16 Mart 2017

Türk filmleri geldi bu sefer...


Filmlere verdim kendimi demiştim ya, bu da Türk filmlerinden bir demet...
Çok iyi seçimler yapmamışım gerçi ama yine de yazıyım dedim....

Hoşça ve dostça kalınız efem ♥



BULANTI (2015)

Zeki Demirkubuz'u severim... Masumiyetçilerindenimdir... O filmle aşık olmuşumdur. Tüm filmlerini izlemek gibi bir fikrim de vardır, henüz tamamlayamadığım... Bu sene dedim başlıyım yeniden... Hepi topu 11 film... Hepsini izleyeyim, izlediklerimi bile...

Neyse efenim son filmi Kor'u bulamadım filmcimde, ondan bir öncekiyle başlayayım...

Aaaaaa kendisi oynamış bu filmde de, bilmiyordum şaşırdım... Tekrarlamaz diye düşünmüştüm oysa... Filmin geçen sene afişini gördüğümde adam kendine afiş yaptırmış demişdim de okumamıştım hiç bir yorumu, izlemeden etkilenmeyeyim diye...
İzledikten sonra okuyorum, sevişme sahnelerinde oynayacak aktör bulamadığını...
Güldüm inanın, öyle ahım şahım bir sahne olsa gam yemeyeceğim de, yok...
Muhtemelen kendisi oynamak istedi, bunu da itiraf edemedi gibi basit bir denklem geldi aklıma itiraf ediyorum :)

Şimdi bu filmle ilgili bol spoiler verebilirim, izlemek isteyen varsa okumasın ya da bilerek okusun...
Spoiler vermem filmi izlemenize engel değilmiş bu filmde ama onu söyleyebilirim...

Ahmet (Zeki Demirkubuz) tek başına filmi ele geçirmiş, kadınlara düşkün, entellektüel gözüken ama tamamen bence boş bir entellektüeli sergileyen, evli, çocuklu bir öğretim görevlisi....
Filmin ilk sahnelerinde kadının bozguna uğramış suratını görüyoruz ve Ahmet'in bu haldeyken gitme annene kelamını duyuyoruz. Ama kadın ana evine gitmeye kararlı, birkaç laf sokuyor ve gidiyor... Uzun süreli bir gidiş değil ama, ziyaret sadece belli...
Sonra Ahmet'i sevgilisiyle evde görüyoruz... Çok da üzülmemiş anlayacağınız karısının  aile ziyaretine... Sevgilisini çağırmış hemen... Beraberlerken deli gibi telefonlar çalıyor, ama bizimkinin umurunda değil... Derken sabah apartman görevlisi aynı zamanda evin de temizliğine ve bakımına gelen kadın güm güm çalıyor kapıyı... Bizimki biraz panik ama soğuk görüntüsüyle açıyor kapıyı... Karakoldan arıyorlar sizi, ulaşamamışlar, acil bir durum var galiba diye mıymıylanıyor...

Ve evet... Sonradan anlıyoruz ki sevgilisiyle beraberken eşi ve çocuğu trafik kazasında ölüyor...
Buraya kadar neden uzun uzun anlattım, hayal kırıklığımı anlayın diye...
Tamam dedim şimdi film başlıyor... Acı, vicdan muhasebesi, kendini suçlama... Tüm iç hesaplaşmalarla bir adamın psikolojik evrimini izleyeceğiz...
Ama sayın Demirkubuz bana kocaman bir nanik yaptı....
Hiçbirşey olmamış gibi hayatına devam ettiği gibi filmin içine de etti...
Son sahnelerde evet bir ayma söz konusu oldu ama hiç kusura bakmasın, ben de olay çoktan bitmişti, toparlayamadım...

Filmin sonuna kadar gelmemde ki birinci sebep ne yapacak, hangi saçmalık çıkacak diye meraklanmam, ikincisi de başladığım filmi yarım bırakamama huyum...

Psikogerilim yaratmayı bir şekilde becermiş olmasına rağmen, kendinden başka kimseye odaklanamadığından filmi monolog tadında götürmüş...

Filmin en beğendiğim ve güzel bir farkındalık yaratan doktoruyla olan farklılıklar üzerine yaptığı konuşmaydı ki, ara ara aklıma gelen bir dialog olacak sanırım bundan sonra...

"Anormal olmak her zaman kötü bir şey değildir aslında. insanlar, kendilerinde iki böbrek, iki kalp, dört kulak olsaydı bile yine istemezlerdi oysa bu iyi bir şey ama kötü olan bunları yalnız yaşamak hissi. kanser olan biri kanser olduğu için değil kanserin neden kendisinin başına geldiği için üzülür en çok." 

Sonuç olarak ben bu filmi üzgünüm ama HİÇÇÇ SEVMEDİİİMMMM...
Bu diğer filmlerini izlememe engel değil tabiki :)



KARINCA KAPANI (2014)

Fırat Tanış, oyunculuk konusunda şapka çıkarttığım tiyatroculardan... Hakkını verir... Bu sefer oyunculukla birlikte yönetmen koltuğunda...
Bunun bir ilk olmasıyla birlikte Cüneyt Uzunlar'ın yazdığı tiyatro oyununu birlikte senaryolaştırdıkları gibi Cüneyt Uzunlar'ı da başrolde görüyoruz...
Kendim çalar, kendim oynarım gibi yeni bir akım başladı galiba Türk sinemasında...

Galip (Fırat Tanış); mafyavari, geçmişle ilgili Sarıselimoğlu ailesini takıntılı...
Güven Sarıselimoğlu (Cüneyt Uzunlar); ülkenin güçlü holding sahiplerinden, hatta en büyüğü...
Münevver Sarıselimoğlu (Neslihan Yeldan); Güven'in karısı, Galip'in işbirlikçisi, mağdur kadın...

Film bu üç karakter arasında geçen aleni/gizli karışımı politik mesajlar veren gerilimli bir film...

İlk başlarda Cüneyt Uzunlar'ı çok eğreti bulsam da filmde sonradan o eğretiliğin adamın karakterinden kaynaklandığını fark ettim... Son sahnelerde işin hakkını vermiş...
Fırat Tanış ve Neslihan Yeldan için birşeyler söylememe gerek yok herhalde...

Kocasının ikili karakterinin altında ezilip, çokça da darbe alan Münevver, mafyöz kılıklı Galip'le işbirliği yapıp aslında kocasını korkutup peşini bıraktırmaktır niyeti ama Galip'in zaten Güven ile taaa çocukluktan kalan bir hesabı olduğunu bilmemektedir tabi... Yaptığı işbirliğinde sonuç yine Münevver'i memnun etmiştir ama kendisi de şaşkındır galiba,biraz yani...

Filmin konusunu çokça anlatmayacağım bu sefer...

Filmin işleyiş tarzını sevdim aslında ama bazı yerlerde politik mesaj vereceğim diye sanki kasmışlar biraz...
Özellikle filmin son sahnelerini, garaj da geçen hesaplaşmayı çok sevdim.... Evet biraz vahşiceydi ama geri dönüşleri ve sebep sonuç ilişkisini güzel vermişlerdi... Gerçi yine burada da politik mesaj kaygıları yok değildi ama çokda üzerinde durmadım acaba ne yapacaklar şimdi düşüncesinden...

Evet beni ters köşe yaptı... Beklemediğim şekilde sonuçlandı...
Öfkenin böylesine bir sonuç çıkartacağını düşünemezdim...

Sonuç olarak ben bu filme EHHHHH İŞTEEE diyorum... Ağır içerikli gerilim filmlerini seviyorsanız rahatça izleyebilirsiniz...  Yoksa uzak durun derim...



DELİBAL (2015)

Bu kadar psikolojik filmden sonra normal seyrinde ilerleyen ışıltılı gişe filmlerine geçiş yapmam  normaldi :) Yoksa psikolojimi bozabilirdim...

Bu arada Lyle Lydia Tuğutlu'nun oldukça prim yapmaya başladığının farkında mısınız? Heryerde görmeye başladık kendisini... Tek tip bir oyunculuğu olsa da üslubuna uygun roller seçildiği için göze batmıyor. Ya da ben öyle düşünüyorum...

Neyse gelelim filmimize... Gayet güzel eğitim almış, gayet aklı başında bir aileye sahip  yakışıklı Barış (Çağatay Ulusoy) ile ailede başarı sembolü olarak çizgisi önceden babası tarafından keskince çizilen Füsun (leyla Lydia Tuğutlu) 'un aşkı...
Romantik öğeleri oldukça çıtanın üstüne çıkartmayı becermiş ama başka bir taraftan da hüzünü yaşatan sıcak bir film...

Kadro oldukça başarılı...
Verilen mesajlar gayet yerinde...
Şarkılar şahane...

Daha ne istenir ki :)))

Gözyaşı ve gülümseme bir arada...
Ufak absürtlükler var ama o kadar da olur deyip hoş görüyoruz...

Sonuç olarak ben bu filmi SEEEVVDDDİİİİMMMMMM , amaaannn ergen filmi bu deyip izlememezlik etmeyin efem :)))
Hoşça vakit geçireceksiniz...



KARDEŞİM BENİM (2016)

Çıtır çerez bir film...
İki yakışıklı Murat Boz ve Burak Özçivit... Aslı Enver'de güzel kız...
Bu filmin gişe yapmamasından endişe duymamışlardır herhalde yapımcılar...
Ki o dönemde bizim buradaki yegane alışveriş merkezimizin yegane sinemasının önünde uzun kuyruklar gördüğüm oldu o dönemde :)

Hakan (Burak Özçivit) ve Ozan (Murat Boz) birbirine küs iki şarkıcı kardeşler. Babaları ölür ve bir araya gelmek zorunda kalırlar. Vasiyet çok açık; birlikte bir tanıdıklarının düğününde eski günlerdeki gibi şarkı söyleyeceklerdir. Çömez gazeteci Zeynep (Aslı Enver) de  bir şekilde yol hikayelerine katılır ve ortaya hafif komik- hafif romantik - hafif duygusal bir film çıkar...

İzlenebilir bir seviyede film....

Yalnız filmde dikkatimi çeken ve nasıl böyle bir hata yaptılar dediğim şey ünlü bir şarkıcı rolü ile çıkarttıkları  Burak Özçivit'e nasıl şarkı söyletmeden kapattılar filmi hiç anlamadım :) Bir şarkı yapıştırsaydınız ya çocuğa... Kıyamam arada elektro gitarıyla görüntülerini gösterip şarkıcı yaptınız çocuğu...

Bir de o düğün organizatörü köylü amcam vardı, tam sevilmelik karakterdi :) Hele o saç tarayışına hasta oldum ahahaaaa :))

Sonuç olarak EEEEEEHHHHHHH dediğim bu filmin izleme seçimini tamamen size bırakıyorum...


36 yorum:

  1. Türk yapımı birkaç psikolojik film seyrettim sarmadı beni, şimdilerde uzak duruyorum. Ve senin film seyretme hızına hayranım

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Miskinliğimi ve tembelliğimi film izleyerek kamufle ediyorum bu aralar Saadet :)

      Sil
  2. hımmm bu yorumlar çok kıymetli
    deneyimler bence önemli
    senin önerdiklerini izleyeceğim diğerleriyle vaktimi kaybetmeyeyim
    teşekkürler canım

    YanıtlaSil
  3. Delibal ve Kardeşim Benim pek tarzım değil ama diğerlerine bakacağım :) Sağ olasın canım benim :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Karınca kapanına bak bakalım bir, ama sonra bana da söyle ne düşündüğünü ;)

      Sil
  4. Aaaa ben hiç birini izlememişim yaaa. Zaten son zamanlarda film izleyemiyorum, kitap okuyamıyorum. Ne yapıyorum acaba?:))))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bana cevabını bulamadığım sorular sorma Kadriye :))) Ben de bu soruyu soruyorum kendime sık, sık... Zamanın bizimle derdi var, günü yetiştiremiyoruz, bence ondan oluyor olanlar...

      Sil
  5. Şebnemcim film izlemeye hiç vaktim kalmıyordu.Son iki haftadır ütü yaparken türk filmi açıyorum youtube'dan açıyorum ben sen nereden izliyorsun? Çok iyi oldu bana da değerlendirdiklerini dikkate alacağım canım sevgiler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Benim burada bir cd'cim, harici diskime yükletiyorum filmleri öyle izliyorum. İnternetten de var siteler gerçi yok değil ama çok reklamdı çerezdi bir sürü şey yükleniyor o sebeple yükletmeyi tercih ediyorum canımcım.
      Ütü yaparken dizi, film izlemek şahane oluyor hakikaten... Hem sıkılmıyorsun hem de ütüler tükeniyor. Öpüyorum seni ♥

      Sil
    2. Bu hafta sonu sayende aklıma gelen Delibal'ı izledim bende Şebnemcim. Ayyy buram buram romantizm kokuyordu. Ama öyle aşkların sadece filmlerde olduğuna inananlardanım malesef. Güzeldi ama beğendim takrardan bi teşekkür etmeye geldim canım öperim bende ♥

      Sil
    3. O aşklar evet sadece filmlerde kaldı. Olsun izlemek güzel yine de :)
      Teşekkürler güzel yorumun için ♥

      Sil
  6. Ekşi Elmalar'ı izleyerek senelik Türk filmi kotamı doldurmayı planlıyorum :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ekşi Elmaları bende izleyeceğim daha, gelmesini bekliyorum.
      Ben inatla izliyorum Türk filmlerini :)))) Bir gün Fransızlar gibi dram ve sanat filmleri çekmeyi başaracağız :))))

      Sil
  7. Üzülerek söyleyeceğim hiçbir Zeki Demirkubuz filmin sevemedim. Çok kasvetli gelirler bana.Kardeşim Benim'i geçen gün bir dizi ararken karşıma çıkınca izledim sabun gibi bir film molalarda biraz nefes almak için zlenebilir. Ne kadar çok film izliyorsunuz sanırım hem de kısa sürede. Bugün okudum Türk insanının %39 u yaşamında hiç film izlememiş. Bu güzel paylaşım çn teşekkür. Bu arada izleyiciniz oldum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Masumiyet filmini sevmiştim zamanında ve aynı tadı alır mıyım acaba diye dürtüklerim kendimi Demirkubuz filmleri için... Ama gördüğünüz gibi bu sefer olamadı aynı tat...
      Sabun köpüğü gibi filmlerde lazım insana arada; şöyle bir hayattan kopayım, dediğiniz gibi nefes alıyım dediğimiz anlarda...

      Film izlemeyi seviyorum ben; dinlenmek, uzaklaşmak için en büyük yardımcılarım :))

      Ben sizi uzun zamandır takip ediyorum aslında sessiz sessiz :) Bundan sonra ses çıkartırım ama :)

      Sevgiler efendim...

      Sil
  8. Cıks,ölmüş can çekiliyor sinemamız,eski sinema anlayışımız geri gelsin lütfeeenn.Şener baba film yapsın

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ayyy hakikaten yaaaaaaa...
      Eşkıya günlerine dönmek istiyorum mesela...

      Sil
  9. Zeki Demirkubuz filmleri iyidir hoşturda, insanı kabız eder. Geçen hafta Kor filmini izledim. Kadın erkek ilişkilerini "entellektüel", psikolojik biçimde iyi işliyor. İşliyorda, film bitince "eeee neydi bu şimdi" oluyorsun. Pat diye bitiriyor filmlerini. Fakat izlemeye başlayınca sonunuda bekliyorsun. Yani bi acayip.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ayrı bir deneyim Demirkubuz hakikaten... Kor filmini izlemedim henüz.. İzleyeceğim inşallah onu da... Her seferinde izlemeyeceğim ben bu adamın filmlerini diyorum sonra da bunda ne yapmış acaba diye merak ediyorum :)))

      Bizi yaman çelişkilere sokuyor bu adam :)))

      Sil
  10. Aslı ile Murat'ı birleştiren film bu galiba. Aslı'yı pek beğenirim. Ama hep mi aynı olur, hiç mi yenilemez bir kadın kendini?

    Aralarından sadece Delibal'ı izlemişim. BEn de beğenmiştim. Diğerlerini listeme eklemiyorum bu sefer :)
    Öperim ♥

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aşk tarihine bu filmle isimlerini yazdırdılar doğru :)))
      Gülüşünü seviyorum ben de bu kızın... Yeni dönemde kendilerini farklı karakterlerle riske atmıyorlar galiba, ben öyle düşündüm yani ;)

      Bende kocaman öperim ♥

      Sil
  11. ilk filmi izlemedim, efendim, yorumlarınızı okuyunca merak ettim, bakalım yarım bırakacak mıyım :)

    YanıtlaSil
  12. İlk iki filmden sonra denge getirmek şartmış hakikaten :)
    Burak Özçivit'in oynadığı filmi Murat Boz'dan dolayı elemiştim kafamda. Ama Delibal'ı not aldım fırsatını bulunca izlerim.
    Teşekkürler :) Sayfanın yanında İstanbul Kırmızısı'nı gördüm. Hemmen geçiyorum o sayfaya :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Dengeyi yakalamazsa bu film seansları sonuç gerçekten de ürkütücü olabiliyor :)
      Öpüldün ♥

      Sil
  13. Bulantı'yı ben de tavsiye diyorum. Yönetmeni görünce düşünmeden izlemiştim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bir Demirkubuz sever daha :)
      Hoşgeldin...

      Sil
  14. Ben de bir gün senin gibi film izleyip yorum yazacağız. İnşallah bir gün. O gün gelecek :-)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gelecek tabi :) Elbet zamanı gelir ;)

      Sil
  15. Deli Bal ve Kardeşim Benim i izledim.İki Genç kız annesi olunca Seçimlerde onlara göre oluyor :)) ve senin kitap okuma film izleme hızına bayılıyorum. selamlar Sevgili Şebnem...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. O iki genç kızı kocaman öpüyorum ben :) İyi ki varlar ♥
      Bende senin el işlerine hayranım Öce annem :) Benimki tembel uğraşı işte :)

      Sil
  16. Sinemaya vakit ayırmak yerine internetten film izlemek daha kolay geliyor aynı zamanda bitmeyen işleri bitirmeye çalışıyoruz paylaştığın filmler ve konusu hakkındaki fikirlerin bizler için değerli oluyor ellerine emeğine sağlık canım..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sinemaya gitmeyi seviyorum ama ya istediğim filmler gelmiyor ya da denk getiremiyorum.. Evde izlemek şahane oluyor herşeye rağmen. İstediğinde durdur, istediğinde izle :)
      Azıcık faydalı olabiliyorsam ve fikir verebiliyorsam ne mutlu bana ♥

      Sil
  17. Bunlardan bir tek Kardeşim Benim'i seyretmiştim.Murat Boz sanki şarkı söylemişti ya düğünde söylememiş miydi?

    YanıtlaSil
  18. Güzel arkadaşım yine güzel güzel zaman ayırıp,izlediği filimlerin tanıtımını yapmışsın.
    teşekkürler güzellik.
    "Delibal" ismi hoşuma gitmişti,sen de beğenmişsin,o zaman seyretmeye değer.

    Şebom bu aralar miskinlikten mi havalardan mı bilemedim sızıveriyorum hemen bir şey seyrederken.
    Oytun'cum nasıl oldu,dileğim biraz daha atlatıp şukalla ile igili hissiyatında,fazla etkilenmiyordur,umarım.
    Öpüyorum ikinizi de.

    YanıtlaSil

Güzel yorumlarınız için teşekkürler :)