13 Şubat 2009

sevgililer günü...


bu gece ankara yolcusu olduğumuz için oğluşla doca çiçeğimi bugün sevimli bir tavşanın kucağında yollamış...
teşekkürler canım :)))

12 Şubat 2009

içimde mikrop var...


Hafta başında oğluş hastaydı, sonra annem... E büyükdede zaten hasta... Ama ben yeni atlatmışmışmıştım....
Ne güzel ben onlara bakıyordum, iyiydim, hafta sonu Ankara'ya iyi gidecektim...
Şimdi genzim yanıyor, kuru bir öksürük boğazımda, beni dövmeye başladılar yine ki kemiklerim ağrımaya başladı...
Sevgili mikrop bak sana diyorum nerden geldiğin az çok belli ama beni daha önce birkaç kez ziyaret etmiştin... Ziyaretlerinde de beni hiç mutlu edemedin. Bak rica ediyorum... Hafta sonu Ankara'ya gideceğim, iyi olmam lazım. Seninle ilaç savaşına girip seni yok etmek istemiyorum. Senin de gideceğin yerler vardır mutlaka... Daha verimli yerler bulabilirsin belki... Hadi güzellikle git hemen evimden, barkımdan, vücudumdan hatta bana yakın her yerden... Anlaştık değil mi????
PC: Bu sene mümkünse bir daha uğrama... Zira ....... anladın sen onu ;)

9 Şubat 2009

bir pazar daha....

Sabah kahvaltımızı keyifle hazırladık...
Hiç mızırdanmadan, mmmmm diye diye pek keyifli yedik...
Sirke gitmek için sabırsızlandık durduk...
Dışarıda deli bir yağmur, soğuk...
Biz nasıl gideriz bu yağmurda diye düşünürken, onun heyecanı bize biraz cesaret verdi :))

Nasıl da uslu bekliyor sirkin başlamasını...

Sirkimiz pek büyük sayılmazdı, hatta küçüktü bile diyebiliriz. Akrobasi ağırlıklıydı.
Sıkılırmı acaba diye korkmama rağmen Oytun zevkle izledi...
Palyaçomuz aralarda çocukları yanına çağırarak gösteri yaptı.
Bizimki normal şartlarda konuya hemen adapte olamamasına rağmen pek istekliydi palyaçonun yanına gitmek için..
Beni ne zaman çağıracak diye sabırsızlıkla bekledi çağrılmasını.
Ama ne yazık ki palyaçomuz uzun süre oytunu yanına çağırmadı...
Bizimki baktı olmayacak palyaço sahneye çıkınca ben ben ben diye attı kendini ortaya :))) Palyaçoda mecburen gel demek zoruında kaldı ve oğluşumu tavşan yaptı...
Çok güldü minik tavşanım, çok eğlendi...
Muhtemelen ileride bu sirkle ilgili olarak hafızasında kalacak bu an :)))





Final piton yılanıyla yapıldı....
Bütün çocukların gözleri çakmak çakmak olmuşken, bizim serseri için çok doğaldı...
Bende sevicem, bende sevicem diyerek dibine dibine gitti :)))
Çok kısa bir süre öncesi teyzesiyle yaptığımız yorum geldi hemen aklıma...
Bu çocuk gerçek yılan gördüğünde koşup oynamak isteyecek demişti ve gerçekten de öyle oldu...
Sirk sonrası tek derdimiz yılanı sevememekti çünkü :)))



Günün sonunda o kadar üşüyüp, o kadar acıkmıştık ki kendimizi hemen bir pideciye attık...
Oğluş son zamanlarda adet edindi; yine bizden ayrı oturmayı tercih etti. Kendini daha iyi hissediyor diye ses çıkarmadık:)) Ve hiç müdahaleye gerek kalmadan lahmacunlarını silip süpürdü...
Eve giderken hala sayıklıyordu çadıra tekrar gidelim diye:)) Belki bu sefer bana yılanı sevdirirler diyordu... Onun bu heyecanı, isteği, günü güzel geçirmesi bizi mest etti yine...
Söz oğluşum sana, tekrar ne zaman gelir bir sirk daha bilinmez ama geldiklerinde seni hemen götüreceğiz ....









7 Şubat 2009

nasılda büyümüşsün...


Resimleri karıştırdım biraz....
Geçen sene bu zamanlarda nasıldın acaba dedim...
Sonra biraz daha geriye gittim
Sanki hiç yaşamamış gibi merakla...

Daha bir şımarıkmışsın 2008 de
Anneannen teyzenin yanında olduğu için hafta sonları seninle işe gidiyormuşuz beraber bu zamanlarda
Hafta içi de ağlayarak kreşe :(
Sana küçüksün dedikleri için arkadaşların kreşi bir türlü sevememiştin
Cümlelerin tam bu zamanlarda oluştu işte
Bekledik konuşmanı sabırsızlıkla, şimdi de çenen düştü dedik gülerek...
Anneannenle teyzene şakıdın bilgisayar ekranından öğrendiklerini
Elini uzattın bende gelicem yanınıza diyerek
Ekranın içinden onların yanına gideceğini düşündün hep :)))
Tam bu zamanlarda işte, başladı aslanlara karşı ilgin...
Evde aaaavvvv diye aslan olmaların
Dört ayak koşmaya çalışmaların
Hoş hala arada oluyorsun aslan, engel olamıyoruz sana :)))



Zıpırlığın tam, ama konuşman hiç yoktu...
İşaret diliyle anlatırdın herşeyi...
Ağzında büyük bir kalabalık vardı dagıl dugul
Ama bir türlü çevirip çıkaramazdın kelimeleri
Biz seni anlamayınca da kızardın
Biberon biii, balık bıııı, baba bıııı 'ydı
Bir tek annii derdin çok düzgün
Bir de deydey udu derdin...

Tam bu günlerde yürüdün 2006'da
Koşturmacaların en çok hastane bahçelerindeydi...
Memeden ayrıldın, biberona başladın...
Seninle sadece hafta sonları görüşebiliyorduk..
Özlemeyi öğrendin bu zamanlarda...
Ama kalabalık içindeydin, sevgi yumağıydın..
Her sabah saat 6 sen mammam nöbetindeydin...
Bir iştah, bir iştah sorma gitsin :)))
Ve sene 2005
Dijital makinamız olmadığı için bu zamanlardaki fotoğrafların albümünde..
Karnımdaydın...
Tekmelemelerin çoğalmıştı..
Çıkmak için sabırsızlanıyordun
Tabi bende sabırsızdım...
Normal doğum yapmak için uğraşıyordum işte tam bu günlerde
Doktorum dur bakalım, kilo almaya devam ederse bebeğin sezeryan diyordu..
Sende inadına kilo alıyordun..
Bu zamanlarda haftada bir gidiyorduk kontrole seninle..
Ve sen her seferinde 300-400 gr almış oluyordun :)))
Bazen öyle kıpırdanıyor ve tekmeliyordun ki nefes alamıyordum bile :))
Zaman nasıl da çabuk geçmiş minnoşum...
Sen kocaman olmuşsun bile :)))

5 Şubat 2009

bıkmadınmı bebeğim?


Bıkmadın değil mi bebeğim ?
Acaba bugün götürmezmi diyip yinede hatırlamaman için tüm poşetleri ortadan kaldırmaktan yoruldum minnoşum.
Hayvanlarını, arabalarını taşıyacak birşeyler buluyorsun yine de...
Hiçbir şey bulamazsan çantama sokuşturuyorsun...
Sabah götürdüğün yetmiyormuş gibi birde akşam topluyorsun...
Bırak kalsın bari anneannende,
Sabah yine gideceksin nasıl olsa
Duydun mu sesimi, anlatabildim mi sana bu sefer
Bu akşam anlayacağız değil mi? :))))

2 Şubat 2009

Hepsi vardı bu hafta...

Bu hafta sonumuz çok keyifliydi. Cumartesi akşamı keyifli bir buluşma vardı annemlerde. En kahkahalısından, en çocuklusundan, en kendine getireninden.... Coşkun + 2 ailesi :)))) ile birlikte... +2 demi ne? Bir aileden 2 aile daha çıktı ve etti üüüçççççç :))))


Sevgili İlkay geldi İstanbul'dan. Annemde hem birlikte olalım hemde çiğbörek yiyelim diyerek hepimizi topladı. Çiğbörek yapılışı Oytunla pek bir zahmetliydi. Tabi oğluşumun elinin değmesiyle pekde lezzetlendi çiğböreğimiz hahahaaa:))))...


Asıl ben çocuklarımız biraraya gelince ne yapacaklar diye merak ediyordum. Ama pek tatlılardı... İrem ablasıyla oğluşum maşallah diyim çok güzel oynadı. Yamaç ortalarda gezindi. Bir ara biz çaldık İrem-Yamaç-Oytun oynadılar kıvıra kıvıra :))) Kerem ise meraklı gözlerle etrafı izledi... Dördü de birbirinden güzeldi çocuklarımızın....




Çocuklardan fırsat buldukça sohbet koyulaştı. Heleki İlkayın seyahat öncesi ve seyahat anılarına girince pek bir eğlendik :)))) Bol kahkahalı bir geceydi yani....

Pazar günü de aldık anneannemizi gittik pikniğe. Hava soğuktu aslında ama ben hafta içi o kadar bunalmıştımki açık hava lazımdı... Güzel bir yürüyüş yaptık doca mangalımızı hazırlarken. Hoplaya zıplaya, temiz havayı içimize çeke çeke, kimi zaman kovalamaca oynayarak yürüdük. Birde sincap peşine düştük ki pek keyifliydi daldan dala atlayışını görmek...




Yemeğimizi yedik, birde üstüne çay keyfi... Enerji topladık... Özellikle bana çok iyi geldi... Ohhhh dedim... Her günüm böyle olsa :)))))



En kısa zamanda yineleyelim dedik ama bakalım ne zaman tekrar edebileceğiz...