21 Kasım 2016

Suzan Defter / Ayfer Tunç





Çok uzun zamandır okumak istediklerim arasındaydı bu kitap...
Ayfer Tunç'la tanışmak için çok daha iyi kitapları olduğunu biliyorum ama günlük, aşk, acı gibi tanımlamalar beni nedense bu kitabı seçmeye itti.

Elime aldığım ilk 5-6 sayfa okudum...
Anlam veremedim...
Günümde değilim herhalde dedim, bıraktım..

Bir kaç gün sonra yeniden baştan okumaya başladım, hay bin kunduz aşkına !!!!
Yüzlerce imla hatası....
Hem de can yayınları...
Yok canım olmaz diyorum, yani bu kadarı olmaz...

Mesela düze- diye bitiyor bir sayfa, kelimenin ortasından kesik. Diğer sayfa yeni bir paragrafla başlıyor.
Görmezden gelip okumaya devam etmek istedim olmadı, derken çektim fotoğrafları... Bir sürü hem de...
Yazacağım bir şikayet, ağzım dolu dolu oldu bile düşünce aşamasında...

Can yayınları resmi sayfasını ararken bir kitap yorumu; hem de Suzan Defter...
Okumadan geçemedim ki, iyi ki okumuşum :))

"Kitap 2 günlükten oluşuyor" diye yazmış, heh dedim biliyorum :))
"Kitabın sol sayfaları erkeğe, sağ sayfaları kadına ait" cümlesini okumamla birlikte kitabı hemen aldım elime... Hahayyytttt kitapta yazım hatası yok :))) Yolda para bulsam bu kadar sevinmezdim galiba :))))

Kitabı ben aynı tarihleri peşpeşe ekleyerek okudum.
Dolayısıyla Ekmel Bey ve Derya'nın aynı günlerde neler hissettiğini peşpeşe ekledim... Böylesi bana daha çok uydu...
Oyun gibi geldi birazda, ilerle ve tekrar geri dön...

Ayfer Tunç'un dilini sevdim, Birkaç kitabını daha hemen listeye aldım...

Kitap iki yalnız insanın günlüklerinden oluşuyor. Avukat emeklisi boşanmış Ekmel Bey ve 30 yaşlarındaki kendini yalnızlığa hapsetmiş Derya...

Ekmel Bey'in dışarıyla derdi var, Derya'nın ise geçmişiyle... En çok da abisi ve abisinin sevgilisi Suzan'la... Bir şekilde yolları kesişiyor Derya ve Ekmel'in... Yalnızlıkları çekiyor birbirini belki de...

Ekmel Bey daha çok dinleyen, Derya ise anlatan...

Suzan ve abisinin aşkına o kadar inanmış ki Derya, kendi yaşayamadığı aşka sahip çıkacak kadar hem de... Sızılı, can acıtıcı bir hesaplaşmayı anlatıyor bolca... Abisine o kadar aşık ki, ufalanmış hayatı Suzan'ın aşkı karşısında...

Evlilikler, aileler, aşk, nefret, eşyalar... Ne varsa sorgulanıyor ikisi arasında.... Es vere vere...
Bir solukta okunuyor... Sıkmadan...

Suzan'ın aşkına hayran kala kala bitirdim kitabı...
Ekmel Bey'in kendini hırpalamasını sevdim...
Derya'nın ise hesaplaşmalarda kendini bulmasını....

Bugüne kadar okumadıysanız, okumanızı tavsiye ediyorum bu kitabı... Ben severek okudum...
İç hesaplaşmaları seviyorsanız, bu kitabı da seveceğinizi umuyorum...

Şayet okuyacaksanız unutmayın sayfa ayırımlarını :) Benim gibi dolanıp durmayın kitabın sayfalarında :))

Mutlu haftalar diliyorum hepinize...
Sevgiyle kucaklanacağınız bir hafta olsun ♥

Olmazsa olmaz altı çizili cümleler ;

* Herkesinki gibi, benim hayatım da roman. Hep, ne olduğunu bilmediğim büyük eksiğinin yakında tamamlanacağını umduğum bir roman.

*Ayrılmak bir solucanın ikiye bölünmesi gibidir, her iki parça ayrı ayrı yaşamaya devam eder, bir zamanlar tek parça değilmiş gibi, tanımaz birbirini parçalar.

* Sizi ve kendimi suda yüzen yağ damlasına benzettim. Kendine benzeyen bir damla arayan ve bir türlü suya karışamayan iki yağ damlası. Yüzüyoruz işte suda. Başıboş. Öyle parçalanmışız ki artık daha fazla parçalanmak ölmek demek. Ama yine de varız ve belli oluyoruz suyun üstünde.

* Pazar günleri, hayatın intikam günleri.
   Neşeli başlasın ve öyle geçsin diye  gayret edildikçe insanı koyu bir yalnızlığa, anlaşılmaz bir kedere iten günler.

* Düşündüm, BİR HAYAT NEDİR?
   Başlar ve biter, BİR HAYAT NEDİR?
   Acı ve tatlıdır, unutulur hepsi, BİR HAYAT NEDİR?
   Emin olmasam da "hayat bir iz bırakmaktır" diyebilirim.
   Mezar taşı bir iz sayılır mı, emin değilim.
   Razı olan için mezar taşı bir izdir.
   Ben razı değilim.
   Gerçi elimden ne gelir?

* Doğuda bazı genelevlerde adetmiş, ayak takımından olmayanlar kadınlara önce semaverle çay ısmarlarlarmış. Semaver söyleyen adama daha fazla itibar edermiş kadınlar, arkadaş olunmuş gibi olunurmuş, sanki bir dostluk havası, hatta aşk başlangıcı. Kadınlar kendilerini daha kadın, erkekler daha erkek hissederlermiş böylece.

* Aşk olmayan evde, giderek azalıp yok olan bir parfüm, buharlaşarak uçup giden su gibi eşyanın ruhu da yok oluyor. Maddenin anlamı kalıyor geriye. Tek başına ve aşksız yaşayan bir adamın evinde ise eşya evin efendisi kesiliyor. Musluklar bozuluyor, sandalyeler eklem yerlerinden ayrılıyor, koltuklar ihtiyarladıkça ufalan insanlar gibi küçülüyor sanki. Eşya yalnızlıkta çok ses veriyor.

* Bir kadının gittiği, evden belli olur. Kadın giderken düzeni götürür bir kere. Yaşayan ev sarsılır. Ev dediğiniz şey küçük büyük elementlerden oluşur. Kadın olan evde, erkeğin anlayamayacağı bir denge vardır elementler arasında. Erkek her birine vakıf olduğunu düşünse bile, onların nasıl bir uyumla işlediğini bilemez. Kadın gidince evin dokusu bozulur, susuz kalmış çiçeğe benzer, solar. Küçük şeylerin izi silinir. Eşyaların dili tutulur, ev sağırlaşır.

* Yıllar boyu yanmaktansa için için, boş odalarla dolu bir evde boşluk büyütmektense; ipin üstünde yürümekten başka NEDİR BİR HAYAT?

* Ayrılmak, gidenin, kalanın kucağında bir kucak kor bırakmasıdır, yanar durursunuz kül olana kadar.

* Sevdiğim eski bir söyleyiş, severim. Daha sahici gelir bana, eski zaman aşklarını, eskide kalmış aşkları hatırlatır. Ne kadar unutulmaya çalışılsa da, izi belli bir yara gibi duran aşklar.
   Sevdiğim: dün ve daima. Sevgilim: sadece bugün.
   Sevdiğim: eşsiz, tek. Sevgilim: sığ, çok.
   Sevdiğim: sevdim sahiden. Sevgilim: emin değilim.

* İnsan gençliğini aşka vermezse, gençlik neye yarar?

* "İnsan hayatı bir rahim arayışından ibarettir." dedi Ekmel bey, "ev rahimdir. Bundandır kendimize bir ev aramamız. Evi olan insan ne şanslı."

* Raconlar bu işe yarar işte, layıkıyla uyulduğunda dengeleri değiştirir, galip olan mağlup duruma düşer.

* "Belki de bir türlü yaşamadığımız için bu kadar büyüdü aşk," dedi, "aslında kısa bir şeydi, zamana yayıldı."




20 yorum:

  1. Yanıtlar
    1. :)))
      Okuyunca bana da seslen o zaman ;)

      Sil
  2. Ben de şaşırdım önce:)))ama madem böyle bir şey var, kitaba önemli not ya da dikkat diyerek uyarmalıydılar bence. :) bu arada kitabın ismi de bana çok tuhaf geldi :)) Çok teşekkürler tanıtım için Şebnem'ciğim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Şimdi yorumunu okuyunca tekrar evirdim çevirdim Müjde, ama yazmamışlar bir uyarı... Herkes bilmeli, bilsin mi dediler acaba :)))
      Öpüyorum seni ♥

      Sil
  3. Sizin kitapta altını çizdiğiniz yerler beni çok etkiliyor :) Teşekkürler :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ahhh buna çok sevindim :)
      Demekki aynı duygularda buluşuyoruz ♥

      Sil
  4. Oo bilmece kitap ��. Tanitim için tesekkürler canim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :)) Mehter marşı gibi desek daha doğru :))
      2 ileri 1 geri :))))
      Sevgiler ♥

      Sil
  5. Ayfer Tunç benim de merak ettiğim yazarlardan. Bir iki kitabını okudum ama daha okumak istediğim kitapları da var. Sol ve sağ sayfların farklı karakterlere ait olması ilgimi çekti doğrusu. Merak ettim şimdi :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ayfer Tunç ile ilk tanışmam ve evet sevdim diyorum ben de... Diğer kitaplarına ben de göz atacağım ;)

      Sil
  6. İyi ki şikayet maili atmadın Şebnem:)
    Ayfer Tunç'u çok seviyorum ama bunu okumadım. Aldım listeme o zaman.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. O maili atsaydım ve bana bu şekilde yanıt gelseydi çok utanırdım Sezer :))) Çünkü o kadar kendi kendimi doldurmuştum ki usturuplu bir mail olmayacaktı :)))) Sonra yer yarılsın, Şebo içine girsin...
      Bana en sevdiğin Ayfer Tunç romanını söylesene, ben de ikinci kitap olarak onu seçiyim ;)

      Sil
  7. Sezer`e katılıyorum, iyi ki yazmamışsın şikayetini:))
    Çok kitap okumayan ben bir tavsiye yazayım sana: Bir Maniniz Yoksa Annemler Size Gelecek-Ayfer Tunç. (çok seviyorum, çocukluk anılarımı okuyor gibi bir his:))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İyi ki Semi :))) Rezil olmuştum atsaydım :)))

      Tavsiyeni dinliyorum ve gelecek ayki kitap alışverşime ekliyorum bu kitabı :) Sağolasın ♥

      Sil
  8. Okumalıyım Seboş begenmişse daha ne ?
    Sağ-sol taraflar olmasa olmaz yine,demek ki burada başlıyor savaş anlaşılan.
    Kitab kurdum kıskanıyorum bu aralar seni ne çok kitap okuyorsun yahuu.
    Bu ara bitimek üzere olduğum kitap var az kaldı,az.
    Sevgiler. iyi okumalar.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Canımmmm ♥
      Bu aralar biraz daha hızlandım kitap konusunda evet, ama sennin başında rezil durumdaydım Merih :))
      Bu sene 35 hedefim var onu yakalamaya çalışıyorum ama yakalayamayacağım gibi sanki...
      Mucxxxx

      Sil
  9. Bu tarzda bir kitaba denk gelmemiştim, efendim. Yorumlarınız meraklandırdı :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Benim de bu şekilde ilk okuduğum kitap :)
      Sevgiler,

      Sil

Güzel yorumlarınız için teşekkürler :)