11 Şubat 2017

Oscar adaylarına başlıyoruz, hazır mısınız #4


Bu hafta izlediklerimi ancak şimdi yazıp bitirebildim. İzlenecek 6 filmim daha kaldı listeden.
Onları da bu hafta izleyip bitiririm diye düşünüyorum.
Bu sene daha hızlı ilerledim.
Geçen sene son günlere kalmıştı bazı filmler....

Çok azimli gördüm kendimi :)))

Mutlu bir Pazar diliyorum herkese ♥




CAPTAIN FANTASTIC / KAPTAN FANTASTİK (2016)

Tek adaylığı mevcut; Viggo Mortensen ile en iyi erkek oyuncu dalında... (Not: Maalesef kazanamadı)

Bu filmi birçok kez görmüş ve hiç de izlemeyi düşünmemiştim. Ne zaman ki Esra'nın yorumunu okudum, Şebo bu filmi izle dedim ve listeye aldım. Zamanı geldiğinde izlenecekti. Sonradan bir de ne göreyim oscar adaylarında yerini almış... Afişinin gözüme gözüme girmesi erken izlemem gerektiğindenmiş demek ki :)

Nedense bu film bende ön yargılı olarak absürt komedi gibi gelmişti, neden bilmiyorum. Konusunu okumaya da hiç yeltenmemiştim. Esra ile birlikte farklı bir konu olduğunu fark edince konunun hatırına izlemek istemiştim. Daha erken izlemeliymişim ama....

Pasifik ormanlarında 6 çocuğu ile birlikte yaşayan bir babanın hikayesi... Kapitalist düzenden uzak, hafif hippi, hafif vahşi, kendine has kurallarıyla, geleneksellikten uzak bir yaşam tarzıyla... Aslında bu baba Ben (Viggo Mortensen) ile eşi Leslie'nin kendi doğrularıyla seçtikleri bir yaşam tarzı... Fakat Leslie'nin ölümünden sonra olaylar biraz karışıyor, dengeler değişiyor... Konuyu böyle özetleyebilirim...

Bundan sonrası spoiler içerebilir, lütfen dikkat...

Filmi izlerken ne hissettiğimi anlatabilmem için bazı olayları da aktarmam gerekiyor.

İlk önce girişten başlamak istiyorum. Bir av sahnesi... En büyük erkek çocuk Bo'nun erkek olmasını kendilerince kutsamaları çok kanlıydı... Madem yapacaklar yumuşatabilirlerdi bunu.... Benim için tamamen gereksiz bir sahneydi... Hemen akabinde toparlanmış allahtan...

6 tane pırıl pırıl çocuk, hepsi birbirinden farklı özellikte... Çok samimi ve oyunculuklarıyla çok doğallardı... Hele iki tane minik beni benden aldı :))))

Baba Ben çocukları bedenen eğittiği gibi, kültürel anlamda da geliştirmeye çalışıyor. Yanan ateşin başında kitap okudukları bir sahne vardı ki hayran hayran izledim... Okudukları kitaplar, hedefleri, yaptıkları müzik, birbirleriyle uyumları...  Evde yapmaya çalıştığım ama ne yazık ki ama, offff cümlelerini duyarak bezdiğim okuma saatlerinin verdiği özlem de bu hayranlık sebebinin kaynağı olabilir :)))

Hepimiz dönem dönem sakin bir kasabaya yerleşmek istiyoruz. Domateslerimizi ellerimizle toplamak, sakinlik içerisinde ayaklarımızı uzatıp kitabımızı okumak, trafikten uzak sakin sakin dolaşabilmek, çocuklarımızı bize dayatılan eğitim sisteminden kaçırmak... Film biraz da konuyu buradan ele alsa da ormanın ortasında tüm sosyal hayattan uzak anlatmaya çalışması "film bu ya" dedirtiyor insana sık sık...
Bunu da film kendince kanıtlıyor bir anlamda... Annesinin cenazesi için şehir hayatına indiklerinde bugüne kadar hayatı sadece kitaplardan öğrenmiş olan çocukların şaşalamaları, bocalamaları yaşadıkları ütopikliğin bir göstergesi aslında...

Mesela Bo ilk kez bir kızı öptüğünde (ki bu kızın zoruyla oluyor)yaşadığı hisleri komik ifade tarzı gülümsetse de düşündürüyor... İki bıcırığın kilolu insanlara hayretle bakışları, şaşırmaları var... Daha da sayabilirim aslında....

Bunun dışında baba Ben rolüyle izlediğimiz Viggo Mortensen'in bu filmde oyunculuğunu çok sevdim... Anne öldükten sonra çocukları ile yaşadığı karmaşayı, duygu geçişlerini o kadar güzel yansıtmış ki... Bocalamasını, yol aramasını, çaresizliğini onunla birlikte an be an hissettim.... Sevginin çokluğu bazen karşımızdaki için doğru kararlar aldığımız ve alacağımız anlamına gelmiyor...

Bir sahne var, çocuklar cinsellikle ilgili soru soruyorlar... Oradaki yaklaşım tarzını çok sevdim... Daha, daha, daha diye büyük bir açlıkla soru soran çocuğa bıkmadan, usanmadan, tepki vermeden, doğallıkla aktarması takdire şayandı... Ki bu sahnede Oytun'un kulaklarını dikip pür dikkat dinlemesi, benimkinin de bu açıklamalara ihtiyacı olduğunu gösteriyordu ahahaaaaa :))))

Kurgu açısından bazı kopukluklar olsa da filmin geneline baktığım zaman bundan çok da rahatsız olmadım.

Özellikle izlediğim gün zannedersem aşırı anaç algılarım ve ağlama potansiyelimin yüksek olması sebebiyetiyle deliler gibi ağladım da diyebilirim :))) Bu filmin neresine ağladın demeyin sakın bana...

Aşırı ütopikliğinin sebeplerini daha net algılmak isterdim aslında...

Herşeye rağmen ben bu filmi ÇOOOKKKK SEEEVVDDDİİİİİMMMM, ve mutlaka izlemenizi tavsiye ediyorum.

Bu arada ufak bir not da iliştireyim hemen, ben bu filmi Oytun ile izledim. Bazı sahneler de oldukça fazla küfür vardı. Biz bir şekilde bu konuyu es geçtik ama hassasiyetiniz varsa bu konuda dikkat etmenizi öneririm. Şunu da belirtmek isterim ki Oytun bu filmi çok sevdi ve film hakkında konuşmak ihtiyacını hissetti... Bu filmin bizim için böyle bir özelliği de oldu :) Oturduk karşılıklı filmi konuştuk ♥



MOONLIGHT / AY IŞIĞI (2016)

Bu sene oscarlarında 8 adaylığı mevcut; en iyi film, en iyi yardımcı erkek oyuncu, en iyi yardımcı kadın oyuncu, en iyi yönetmen, uyarlama senaryo, kurgu, görüntü yönetimi ve özgün müzik dallarında. (Not: En iyi film, en iyi yardımcı erkek oyuncu, en iyi uyarlama senaryo dallarında ödül kazandı)

Filmde zenci bir çocuğun 3 evresi anlatılıyor. Çocukluk, ergenlik ve yetişkinlik... Aralarında esler verilerek dönemsel geçiş sağlanmış.

Annesiyle (Naomie Harris) birlikte yaşayan sessiz, sakin, oldukça da bastırılmış bir karakter Chiron. Okul döneminde yaşıtlarından gördüğü baskıyla beraber annesinin de kötü yaşam tarzı birleşince zor dönemlerden geçiyor. Tesadüfi karşılaştığı Juan (Mahershala Ali) 'ın kendisine gösterdiği sıcaklık aralarında güzel yakınlaşmalara sebep oluyor.

Ergenlik döneminde cinsel kimlik arayışını da kısmi olarak görüyoruz Chiron'un. İma edilip geçiliyor sadece... Filmin sonlarına doğru tercihleri ile ilgili seçimlerini görüyoruz ki bu konu çok daha etkin bir şekilde işlenebilirdi diye düşünüyorum. Biraz daha cesaretli bir anlatım bekledim.

Juan aslında uyuşturucu satıcısı fakat diğer yanda insani ilişkileri pozitif ve doğru imgesi kullanılmış. Kötünün içindeki iyiyi göstermeye çalışmışlar bir anlamda. Karakteri yorumlaması hoşuma gitti Mahershala Ali'nin. Ki bu da en iyi yardımcı erkek oyuncu dalında adaylık getirmiş kendisine.

Filmde en sevdiğim şey üç evrede de çocuğu üç ayrı oyuncunun bir bütünlükle taşımasıydı. Çocuğun yol aldığı değişimi, yaşadığı travmalarla yoğurarak bir sonraki kimlik geçişini çok iyi aktarmışlar.

Çok hızlı ilerleyen bir film olmamasına rağmen, evrelerdeki uzunluk tam yerindeydi. Sıkılmanıza müsaade etmeden yeni evreye aktarıp dikkati yeniden toplamayı başarmışlar....

İlk evre kesinlikle en sevdiğim oldu. Acitasyon yapmadan çocuğun duygularını çok iyi aktarmışlar.

Sonuç olarak ben bu filmi SEEEVVVDDDİİİİMMM, psikolojik filmlerden hoşlanıyorsanız izlemenizi tavsiye ederim.



35 yorum:

  1. Captain Fantastic izlenilecek ve Şebo'ya dönülecek,not al kızım 😁

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ahahahaaa :)
      Yorumlarını bekliyorum kuşum, bakalım sen nasıl bulacaksın ve neler diyeceksin bana :))))

      Sil
    2. Valla ağlanacak sahnesi bolca vardı Şebo,haklısın.Bu sefer eşimle izledik,o normalde aksiyon macera sever ama bu filmi beğendi.Zaman zaman fazla ütopik gelse de en sonunda seçtikleri yaşam tarzı tam hayallerdeki gibiydi.Ormanda yaşadıkları fazla uçuktu ama çiftlik eviyle orta yolu buldular sanki.Kapitalizme alttan alttan iyi dokundurmuşlar çok beğendim.O cinsellik açıklaması sahnesini izlerken oğlumla konuştuğumuz fün geldi aklıma,aynen böyle bir konuşma geçmişti aramızda,kendimle gururduydum 😁😁😁İlk öpüştüğü kıza evlenme teklif ederken bizi görecektin,neredeyse ağlayacaktık yavrucağızın masumiyetine.Hele eğitim sistemine yapılan vurgu müthişti.Aynen senin gibi ben de bu filmi çoook sevdim.Afişi abzğrt komedi gibi hakikaten ama film felsefe ve sosyoloji yapıyo.Harbi film yapmışlar,sen yazmasan ben bu filmi hayatta izlemezdim Şeboşum,ellerine sağlık.

      Sil
    3. Ha bir de,o av sahnesi konusunda eşim de aynı şeyi söyledi.Siz söyleyince bana da abartı geldi ama sonra oğlum bunun bir avcı geleneği olduğunu ve yaygın bir şey olduğunu söyleyince abartı değil de gerekli bir sahne olduğuna ikna oldum ben.

      Sil
    4. O evlilik teklifi evet efsaneydi :))) Kıyamam çocuğumun masumluğuna ♥ Burdan şöyle bir denklem de çıkartabiliriz aslında büyümek değil sebep masumiyetin azalmasının; az insan, az etkileşim :)))

      Afiş konusunda haksız değilmişim dimi :)) Ben de Esra'da görene kadar hiç düşünmemiştim izlemeyi. İyi ki izlemişiz ahahaaa :))

      Av sahnesi biz söylemesek sana abartılı gelmedi demek :)) Ama kuzum ya dakika 1 gol 1 yapar gibi gözümüze gözümüze sokmasalardı ben çok sevinirdim. Bir de hırrtttt diye bir ses duydum ben benlikten çıktım ahahaaaa :))) Oğluşa selam söyle ben hala ikna olamadım :)))

      Bu filmi keşke sona bıraksaydım diye düşünüyorum ben şimdi, her filmde böyle renklilik aradım çünkü sonraki filmlerde...

      Sil
    5. Filmin başında ne bekleyeceğimi bilmediğim için av sahnesi bana garip gelmedi,sonra da filme dalınca unuttum gitti.Çocuklarla fantastik öğeli,distopik,eski çağ vs filmleri çok izlediğimiz için ve de o filmlerde böyle vahşi iğrenç sahneler çok olduğu için,belki de gözüm alıştı.Ya da bu tür kanlı sahneler beni pek etkilemez,bekli de o yüzden aklımda yer etmedi.Senin yorumunu okuyup,üstüne de eşim aynı şeyden gereksizdi diye bahsedince hatırladım sahneyi.Ne kadar ilginç değil mi;aynı şeye bakıp aynı leyi görmemek.Ay bu sene bu film işini pek güzel kıvırdık sanki Şebo.Sen hazırlamakta olgunlaştın,biz izlemekte.Kültür sanat festivalinde gibiyük ayol.Hemi de yorulmadan,bedavaya,hihihi.

      Sil
    6. ahahaaaa :))) Gözün alışmış senin :)))
      Ben o dakikalarda ay bu ne biçim film demeye başlamıştım :)))
      Bir an aynı anda izlediğimizi düşündüm de filmi ben aaayyyy diyorum sen hıııı diyorsun gibi bir ifade yerleşmişken suratımıza amma komik olurduk ahahaaaa :)))

      Bu dönemi artık bizim kültür festivalimiz olarak ilan ettim gitti ahahahaaaa :)))

      Sil
  2. Biz anneler dayanamayız hiç çocuklara , anaç yanım ağır bastı captain fantastik bana da uyar gibi

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben çok sevdim bu filmi, umarım sen de seversin :)

      Sil
  3. Yanıtlar
    1. Senin gözünden dinlemek isterim bu filmi Handan, izleyince sen de bir yazı hazırlasan keşke ;)

      Sil
  4. Yanıtlar
    1. Heheee :))
      Zor evet... Hoş onlar engiiinnn bilgilerini rahat konuştururlar belki :)

      Sil
  5. 4 yazını da okudum. Ben de izlemeye çalışıyorum. Moonlight'ı ve Hidden Figures'ü oldukça merak ediyorum. Herkesin yere göğe sığdıramadığı La la land'i izlemeyebilirim, eminim beğenmeyeceğim çünkü. Ne zaman bir filmi şişirseler bende patlıyor :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Lalaland'ı ben de en sona bırakmaya çalışıyorum ve evet çok pofpofladılar, hayal kırıklığı yaşayacağımı düşünüyorum. Beklentisiz izlemeye çalışacağım :)

      Hidden Figures'i özellikle seveceğini düşünüyorum ;)

      Sil
  6. Ben de bu filmi kızımla izlemeyi düşünüyordum.Tanıtımın tam zamanında geldi.Doğru filmi seçmişim demek ki ;) Ay Işığı da farklı bir filme benziyor.Teşekkürler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Mutlaka izlenecekler listesinde bu film, zevkle izleyeceğinizi düşünüyorum :)
      Moonlight farklı bir filmdi, düşündürücü yanları vardı...

      Sil
  7. Lion yorumunu merakla bekliyorum :)Bu iki filmi de not aldım.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Cumartesi akşamı izledim Lion'u, inşallah bugün yazabilirim :)

      Sil
  8. psikolojik filmlerden hoşlanırım zencileri konu olan filmleri de severim onlara karşı sempatim olduğundan. Ayışığının konusu ilan ilgi çekici duruyor. izlenebilir. sevgiyle kalın :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Psikolojik filmler hoşuna gidiyorsa bu filmi seveceksin diye düşünüyorum. İzlediğinde sevip sevmediğine dair bir ses ver ;)

      Öptüm seni :)

      Sil
  9. Kaptan Fantastik'i okuyunca ben de merak ettim, izlemek isterim. Çok teşekkürler Sebuş'cum. Kalemine sağlık.:))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İzle Müjdecim, güzel ve etkileyiciydi benim için...
      Öptüm seni :)

      Sil
  10. Kaptan Fantastik'i Adana Altın Koza Film Festivali'nde izlemiştim. Hakkında hiçbir bilgim yoktu. Sırf ismi güzel diye gitti. Hatta isminden süper kahraman filmi olabilir diye tahmin ettim. Bir yerde öyleydi de :-) Güzel filmdi, ben de sevdim. Özellikle son sahnelerde annelerinin cesedini yakarken kızın söylediği şarkı çok hoştu.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hah işte ben de öyle bir film zannetmiştim ilk afişini gördüğümde ahahaaa :) Farklı bir algılama yaratmışlar sağolsunlar afişle.
      O sahne ben de ayrı bir ağlama konusuydu ahahaaa :)) Ne hönkürdüm anlatamam :))

      Sil
  11. Ayy Şebocuum hayranım film izlemelerine anlatmanaaa.. oğluşunla instalarda görüyoz haftasonu film keyiflerinizi maşallahınız var güzelim.. ben de izleyim bunları <3<3<3

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İzle Deryacım, pişman olmazsın :)))

      Bu sene oğluşa beraber izliyoruz bazı filmleri ve çok keyifli oluyor bizim için. Aslında her filmi birlikte izlemek istiyor da ben bazılarından emin olamadığım için gizli saklı izliyorum ahahaaa :)) Çok bozuluyor sonra bana :)

      Öpüyorum fıstığım seni ♥

      Sil
  12. şu dünya akışından farklı birşeyler seyredilmeli bu aralar, mesela Captaın Fantastic...teşekkürler Şebnem

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kendimizi biraz da olsa gündemden uzaklaştırmanın en güzel yolu film izlemek :)

      Öpüyorum seni ♥

      Sil
  13. İkisi de güzele benziyor. Film listeme ekledim :)

    Takibe aldım, bloguma beklerim;
    esrakurtuldu.blogspot.com.tr

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hoşgeldin, sefalar getirdin Esra :)

      Sil
  14. Captain Fantastic'i izledim çok güzeldi bence. Ama oskarlık gibi de gelmedi açıkcası.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Filmi sevmene sevindim Saadet. Filmin kendisi değil sadece Viggo Mortensen en iyi erkek oyuncu dalında aday olmuş zaten. Diğer adaylar da güçlü, bakalım nasıl çıkacak sonuçlar.

      Sil
  15. Gerçekten takdir ettim bu kadar film izleyebilmis olmani. Ben neredeyse bir filmi bir haftaya bölecegim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Herkesin ilgi alanı farklı işte Derya :) Kesin sen kıpırdayamamaktan dolayı izleyemiyorsundur. Ben de senin spor sevdana bayılıyorum mesela ;)

      Sil

Güzel yorumlarınız için teşekkürler :)