20 Eylül 2013

Midilli Çıkartması / 1


Geçen haftalarda turla Midilli'ye gitmiştik... Ancak bir türlü fırsat bulamamıştım yazmaya... Kısmet bugüneymiş diyelim ;)

Katıldığımız tur 2 günlüktü... Dolayısı ile Midilli Adasının sadece yarısı planlanmıştı... Yakınlarda da 3-4 günlük tur planlanmadığı için Midilli adasının yarısına razı olduk... İlerleyen yıllarda inşallah hepsini tamamlarız :))

Ayvalıktan hergün sabah düzenli feribot seferleri var Midilli'ye. Yeşil pasaporta sahip değilseniz vize evraklarını ya tur firması yada kendiniz hallediyorsunuz. Ben kapı vizesi tercih ettim ve tur firmamız vize evraklarımı hazırlayıp tamamladı... Midilli Gümrüğünde tur ücretinden ayrı olarak 55 Euro vize ücreti ödüyorsunuz...


Ayvalık-Midilli arası feribotla yaklaşık 1,5 saat sürüyor. Ancak gümrüklerdeki işlemlerimizin yapılması için yaklaşık 1-1,5 saat bekledik... İnanılmaz bir kuyruk oluşuyor... Ne kadar kuyruğa erken girerseniz o kadar erken gümrükten çıkıyorsunuz anlıyacağınız...



Gümrükten sonra ver elini Midilli sokakları....
Midilli sokak yapıları, sahil yapısı olarak Ayvalık'a çok benzettim ben... Hatta ve hatta farklı bir dil konuşmasalar kendimi Ayvalık'ta geziyormuş gibi bile hissedebilirdim... Kültür yapıları çok benziyor....


İlk günümüzde Midilli merkezindeki eski Osmanlı binalarını ziyaret ettik... İlk durağımız Midilli Yeni Camiydi... Restorasyon ve koruma açısından çok başarılı olmadıklarını söyleyebilirim.... Gördüğünüz gibi oldukça bakımsız ve taş yığını halinde...

Merkezde bulunan bu eserler uygun bir restorasyonla harika yapılara dönüştürülebilirdi....


Caminin hemen yakınında bir kiliseye denk geliyoruz....


Saat 14:00 itibariyle siesta :)) Aslında siesta demek pek doğru olmaz, direkt mesai bitimi :)) Zira dükkanlarda dahil bir daha açmıyorlar... Sadece yanlış hatırlamıyorsam Salı ve Cuma günleri sadece dükkanlar 17:00 da açıp 19:00 da kapatıyorlar.... Siesta saatini uygulamayan sadece cafe ve restorantlar... Onlar da lütfen kapatmayıversinler yani :)) Yaşadıkları kriz bile engel olamamış bu saatleri kaldırmaya :))


Gördüğünüz her restaurantın önünde ahtapotlara rastlamak mümkün... Ahtapot kızartmasını hafifçe kuruttuktan sonra yapıyorlar zira... Ve çok lezzetli, kesinlikle tavsiye ederim...


Diğer tavsiye edeceğim lezzet ise Midilli böreği... İçi kremalı bir börek... Üstüne pudra şekeri ve tarçın serpilerek servis ediliyor... Gayet hafif.... İstanbul'da satılan kürt böreğine benzetenler oldu ancak ben daha önce hiç yemediğim için böyle bir karşılaştırma yapamadım...


Midilli merkezden sonra 2. durağımız Ayasosa doğru giderken ünlü ressam Theofilos'un yaşadığı yeri ziyaret ettik.... Duvarlara yapmış olduğu resimler çok fazla korunamamış ve yine burda da rastladığımız gibi restorasyon çalışması yapılmamış... Yazık hakikaten...


Ünlü ressamın bu ağacın kovuğunda yaşadığı söyleniyor... Ağaç oldukça fazla yıpranmasına rağmen ufak tefek onarımlar yapmışlar... Yoksa çürümesi an meselesi....


Aynı yeri ufak bir dinlenme tesisi olarak değerlendirmişler... Gayet otantik olmuş...


Ve Ayasos....


Tahta el işçiliği ve seramik işçiliğinden geçimlerini sağlıyorlar....


Meryem Ana Kilisesi....
15 Ağustos'ta Meryem Ana yortusunun arifesinde adadaki insanlar buraya adak adamak için yaya olarak geliyorlar... Uzak olduğunu düşünürsek oldukça meşakkatli bir yol olduğunu söyleyebilirim...


Bahçesinden akan suyun şifalı olduğuna inanıyorlar. Şifa niyetine biz de içtik tabiki....


Kiliseden hemen çıkınca sıra sıra kahvehaneler mevcut... Dibek kahvesini çok güzel yapıyorlar... Yolunuz düşerse mutlaka yorgunluk kahvenizi burada için derim...



Sizi sıkmadan ara verelim turumuza....
En kısa zamanda kaldığımız yerden devam ;)
İyi hafta sonları hepinize...




11 yorum:

  1. Ne güzel anlatmışsınız, ellerinize sağlık :) Böyle kayıtları seviyorum, blogger arkadaşlarla ben de geziyormuşum gibi hissediyorum. Bu arada "Oytunla Hayat" yazısını hangi fontla yazdınız acaba? Çok şık duruyor :)

    YanıtlayınSil
  2. Engin;

    Teşekkür ederim güzel yorumun için :) Gezdikçe anlatmayı bende çok seviyorum. Seni gezdirmeyi başardıysam ne mutlu bana :))

    Oytunla hayat yazısını header olarak bi blogger arkadaşımız hazırlamıştı o sebeple inan hiç bilmiyorum... Kusura bakma yardımcı olamadım

    YanıtlayınSil
  3. çok zevkli bir gezi olmuş.midilli böreğide beni benden aldı.

    YanıtlayınSil
  4. Gezi yazılarına bayılıyorum. Ellerine sağlık.
    Bir ara geçivermek lazım Midilli'ye.

    YanıtlayınSil
  5. bal böcükleri;

    o börek benide benden aldı güzelim :))

    YanıtlayınSil
  6. Sezer;

    Teşekkürler canım :) Görülesi yerlerden hakikaten ;)

    YanıtlayınSil
  7. Pancake:2 yumurtayı,yarım su bard.tozşekerle çırp.1 kaşık tereyağ ekle çırp.1bardak süt ekle.1tutam tuz,1kabartmatozu,1buçuk bardak un ekle çırp.azyağlanmış teflon tavada arkalı önlü pişir.reçellerle nom nom nom:) istenirse hamura 1 vanilyada eklenebilir

    YanıtlayınSil
  8. Hope you had a grerat time in Greece,
    nice photos!

    http://beautyfollower.blogspot.gr/

    YanıtlayınSil
  9. Beauty Follower;

    looking now, thanks...

    YanıtlayınSil
  10. oytunum kocaman olmu cok yaksııklı masallah..mısıllı ıse ne guzel gorunuyor mısss gıbı huzru kokuyor sankı..sevgıler

    YanıtlayınSil
  11. kokoş kelebek;

    büyüdük yaaa :)) seneler nasıl hızlı akıyor farkına bile varamıyorum maalesef :(

    YanıtlayınSil

Güzel yorumlarınız için teşekkürler :)