27 Ocak 2011

senin gözlerinden.... senin yüreğinden....


Minnoşumun yine bir vukuatı var... Vukuat dediğime bakmayın sevimli olduğu kadar düşündüren bir yaratıcılığı diyim... Ama bu mini konuyu anlatmadan önce konunun başlangıcını anlatmam lazım.

Okulumuzda minnoşumun iki tane öğretmeni var. Biri geçen yıldan beri devam ettiğimiz, gül kokulu Gül öğretmenimiz :) Yaklaşık 1,5 ay öncesine kadar da yine onunla beraberdik. Fakat vekil olarak müdür yardımcılığına atandığı için yine geçen seneden bu yana tanıdığımız ve sevdiğimiz Duygu öğretmenimizle devam ediyoruz şimdi okulumuzda... ( offf amma anlattım haaaaa, uzun uzuuuunnnnn, ben bile bayıldım)

Her ne kadar ilk zamanlar biraz karmaşa yaşasa da minnoşum şu an itibariyle asayiş berkemal aslında....
Şimdi gelelim konumuza;

Bu birbirinden muzur öğretmenlerimiz dün başlamışlar benim minnoşumla uğraşmaya...
Kimi daha çok seviyorsun hadi söyle sorularına :)
Ama bizimki politikacıdır. İki öğretmenini de kendince idare edecek ya ikinizi de aynı seviyorum gibi politik, usulca başından savuşturan yanıtlar vermiş.
Duygu öğretmenimiz de yakalamış ya bizimkinin politikacılığını; birazcık da olsa birimizi fazla seviyor olabilirsin belki diye sıkıştırmaya devam etmiş :))
Bizimki de bu sıkıştırmaya gelemeyerek seni diyivermiş hahaaaa :))
Ama muzur öğretmenimiz bununla yetinir mi, neden diye patlatıvermiş 2. soruyu :)
Bizimkinin yanıtı ne olsa gerek;

Çünküüüüüüü gözlerinin içinde pırıltı var senin, hem dudakların pembe, hemde saçların uzzuuunnnn diyivermiş :)))

Öğretmenlerimiz dün akşam bunu bana anlattıklarından beri düşüncelerdeyim :)
Dudaklarının pembeliğini anladım, saçlarının uzunluğunu da anladım...
Ya gözlerinin içindeki pırıltıyı sen nerden biliyorsun minnoş oğlum :))
Bu cümle sana 2 beden büyük gelmedi mi şimdi????
Ha söyle minnoşum...
Annenin sakinleşmeye ihtiyacı var acilen :))
Offfff offffffffffffffffff :)) Ben 5 sene sonraki halimi düşünemiyorum....

13 yorum:

  1. Dunyanin en sirin politikacisinin teyzesi27 Ocak 2011 18:19

    Ablasi ben de minnosun 5-10 sen sonraki hallerini dusunemiyorum, bu simdiden boyle yapiyorsa :)))

    YanıtlayınSil
  2. Ahhh sorma teyzesi :)) Ama bulucaz artık bir yolunu :)) Hatta ajan olarak seni görevlendireceğim hahaaaa :))

    YanıtlayınSil
  3. Oytun bana da birşeyler söyle lütfen...

    YanıtlayınSil
  4. Çok canlar yakacağının sinyallerini vermeye başlamış annesi:))

    YanıtlayınSil
  5. biz mi biraz dingik çocuklardır şimdiki çocuklarmı harika? bende kızım konuşmaya başladığından beri hemen hergün şaşıp kalıyorum sözlerine,ama bunda bizim de ufacık bi çabamız katkımız oldusa ne mutlu biz annelere,3 yaşına kadar kullannılmayan beyin hücreleri ölürmüş çocuklarda,bunu okuyunca aklım çıkmışdı çocuüğumun beyin hücreleri ölmemeliydi.....

    YanıtlayınSil
  6. annelili;
    sana da söyleriz canım benim :))

    ikiz annesi;
    hiç sorma güzelim yaaaa, tasası şimdiden bastı içime...

    nevali;
    genlerden gelmediği kesin bu konuşmaların :) Yaşam şeklimiz galiba bu hale getiriyor bizimkileri :))

    YanıtlayınSil
  7. ah canım arkadaşım, çok işimiz var bu bilmişlerle çoook... laflara bak ya:) maşallah!

    YanıtlayınSil
  8. Ama ben demiştim bir onceki yazının yorumunda, hem yakışıklı hem güzel kokulu bu çocuk, kızlar yandı, bu yakışıklıyla kim kapışabilir artık, şu sözlere bakın, çapkın çapkın =)))

    YanıtlayınSil
  9. Ee bu da Duygu öğretmeni bir sene idare eder heralde :)

    YanıtlayınSil
  10. deli annem;
    ahhh hemde nasıl işimiz var bu büyümüş de küçülmüşlerle

    YanıtlayınSil
  11. mekila;
    hahaaaa :)) evet demiştin güzelim ;)

    küçük mucizem;
    Duygu öğretmenimize sormak lazım yetermi diye ;)

    YanıtlayınSil
  12. 5-10 sene sonra gelşin parlayan gözler, gitsin pembe dudaklar...hahaha kolaymı oğlan anası olmak:)))

    YanıtlayınSil
  13. ballı lokmam;

    Hiç kolay değil hiiiiiçççç :))

    YanıtlayınSil

Güzel yorumlarınız için teşekkürler :)