundayım. Darısı diğerlerinin başına ;)


Şimdi sıra altıçizililerimde;


* En derin bağlar önemsiz şeyler yüzünden kopabilir.

* Sadece bir yere kök salmayı başardığında gerçekten uzaklara gidersin. Çünkü nereden geldiğini bilmek, nerede olursan ol, kim olduğunu aklında tutmana yardımcı olur.

* Mutlu geçmişinin hayaliyle karşılaştığında, yitirdiklerinin bilinci içini neredeyse dayanılmaz bir pişmanlıkla kaplar. İşte o zaman güvenli bir yere gizlenip yaralarını sarmak istersin çünkü ruhun, acının yabanileştirdiği evcil bir hayvan gibidir.

* Dış güzellik, basit bir kılıftan başka bir şey değildir; insanı dayanılmaz yapan enerjisi, bakışındaki büyü, gülümsemesindeki şakacılık, sıradan bir günü bir serüvene dönüştüren tılsımıdır.

* Benim için mutluluk budur, demiştin, yatakta, uykuya dalmak üzereyken: başıma asla kötü bir şey gelmeyeceğini bilerek, tanıdık bir sesin beni uzak ve gizemli dünyalara götürmesi...

* Zaman, kendine bakmayan insana pek merhamet etmez.

* Çocuklar, özümledikleri ve soludukları neyse o olurlar. İyi yüreklilik bir DNA meselesi değildir: çoğunlukla yetiştikleri ortam karakterlerini oluşturur.

* Büyük bir acının verdiği üzüntüyü paylaşmak ama yaşama devam etmek bizim de başımıza geldi. Dişimizi sıktık, gözyaşlarımızı içimize akıttık.

* Aşk adına her türlü çılgınlığı yapar, büyük jestlerde bulunursun. Hiç aşılmamış sınırları gerçekten aşarsın, bir ormanda bir tapınak, bir dağın tepesine şato inşa edebilirsin, yazgının seçtiği kurbanken bir kahramana dönüşebilirsin. Çünkü aşk, hiçbir mantığa sığmaz.

* Dünya, sevmek ve sevilmek şansına sahip olup, onu yakalamayı bilmeyenlerle ya da o şansı yakaladıktan sonra boşa harcayarak, ömürlerinin geri kalan bölümünü üzücü biçimde pişmanlık duyarak geçirenlerle doludur.

* Aşkta yerçekimi yasalarına meydan okuyarak akrobasi yapanların düşüşünü hafifletecek biçbir ağ yoktu.

* Yaşam hiçbir zaman istediğimiz gibi gitmez: Her zaman sürprizler sunar, biz değişikliklere ne kadar uymayı becerirsek, o kadar iyidir. Önemli olan kendi kendimize ihanet etmememizdir. Çünkü eğer aşka kulak vermezsek, yolumuzu kaybederiz.

* Kendisini önyargıların yönetmesine izin veren ve eleme yöntemiyle ilerleyen insanlara güvenmem. Siyah beyaz yaşamak, varlığımızı ısıtan harika renk tonlarından vazgeçmek gibidir bu.  Olanaklı aşk kırmızısı ve yitirilen aşk moru, asla bitmeyecek arkadaşlık yeşili, mutlak mutluluk sarısı... Her duygunun bir rengi vardır. Çok fazla heyecana kapılıp aklın karıştığı zaman, onları görmek için gözlerini kapatman yeterlidir.



16 yorum:

  1. Yanıtlar
    1. İzlemelisin Saadet çok güzel filmleri var. Ben de önümüzdeki günlerde tüm filmlerine bir el atayım istiyorum ;)

      Sil
  2. Çok açıklayıcı yazmışsınız ellerinize sağlık.

    YanıtlaSil
  3. Kitabı geçen sene okumuştum, aklımda fazla bir ayrıntı yok şimdi.
    Ancak, Ferzan Özpetek kitapları hakkındaki genel düşüncem, kitap yazmak yerine film çekse daha iyi olur, ortak paydasında özetleniyor. Okuması kolay ve keyifli kitaplar, söyleyebileceğim bu.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kesinlikle film çekmeli, bu konudaki fikrine katılıyorum. Bu kitapta benim hoşuma giden ise her ne kadar kurgu taraflarını çok anlamasam da hayatından kesitleri okumaktı.
      Sevgiler ♥

      Sil
  4. Çok güzel bir kitaba benziyor, hem hayatın içinden hem de romantik :)

    YanıtlaSil
  5. Merak uyandırdı.şarkıyı okulda olduğum için dinleyemesemde kitabı not aldım

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Şarkı hepimizin aşina olduğu bir şarkı ;) Ama kitapla oldukça uyumluydu.

      Sil
  6. Bende okuyunca hemen hangi filmler diye baktım hiç izlememişim, zaten çok iyi bir sinema izleyicisi değilim ama aklımda, birini izlemek istiyorum, kitap alıntıları kitap hakkında çok şey söyledi yine, çok güzel satırlardı..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Filmlerin tamamını izlemedim ben de... Bu sene bu konuya el atmalıyım dedim ama bakalım becerebilecek miyim...

      Sil
  7. Hiç Ferzan Özpetek filmi izlemedim ama yönetmeni tanıyordum. Bu kitabı indirimde yakalayınca hemen aldım ve okumaya başladım. Şimdilik güzel gidiyor. Altını çizeceğim bu kadar çok cümlenin olmasını beklemezdim. Yazarın etkileyici cümleleri var.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kesinlikle etkileyici ifadeleri var. Ben neresi kurgu neresi gerçek bazı anlarda çok karıştırdım ama yine de keyifliydi ;)

      Sil
  8. Edith de bu şarkının hakkını veriyor yani. Sayende bir kitap daha keşfettim canım 😘

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Edith efsane :) Onun sesiyle kitap daha anlamlı oldu bende ♥

      Sil

Güzel yorumlarınız için teşekkürler :)