13 Kasım 2019

Acemi Eğitimi / Can Kozanoğlu



Geçmiş kitapları anlatmaya devam ;)

Bu kitabı bir internet alışverişimde kampanyalı diye almıştım. İtiraf ediyorum ki ne yazarla ne de kitapla ilgili hiçbir fikrim yoktu... Bazen böyle alışverişler yapıyorum, yeni yazarlarla tanışma şansı veriyorum kendime :)

Kitabı ilk bitirdiğimdeki izlenimim için; "Yaşananlar gerçek miydi, kurgu muydu, bir ailenin bütün fertleri bu kadar sıradışı olabilir miydi derken bir bakmışım kitap bitmiş♥" yazmışım.. Hâlâ da hissiyatım değişmedi :))

Kitapta ailesini;
 "Yalanların, kaçamakların, kavgaların eksik olmadığı bir burjuva ailesiydik. Ahlâk ve erdem abidesi dikecek halimiz yoktu. Sık sık dengesizleşirdik. Ama dayımın evliliği, dengesizliklerin de dahil olduğu dengeyi tamamen yıkmıştı. Biz, küfürcü ve kavgacı üç kardeş, sık sık sarhoş olan babamız, haylaz ve seks düşkünü Kıvanç Abi, hayallerdeki evlat tipine hiç uymayan Arınç Abla, tüm saflığı içinde vukuatlar işleyen Muammer Enişte... Baba tarafına geçersek; halamı her fırsatta aldatan Yaşar Enişte, aldatılmayı pahalı hediyeler karşılığında affeden halam, ömrünün son gününe kadar gariban kızları taciz etmekten vazgeçmemiş dedemizin hâlâ taze olan anıları... Bunlar çevreye anlatılabilir şeylerdi, çevremizdeki insanlar da böyle yaşıyordu, herkes birbirini anlıyordu. Ama genelevde çalışan bir gelin... Çevremizde böyle bir şey yoktu."
diye anlatıyor Can Kozanoğlu... Hissiyatımın sebebini şimdi anlamışsınızdır herhalde ;)

Ailesinden, çocukluğundan ve anılarından yola çıkarak yazdığı bu kitapta tarih sırasına göre değil de hani konuşurken oradan oraya atlarız ya, tam ifade verecek olursam daldan dala gitmiş. Olaylar çok da bağlantılı değil, kişiler olaylardan bile bağımsız bazen :))) Bu karmada sürekli gülümsetiyor, bu kadarı da yok yani diye kendi kendine konuşturuyor...

Ara ara bu karmaşada sıkıldığım zamanlar da oldu tabi... Ama kısa sürdü ve bir bombayla kitaba geri döndüm...

Sonuç olarak okuması eğlenceli, çıtır çerez bir kitap... Çok beklenti içine girmeden okursanız keyifli olacaktır eminim 😉


Altıçizililerim

* Şebeğin şah olduğu yerde aslan, eşeğin padişah olduğu yerde insan durmazmış!

* O kapının ötesi var ya da yok ama ölümün yumuşacık bir kapısı var. Nasıl ölmüş olursanız olun, kapının eşiğinde, bir yumuşaklığın, bir rahatlığın içine gömülüveriyorsunuz.

* Yaşam dediğimiz şey ölümün yavaşlatılmış gösterimi olabilir mi? Yoksa ölüm mü yaşamın bir âna sıkıştırılmış hali?

* Ödünç kurgulara kapıldığımız yabansı serüvenin adı yaşam  mıydı?


12 yorum:

  1. Daha önce görmediğim bir kitap. Kapağı da tatlıymış. 😊 Denk gelirsem bakarım belki.😊

    YanıtlayınSil
  2. Bu nasıl bir aile, nasıl anılar ben de şaşırdım😳 Ama bence kitapların güzelliği de bu. Farklı dünyalara ve hayatlara tanıklık etmek. Bizimle paylaşdığınız için teşekkürler😊❤

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Ordan oraya atlıyor ama okuduğum dönemde bana iyi geldi Umman :)

      Sil
  3. bu değil de başka kitabını okudum keyifliydiii :)

    YanıtlayınSil
  4. Hahahaha kitabın isminden ve kapağından ötürü kitabı çocuk eğitimiyle ilgili sanmıştım, bambaşka bir şey çıktı :-)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. hahaaa:)
      O gözle bakınca evet kapak aynen öyle bir duygu yansıtıyor hakikaten :))

      Sil
  5. Ben de bu sene hep okumadığım yazarları denemeye çalıştım :)

    YanıtlayınSil
  6. Sürpriz olmuş desene. Ben de zaman zaman deniyoum yeni yazarları arada çok sevdiklerim de çıkabiliyor 😊

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Kesinlikle... Yeni yeni hisler geliyor böylelikle...

      Sil

Güzel yorumlarınız için teşekkürler :)