Hissettiklerim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Hissettiklerim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Şubat 2024

19 Yaşından Bildiriyorum Sana

 

Bugüne kadar sana hiç nasıl doğduğunu anlatmadığımı fark ettim... Birkaç kez anılara yolculuk yapmaya kalkıştığımı hatırlıyorum ama sen ilgilenmedin... Bunda netim bak :)) Neyse yüzüne anlatamadıysam buradan anlatırım ben de... Alternatifler yaratma konusunda beni bu hayatta en çok eğitensin sonuçta...

Hamileliğimin başlangıcından bu yana hep normal doğum planlamıştım... Doğumuna 1 ay kala 4 kiloyu aştığını gören doktorumuz tamam artık sezaryen dedi... Bir anda panik olmuşum... Doktorla hemen savaşa başladım... Ama kazanamadım :)) Son kontrollerimizin her birinde hiç aksatmadan bu savaşa girmeyi ihmal etmedim ama Alaattin Bey sağ olsun her defasında beni püskürtmeyi başardı...

Son kontrolde artık Salı mı Perşembe mi gibi bir seçenek sundu bana... Madem sezaryen o zaman Salı olsun dedim... Erkenden kucaklayayım bari diye düşündüğümü çok net hatırlıyorum... Öğleden sonra saat 13.30 da sigorta hastanesine acilden giriş yapmama karar verildi sonuç olarak...

22.02.2005 gece saat 04:00 suları ağrım başladı... Çok önemsemedim... Kalktım gezindim... Ben gezinirken babanın fosur fosur uyumasını da uygun görmedim tabi :)) Onu da kaldırdım... Sancılarım arttı... Yok yaaa daha erken dedik iki iş bilmez olarak...  Bir de üstüne rahatlayayım diye sımsıcak bir duş aldım, sancılarım daha çok arttı... İnat ettik doktoru aramıyoruz, evde de duramıyoruz... Pılımızı pırtımızı topladık, anneannene gittik... Rahmetlik deden panik tabi bizi o halde görünce... Arayın hemen doktoru dediler :))) Emir büyük yerden, aramamak olmaz tabi... Sabahın 7 sinde uyandırdık doktorunu... Acilden giriş yapın ben de geliyorum dedi ve hemen yola çıktık...

Şimdi kendimce sancım tuttu ya, ben normal doğum yaparım kafasındayım... Heheeee diyorum :)) Nolddduuuu :)) NST alacaklar ama ben sancıdan yatamıyorum ki... Bir geliyor sancı ben hemen dikiliyorum sedyede... İki büklüm olunca sanki hafifliyor. Bu arada seninle konuşuyorum, az kaldı hazır mısın diyorum...

NST alamadan yallah ameliyathaneye... Ben yine sükutu hayal...

Genel anestezi ile gerçekleşti doğumun, o sebeple ilk anını hatırlamıyorum... Benden önce babana, dedene ve anneannene gösterip bahşişi kapmışlar, sonra da genel muayene için yeniden içeri almışlar seni... Beni senden sonra ayılmaya yakın odama yerleştirdiler... Yatağıma taşırken eski usül çarşafla aktarma yaparken hastabakıcılar bel fıtığından son anda yırtmışlar :)) 2 hastabakıcı, deden, baban benim gibi kuş kadar kadını taşıyamamışlar ahahaaa :))

Sağıma soluma bakınmaya başlayınca ebe getirdi kucağında seni... Nasıl ağlıyorsun son ses anlatamam... Sağ mıdır hala bilmiyorum ama Halise Ebe aksilikte bir dünya markasıydı Balıkesir'de o zamanlar... Erkekler dışarı diye bir bağırdı, bizimkiler çil yavrusu gibi dağıldı 😉 Seni kucağıma verdi, emzirme zamanı diye... Allahım nasıl çirkindin :) Kapkara olduğun yetmiyormuş gibi burnun suratının hemen hemen hepsini kaplamıştı... Bir de tek kaşını kaldırarak bana bakıp ağlıyordun. Hart diye ebe mememi açtı, seni güzelce dayadı... Böyle emecek ve sütünden başka bir şey vermeyeceksin diye de beni bir güzel payladı sanki başka bir şey demişim gibi :)) Coyk coyk emiyorsun ama süt gelmiyor daha... Akşama kadar savaştık. Sen hiç susmadın, ben emzirmeye çalıştım. Süt gelmedikçe sen daha çok ağladın... Kısır bir döngü... Akşam sanırım sütüm yavaş yavaş gelmeye başladı, biraz karnın doydu ama ağlamaktan öyle bir yorgun düşmüştün ki uyudun kaldın... Gece o kadar sessizdin ki ara ara nefes alıyor mu diye kontrol ettik teyzeannenle :) 

Sonrası gecemiz gündüzümüze karıştı.... Sen gündüz uyudun ben uyumadım... Gece sen uyandın ben uyumaya çalıştım :))) Tam bir kaos ahahahaaa :)

40 gün sonra düzenimiz oturmuştu ve çok kolay bir bebeklik dönemin oldu şükür... Büyümeseydin sonsuza kadar o günlerde kalabilirdim ben seninle... Büyüdün ama... İyi yaptın diyemeyeceğim kusura bakma 😁

Geçen sene 18 yaşınla ilgili çok büyük hayallerim vardı... Ama malum sınav zamanıydı... O kadar çatışıyorduk ki senin yaş yazını dahi yazmadım... Çünkü içimden gelmedi... Kendimi zorlasaydım yazmak için gram güzel bir şey çıkmayacaktı... Öfke dolu bir yazı olacaktı... Vazgeçtim o sebeple... Hayattan soğuduğumuz bir yıl oldu ikimizin de :) Hoş bu yaşının da ilk dönemi öyle geçti....

Sonra ne mi oldu...
Sen yerleştin üniversiteye... Hayalindeki ODTÜ olmayınca ikinci bir seçenek aramadık ve Balıkesir diye karar verdik... Bu konuda hiç tereddüt etmedin... Buna çok sevindim sevinmesine de, bir yandan da içim burkuldu... Üniversite demek özgürlük demekti.... Bilmediğin bir yola kanat açmaktı... Ama ülke şartları seni de böyle bir tercih yapmaya itti maalesef... Beni rahatlattın evet bu anlamda ama kendini de zorlamadın, kolaya kaçtın... İleride pişmanlık yaşar mısın hiç bilmiyorum... İnşallah yaşamazsın...

Pandemiyle başlayan asosyal tavrın bu sene de devam ediyor... Çok seçici bir yapın var hayatına insan katmak yönünde... Bu bir taraftan güzel ama risk almaman hoşuma gitmiyor... Benim olanlar bana yeter kafasındasın :/ Bu saatten sonra da değişmezsin sanırım... Ya da değişirsin... İnsanoğlu nihayetinde ölene kadar bir öğrenim içinde...

Bu aralar mühendislik dersleri popona zor geldi sanırım ben niye dil tercih edip tercümanlık yazmadım diye söylenmektesin... Sanırım yeniden sınava gireceksin :) "Sen bilirsin oğlum" sabrını sonuna kadar sergilemeye kararlıyım... Sonuçta senin hayatın... Önüne engeller değil, konuya daha geniş bakabilmen için söylemler koymakla mükellefim sadece...

Hala kız arkadaşın yok puhahahahaaa :)) Artık bu bizim eğlence konumuz, sen de artık eğlenmeye başladın bu konuda kendinle... Ara ara anneannene takılıyorsun, anneanne hani şu torununu bana verecek teyzeler nereye gittiler diye 😂😂😂 Okulu bitir ben seni görücü usulü evlendireceğim diyorum, çok geç diyorsun...

Yetişkin bir birey olmak sana önyargılı olmayı yükledi... En çok bu konuda savaşıyoruz seninle... Onu ben yapamam, o bana göre değil, bu böyle olmaz kısıtlamaları koyuyorsun sürekli kendine... Dene çocuğum demekten dilim aşındı... Geçecek bu günler de biliyorum ama yeter ki iş işten geçmesin dileğindeyim çokça bu konuda...

2 sene önce başlayan Japonca takıntın devam ediyor. İngilizceyi belgelendirme kısmını bitirdikten sonra kendi çabanla yaptığın öğrenme sürecini farklı bir yöne çevireceksin sanırım... Sabırla bekliyorum :)))

Hala rengarenksin, hala ilgi çekmeyi seviyorsun, hala oyunlardan ve telefonundan başını kaldırmıyorsun 😅

Bu sene mutfak da ilgi alanına girmeye başladı... İnstagramdan gördüğün tarifleri denemeye başladın. Hele bir browni yapmaya başladın tavada... Üfff çok güzel... Dönüp dönüp yapıyorsun herkese... Ama senden sonra mutfağa girmek bir ölüm, savaş alanına dönüyor mutfak... 

Kadeh tokuşturmaca konusunda ufak denemeler yaparken rakı ve bira çok başarılı olamadı. Rose ile bir hayli frekansı tutturdun sanırım 😉

Hayatımıza bu yaşında Ogo girdi :)) Bir ıkea turunda tutundun o kocaman ayıyı eve getirme konusunda.. Oğlum kaç yaşındasın sen saçmalama dedikçe istiyorum dedin. En son olarak sen bana üniversite kazanma hediyesi almadın, ben bunu istiyorum işte diye son noktayı koydun... Vallahi acımadım değil verdiğim paraya ama Ogo ile sen mutlusunuz birlikte olmaktan. Ama popona minder, ama sırtına minder ama kucağına minder gibi özellikler yüklesen de en çok uyku halinde kullanıyorsun. Ama ahdım var evlenirken gelin arabasına koyacağım Ogo'yu da 😂😂😂

Boş vakitlerinde çalışmaya başladın. İlk önce biraz zorla oldu... Sonra kendin çaycı olmaya karar verdin :)) Boş vakitlerinde 1-2 saat takılıyorsun... Şahanesin sen ♥

Kitap okumaktan tamamen uzaklaşmıştın. Şimdilerde manga serileri ile döndün yeniden. Alper Canıgüz verdim eline bak bunu seversin diye... Süründü, süründü ve şaşırtıcı bir şekilde okumaya başladın... İnşallah yeniden eskisi gibi okuma alışkanlığına dönersin 😍

Biz nasılız peki... Sana peki dediğim sürece benden iyisi yok... Bana dokunmayan yılan bin yaşasın modundasın ahahahaaa :)) En ufak bir red yediğinde kızıyorsun, öfkeleniyorsun, bak yapacaktım ama şimdi yapmayacağım diye beni sınıyorsun... Seninle kavga ede ede susmayı öğrendim. Sabır en büyük erdemim oldu 😂 Beni yendiğini düşünmek sana çok büyük bir haz veriyor... Ben, ben, ben diye ortalıklarda kurulmaların beni delirtiyor olsa da seninle savaşmıyorum. Sürekli yeni denemelere giriyorum, yeni alternatif çözümler arıyorum sana kendimi anlatabilmek için... Dengeli dengesiz bir ilişki halindeyiz seninle... Şu gelgitlerin bitse sanırım daha keyifli bir hal alacağız ana-oğul ilişkimizde....

Ehliyetini aldın yenilerde... Pratik yapmaya başlayacağız birlikte... Henüz çalışmalara başlamadık...

Koskoca bir yaşı birlikte böyle evrile devrile yuvarlanarak geçirdik işte güzel oğlum...
Yeni yaşın için koca koca dileklerde bulunmayacağım...
İlk önce sağlık diyorum...
Sınanmadığın bir yaş olsun, hayallerine adım adım yaklaş dilerim ki...

Ve ben her daim yanı başındayım... Uzandığın zaman inan tüm gücümle elini tutarım...
Yeter ki sen iste... Yeter ki sen hayal et...

Çok eğlen, 
Çok gül,
Düşmemeyi öğren...
Düşersen kalkmayı öğren...
Bol bol yeni deneyimlerin olsun...
Bol bol maceran...

Ve seni her zaman çok sevdiğimi hiçbir zaman unutma...

Annen....








10 Ekim 2022

Bugün iç karartıcı olabilirim :(

Sabah yazılarım bir süre sekteye uğrayacak sanırım. Oytun'un okulundaki güçlendirme çalışması bitti ve başlangıç saatimiz 8:20 gibi bir normale döndü. Her gün yazma azmimi sürdürmeyi istiyorum ama bu saat günün herhangi bir kısmında olacak. İnşallah yani...

Hafta sonu çok genç bir kadının cenaze törenine katıldım...
Cuma gecesi haberi aldığımda ne uyku kaldı ben de ne de akıl...
Yakın bir arkadaşımın ablasıydı...
45 yoktu daha sanırım...
Çok uzun bir süre kanserle mücadele etti... 
Tam atlattı derken başka bir yerden çıktı karşısına...
Arkasında 3 çocuk bıraktı...
Ve beni de en çok yaralayan kısmı da buydu sanırım...

Ateş düştüğü yeri daha çok yakıyor mutlaka... Ben bu kadar yandıysam diyorum... 
Kim bilir o çocuklarım ne haldedir :( 
Ya anneciği....
Offf ki ne offff....

Boşanmış anne/baba çocukları olduğundan sanırım durumu daha da içselleştiriyorum...
Aklıma olmayacak şeyler geliyor...
Şebo hadi başka şey düşün diyorum...
Düşünemiyorum...

Sakin kalmaya çalışıyorum...


Birsen Tezer / Saklasam Kendimi









22 Şubat 2022

17 demeseydik iyiydi :))



Akşamdan bu yana hesap kitap içerisindeyim biliyor musun?
2 seneden beri dilinde bir 17 gezip duruyor, ben de Oytun yine çift gidiyorsun oğlum diye sana bıdırdanıyorum :)) Dün akşam bir hesap yapıp emin olmak istedim ve evet gözlerim yerinden fırladı 😏

Parmak hesabı 17 çıktı, yanlış saydım dedim....
Kağıt kalem hesabı 17 çıktı, yok yaaaa dedim....
Blogda yaş etiketi vardı ona bakayım dedim, 16 yıl 11 ay 29 gün yazıyordu ki gözlerim karardı 😇
Evet dolu dolu 17 imişsin oğlum...

Kendimde "yaşlara takılmayalım" olgusundayken senin 18 inden gün almaya başlayacak olman beni bayağı bir hırpaladı :)) 30 yaş sendromumda bile bu kadar yıkılmamıştım inan bana... Anne dert ettiğin şeye bak diyeceksin biliyorum ama senin kanatlanıp uçmana az kaldığı anlamına geliyor bu yaşların bende. Ahhh Oytun ahhhhh 💗 Bir gün baba olduğunda anlayacaksın bu dediklerimi...

Daha dün gibi biliyor musun seni ilk kucağıma aldığım gün... Yumuk yumuk ellerini emerken verdiler kucağıma seni. Suratın kocaman bir burundan ibaretti, allahım dedim nasıl büyük burnu var suratını kaplıyor resmen. Durup durup bunu söylemişim narkozun etkisiyle; burnu çok büyük, burnu büyük değil mi, burnu niye böyle oldu diye... Vücudu şiş, inecek dediler ama o an inanmadım... İlerleyen birkaç günde fındığa dönüşünce burnun, nasıl içim rahatladı anlatamam :))) Niye takıldıysam bu kadar sanki... Annen işte, tanıyorsun beni 😉

Sonra da tutamadık zamanı işte... Ayyy yürüdü, ay konuştu, okula başlayacak, ergen mi oluyor, bıyık mı o suratındaki derken geldik bugünlere işte... Bir delikanlı var hayatımda artık 💗

Delikanlımla bu sene neler yaşadık, hatırlayalım hadi 😉

1,5 sene gibi bir ev hayatından sonra okula başladın yeniden. Uyum sağlama sürecin biraz zor oldu ki hepimiz aynı şeyi yaşadık. Okul zor geldi, normalde neler yapıyordunuz hepsini unutmuştun. E tabi bu süreçte pc ve telefon bağımlılığında had safhadaydı ki yeni yeni normale dönmeye çalışıyorsun. Tam döndüğünü söyleyemem ama ilerleme var.... Okulu ilk kırma eyleminde bunlardan ötürü gerçekleşti zaten :)))

Hazır internet kullanımından söz açılmışken bu sene deli gibi anime izledin. Narutosundan tut bir sürü ismini bilmediğim dizi ve film... Çığırından çıktın da diyebilirim. İnstagram da keşfedin dibine düşüp sanırım tüm saçma sapan videolarla da beynini çöpe döndürdün. Şimdi onlardan yer açmaya çalışıyorsun dersler için 😂 Başarı oranın tartışılır :)))

Kara kalem bir şeyler çizmeye başladın son zamanlarda. Henüz bakarak çizmeye çalışıyorsun ancak bu konuda oldukça yetenekli olduğunu düşünüyorum. İlkokulda da buna merak salmıştın ama ilkokul öğretmenin resim dediğin renkli olur dediğinden beri bırakmıştın resimle ilgilenmeyi. Ne yaptıysam yeniden yönlendirememiştim seni.  Tekrar başlamana ne kadar sevindiğimi anlatamam. 

Bu konudan konuşmayı hem çok seviyorsun hem de hiç sevmiyorsun ama bu sene de sevgililer gününe yalnız girdin 😂😂😂 Bir aday çıkartmayı başardın ama icraata geçemedi ne yazık ki... Hala debeleniyorsun ama. Zeynep'in her arkadaşına tanıştırsana beni demeyi bir süre daha sürdüreceksin sanırım :))))

Bu sene en iyi okul arkadaşın sanırım Meltemdi. Bir ara küsüştünüz ama yine tatlıya bağladınız galiba. Ali Furkan, Atilla ve Yusuf'u da unutmayalım. Zeynep hayatının demirbaş yakın arkadaşı zaten, hep böyle kalın dilerim 💗

Müzik zevkin oldukça değişkendi bu sene. Yabancı müzik haricindeki tüm müziklere kapalıydın senenin yarısından çoğunda. Bu sene yılbaşı için eğlenmeye gittiğimiz yerde Türkçe müzik çalıyorlar diye taktın kulaklıkları kendi müziklerini dinledin ve bizi baya bir eğlendirdin. Sonra ne olduysa birden Türkçe Pop ilgi alanına girmeye başladı ve keşfetmeye çalıştın. Hala da keşfetmeye çalışıyorsun ama son zamanlarda favorin klasik müzik. Bunun da nereden çıktığına anlam veremedim. Arabaya bindiğin anda klasik müzik moduna geçiyorsun ki şaşırtıyorsun beni. Gelecek günlerde bu konu nereye evrilir bilmiyorum.

En sevdiğin yemek kremalı mantarlı tavuklu makarna. Seço'nun elinden seviyorsun ama en çok. Her bize geldiğinde mırlanıyorsun ona :))) Diğer sevdiğin yemek noodle ve chopstick kullanmasını seviyorsun onu yerken de. Bu arada chopstickle çerez ve cips yediğin de oluyor ki bu haline çok gülüyorum 😀

Bu yaz rüya gibi bir tatil geçirdik seninle. Ayvalık'taki günlerimizde çok keyifliydin sen de... Doyasıya bisiklete bindin, doyasıya yüzdün, doyasıya yedin gibi gibi.... Arkadaşlarınla bir gün dışarı çıktığınızda yanınızdaki kız arkadaşlarınızın  hesabını ödemeye kalkıp gözlerin yuvasından çıkarak eve geldin hayat çok pahalı diye hahahaaaa :)) O anı ne teyzen ne de ben hiç unutamayız sanırım. 20 liraya gazoz mu olur ya diye sayıkladın durdun :)))  O tatille ilgili, yaşadığın en kötü olay bisikletinin çalınmasıydı ki günlerce suratın asık gezdin. Şimdi gelecek yaz için para biriktiriyorsun ana bankta :))) Yani bende heheheeee :)))

En sevdiğin renk artık koyu renkler değil. Renkleri kıyafetlerinde seviyorsun. Rahat ama şık kıyafetleri seviyorsun artık. Eşofman aşkın kayboldu diyebilirim. Dikkat çekmeyi seviyorsun. Küpeden sonra hayatına aksesuar olarak kolyeyi de ekledin. Figür olarak da anime odaklısın kolyede.

Saçlarını kestirdin biraz ve inanılmaz güzel kıvırcık oldu. Uzun süreden sonra ense ve yanlardaki kısa kesimi uzatmaya çalışıyorsun ve bu sebeple topuzdan vazgeçtin. Ahenkle dans ediyor saçların bir anlamda :))) Tamam kızma hemen, bu halinle de çok yakışıklısın 💗

Benim bir numaralı yardımcımsın, henüz söylemeden yapmıyorsun ama evdeki bazı işlerle birlikte alışveriş kısmını da sana kilitledim :))) 

Bu sene teyzen takip isteğini kabul etti ki bu senin için önemli bir ayrıntı 😉

Bu sene inanılmaz şekilde yürüyorsun. Okula ben bırakıyorum sen yürüyerek dönüyorsun, dersaneden yine ona keza... Günde sanırım 15-20bin adım atıyorsun. Hareketsiz kaldığımız günlerden sonra sana iyi geliyor sanırım...

Hâlâ gülünce yüzünde güller açıyor...
Hâlâ öpmeyi, öpülmeyi çok seviyorsun...
Hâlâ günlük hayatına dair ser verip sır vermiyorsun...
Hâlâ işine geldiğinde yumuş yumuş gelip sırnaşıyorsun...
Hâlâ işine gelmediğinde ben bir taraflarımı yırtsam duymuyorsun...
Hâlâ tek kavgamız senin ders çalışman ve internet başında geçirdiğin zaman....
Hâlâ çok meraklısın...
Hâlâ çok para kazanacağın bir iş yapmak istiyorsun...
Hâlâ bahçeli ve müstakil bir ev hayalin....
Hâlâ duygusal bir balıksın...
Hâlâ maymun iştahlısın....

Uzattıkça uzatıyorum farkındaysan ve sen, seninle uzun uzun konuşulmasından da hoşlanmıyorsun biliyorum. Gıcıklığına yapıyorum deeerrmişim 😂😂😂

Şu anda sana ne desem bir kulağından girip bir kulağından çıkıyor farkındayım. Her şeyi senin bildiğin, benim ise hiçbir şeyden anlamadığımı düşündüğün bir dönemdesin. Ama yine de sana anlatmaktan vazgeçmeyeceğim bildiklerimi, öğrendiklerimi...

Sevmekten vazgeçme hiç oğlum... Ama kendini de sev çokça...
Bencillikten uzak dur ama arada kendi isteklerine de kulak ver...
Oku oğlum, bolca oku... Hayat her zaman tıkırında gitmiyor malum, okumak bakış açını her zaman zenginleştirir, sana kıvraklık kazandırır. Yeni ufuklar açar...
Kuru kuru bakma etrafına aynı zaman da görmeyi de bil... 
Güzel arkadaşların olsun hep hayatında. Seni motive eden insanlar barındır. Bu yaşlarda edindiğin dostluklar her zaman en kalıcı dostluklardır. Onlarla büyür, birlikte kabuk değiştirirsiniz çünkü... İlerde birlikte büyüdüğün, şekil aldığın bu arkadaşların en zor zamanlarında hep yarana merhem olurlar emin ol... Hem onlarla gülmek de çok keyifli olur inan...
Doğrudan yana, haklıdan yana ol hep... Gönlün de vicdanında rahat olur hep...
Ve şunu unutma hiçbir zaman; istediğinde başaramayacağın hiçbir şey yok. Sen yeter ki odaklanmasını bil ve sonuca ulaşabilmek için çok çalış...

Bir şeyi daha hiç unutma, ben senin her zaman yanındayım ve seni çok seviyorum...
Sen büyüyorsun evet ama hâlâ benim gözümde 17 sene önce kucağıma verdikleri kocaman burunlu, meraklı gözlerle bana bakan, yumuk ellerini ağzından çekmeyen minik bebeğimsin 💗

Bu yaşın da hep güzelliklerle geçsin yakışıklı oğlum...



Annen 💗








2 Mart 2021

Senin bu aralar çok uyuşuk bir annen var oğlum ;)

22 Şubattan bu yana bu yazıyı yazacağımı hatırlatıyorum kendime :)) Ve bugün nihayet oturabildim başına, bir ara yazmasam mı acaba diye düşündüm. Malum büyüdün artık, belki hoşlanmayabilirsin dedim. Sonra yine de yazacağım dedim... Anıları ya fotoğraflarla ölümsüzleştirmek lazım ya da yazılarla.  Yoksa aklımızdan pufff uçuveriyor maalesef...

Geçen sene doğum gününü kutladıktan hemen 20-25 gün sonra covid-19 belası yüzünden okullar kapandı ve bu süreçte evdeyiz birlikte. Hemen hemen 1 sene olmuş eve kapanalı. İlginç bir deneyimdi senin için sanırım. İlk başlarda hiç önemsememiş gibiydin. El yıkama konusunda kaç kere kavga ettik kimbilir :)) Sen yıkadım dedin ben bu kadar süre çok kısa dedim. Bıdı bıdı yapmayı seviyorum ama sen de bıdı bıdı yaptırmayı seviyorsun gibi geliyor bana :)) 

Sonradan sonradan mikrobun varlığını allahtan kabul ettin de biraz daha az tartışma sebebi oldu bizim için.

Bu yaşında malum okullar kapanınca hayatına online eğitim diye bir olay girdi demek isterdim :)) Ama online eğitilemedin çocuğum sen. Hocalar derste sen oyunda kısmını aştık aşmasına da gel bir de bana nasıl aştığımızı sor :/ Not tutmadan, fazla katılım sağlamadan bitiriyorsun şimdilerde dersi... Hala okullarınızın açılmadığını düşünürsek bu seneyi de kapattık diye düşünüyorum. 9 ve 10. sınıfı ben hiç okula gitmeden okudum diye çocuklarına anlatırsın artık :))) Hatta anneannenize LOL diye bir oyunla cinnet geçirttirdim diye de eklemeyi unutma :P

Evet bu sene ki evrimini Pubg den sonra Lol ile tamamlıyorsun oğlum. Allah akıl fikir versin diyorum, bundan sonra inşallah maşallah bu evrimi bununla nihayete erdirirsin.

İkimiz de evde olunca en uzun süreli birbirimizden ayrılmama rekorunu da kırdık oğlum. Bebekken bile bu kadar dip dibe hiç olmamıştık hahahaaa :)) Bunun getirdiği gerginlikler olsa da mutluluk sebeplerimiz de oldu tabi... 

Evdeki iş bölümümüz şahane... Çöpler sende, bulaşık makinesi sende, evi süpürmek sende... Arada başka işlerde sıkıştırıyorum ama bunlar istisnasız sende :D

Bu sene saçların iyice uzadı, arada evde kestim falan ama iş şirazesinden oldukça çıkmıştı ki doğum gününü bahane ederek berberin yolunu tuttun nihayet. İlk sakal - bıyık traşını da hallettin bu arada 😀Vatanımıza milletimize hayırlı olsun çocuğum...

Bu pandemi döneminde en üzüldüğün şeylerden biri Tango kursunu bırakmak oldu sanırım. Hem hocanı çok seviyordun hem de hoşuna gidiyordu dans edebilmek. Bilmiyorum yeniden başlar mısın ama başlamanı gerçekten çok isterim. Vücut dilin biraz hizaya girmişti tango ile beraber...

Diğer üzüldüğün şey ise sanırım sosyalleşememek oldu ama onun haricinde evde olmaktan ve özellikle okulsuz olmaktan çok memnundun.

Odanı değiştirdik bu süreçte, acaba ders çalışmak için ilham gelir mi dedim ama o ilhamı sen kapıdan girse bacadan kovalıyorsun sanırım. Hayatına herhangi bir değişiklik getirmedi :))

Hayatında bu sene çok değişiklik yaşamadın anlayacağın ve 14 Şubat Sevgililer gününe yine yalnız girdin puuuhhahahahaaaa :)) Bu konuya çok takılıyorsun ve seninle acayip eğleniyorum :)) Gelecek seneye de yalnız girersen söz bana çiçek yollamana izin vereceğim :))))


Şimdi gelelim şu resmin perde arkasına... 15 sayısını görünce feci bozuldun. Ben 17 yim dedin, ben de hadi canım dedim. 16 yı yuttun mu diye de dalga geçtim. Biten yaş mı, gelen yaş mı kutlanır diye de bolca geyik yaptık. İlk doğum günün de 1 mumu koyuyorsak biteni kutluyoruz demek ki dedim sen yine kızdın. Berbere bile 17 yaşındayım dedim, bana ne bana ne diye gezindin ama bir allahın kulu da demedi ki Şebo sen neyin kafasını yaşıyorsun :))) 

Geçen sene de 15 i kutlamıştık hahahahaaaa :)) Bu sene de 15 i kutluyoruz .))))

Ve evet ben bu seneyi gerçekten yaşanmamış saymışım :)))) Günler günler sonra buna aymış olmam da ayrı bir komik gerçi ama söz seneye sana hem 16 hem 17 yaş pastası alırım :)))

İyi ki doğdun oğlum...
İyi ki varsın...
Geleceğine yön vereceğin bu yaşlarını daha verimli geçirmeye çalış...
Yeni keşifler yap...
Gerçekten sevdiğin şeyleri ara...
Ve lütfen oyunların aslında sadece zevk için olduğunu, hayatın anlamı olmadığını kavra...
Olur da şu virüs biterse bolca gez, çevreni tanı, kendini tanı...
Kendini tanıdığında inan büyük bir şifreyi de çözmüş olacaksın...

Seni seviyorum güzel oğlum...
Tahmin edemeyeceğin kadar çok hem de...

İyikimsin, bunu hiç unutma lütfen...

Annen ♥




12 Kasım 2020

Bugünlerde;


"Dertler derya olmuş ben de bir sandal" diye bir şarkı var bilir misiniz bilmem... İsmini bile zikretmek istemediğim, hiç sevmediğim bir adam söyler. O şarkı misali ruh halim inanılmaz bir acitasyonda... Çocuğum yapma diyorum ama yok dinlemiyor beni...

Bu aralar her şeye takıntılıyım... "Coğrafya kaderdir" lafı mesela... Coğrafyadan daha çok cahilliğin, açgözlülüğün ve vicdansızlığın kaderini yaşıyoruz milletçe.. Yaşın yanında kuru da yanmıyor üstelik, sadece kurular yanıyor maalesef :( Ve çabuk unutuyoruz...

Covid desen aldı başını gitti... Henüz bu kadar vaka sayısına ulaşmamışken ciddi önlemler alınıyorken şu ara maske-mesafe-tedbir üçlüsünün koruyuculuğu sağlanmaya çalışılıyor. Kendimce önlemlerime devam edip kendimi ve çevremi korumaya çalışıyorum. Hala marketten aldıklarımı yıkıyorum, hala eve kendimi atar atmaz kıyafetler kirliye kendim banyoya diyorum. Kalabalık ortamlara girmemeye çalışıyorum gibi gibi... Ama usandım artık, yoruldum...

Oytun'u okula göndermeme kararı almıştım kendimce.... Ama büyük konuşmuşum... Geçen hafta itibari ile sınavları başladı ve her gün 2 dersten sınava girmek için okula gidiyor. Maske ve siperlik okula bıraktığım ergenim siperlik çantada çıkıyor okuldan... Malum ergenliğin ilk kuralı "bana bişey olmaz" ruhunu maksimumda yaşamak... Allahtan maske konusunda aynı vurdumduymazlığı taşımıyor...

Online eğitim uzun süredir hayatımızda malum... Bu yöntemden fayda sağlayabilen çocuk da var sağlayamayan çocuk da... Bizimki negatif grupta... Ama bu konunun eğitimin şekliyle alakası yok tamamen kendisi ile ilgili... Tek bir not tutmuyor, dinlediğini zannediyor ama o arada bir sürü şeyle uğraştığı için bilgiler bir kulağından girip beyne uğramadan  diğer kulağından çıkıyor. Sınav tarihleri açıklandığında özgüven tavan malum, "hallederim yeaaee" diye gezindi ortalıkta. Hallediyor mu evet hallediyor aslında; sadece sınava girmek eylemini gerçekleştirerek 😒 Sonuçlar açıklandığında    "eli maşalı anne" moduna geçmekte hiç zorlanmayacağım...

Kurban bayramından sonra düzenli olarak yürüyüşe başlamıştım. Yediklerime de dikkat ederek 12 kilo gibi mucize bir eksi gördüm tartıda... 3 haneli rakamlardan 2 hanelilere geçeceğim yaşasın modunda iken takıldım kaldım. Yaklaşık 3 haftadır gram oynamıyorum. Geçen haftadan bu yana yürüyemiyorum da... Evde Lesly hanıma takılıyorum ara ara (tıktık)  , ama hala tık yok gramda... Sabah akşam tartıya çıkmaktan da yoruldum 😃

"Ne istersen çantası" örmeye devam ediyorum evde yavaş yavaş... Bir ara o kadar çok ip istiflemişim ki eve, onları tüketmeye çalışıyorum... Abartmıyorum örme işini ama kolumdan tık tık diye ses gelmeye başladı örerken, doktora da gidemiyorum bu aralar... Sanırım elimdeki bitince örgü işine ara vereceğim biraz...

Boş kaldıkça internetten bir yandan arsa fiyatlarına bir yandan da çelik konstrüksiyon hazır ev maliyetlerine bakıyorum. Kafamda alıyorum veriyorum, bahçesine çiçekler ekiyorum, kışın şöminede yakmak için odun istifliyorum... Kendime geldiğimde atalarımdan Mısır'da kimse var mı diye eşeliyorum ama tabiki yok 😂 Piyango hayaline sığınıyorum ardından, ilk önce bir 500 çıksa diyorum sonra yetmeyeceğine karar kılıp daha fazlasının hayalini kuruyorum... Sonra kafamdaki düşünceleri bir güzel kovalayıp buzdolabından 1 bardak soğuk su içiyorum üzerine... Eldeki şartlarla çok mümkün gözükmüyor :/

Bu aralar bir şey de izleyemiyorum Masumlar Apartmanı haricinde... Azıcık Safiye'nin çokça Gülben'in hayranıyım... İçimi acıtsa da bazen halleri, oyunculuklarını ağzım bir karış açık izliyorum...

Bizdeki durumlar özetle böyle...
Rutinden ve kafamda dolaşan tilkilerden kurtulmak için elbet bir çözüm bulacağım...
Biraz daha sabır...
Kucak dolusu sevgilerimi gönderdim herkese...






28 Ekim 2020

Kendime not;

Bu aralar yatağa uzandığımda hemen uyuyamıyorum. Kafamın içinde bir sürü şey dönüyor bilinçsizce. Alt beyin dedikleri şey sanırım... O an sorsanız bana ne geçiyor aklından diye hem çok şey söylerim hem hiçbir şey söyleyemem... 

Dün akşam uyku öncesi biraz kitap okuyayım istedim. Ancak sayfaları çevirdiğimi, okuduğum hiçbir cümleyi bırak anlamayı herhangi bir kelimesini bile hatırlamadığımı fark ettim. Alt beyin yine çalışmaya başlamış, kendi kendine dedikodu yapıyordu yine ve ben bunun farkında bile değildim. Başladım kendimi sorgulamaya... Beynimi kemiren o fare nereye saklanmıştı acaba? Tabi ki bulamadım :) Ama bu kendimi sorgulama süresince kendimce bir sonuç çıkarttım sanırım... 

Hayatımın en karışık yıllarını yaşadım sanırım son birkaç yıl içinde... Kaygılar, belirsizlikler, sonlar, yeni başlangıçlar, maddi manevi sıkıntılar gibi gibi... Altından iyi kalktım galiba dedim ve bu esnada kendime aferin demediğimi fark ettim, hemen bir kendimi sevdim ♥ Peki bitmiş miydi? Hayat sürüyorsa telaşesi de bitmiyor tabi ki....

Önüme yığsam dağ boyutunda halledilecek, yapılacak işler, alınacak kararlar, gidilecek yollar var daha... Ama zamanla, sabırla çözülecek işler... Eksildikçe üzerine yeniler de eklenecek tabi ki... Hayat gailesi diyoruz buna... Tüm bunlara rağmen içimde güzel bir huzur yakaladım... Hani biraz da köy yanarken saçını tarayan deli misali... 

Lafı fazla uzatmayayım; fareye bir kapan, kendime bir öpücük ve kazı çalışmasına koca bir tik 😉

Kendinize iyi bakın ♥




 

24 Şubat 2020

Heyyyy on beşli ;)




Sen bilmezsin ama hey on beşli diye güzel bir türkü var, öğrensen iyi olur gerçi :)) Başlık oradan
aklıma geldi ;)

Bugün tam 15 yaş 2 günlüksün... Sana göre reelde 16 ama hayalinde 20... 18 i neden atladığın konusunda hiçbir fikrim yok... İşin normalitesi 20 den önce reşit olacağın 18 i hayal etmektir gerçi ama sende işler biraz karışık sanırım :)))

Bu sene kendince havalardaydın çocuğum.... Evde kutlama yapmamızı istemedin. Arkadaşlarınla bir yerlere git, pasta kes dedim ona da burun büktün... Yok okul arkadaşlarımı istemiyorum dedin, yok eski sınıf gelsin dedin sonra ondan da vazgeçtin... En nihayetinde korku evine gitmeye karar verdin bir kaç arkadaşınla... Ve hakikaten 3,5 atmışsınız hepiniz ahahahaaa :)) İnsan korkmak için niye para verir hiç anlamadım gerçi ama tabi ki ergen analığının ilk kuralı olan susma hakkımı kullandım. Ben sizi evde de korkuturdum çoccuğum diyemedim tabi :D

Sen no parti modunda olsan da bizim içimize sinmedi ve sana bir süpriz parti yapalım bari dedik... Yumuşak mamin sağolsun ben seni oyalarken tüm hazırlıkları o yaptı... Ne kadar ben anladım, olmayan ıspanaklı böreğin kokusunu aldım işte desen de hiçbir şey çakmadığını düşünüyorum. Öğleden sonra korkmuştun, akşamına da eğlendin işte :))

Zor bir yıldı her ikimiz içinde.... Bir takım dönemeçleri birlikte atlattık... Hiç anlatıp tekrar o günlere dönmeyelim ama zorlandık beraber... Olgunluğun ve desteğin için binlerce teşekkürler oğlum... İyi bir takım olmayı başardık sanırım seninle ♥

Zor bir yıl ve yaş olmasının diğer sebebi de şu lanet sınav LGS idi... Beni şaşırttın itiraf ediyorum. Oytun çalışmaz bakalım nasıl yapacağız derken sen sınırlarını zorladın... İlk defa senin bu kadar çalışabildiğini fark ettim... Hoş sınav bitti ve sen tekrar eski ultraXlarge moduna döndün ama olsun buna da şükür diyorum ;) Bu dönemden alnının akıyla çıktın... Darısı üniversite sınavına diyorum...

Dans etmekten çok hoşlanmıyordun bugüne kadar... Ama mezuniyet gelip çattı ve aşık olduğun kızla dans etmek istedin... Hayal kurdun... Nasıl dans etmeye davet etsem ama dans etmeyi bilmiyorum ki diye hayıflandın bolca... Evde akşamları seninle birkaç gün dans çalıştık ve evet kötüden hallice sallanmasını öğrendin :P O gün alkışlar eşliğinde dans ettiniz... Evet ben yoktum yanında ama iyi muhbirlerim vardı içeride hahahaaa :))) Senin o anını bana anında gönderdiler... Teknolojinin gözünü seveyim ♥ Çığlıklarla izledim ben de dışarıda... İnan senden daha çok heyecanlandım ;) Bu sende bir tarz değişikliğine de sebep oldu aslında... Dans etmek kavramı hayatına yerleşti ve yaklaşık 3 aydır tango kursuna gidiyorsun arkadaşlarınla... İyi de ilerliyorsunuz. Sıkılıp bırakır mısın acaba dedim ama hala çok istekli gidiyorsun....

Danstan aşk hayatına geçeyim biraz da... Evet o sınıf arkadaşına saplantılı bir şekilde aşık oldun... Uzun süre onunla yattın onunla kalktın... Tam da sınav döneminizdi, birbirinizi etkilememeniz için sınav sonrasını bekle dedi tüm arkadaşların ve sevdiğin öğretmenlerin. Şükür ki söz dinledin... Evet sonrasında reddedildin, çok üzüldün, ikna etmek için uğruna şiirler yazdın, bunalıp bunalıp gece yürüyüşlerine çıktın ama şükür atlattın.... Sonrasında birkaç kez daha birilerinden hoşlandın ve reddedildin ama  bununla dalga geçmesini de öğrendin... 3,5 kez reddedildim diye dalga geçiyorsun artık... Senin için güzel bir deneyim ve gelişim oldu bence ;) Hatta bazen imkansızı seviyorsun diye de düşünmüyor değilim :D

Bir ara arkadaşlarınla bir olup seninle dalga geçeyim dedim, yüreğime hayatımın öküzünü konduruverdin hemen... Halbuki bir şey dememiştim, kız ağzını şaplatıyormuş bak nasıl olacak bu iş dedim... Bizimle aynı sofraya oturmazsın anne diye lönk diye geçiriverdin.... Bunu ara ara hatırlatırım ben sana artık hahahahaaaa :)))

MUN toplantılarına katıldın ilk kez bu sene... Ve çok sevdin... Papyonlu çocuk diye anılmak o kadar hoşuna gitti ki papyon vazgeçilmez aksesuarın oldu. Şimdi çeşit çeşit papyon arar olduk birlikte... Evet hâlâ spor giyinmeyi seviyorsun ama takım giyip papyon takmak ayrı bir keyif veriyor sana... Dikkat çekmek, özenli olmak hoşuna gidiyor...



Bu sene kulaklığınla bir bütün oldun sanırım... Hatta kulakların kulaklığın içine monte oldu da diyebiliriz... Müzik zevklerimizi iyice ayrıştı artık... Rap tutkunu oldun çıktın... Araba da senin kanalın benim kanalım savaşı yapıyoruz... Ve her yerde müzik dinliyorsun... Banyoda, tuvalette, sokakta, bulduğun iki boşlukta.... Her yerde ve her işte....

Yüzmeyi ve denizi oldum olası çok sevmişsindir. Bu sene tüplü dalış deneyimini de ekledin hayatına... Çok hoşuna gitti... Hatta gaz alıp gelmişsin, ben eğitmenlik için uğraşacağım diye bir niyet edindin... Kısmet dedik bekliyoruz bu konudaki ataklarını...

Arada diyet yapıyorsun, kaslanmaya çalışıyorsun, okulda basket oynuyorsun... Düzenli sporu hayatına sokmaya çalışıyorsun ama maalesef bu konuda çok başarılı değilsin şimdilik... İlerleyen dönemde nasıl olursun fikir üretemiyorum. Çoğunlukla üşengeçsin çünkü...

Liseli olmayı sevdin sanırım, ayrı bir özgür hissediyorsun kendini...

Her şeyi senin çok iyi bildiğin, bizim ise bilmediğimiz dönem... Bu sebeple bolca kapışıyoruz... Üzülerek söylüyorum ki yapabileceklerin ve yapamayacakların konusunda oldukça ön yargılısın... Rahatlıkla halledebileceğin bir konuyu bunu ben yapamam diye inat ediyorsun... Seni ikna etmeye çalışırken gücüm kalmıyor... Heyyytttt diye arada atarlanınca çoğunlukla işe yarıyor... Yaptığını görünce mutlu oluyorsun ama sonra başka bir şeyde yine ön yargıların devreye giriyor. Daha önce ben başarmıştım, yapmıştım yine yaparım gibi bir duygun hiç olmuyor....

Bizlerle telefonda konuşmaktan hiç hoşlanmasan da arkadaşlarınla saatlerce konuşuyorsun... Bir de yerinde dursan... Saatlerce konuşup saatlerce deli danalar gibi dolanıyorsun evin içinde...

Sana hâlâ sarılabiliyorum, sen de bana... Öpüşmeli, koklaşmalı hallerimiz devam... Temastan, sarılmaktan vazgeçmedin şükür... Yapış yapışsın diyince hatta kızıyorsun hahahaaa :)))

En sevdiğin renk bu sene de siyah... Ama renkliliğe de hayır demiyorsun... En sevdiğin yemek bu sene de çiğköfte... Abur cubura da dayanamıyorsun...

Galiba bu yaşının özeti böyle.... Sevdiklerinle, sevmediklerinle....

Yine anılar biriktirmeye, yeni keşifler ve deneyimler yaşamaya devam edeceksin bu yaşında da... Ve ben her daim yanında seninle birlikte ilerlemeye devam edeceğim... Bu benim için nasıl güzel bir mutluluk anlatamam...

Bitanemsin, vazgeçilmezimsin... Ergenliğine çoğunlukla hayıflansam da artık keyfini çıkartmaya başlıyorum sanırım... Beni de ehlileştiriyorsun bu konuda :)

Daha çok gül...
Daha çok deneyim yaşa...
Şükürlerin bol olsun, güzelliklerin çoğalsın...
Sevdiğin insanlarla sarmalan her daim...
Sevilmenin tadını çıkarttığın gibi sevmenin de tadını çıkart çokça....
Hayallerinden hiç vazgeçme... Onlara ulaşmak için çaba göster...
Hırs olsun hayatında ama aşırısının sana zarar verebileceğini hiç unutma....
Adım atmaktan korkma hiç... Düşe kalka öğreniyor bazen insan... Hatta daha iyi öğreniyor...

Ve birlikte olmanın keyfini çıkartalım doya doya...
Bol bol sarılalım yine...
Benimle dedikodu yapmayı öğren artık bu sene :)
Ağız ağıza verip konuşmalara, gülmelere doyamayalım...

İyi ki doğdun oğlum.... Beni tamamladığın için binlerce şükür...
Seni çok seviyorum ♥

Annen








16 Ocak 2020

2019 un muhasebesini yapalım biraz da / Bizdeki durumlar ve Final


Ocağı neredeyse yarılacağız ama benim 2019 la derdim bitmedi anacım :)))
Hazır mısınız bıtbıtlanmalarımı dinlemeye...

Bu senenin bizim için en önemli olayı LGS sınavıydı....
Aslında bu olayı ayrıca bir yazı konusu yapacaktım sınav bittiğinde ama üşengeçliğimden yapamadım :) Şimdi özetleyeyim biraz...
Bugüne kadar potansiyelini dersler için hiç kullanmayan Oytun evrim geçirdi diyebilirim. Bazı günler 300-400 soruyu bile gördü. Tabi kendiliğinden yapmadı her zamanki gibi. Mutlaka dürtmem gerekti ama bu sefer dürtmelerim sonucuna ulaştı diyebilirim.
Her ikimiz için de durum stresliydi... Altından kalktık şükür...
Neye göre nitelikli olduğunu hala anlayamadığım nitelikli bir liseye yerleşti. Ve fabrika ayarlarına geri döndü hahahaaa :))) Kitapların kapağını açma konusu dürtmeyle bile olmuyor artık... Savaşma halleri yeniden son gaz anlayacağınız bizde...



2019 da çok fazla gezemediğim gibi doğru düzgün tatil de yapamadım. Hafta sonu yazlık kaçamaklarının dışında çok bir aktivite yoktu. İşin garip tarafı öyle gezeyim modunda da değildim. Genelde özlediğim sakin ve huzurlu ortamlardı. Tüm yıl boyunca ucundan ucundan hep o anların peşinde koştum diyebilirim.

2019 da en sık yaptığım yemek çorbaydı sanırım :) Sebze çorbalarına takıldım tüm kış boyunca... Hatta yaza bile sarkıttım önceden hazırlayıp dondurduğum pürelerimle... Bu kış ilk defa deneyip damağımın müptela olduğu balkabağı çorbasıydı... Bu sene de aynı hızla giderim muhtemelen...



2019 da alışveriş yapmayacağım kısıtlamasına sokmuştum kendimi... Elzem ihtiyaçlarımızın dışında da bunu başardım sanırım. Hele kendime bu konuda çok daha gaddardım. Tek lüksüm kitaptı ve aldığım tüm kitaplar mutlaka alınması gerekiyor kategorisindeydi desem de inanmayın :))) Bu konuda engelleyemiyorum kendimi ne yapayım :))



Ağrılarım haricinde sağlık sıkıntım yok sayılırdı... Şükür diyorum... Her şeyin başı sağlık, bunu anlayacak kadar yaş almış bulunmaktayım ;) Tansiyonumla ilgili ufak sorunlarım başladı ki hala hap almamakta diretiyorum. Bakalım ne olacak halimiz kendisiyle...

Şimdi böyle tatlı tatlı sayıyorum ama aslında 2019 benim için çok zor bir yıldı... Hayal kırıklıklarım boldu... Sabrımın bazen de aklımın sınandığı bir yıldı... Düştüğüm ama yine de burnumdan kıl aldırmadığım bir yıl da diyebilirim... Şimdi geriye baktığımda şükür geçti diyebiliyorum, bunun tatmini farklı ruhumda... Peşimden hala sürüklediğim bazı belirsizlikler olsa da çok da umurumda değil şu an. Hallederim pozitifliğindeyim ♥

Evde hali hazırda bekleyen 9465432564321 tane yarım işimin hiçbirisini bitirmedim hahahaaa :)) Üzerine yenilerini eklemeseydim iyiydi ama sanırım birkaç tane eklemiş olabilirim. Hatırlamıyorum, hükümsüzdür :))



Liseli anası oldum, level atladım... Garip bir his bu... Kendimi ilk defa vitrinin üstüne konulmuş bir süs bitkisi gibi hissediyorum bu konuda... Okul hayatı konusunda hiçbir fikrim yok çünkü... Henüz burnumu sokamadım, uzakta durmuyorum, tutuluyorum ahahahaaa :)) Bu konuda hissiyatım ve belirsizliklerim biraz uzun, belki bir ara üşenmezsem yazarım ;)

2019 için bir tanımım daha var... Kabuk yılımdı diyorum ben bu yıla... Oytun'un sınavıyla birlikte çekildiğimiz kabuğumuz galiba yaşam şeklim haline dönüşüyor. Bu konuda çok emin olmasam da kalabalığımı azalttım sanırım. Az insan az dert diye düşünmeye başladım. Halbuki ben çok olmayı severdim... Yaşadığım olumsuzlukların etkisi miydi tam belirleyemiyorum nedenini ama şimdilik daha iyi hissediyorum kendimi...

Genel durum bu şekilde.... Gitti 2019... Sihirli değnekle gelmedi tabi ki bu yıl ama ben kendimle ilgili ümidimi kaybetmedim henüz...
Kaçtım ben...
Hoşça ve dostça kalın ♥





19 Kasım 2019

10 yaşıma ♥


Sevgili Umman başlatmış bu mimi, Handancığım da bana paslamış...
10 yaşına mektup yaz hadi demiş...
Yazmaz mıyım hiç ♥ Büyük bir keyifle yazarım hem de ♥



Merhaba Tombul Teyze,

Bu aralar sana böyle diyorlar ve sen çok kızıyorsun değil mi?
Nerden mi biliyorum? Çünkü ben senim...
Sadece biraz büyümüş, tamam tamam oldukça büyümüş halinim.
46 yaşındayım şimdi...

Bu yaşlarında başlayan diyet maceraların ömrün boyunca devam edecek... Kilolarına takılmamayı zamanla öğreneceksin hatta onlarla barışacaksın. O sebeple üzme kendini... Diyet yapmayı değil sağlıklı beslenebilmeyi öğrenmeye çalışsan şimdiki bana inan çok faydalı olursun...

Kırmızı bir çizme isteyeceksin annenden bu aralar. Dizime kadar olsun, parlak olsun, topuklu olsun diye sayıyorsun... Yok bulamıyor kadın, ayakların daha minnacık... Nasıl bulsun ki zaten... Ağlıyorsun, tepiniyorsun ve annen sana özel dikim bir çizme yaptırıyor. O kadar mutlu oluyorsun ki yatakta bile kırmızı çizmeni çıkartmayacaksın neredeyse... İsteklerin hayatın boyunca hep böyle tutkuyla olacak... Ama ilerleyen zamanlarda azmini kaybedeceksin zaman zaman... Tutku tek başına bir anlam taşımıyor anlayacağın, sabır da lâzım güzel kız... Tüm isteklerine, hayallerine ulaşman için o sabrını, gayretini zorla biraz daha... Pes etme... Çalışınca her şeyi başarabilecek bir gücün var senin. Bunu unutma...

Uzun süre tek çocuk olmanla mı alakalı yoksa kalabalık bir ailede büyümenden mi bilmiyorum ama tam bir sevgi pıtırcığısın. Hatta bazen işi abartıp sevgi arsızı da olabiliyorsun. İşte bu sevgi arsızlığı durumun zaman zaman seni çok yaralayacak... Herkes seni sevsin evet, ne güzel değil mi... Ama ilerleyen hayatında herkesin seni şartsız koşulsuz sevmesi imkansız güzel kız... Çok hırpalama kendini... Sevgini esirgeme yine kimseden ama karşılık beklemeden sevmesini de öğren... Böyle çok daha mutlu olacaksın emin ol....

Biliyor musun küçük kız, sen çok güzel gülüyorsun. Bu hiç değişmeyen bir özelliğin olacak işte... Gülümseyişinin ve kahkahalarının kıymetini her zaman bil....

Her geleni bayram sevinciyle karşılayıp her gidenin arkasından gözyaşlarını sel yapıyorsun... Yapma küçük kız.. Gidişler her zaman ilelebet terk ediş değildir... Yalnızlıktan, yalnız kalmaktan korkuyorsun biliyorum. Yalnız kalmayacaksın hiç... Hem yalnız kalsan bile senin kendine yetecek bir gücün var... Bu gücü erken keşfet küçük kız....

Ve zamanı fark et küçük kız.... O kadar hızlı akan bir zamanın içindesin ki... Hayatının her anının keyfini sür... Unutma bu hayat senin... Bakarsan bağ, bakmazsan dağ olur...

Çokça seviliyorsun güzel kız ♥



6 Eylül 2019

4 yaş bebesine ♥




Teyzesinin minik kuzusu 4 oldun sen artık...
Her yaşa geçişin önemli senin için, her yaşına özgü hayallerin var...
Mesela bu sene ilk sorduğun soru "artık arabanın önüne oturabilir miyim" oldu... Hayalindeki 4 yaş ne kadar büyükse artık :))) Bunun için daha çok doğumgünü kutlaman gerektiğini öğrendiğinde biraz hayal kırıklığına uğrasan da eminim yeni hayaller kurmaya başlamıştın 😏 Hoş biz erken erken kutladığımız için sen o an 4 olmamıştın bile o ayrı mesele :))

Evet bebeğim bu sene yine seninle nasıl koca bir yaz geçirdiğimi anlatacağım... Balık hafızalarımıza bu yazılar hem iyi geliyor hem de seninle anılarımı kayıt altına almış oluyorum...

Bu sene avunun (abinin) pabucunu dama attırdım nihayet ve teyzesine düşkün bir kuzu yapmayı becerebildim. Bu benim için bir mucizeydi :) Teyzeeee teyzeee diye peşimden koşturdun çoğunlukla...

Pancake benden her sabah istediğin yegane yiyeceğindi... Arada abartıp arabalı pancake gibi absürt isteklerini de gerçekleştirdik. Çıtır tavukla tanıştırdım seni, mmmmm çok güzelmiş diyerek afiyetle yedin... Hatta bir ara evin tek yemek pişiricisi benmişim gibi davrandın... Teyzem yapsın, teyzem pişirsin, teyze ne yemek var gibi gibi... Hele siz yapamazsınız teyzem yapar dedin ya Şebonun yağlarını erittin heheeee :))

Bu sene ilk defa seni havaalanında karşılayamadık. Ama evde sizi hazır ve nazır bekliyorduk. Gecenin bir yarısında çok uykun olmasına rağmen full enerji kucaklaştık, öpüştük hatta azıcık da kudurduk.

Bu sene avunun sınavı olduğu için ilk zamanlar sizinle çok sarmalanamadık, o sebeple  avu okula gitmesin artık diye mızıldandın...  Avunun mezuniyet töreninde avunu gördükçe Oytuuun, Oytuuunn diye seslendin sürekli. Gülümsememize sebep oldun şapşiriğim ♥

Çok temkinli bir çocuksun. Ve bu sene buna yine devam ettin. Denizde seni nasıl yüzdüreceğiz diye kara kara düşündük çokça o sebeple. Fakat anneciğinle çok güzel bir oyun oynadık sana, hep terliğimizi denize düşürdük. Terlik kurtarıcı kahramanımız yaptık seni :) Ve sen her terliği kurtaracağım diye can hıraş debelenirken kimse olmadan denizde yüzebileceğini fark ettin. O andan sonra da seni tutabilene aşkolsun... "Teyze tutma, tutma ben kendim yüzebiliyorum" diye diye gittin denizde. Tabi hala destek kullanıyorsun, köpüklü deniz mayon var üzerinde... Ama olsun biz buna da razıydık. Seneye onu da atacağız inşallah bitanem ;)

Bu enerjini nerden buluyorsun bilmiyorum ama sürekli kıpır kıpırsın.  Hem de çenesi düşüksün hahahaaaa :))) Sürekli anlatıyorsun, sürekli hareket halindesin ve evet sürekli muzurluk peşindesin... Her şeye söyleyecek bir lafın var, azıcık çok bilmişsin... Ben senin yaşlarındayken abini çok güzel kandırırdım ama seni kandırmakta güçlük çekmek bir yana çoğunlukla kandıramadım. Ama teyze hayır bu böyle değil diye oturup sen açıkladın bana çoğunlukla. Pes etmiştim artık yazın sonlarına doğru :)))

Evde sürekli anneannen tabak çanak kırdı sen terliğini giy diye :)) Şaka tabi ki... Anneannen o kadar sakar bir kadın değil. Bak bu konuda seni kandırdık işte :))) Ohhh canıma değsin hahahaaaa :) Ama seneye bunu da çözersin.

Bir keresinde arabada giderken benzinimin biteceğini söyledim annene. Endişe küpüm bizden çok endişelendin. Teyze benzinlik bulalım yolda kalmayalım diye bıdır bıdır söylendin. Hele arabayı sana ittireceğimizi söyleyince daha da çok endişelendin. Şimdilerde her arabaya bindiğinde benzinimiz var mı arabada diye soruyorsun. Travma yarattım sende sanırım :))))

Bu sene en sevdiğin oyuncak Thomas trenlerdi. Hatta sana thomaslı yaş pasta yaptırınca deli gibi sevindin.

"Felaket" diye bir şarkıyı biz sevip dinlerken bizimle birlikte sende sevdin. Arabaya bindiğinde felaketi aç teyze, sesini çok aç diye diye bizi felaketten yıldırdın hahahahaaa :) İleride dinlemek istersen Zeynep Bastık söylüyordu unutma ;)

Yazın sonlarına doğru sana birşeyi yaptırmak için sakın yapma Arden demeye başladık. Bizimle inatlaşacaksın ya sende inadına yaptın. Faka bastın Arden hahahahaaaaa :)) Biz kazandık işte :)))

Nerede güzel bir kız görsen hemen arkadaş olmaya çalıştın. Biraz çapkın mı olacaksın ne? Ama azıcıkta maymun iştahlısın ben söyleyeyim sana. Neyse geçer bu zamanlarda oğluşum sen merak etme ;)

Senin yanında kaldığım her sabah bizi öpücüklerle uyandırdın, uyanmayınca da gözümüze parmak sokmaya kalktın haahahaaaa :) Ben seni ısırdım sen beni cimcikledin...

Gaddar anan hala sana şekerli ürünler yedirmiyor ama bu sene sana dondurma yedirmeyi başardım. Ama sadece sade dondurmayı seviyorsun. Teyze sütlü dondurma alalım mı diye gezdin peşimde :))) Doğumgünü pastandan da ısırttırdım kocaman bu sene sana ama "ıııhıhhh hiç güzel değilmiş" deyip poponu çevirdin hahahaaaa :))) Seneye anneni kızdırıp onun sütlüsünü de yediririz artık :)))

Kitapları bu sene de sevmeye devam ediyorsun. İnşallah ömrün boyunca da bu devam eder. Sürekli bana kitaplar okuttun. Arada senin kitaplarından yanımızda olmayınca kendi kitaplarımdan okudum. Ona bile hayır demedin. Uslu uslu dinledin. Ben tabi mest ♥

Avunla bu sene azıcık didiştiniz. Birbirinizi çok seviyorsunuz ama bir hakimiyet savaşınız başladı aranızda. O sözünü dinletmek istedi ama sen özgür ruh... Sen istediğin olsun istedin ama o ergen ruh... Böyle inişli çıkışlı bir yaz oldu sizin için... Ama biz seninle ballı kaymaktık aşkım bu sene heheheee :))))

Gideceğine yakın ben Orlando'yu hiç sevmiyorum, buraya taşınalım diye gezindin. Ama gitme vakti geldiğinde bizi öpücüklere boğa boğa, size bilet alacağız diye diye gittin kuşum :)

Eve gittiğinde ise muhtemelen nereye saracağını bilemediğinden ben Afrika'ya gitmek istiyordum diye ağlamışsın. Bizi hem güldürdün burada hem de hüzünlendirdin...

Bir yılımızı daha böyle tamamladık işte minik böceğim. Evimizin neşesi kaçtı sanki sen gidince. Kimsesiz kaldık... Bu özlem duygusunu sen de bizimle birlikte çok erken yaşta tadıyorsun ama yapacak bir şey yok. Gelecek yaza kadar uzaktan uzaktan hasret gidermeye devam edeceğiz. Sen sağlıklı ol, mutlu ol bize yeter ♥

İyi ki doğdun böceğim yeniden...
Çok güzel bir yaşın olsun, yeni hayaller kuralım seninle, yeni şeyler keşfedelim bu sene de...
Bol bol sarılacağımız, öpüşüp koklaşacağımız  bir yıl olsun...
Sevgiyle sarmalansın her yerin...
Hepidebörtdey Arden :)))

Seni seviyorum güzel oğlum ♥

Teyzen





22 Şubat 2019

Bugün sana açıldıysa kapılarım ♥



Bugün sen neler hissediyorsun bilemiyorum ama ben her sene bugün çok heyecanlı oluyorum ve kendimi tutamıyorum bir türlü... Seni kucağıma aldığım ilk an geliyor... Bak sen hiç görmedin sanırım parmağımda ama rahmetlik deden senin doğumunda bana çok güzel bir incili yüzük takmıştı.  Dar geliyor takamıyorum ama senin için saklıyorum. Hemen burnunu kıvırıp abartma istersen gibi laflar etme, sana tak diye saklamıyorum deli 😂😂😂 Hatıra olur diye saklıyorum...

Bak seneler geçti, sana klişe gibi gelecek ama ben senin büyüdüğünü hiç anlamadım. Bu dediğimi bir gün baba olduğunda mutlaka anlayacaksın. Emekledi, yürüdü, anne dedi, okudu, yazdı derken geçti gitti seneler. Keşke o anları daha sakin daha tadını çıkara çıkara yaşama imkanım olsaydı.. Hoş şu anda çıkartıyor musun anne desen yine koşuşturmaktan çıkartamıyorum farkındayım.

Bu sene büyük bir değişim geçirdin her anlamda... Fiziğin daha erkeksi oldu. Artık tamamen çocukluktan çıktın diyebilirim. Bıyıkların yavaş yavaş belirmeye başladı. Ki ne kadar geç çıkarsa o kadar iyi senin için farkındayım :))) Birileri sana sakız çiğneme köse olursun demiş ve sen deli gibi sakız çiğniyorsun. Bu saflığın beni öldürecek bir gün Oytun :))) Bak sana gerçekleri açıklama zamanı geldi, çene kaslarının işlemesiyle cildinin altındaki kıl kökleri etkilenmiyor oğlum 😂😂😂

Bu sene okul konusunda aslında daha az yordun ama ne yazık ki sınav senen oldupu için inişlerin çıkışlarında çok oldu. Fakat bak burada itiraf ediyorum senin bu kadar ders çalışabileceğini hiç düşünmüyordum. Bu konuda beni oldukça şaşırttın ♥ Ama yine de bir dürtülmeye ihtiyacın oluyor arada. Benim başında dolanmama o kadar alışmışsın ki anne otur yanımda diyorsun sürekli... Sorulardan sıkıldıkça geziniyorsun deli danalar gibi... Evet farkındayım yoruldun. Çok da haklısın bu konuda. Vücudun alışkın değil bu kadar tempoya. Ama sabır oğlumcum hepi topu 3 ayın kaldı...

Saçların iyice uzadı. Eskiden dağınık bırakmayı çok severdin ama artık topuz yapmaktan hoşlanıyorsun. Aynanın karşısında geçirdiğin zamanlar iyice uzamaya başladı.

Bu sene küpe takmaya başladın. Kulağını deldirmeyi kendin istemedin, mıknatıslı olanlardan takıyorsun. Canının yanmayacağından emin olsan deldireceğim diye tutturursun alında da allahtan canın kıymetli :P

Hayatına çok güzel insanlar kattın bu sene de. Ve dolayısıyla benim hayatıma da ♥
Gamze öğretmenine bayılıyordun zaten ama o yeni bayılacak insanlar kattı sana; deyim yerindeyse Özlem öğretmenini hediye etti. O kadar çok iyi anlaşıyorsun ki onunla. Ve de bazı konularda çok benziyorsunuz birbirinize :))) Okulda da Deniz öğretmenin var, dibinden ayrılmadan gezindiğin :)))

Bu sene ev ekonomimizin bir kısmının idaresini sana bıraktım. Kavanozda para tutuyoruz ve günlük alışverişimizi sen oradan yapıyorsun. Bu konuda baya bir geliştirdin kendini. Bana tasarruf yaptırmaya bile kalkıyorsun. Tasarruf yapamadığın tek şey bilgisayar ve bilgisayarla ilgili olan şeyler. Bu sene kaç kulaklık aldığını hesap edemez oldum artık düşün halini :))

Bu sene en çok kullandığın kelime sanırım farketmez :)) En büyük kaçış kelimen. Aaaa bir de duymamazlıktan gelip susma halin var tabi ki...

Bu sene seni alt yazılı filmlere iyice alıştırdım. Sen de zevk almaya başladın artık. Sadece aksiyonu bol filmlerde hala dublajı tercih ediyorsun ama ondan da vazgeçersin yakında.

Bu sene kıyafetlerinden en vazgeçemediğin şey spor ayakkabın ve kısa patik çorapların. Muhtemelen rahat ettiğin için vazgeçemediklerin arasında ama yağmur deli gibi yağarken senin patik çorap ve spor ayakkabıyla gitmene de izin verecek değilim :)))

Bu sene benim dedektör takdırdığıma iyice kani oldun. Ne zaman gizli saklı bir iş çevirsen yakalandın. Ve yakalandığın için üzülmenin aksine nasıl yakalanırım ben diye kendine kızdın bolca. İlginç bir ruh haliydi :)))

Arkadaşların hayatında daha bir önem kazandı, çarşıya çıkıp gezmeye başladınız birlikte. Arada kafelere gidiyorsunuz yine keşifler yapıyorsunuz :)

Bu sene bir sevgili yapmayı çok istedin ama maalesef henüz yapamadın. Geçen sene adını bile andırmıyordun bana ama şimdi yan yan bakışların beni çok güldürüyor ;)

Geçen sene banyo yapmak istemiyordun bu sene de banyodan çıkmak bilmiyorsun gibi bir durumun var. Beni bu huyunla deli ediyorsun Oytun.

İnstagram hesabı açtın bu sene. Sınav senen olması sebebiyle çok giremiyorsun ama her gün bi instaya girsem gibi bir cümle yerleşti akşam rutinimize.

Hala öpücük en sevdiğin şey. Bütün sorunları öperek halledeceğine inanıyorsun. Sana küstüğüm zamanlarda öpeyim öpeyim diye peşimde geziniyorsun. Küsme süremi uzatmamın sebebi bak bu  öpücükler olabilir benim hahahaaaaa :)))

Hala dipdibeyiz, hala aşkım tatlım balım oynuyoruz. Bu çocukluk alışkanlıklarından vazgeçmemene çok seviniyorum.

Bu sene artık kavgalarımız tek taraflı değil. Sen de bana laf yetiştirmeye çalışıyorsun ama nafile be oğlum. Annen senelerdir uğraştı ve makineli tüfek kıvamında level atladı. Yetişemezsin boşuna uğraşma hahahaaaa :))

Evet oğlum bu yaşında böyle geçti.
Bu sene birlikte zor bir sene geçirdik. Çok da ağladık birlikte ama biz seninle hep güzelliklerimizi hatırlayalım. Kızdıklarımız, üzüldüklerimiz geride kalsın...

Ve en güzeli de ne oldu biliyor musun?
Kalbimdin, neşemdin, sebebimdin ama aynı zamanda omzum oldun bu sene.
En büyük destekçimsin artık benim...

İyi ki doğdun oğlum, iyi ki varsın hayatımda...
Sen olmasan ben çok renksiz olurdum...
Seni çok seviyorum ♥
Hep mutlu ol oğlum ♥

Annen





7 Şubat 2019

28 Gün Meydan Okuması #7

Ve İzmir'den döndüm...
Özlenen şehirden döndüğüm gün özlediklerimle ilgili bir yazı günü gelmesi güzel bir tesadüf oldu :)
Evet bugün konumuz;

En çok neyi özlüyorsun bu hayatta, hiç düşündün mü?

Düşünmez olur muyum hiç... İnsan yitirdiklerini özlüyor, ihtiyacı olanı özlüyor, keşkelerini özlüyor, tadını sevdiklerini özlüyor... Hayat devam ederken özlenen hiç bitmiyor yani...

En çoğunu hiç düşünmemiştim ama ben en çok babamı özlüyorum... Gidenin geri gelmeyeceğini bilerek... Ama çocukluğumu da özlüyorum... O da geçti gitti işte...

Ağzımdaki tadı özlüyorum... Bir kez kayıp yaşadı mı insanın ağzının tadı buruluyor... O burulma hiç geçmiyor işte...


Eskiden daha sık rüyama girerdi, şimdiler de nadir oluyor gerçi ama onun rüyama girdiği gecenin sabahında daha bir mutlu uyanıyorum... Sanki kokusunu duymuş gibi.... Sanki oturup ona uzun uzun onsuzluğu anlatabilmiş gibi... Sanki içimi açmış dökmüş gibi... Sonuçta sanki işte... Bir avunmaca işte...

Demiştim ki omzum gitti... Arkamdaki dağ gitti... Hayat nasıl geçecek şimdi... Geride kalanlara sarılarak hayat geçiyormuş, sadece bir sızıyla işte....

Kızdırdıklarını unuttum, kızdırdıklarımı unutmadım... Özlem böyle bir şeymiş... Anladım işte...

Sarılın bolca, sevgi sözcüklerini esirgemeyin, anınızın tadına varın diyorlar ya... Ne kadar doğru olduğunu anladım işte...

Öyle işte....




5 Şubat 2019

28 Gün Meydan Okuması #5


Sana ilham veren şeylerden bahset, belki başkasına da ilham kaynağı olur...

Burada bir masal anlatasım var aslında... Ama her an masallıktan çıkartıp garip bir sonuca ulaştırabilirim... O sebeple masaldan vazgeçiyorum :)

Öyle çok planlı programlı idealist bir insan hiç olmadım, olamadım... Yapım gereği olsa gerek...
Hayatın önüme getirdiklerine göre yollar seçen bir yaşam kurdum kendime...

Aslında hayatımda bana ilham kaynağı olabilecek çok akıllı bir kadın vardı, hâlâ da var şükür; annem♥
Kavak yellerini başımdan uğurladığımda ancak onun benim için büyük bir nimet olduğunu fark etmiş olsam da en büyük ilhamım annemdir :)

Hayatımda ki diğer ilhamım ve mucizem oğlumdur. Onun büyümesini izlerken ve onunla birlikte ben de büyürken hayata farklı bir gözle bakmaya başladım. Doğaçlama annelik konusunda hala çok değişmesem de beşeri ilişkilerimi tamamlayan bir etkendir her zaman oğlum ♥

Hayatımda diğer en büyük ilham kaynağı ise şu anda içerisinde bulunduğum blogosfer♥ Keşke daha önce keşfetseymişim dediğim aslında sanal gibi gözüken ancak bence gerçek anlamda  geliştiren, öğreten, sorgulayan bir ortam burası... Her ortam gibi bazen çivisi çıksa da zaman zaman doğru kullanıldığında katkısı büyük.... Ben bu geçirdiğim 10 sene boyunca buradan o kadar çok şey öğrendim ki... Çocuk gelişiminden tut, sosyal etkinliklere kadar, gezilecek yerlerden tut, edinebileceğim hobilere kadar... O kadar geniş bir yelpaze ki... İlk başta yazmayı öğrendim ben bu mecrada ♥

Aslında gözümüzün gördüğü, gönlümüzün hissettiği her şey bizim ilhamımız... Yeter ki doğru yerden, doğru amaçla bakalım....

Hepinize sevgilerimi gönderiyorum :)



6 Eylül 2018

3 mü oldun sen bugün minik böceğim ♥




Büyümek için sabırsızlanan küçük böceğim benim... Abi oldun bugün nihayet :)
Kutlamalarını erken erken yapmış olabiliriz ama asıl bugün senin günün...
Bugün yanımda olmadığım için istediğin her şeyi yapamam ama o kardeşim olan anana kök söktürebilisin bebeğim 😉 Dile bugün ne istersen, önüne sersin hemen :))) Teyzem öyle söyledi dersin :)))

Uzaktan uzaktan teyzeliği en keyifli haliyle yaşatan miniğim benim, bu sene yine yaklaşık olarak 3,5 ay beraberdik seninle... Dolu dolu bir sürü şey yaşadık... Kocamaaannn güzel güzel şeyler hem de :)))

Gel yine hava alanından itibaren sayıp dökmeye başlayalım... Bu anılar çok kıymetli benim için, hiç unutmadan burada saklayalım seninle ♥

Bu sene demiştim ki ilk sene ağladı, ikinci sene kaçtı saklandı, bu sene ne üretecek acaba diye merakla bekliyordum... Ama sen bu sene hepimizi inanılmaz şaşırttın ve ilk önce avuna sonra da bana kocaman sarıldın... Seni doya doya koklamamıza izin verdin. Anneannene seni özledim dedin. Daha ne isteyelim artık, bizi yılbaşı büyük ikramiyesi çıkmış gibi sevindirdin... Sen de hep sevin bizim gibi bu yaşında paşam ♥

Evet seninle bol bol konuştuk ekrandan ama geçen sene seni ti, futti, dit le bırakmıştım nihayetinde... Canlı kanlı karşımda kendinden büyük cümlelerinle çıkınca şaşırdım be paşam. Abinin 4 yaşına kadar bı-bi-bıt üçlemiyle gittiğini düşünürsek bu benim için ne kadar şaşırtıcıydı anla beni... Baya baya cümleler kuruyordun bu sene.. Hem de öyle böyle değil... "Sanırım bugün yağmur yağacak" kıvamında... Ben senden yağmur yağdı - yağacak demeni bekleyebilirdim en fazla... Ama senin gibi bir aristokrata bu cümle yakışır di mi paşam 😂😂😂

Annen olacak gaddar kadın sana hala şeker ve şekerli ürünler yedirmiyor. Dondurma dahi 😒 İlerleyen yıllarda bu yazımı okuyunca kızar mısın, ah ne iyi yapmış mı dersin bilmiyorum ama ben onun kurallarını yıkmak için elimden geleni yaptım emin olabilirsin. Gizli gizli dondurmalar mı vermeye çalışmadım, çikolataları burnuna mı dayamadım... Ama sen ne yaptın biliyor musun? "Bunlar bana göre değil" dedin... Bak abartmıyorum, ciddi ciddi kelimesi kelimesine bunu söyledin her seferinde... Teyzen anneni çıldırtacaktı, sen teyzeni çıldırttın işte 😅😅😅

Ama ben ne yaptım, kıyamadım sana yoğurttan meyveli dondurma yaptım... Yine bana göre değil diyordun ki bu sana özel dedim :) Sen de annenin gözünün içine baktın, gizli onayı da alınca aldın eline... Ama kıyamam dondurma yalamasını bilmiyordun ki... Dudaklarını dokundurdun, "teyze bana bunu ısıt, çok soğuk" dedin ahahahaaa :))) Allah seni demeyeyimde ben ne diyeyim  :))) Sana dondurma yemesini öğrettik... Ve evet tüm bu uğraşların sonundaki cümlen ; "Teyze ben deneyimlediğime göre bu güzelmiş, biyaz daha verir misin? " oldu... Ay dedim bu çocuğun içine ne kaçmış elin Amerikalarında :))) Deneyimlemek nedir oğlum, bunu hem neden sen kullanırsın bu yaşında... Pek bir eğlendirdin beni ama :)) Bu yaz ben de her şeye deneyimlediğime göre demeye başladım senin yüzünden ♥

Aaaa ama lorlu kurabiye yapmıştım en az şekerlisinden... Onu anne onayına gerek duymadan tam da annenin ayak seslerini işitmişken ağzına tıkıverdin 😂😂😂 Öyle komiktin ki minik böceğim annen bile sana Arden dese bile inan o da kızamadı, emin ol buna :)))

Bu sene bizim yanımızdayken en sevdiğin yemek makarkaydı... Ne yemek istersin diye sorduğumuzda hiç sektirmedin makarka dedin :)) Anneannende sana elinden geldiğince anneni kızdırmadan pişirdi emin ol... Ben de afiyetle yedirdim sana ♥
Aaa unuttum bir de mantı eklendi makarkanın yanına Türkiye'de...


Bu yılın en büyük olayı bezi bırakmandı... Poponda bir sivilce çıkıp aaa bez yara yapmış deyince hiç ikiletmemişsin annenle anneanneni... Ben de hafta sonu geldiğimde alkış yaptım sana... Ama kaka meselesi azıcık sorun olmuş anneyle aranızda... Sen beze yapacağım demişsin, annen tuvalete... İnatçı keçim benim günlerce direnmişsin kıyamam... Abinden deneyimliyim ya, o da senin gibi yapardı... Bez derdi bağlardık, yapardı rahatlardı... Sonra bitti der çıkartırdık... Usulca kulağına bez bağlayalım mı dedim ve sen koştura koştura gittin benimle odaya... Bağladık, hep birlikte rahatladık :)) Her sana bez bağladığımda çişimi de beze yapabiliy miyim diye sordun ve ben her seferinde yapabilirsin dediğimde sen sevindin...  Ben yokken de anneanneye devrettik bez bağlama işini... Aslında annen de kıyamadı sana ama otoritesini sarsmak istemedi paşam, yoksa o izin vermese biz gizli saklı yapamazdık bu işi emin ol... Gideceğini duyunca bezimi kim bağlayacak evde diye bir endişelenip gezdin ama :) Bu hafta öğrendik ki bir günlük krizin ardından bu olayı da tuvalete bağlamışsınız ♥

Avunla yine sarmaş dolaştın... O ne yapsa sen de yapmak istedin... Su içtiği şişe, bardağı, oturduğu koltuk hepsi kıymetliydi senin için. Benim benim diye atladın durdun 😂😂

İşine geldiği zaman sesini incelterek tiyzecim dedin işine gelmediği zaman kıçını kıvırtıp gittin... Ama çokça sarıldın, göbeğimi mıncıkladın, balımı yedin, tatlım, cicim, aşkım oynadın... 

Bu sene suya karşı zaafın maksimumdaydı yine... Nerde su görsen içine düştün... Çimleri sulamayı hiç aksatmadın her sabah...

Buzdolabının içine oyuncak telefonunu yerleştirerek teyzenin yüreğini hoplattın... Düşünsene bebeğim buzdolabını açıyorum ve içeriden bir erkek sesi geliyor efendim, efendim diye... Başka şeylerde söylüyor... Zıpladım yeminle, ruhumu teslim ediyordum 😂😂

Birkaç kere annen tam kızacakken koş kaç bana dedim diye her zıtlaştığınızda bana koştun... Anneni azıcık kızdırsak da benim yüreğimin yağları eridi... Hele bir keresinde beni teyzem uyutsun diye ağlamadın mı... Offf var ya nasıl keyiflendiğimi anlatamam 😅😅😂😂 Annen her seferinde haklıydı sana kızmak için, bunu ben yapmamalıydım ama 3 aylık teyzelik kontenjanından faydalandım haberin ola ;)

Bol bol yüzdük, bol bol kıkırdaştık, arada kızıştık ama şahane zamanlar geçirdik seninle minik paşam...

Ayrılık bizim için çok zordu, sense evini özlemiştin ve heyecanlıydın... Çok ağlayacağım Arden, bizi bırakıp gitme dediğimde bana bıyık altından gülerek ağla dedin... Sen de ağla ama dediğimde ben ağlamayacağım dedin... Ama giderken o kadar heyecanına rağmen yine de mahsundun farkındayım...
Sana sakın büyüme, yine büyümeden gel emi dedim... Tamam dedin... Ama dün telefonda ben büyüdüm diyip beni gıcık etmeye çalıştın sıpa ♥

Şakir'i bu yaz tatilinde sen gelince tatile gönderdim, şimdi yine ortalığa çıkartırım... Onun bir kukla baykuş olduğunu anlamanı istemedim... Konuşmak istemediğinde Şakir'e bayılıp koşuyorsun telefona çünkü :) Bunu anladığında ne yapacaksın bilmiyorum :)

Evet paşacım, kısaca yazımızın özeti böyle...
Henüz 6 gün oldu ayrılalı ama teyzen seni çok özledi emin ol ♥

Nice mutlu yaşlara güzel oğlum benim.... Çok uzaklarda olabiliriz ama seni çok seviyoruz emin ol... Dilimizden her an düşmüyorsun hasretle... Kokunu içine çektim sen giderken... Sen gelinceye kadar yetmez ama olsun işte...

Kocaman öpücükler gönderiyorum teyzem sana hasretle... Çabuk büyüme sen yine de olur mu?

Teyzen....



Kardişe;

Senin de analık günün kutlu olsun karındaşım... Bu hasretliklerimiz bitmez bizim ama uzakları yakın ettiğin ve Ardenimize bizi kavuşturduğun için binlerce kez teşekkürler... Teyzelik şahane bir duyguymuş... Sen ablana kıyamaz ikinci kez bu duyguyu yaşatırsın belki bana 😂😂😂 Aklının köşesinde dursun azıcık ;)





25 Haziran 2018

Bu hafta #25




Ruh halim aynı böyle bugün...
Anlatacaklarım çok, kelimelerim yetersiz...
Saracak yer arıyorum...

Akıl sağlığımızı korumak önemli.. Çiçekle böcekle mutlu olmaya, kendimizi kollamaya devam...
Yine direneceğiz belki, ne biliyim yine atarlanacağız ama kendi adıma söyleyeyim bir daha bu kadar umutlanamayacağım sanırım....

Önceliğimiz gelecek nesillerimiz, çocuklarımızdı... Bu saatten sonra ben öyle ya da böyle hayatımı bir şekilde idame ettiririm...  Onlara yapacağımız en büyük güzellik her koşulda başlarının çaresini bakabilmeyi öğretmek olacak sanırım. Bukalemun gibi değil, deve kuşu hiç değil, karıncalaşma yolunda evrim geçirmesini dileyeceğim..

Sonumuz hayır ola demekten başka bir yolum yok sanırım... En azından şu anda böyle hissediyorum...

Görüşürüz ♥



22 Şubat 2018

Ergene sesleniş :))


İleride hatırlar mısın bilmem ama arada böyle önemli zamanlarda, bir açıklama falan yapılması gerektiğinde Ulusa Sesleniş diye bir program koyarlar ve her kanalda aynı saatte o yayınlanır. Sana her sene yazdığım bu yazıları şimdi ona benzettim :))) Cumhurbaşkanı gibi bir anan var oğlum ahahahaaaa :))) Kıymetini bil :))))

Sen ergen ergen evrilmeye başladıkça bu yazıların senin gözünde çok da önemli olmadığını düşünüyorum. Erkekler bu tarz şeylere pek önem vermezler genelde. Her ne kadar senin bu konuyla ilgili hassasiyet ayarlarınla oynamaya çalışsam da genlerinin galip gelme olasılığı yüksek. Sen kıymet bilmezsen belki ileri de bir kızın olursa "ayyyyy babaannem ne tatlişkoymuş, neler yapmış babama" der belki 😂😂😂 Bu anılarımızı derler, toparlar...

Oflamaaaa bana, bugünkü hissiyatım böyle 😃

Hatta evrimini de yerleştireyim buraya tam olsun 😉


Gel şimdi klasik stilimize dönelim ve geçen 1 yaşımıza kuş bakışımızı yapalım seninle...

Bu yıl okuma alışkanlığı konusunda level atladın. Bir okuma zevkin oluşmaya başladı. Polisiye, macera seviyorsun şu sıralarda. Devamının gelmesini diliyorum.

Okul konusunda radikal bir değişiklik yaşadık. Asla ve kat-a dediğim özel okula geçiş yaptık bazı endişelerimizden dolayı. Sen çok mutlu oldun bu duruma ve oldukça kolay bir şekilde adapte oldun. Bazen acaba daha önce mi yapsaydık dediğim de olmadı değil hani ama maddi olarak yorulduğumuz da bir gerçek. Bunu anladığını ümit ediyorum :) Ki öyle de davranıyorsun zaten, teşekkür ederim bu konuda sana ♥

Bu sene ikimiz bir ilki gerçekleştirdik ve ilk defa bir gemi seyahatine çıktık. Benim zamanımda bir aşk gemisi dizisi vardı ve ben o gemide olmayı çok hayal ederdim hep. Ben hayalimi gerçekleştirmenin mutluluğundayken sen hayal kırıklığına uğradığını söyledin. Meğer gemi turu, gemi turu deyince biz sen ultra lüx bir yatla mavi tur hayali kurmaktaymışsın 😂😂😂 Bu halin bizi çok güldürse de ileride inşallah gerçekleştirirsin oğlum dedik ♥

Geçenlerde bana anne ben sevgili yapayım mı diye sordun. Yap oğlum, aday var mı hani dedim şaşkınlıkla. Sende bana meraktan sormuşsun meğer, galiba arkadaşlarının ufak ufak böyle şeyleri olmaya başladı. Sende bir heves ettin. Karşı cinse karşı ıyyykkkk modundan şu an utanma moduna geçtin zaten. Hatta kalem kutuna bir not bırakmışlar "Oytun senden çok hoşlanıyorum"  diye. Deli gibi aradın da bulamadın kızı. Trollediler galiba diye de pek üzüldün :)) Üzülme oğlum inan bunun da zamanı gelecek... Bir süre daha şu kızlardan uzak durma halinde kalsan bir anne olarak emin ol çok mutlu olacağım 😉

Bugüne kadar aynaya hiç bakmadığın kadar aynaya baktın bu sene. Saçlarım şekil, önümden çekil modun hiç eksik olmadı. Yok orası kalkıyor, yok burası kalkıyor diye söylendin gezdin. Hatta bir saç kestirdiğinde saçına fön çektirdin de allahım bu çocuğu ben mi doğurdum dedirttin bana 😂😂😂 Kafanı hiç oynatmadan gezdin. Hele gece yatarken nasıl yatsam acaba, saçım bozulacak şimdi derdine düştün :)

Oğlum iz kalacak dedikçe sen yolup durdun sivilcelerini. Psikopata bağladın bu konuda.

Hâlâ rahat kıyafetler tercihin, eşofmana bayılıyorsun. Bel rahatlığı=kıyafet rahatlığı konusunda bir denklemin var. Şükür ki bunu giysen keşke dediğimde de çok sıkıntı yaşatmıyorsun. Sihirli cümlem "çok yakışıklı oluyorsun bu kıyafetle". Biliyorum çok fenayım hahahaaaa :D

Güzel film arkadaşlığı ediyoruz birbirimize. Başlarda alt yazılı filmlere mırın kırın ediyordun ama artık alıştın ♥ Bu sene Oscarları sende benim gibi dört gözle bekliyorsun hatta.

Arden'le abilik durumların bu sene de çok keyifli. Her telefon konuşmamızda avu avu diye seni istediğinde çok mutlu oluyorsun. Aramzamzam diye bir tekerlemeyi tekrar tekrar söylüyorsunuz, sevginiz enerji dolu... Dileğim hep böyle olmanız ♥

Bu yaşında ilk defa okul gezisine katıldın. Nasıl bir telaş yaptın anlatamam. Yiyeceğin, içeceğin, yapacağın şeyleri kendi kendine planladın. İzmir'de uzay kampına gittiniz ve çok eğlendiniz. Hatta şimdilerde kısa bir kamp programına dahil olmak istiyorsun. Biz de kısmet diyoruz 😉

Tiyatro konusunda şanslı bir yıldaydık. Profesyonel anlamda ilk defa tiyatroya gittin ve ustaların ustası Haldun Dormen'i izleme şansını yakaladın. Keyifli ve güzel bir deneyimdi senin için. Şimdi tiyatro deyince kulaklarını dikiyorsun hemen kim, kim diye :)))

Evde ve mutfakta sorumluluklarını bir tık yükselttik. Hala çöp atma görevinden kurtulamadın ama :)) Arden'in büyümesini bekliyorsun ama boşa hayal kuruyorsun :)) Arden büyüse bile ancak seni yaz tatillerinde kurtarır ahahaaa :) Üzgünüm :))) Odanı süpürme görevini başarıyla hallediyorsun. Arada kıyafetlerini dolaba tıkıştırıyorsun gerçi ama aşacağız bunu da. Kıyafet katlamak konusunda çok başarısızsın hala :))) Son dönemde bir de salata yapma görevini sana devrettim ki bu benim için şahane oldu emin ol :))) Şimdilik keyifle yapıyorsun gerçi ama çok yakın zamanda mızıldanmaya başlarsın biliyorum :)))

Okul çıkışlarında yanıma geldiğinde ufak tefek alışveriş işlerimizi de hallediyorsun bu sene. Ama hala neyin ne kadar olduğunu sormak gibi bir alışkanlık edinemedin. Ne kadarmış dediğimde paranın üstüne göre hesap yapıyorsun.

Youtuber olmak gibi bir hayalin var. Hatta videolarının açılış grafiklerini vs de hazırladın. Oyun yayınlamak istiyorsun, bunun için tek hayalin üst seviyede bilgisayar. Henüz ekonomik onay alamadın, başımızı didikleyip duruyorsun :))) Enes Batur ve Buğra'nın hayranısın. Youtuberların ne kadar para kazandıkları ile ilgili bir sürü hipotezin var. Ve bu hipotezler bitmek bilmiyor :)

Bu sene pazarda kitap sattın. İlk başta zor geldi ama baktın ki paralar sana kalıyor, bir kaç hafta üst üste denedin bu işi :) Bu sene Arden'i de vereceğim yanına... Pazara devam bilgin olsun :)))

Yağmurda yürümeyi seviyorsun. Hala garip ve soğuk espriler konusunda ısrarcısın. Gülmekten ve güldürmekten hoşlanıyorsun. İstediğin bir şey olmayınca hemen modunu düşürüp ya küsüyorsun, ya ağlıyorsun. Renk tercihin bu sene belirgin değil; sarı ve pembe haricinde her renge sıcaksın.

Ergen kokunla şahanesin, Oytun banyoya offf dediğimde üzerime üzerime gelip beni sinir ediyorsun. Neymiş doğallık güzelmiş, mis gibi kokuyormuşsun ahahahaaaa :)

Dert ortağımsın, sevinç kaynağımsın, kızdıranımsın, gülümsetenimsin, söylendiğimsin, gururlandığımsın... Her duyguyu tattıranımsın kısaca...

Bazen oldukça endişeli bir anne oluyorum farkındayım. Ve bu seni oldukça fazla geriyor bunun da farkındayım. Bazen törpüleyemiyorum annem kendimi özür dilerim. Biliyorum su akacak ve yolunu bulacak... Annelik farklı bir müessese be oğlum, anla o yüzden beni...

Daha çok gülümse,
Daha çok sarıl,
Öfkeni içinde tutma,
Haksızlığa uğradığını düşündüğünde kendini savun,
Hayallerini kısıtlama, kendini hiç kısıtlama,
Konuş ama dinlemeyi de bil,
Sevgiyi hafife alma,
Daha çok sev,
Nefreti içinde barındırma, bırak gitsin suya dağa taşa,
Efendilik sana çok şey kazandıracaktır ama kavga etmen gerektiğinde de korkma, dal içine,
Hayat senin için hâlâ uzun, ileride keşke demeyeceğin bir hayat sür,
Ve seni çok sevdiğimi hiçbir zaman unutma.

Nice mutlu yaşlara birlikte oğlum...

Annen...








10 Kasım 2017

Atama saygılarımla ♥


Hatırlar mısınız diye sormayacağım herkesin hatırlayacağından çok eminim...

"Saat dokuzu beş geçe,
Atam Dolmabahçede
Gözlerini kapamış,
Bütün dünya ağlamış

Doktor doktor kalksana
Lambaları yaksana
Atam elden gidiyor
Çaresine baksana

Uzun uzun kavaklar,
Dökülüyor yapraklar
Ben Atama doymadım
Doysun kara topraklar "

Her 10 Kasım'da okulun bahçesinde en temiz halimiz ve siyah önlüklerimizle sıraya girer, kürsüye çıkan arkadaşımızla birlikte bizde söylerdik bu şiiri.... Gönülden, özlemle, vefayla....
Elimizde kırmızı karanfil...
Öyle çiçekçiler boy boy dizi dizi değildi üstelik o zamanlar...
Ama bulurduk bir şekilde...
Kırmızı karanfil olmadı, mutlaka bir çiçekle...
Komşu teyzelerin bahçeleri o gün ardına kadar açık olurdu, istisnasız...

Rahat uyu Atam derdik, biz varız... Çocukların var, koskoca bir millet var ardında emanetlerine sahip çıkan...

Hala buna inanıyorum... Endişelendiğim zamanlar çokça olsa da ben Atama borçluyum...
Benim çocuğum borçlu.... Sen borçlusun... Bu vatan borçlu...
Biz koskoca bir milletiz Atamın emanetlerine sahip çıkan ve çıkmaya devam edecek olan...

Biz senin çocukların, senin izindeyiz Atam...



En sevdiği şarkılardan "Fikrimin İnce Gülü"




6 Eylül 2017

2 yaş dediğin nedir ki kuzucum :)




Şimdi senin doğumgününü mü kutlayacağım sanıyorsun yoksa minik suratım.  Ben ikinci bayramımı kutluyorum bugün :)))
Bozulma hemen :)) Senin doğumun benim ikinci bayramım ne de olsa ♥

Bu sene 3 ay birlikteydik seninle yine... Dolu dolu bol koşuşturmacalı bir 3 ay...
Şükür ki yine güzel anılar biriktirdik teyzem seninle...
Gelişinden başlıyorum bak yine :))

Biz havaalanında yine 3 kafadar olarak anneannen, ben, abin hazır ve nazırdık yine. Bu sefer akıllandığımızı düşündük ve birbirimize de bin tembih ettik oğlumcum; aman çocuğun üstüne atlayıp ürkütmeyelim diye. Elimize de senin ilgini çekebilecek şeyler aldık :)) Hangisini seçersen sevip koklama önceliği onun dedik. Teyzen uyanıklık yapıp köpek mama kabının içine eti çubuk krakerleri sakladı ama abin bize ihanet edip senin gülümsemenle birlikte kaptı seni oğlum. Havaalanında epey bir koşuşturduk sizi yakalayabilmek için :))) Sonuç tabi ki fısssss :) Azıcık öpüp koklattın sonra bastın yaygarayı... Hayır abinin bizden ne farkı var anlamadım. Ona gülücük bize yaygara :)))

Geçen sene uzunca bir süre beni her gördüğünde ağlamıştın. Bu sene şükür level atladık ağlamadın ama yanıma da yaklaşmadın. Anneannenin berjer koltuğunun arkasına saklanıp uzun uzun baktın sadece. Kıpırdamadın yerinden. Senin ilgini çekebilmek için türlü şebeklikler yapsam da yerinden kıpırdamadan bana temas etmeden anneni aracı kılarak o ilgi çekici şeye ulaşmaya çalıştın. Tam bir hafta sürdü bu seremoni... Sonrası güllük gülistanlık diyemeyeceğim ama iç güveysinden halliceydik :)))

Teyze demen için çok uğraştım. Teyze, teyze teyze diye başının etini yedim... Baktım olmayacak tete de bari dedim. Teteye de hiç sıcak bakmadın. Sonra oldu da bittiye getirip " Tİ " dedin kısaca. Buna da şükür deyip kabul ettik Tİ 'yi ♥  Her tiiii dediğinde içimin yağları eridi emin ol.

Bu arada Oytun paşaya da abiii derken birden avuya bağladın :))) Tembel teneke olduğunu böylelikle ispatladın ahahahaaaa :))

Gider ayak kelimeler artık iyice şekilleniyordu ağzında bu sene. Ama favorim ti ve futti :)) Futti de deniz bu arada ahahahaaa :)) Büyüdüğünde çok güleceksin biliyorıum bu kelimelerine...

Bu sene arada biz anneannenden evimize giderken bizimle gelmek istedin. Hiç kırmadık seni, hadi gel dedik. Attık arabaya eve geldik. Her seferinde muhteşemdin ta ki uyuma faslına kadar :))) Oynama faslı bitip uyku dediğimizde anne, anne diye kapıyı gösterdin. Gecenin bir yarısında geri dönüp anneye teslim ettik seni. Aslında şimdi diyorum ki ben seni uyuturdum ama öyle bir korkuttun ki gözümü, seni ağlatıp benden uzaklaşmana sebep olmak istemedim :))) Deli deliyi görünce sopasını saklarmış ne de olsa :)))
Gelecek sene tekrar deneriz bu turu... Aklımızda kalmasın dimi ama :))

Geçen sene diş buğdayı seremoninde ressam olacağına karar kılmıştık ama bu sene ben bu teoriden tamamen vazgeçtim. Seni çöp kamyonu şoförü yapmaya karar verdim ahahaaaa :)) Evet tüm kamyonlar, vinçler, kepçeler ilgini çekiyor tamam ama her çöp kamyonuna deli gibi sevinip kahkahalarla el sallanmaz ki be oğlum. Ben  ne yapayım. Mahallenin çöpçüleri şimdi yokluğunda neredeyse seni soracaklar. Bizim balkona bakarak geçiyorlar artık...

Bu sene seni uyutmama fırsat olmadı hiç. Annen çok güzel alıştırmış uyku konusunda seni. Ama yanında olduğum sürece yemeklerini ben yedirmeye çalıştım. Arada su kaynatıp anne, anne desende birşekilde seni kandırmaya çalıştım ahahaaaa :) Annen bu yöntemimi hiç onaylamadı ama olsun teyzelere serbest dedim verdim telefonumu eline :))) Bol bol kırmızı balıkla balıkçı Hasan'ın şarkısını dinledik, gerçeği yetmedi çöp kamyonlarının videolarını izledik. Sen "tiii aççç" dedin ben de açtım.. Hiç pişman değilim ahahaaaa :)

Bol bol gezdik, yedik, sarıldık :) Hoş sen arada parmaklarını büzüp bana gösterip "uvaavuyuavuuu" diye bağırdın yani bana "hayır" dedin ama olsun o bile çok eğlenceliydi ♥

Fakat oğlum sen öyle bir şebeksin ki giderayak yine tiii'nin ağzına bir parmak bal çaldın gittin. Son dakikalarımızdı kahvaltı ediyorduk bir cafede. Orada öyle bir sarılıp başına omzumu koyup kaldın ki hatırladıkça hem gülümsüyorum hem de içim cızz ediyor... Kavuşmalar çok güzel oğlum da ah bu ayrılıklar olmasa işte...

İşte Ardenim üç ayımızın kısaca özeti... Hepsi birbirinden değerli anlar...

Bu sene el sallaya sallaya, öpücük ata ata gittin. Gelecek sene aynı performansı gelirken de bekliyorum senden haberin ola ahahahaaa :))) Öpücükler ata ata atla kucağıma oldu mu oğlum benim. Hatta gelecek sene annenle babana bir çelme takıp ben teyzemle kalıyorum siz gidin de diyebilirsin ahahahaaaa :))) Düşüncesi bile çok güzel paşam :))))

Gönlümün minik prensi seni çok seviyor ve özlüyorum...

İyi ki doğdun paşam... İyi ki doğdun da bu güzel duyguları yaşayabiliyorum yeniden seninle... Teyze ana yarısı derler, o yüzden birbuçuk anayım ben diye dolanıyorum senin sayende...

Ömrün, bahtın, şansın bol olsun parmak adamım...
Tiii senin hep yanında olacak bundan sonra da... Hep güzel anılar biriktireceğiz abin, sen ve ben...
Gelişinle bizi taçlandırdığın için binlerce şükür bebeğim ♥

Teyzen...


Kardişe ufak bir not: Ardenle birlikte farkındasındır pabucun dama atıldı artık ahahahaaa :))) Pabucunu yeniden alabilmek için bırak şu oğlanı bize biz yeniden senin gelişine gidişine maniler dizelim :))))
Analığının 2. yılı kutlu olsun sarı civcivim ... İyi ki doğurmuşsun vallahi :))))