8 Eylül 2017

ağustos seçmeceleri ♥



Bu hafta yine çıkılacak yollar, gidilecek düğünler, koşuşturulacak işler var...
Kısmen de olsa bloga dönmenin mutluluğundayım ama.
Henüz sizleri okumaya fırsat bulamadım gerçi ama o düzene kavuşmaya da az kaldı :))
İnstagram Ağustos seçmecelerini buraya koyup, mutlu hafta sonları diliyorum size...
Bir kaç gün sonra yeniden görüşmek üzere :)




Biiirrr vaarrmıışşş, biiirrrr yokmuuuuşşş 😢😢 

Teyzesinin kuzusu
Yine başladı hasret günleri
Her seferinde daha da koyuyor bu ayrılık
Ti seni çok özleyecek Arden
Avu da yani abi de...




Paşacımla sabah yürüyüşü yaparsak kedicikler, köpecikler beslenir... 
Sonra da ekmeğimiz itina ile taşınır ❤❤❤ 

Teyzesinin kuzusu
Sayılı günlerimiz kaldı artık
Doyamadan hasretlik başlayacak yine
Tam sıkmalık oldu üstelik :(




Kalimeraaaaa 😘😘😘😘

Midilli / Petra 
Kuzular meler, horozlar öter
Şebo bu çayı da ìçtimi güne hazır demektir
Yemin ediyorum haritaya bakmaktan Midilli haritasını ezberledim
Sınava girsem dağlar kıyıya dik der yıldızlı beşi kaparım :))




Heyyyy komşiiii.... 
Şerefeeeee   ❤❤❤


Midilli / Petra
Akşama kadar nasıl yorulduk anlatamam
Şimdi dinlenme zamanı





Tamam rose iyidir, adamı dinlendirir de...
Biliyorum yanındaki sütlaç çok anlamsız gibi gözüküyor 😂😂😂
Ama bak şimdi bunu bir yiyen pişman bir de yemeyen 👌👌 
Adamlar hazır sütlacı nasıl yapıyorlarsa yemin ediyorum anne sütlacından daha iyi... 
Şarabın yanında bile yediriyor kendisini... 
O kadar yani 💙💙💙


Midilli / Petra
Gece keyfi
Midesiz demeyin sakın
Bugün yemeye doyamadık bu sütlacı 
Hava mis burada 
Üzerimize hafif bir hırka bile aldık
Sohbet muhabbet işte
Yarın yine yoğun bir gün bizi bekliyor





Karşı kıyı Midilli'den size el sallamaya gidiyoruz 👋👋👋 
Siz gezmeye gittiğimizi mi sanmıştınız yoksa 😂😂😂 

Ufak bir kaçamak yine
Yalnız feribota yine ilk biz bindik
Annem sağolsun
Şimdilik hoşçakalın





Bir huzur noktasının keşfinden dolayı mutluyum ☺☺☺

Söke / Güllübahçe
Gelebec
Yeni keşifler güzeldir ♥



Bu sefer Oytun'un kitaplarını ben seçtim. 
Bu yaz boyu Sherlock Holmes serilerine feci takıldı... 
Değişiklik olsun dedim 😉😉 
Bakalım hangilerini beğenip, hangilerine burun kıvıracak 📚📚📚


Kitap alışverişi
Bir anne dile tamamen benim annem gorile ithafen seçildi
Ben de çok merak ediyorum ama
Sonuçlar okuma bitince
Kahve keyfim de tamamdır
İşe dönebilirim artık




Enerjisini sevdiğim insanlar var benim… 
Hiç sebepsiz özlediğim, merak ettiğim… 
Hiç tanımadığım halde ruhumla kocaman sarıldığım insanlar… 
İşte o insanlardan biri de Esra… 
İstisnasız okuduğu her kitaba sulandığım, 
Çocuk kitaplarını bana yeniden sevdiren ve okumama sebep olan Esra ❤❤❤

Bıdı bıdı hallerinin müptelasıyım mesela… 
Her telden çalmaya başladıysa bilin ki kahkahanızda başlamıştır eşgüdümlü olarak… 
Sıcacık, içten…. 
Bir sürü güzel kartımla birlikte okunmayı bekleyen kitaplarımın arasına yeni bir kitap ekleyerek günümü aydınlattı bugün benim. 
Blogunun değil 5, 55. yılını da birlikte kutlayalım inşallah…. 
Seni seviyorum @lokumcocukkutuphanesi 

Nice postların olsun Esra
İyi ki tanımışım seni
Grano'da buluşuruz belki bir gün




Güünaaaayyyddddııııınnnn ❤💙💚💛💜
Bol hareketli, bereketli ve de huzurlu bir hafta diliyoruz size kızlarımla 😃😃😃

Ben bu heykellere bayıldım
Ben gibi
Haydi tempo bir iki...
Ben sadece onları çalıştırıyorum ama
İlk bacak hareketinde tırtlarım ben muhtemelen
Atina
Geziden geriye kalanlar




Bu sıralarda böyle pozlar vermeyi çok seviyor 😃😃 
Hiç fotoğraf çektirmemesinden iyidir deyip idare ediyoruz işte 💕💕💕


Mykonos / Yunanistan
Benim yakışıklı şapşiriğim
Tam çeşit oldu bugünlerde




Patmos sokaklarında analı oğullu pek mi güzeliz ne 🎶🎵🎶🎶


Patmos / Yunanistan
Analı oğullu
Geziden geriye kalanlar
Gemi turu








6 Eylül 2017

2 yaş dediğin nedir ki kuzucum :)




Şimdi senin doğumgününü mü kutlayacağım sanıyorsun yoksa minik suratım.  Ben ikinci bayramımı kutluyorum bugün :)))
Bozulma hemen :)) Senin doğumun benim ikinci bayramım ne de olsa ♥

Bu sene 3 ay birlikteydik seninle yine... Dolu dolu bol koşuşturmacalı bir 3 ay...
Şükür ki yine güzel anılar biriktirdik teyzem seninle...
Gelişinden başlıyorum bak yine :))

Biz havaalanında yine 3 kafadar olarak anneannen, ben, abin hazır ve nazırdık yine. Bu sefer akıllandığımızı düşündük ve birbirimize de bin tembih ettik oğlumcum; aman çocuğun üstüne atlayıp ürkütmeyelim diye. Elimize de senin ilgini çekebilecek şeyler aldık :)) Hangisini seçersen sevip koklama önceliği onun dedik. Teyzen uyanıklık yapıp köpek mama kabının içine eti çubuk krakerleri sakladı ama abin bize ihanet edip senin gülümsemenle birlikte kaptı seni oğlum. Havaalanında epey bir koşuşturduk sizi yakalayabilmek için :))) Sonuç tabi ki fısssss :) Azıcık öpüp koklattın sonra bastın yaygarayı... Hayır abinin bizden ne farkı var anlamadım. Ona gülücük bize yaygara :)))

Geçen sene uzunca bir süre beni her gördüğünde ağlamıştın. Bu sene şükür level atladık ağlamadın ama yanıma da yaklaşmadın. Anneannenin berjer koltuğunun arkasına saklanıp uzun uzun baktın sadece. Kıpırdamadın yerinden. Senin ilgini çekebilmek için türlü şebeklikler yapsam da yerinden kıpırdamadan bana temas etmeden anneni aracı kılarak o ilgi çekici şeye ulaşmaya çalıştın. Tam bir hafta sürdü bu seremoni... Sonrası güllük gülistanlık diyemeyeceğim ama iç güveysinden halliceydik :)))

Teyze demen için çok uğraştım. Teyze, teyze teyze diye başının etini yedim... Baktım olmayacak tete de bari dedim. Teteye de hiç sıcak bakmadın. Sonra oldu da bittiye getirip " Tİ " dedin kısaca. Buna da şükür deyip kabul ettik Tİ 'yi ♥  Her tiiii dediğinde içimin yağları eridi emin ol.

Bu arada Oytun paşaya da abiii derken birden avuya bağladın :))) Tembel teneke olduğunu böylelikle ispatladın ahahahaaaa :))

Gider ayak kelimeler artık iyice şekilleniyordu ağzında bu sene. Ama favorim ti ve futti :)) Futti de deniz bu arada ahahahaaa :)) Büyüdüğünde çok güleceksin biliyorıum bu kelimelerine...

Bu sene arada biz anneannenden evimize giderken bizimle gelmek istedin. Hiç kırmadık seni, hadi gel dedik. Attık arabaya eve geldik. Her seferinde muhteşemdin ta ki uyuma faslına kadar :))) Oynama faslı bitip uyku dediğimizde anne, anne diye kapıyı gösterdin. Gecenin bir yarısında geri dönüp anneye teslim ettik seni. Aslında şimdi diyorum ki ben seni uyuturdum ama öyle bir korkuttun ki gözümü, seni ağlatıp benden uzaklaşmana sebep olmak istemedim :))) Deli deliyi görünce sopasını saklarmış ne de olsa :)))
Gelecek sene tekrar deneriz bu turu... Aklımızda kalmasın dimi ama :))

Geçen sene diş buğdayı seremoninde ressam olacağına karar kılmıştık ama bu sene ben bu teoriden tamamen vazgeçtim. Seni çöp kamyonu şoförü yapmaya karar verdim ahahaaaa :)) Evet tüm kamyonlar, vinçler, kepçeler ilgini çekiyor tamam ama her çöp kamyonuna deli gibi sevinip kahkahalarla el sallanmaz ki be oğlum. Ben  ne yapayım. Mahallenin çöpçüleri şimdi yokluğunda neredeyse seni soracaklar. Bizim balkona bakarak geçiyorlar artık...

Bu sene seni uyutmama fırsat olmadı hiç. Annen çok güzel alıştırmış uyku konusunda seni. Ama yanında olduğum sürece yemeklerini ben yedirmeye çalıştım. Arada su kaynatıp anne, anne desende birşekilde seni kandırmaya çalıştım ahahaaaa :) Annen bu yöntemimi hiç onaylamadı ama olsun teyzelere serbest dedim verdim telefonumu eline :))) Bol bol kırmızı balıkla balıkçı Hasan'ın şarkısını dinledik, gerçeği yetmedi çöp kamyonlarının videolarını izledik. Sen "tiii aççç" dedin ben de açtım.. Hiç pişman değilim ahahaaaa :)

Bol bol gezdik, yedik, sarıldık :) Hoş sen arada parmaklarını büzüp bana gösterip "uvaavuyuavuuu" diye bağırdın yani bana "hayır" dedin ama olsun o bile çok eğlenceliydi ♥

Fakat oğlum sen öyle bir şebeksin ki giderayak yine tiii'nin ağzına bir parmak bal çaldın gittin. Son dakikalarımızdı kahvaltı ediyorduk bir cafede. Orada öyle bir sarılıp başına omzumu koyup kaldın ki hatırladıkça hem gülümsüyorum hem de içim cızz ediyor... Kavuşmalar çok güzel oğlum da ah bu ayrılıklar olmasa işte...

İşte Ardenim üç ayımızın kısaca özeti... Hepsi birbirinden değerli anlar...

Bu sene el sallaya sallaya, öpücük ata ata gittin. Gelecek sene aynı performansı gelirken de bekliyorum senden haberin ola ahahahaaa :))) Öpücükler ata ata atla kucağıma oldu mu oğlum benim. Hatta gelecek sene annenle babana bir çelme takıp ben teyzemle kalıyorum siz gidin de diyebilirsin ahahahaaaa :))) Düşüncesi bile çok güzel paşam :))))

Gönlümün minik prensi seni çok seviyor ve özlüyorum...

İyi ki doğdun paşam... İyi ki doğdun da bu güzel duyguları yaşayabiliyorum yeniden seninle... Teyze ana yarısı derler, o yüzden birbuçuk anayım ben diye dolanıyorum senin sayende...

Ömrün, bahtın, şansın bol olsun parmak adamım...
Tiii senin hep yanında olacak bundan sonra da... Hep güzel anılar biriktireceğiz abin, sen ve ben...
Gelişinle bizi taçlandırdığın için binlerce şükür bebeğim ♥

Teyzen...


Kardişe ufak bir not: Ardenle birlikte farkındasındır pabucun dama atıldı artık ahahahaaa :))) Pabucunu yeniden alabilmek için bırak şu oğlanı bize biz yeniden senin gelişine gidişine maniler dizelim :))))
Analığının 2. yılı kutlu olsun sarı civcivim ... İyi ki doğurmuşsun vallahi :))))






12 Ağustos 2017

temmuz seçmeceleri ♥


Kısa bir durum bildirimi yapıyım hazır gelmişken...

Hala yoğunum :( 1 haftalık bir kaçamak yaptım ama şükür...
Yunan adalarını gezdik maaile... İnşallah uzun uzun anlatacağım...
Nereleri gezdim, gemi turu iyi mi, kötümü? Deneyimlerimi kendimce aktaracağım, belki bir faydası olur...
Tabi anlatacağım ama bu sefer az fotolu ya da hiç fotolu olmayabilir :(
Dün işyerine gelmemle birlikte fotoları bilgisayarıma yükleyeyim dedim, aneymmm o da ne... SD kart açılmıyor... Ben panik tabi... Soluğu bilgisayarcımda aldım... Kart bozulmuş muhtemelen, kurtarabilir miyiz bilmiyorum dedi... Dünden beri kısıtlı sayıdaki telefonumdaki fotolara bakıp bakıp iç geçiriyorum... Lütfen kurtulsunlar, lütfeeeennnn 🙏🙏 Kulağım telefonda bekliyorum...

1 hafta tatilin ardından biriken işler, gelecek işler temposuna yeniden bodoslama bir giriş yaptım. Bugün Cumartesi ve ben çalışıyorum bu sebeple :) Ama ümitliyim 1 hafta sonra tekrar kaçamak yapma ihtimalimin pozitifliğini taşıyorum...

Kardiş hala burada, küçük prensim de tabi... Çok az zamanımız kaldı... Anları değerlendirmeye çalışıyorum o sebeple...

Siz Temmuz seçmecelerine baka durun, ben yeniden çalışmaya koyulayım...
Ne demişler işleyen demir pas tutmazmış...
Yalan vallahi ahahahaaaa :)) Ruhum pas tutuyor benim çalışırken...

Size uğrayamazsam kızmayın bana... Eylül'de telafi hakkımı kullanacağım söz ♥




Pazar keyfini taçlandıralım dedik 🍻🍻

Mis gibi bir hava
Asos
Benim güzel çekirdek ailem
Balığı da denizi de ağlatmayız biz :)
Keyiflerimiz daim olsun dedik
Dağ koruğu yemeyen kalmasın
Tüm otlar fevkaladenin fevkinde...




Kazanan biraları öder demiştim ki kardeş çok ballı çıktı 😢😢😢😢

Hesabın bana kaldığını anlamışsınızdır herhalde
Dikili / Bademli köyü
Buralara yolunuz düşerse koyları gezin mutlaka
Biz denizine bayıldık
Tam turkuaz rengi



Bu aralar çiçeklerim bana çok cömert davranıyor sanırım. 
Difenbahya senelerdir bakarım, heryerde de görürüm ama çiçek açtığını hiç bilmiyordum . 
Nasıl da güzel açtı bakar mısınız... 
İsimsizime "nadide" demek şart oldu artık 👏👏👏

Bu ayki mucizem
Yeşilin bereketi ♥




Paşacım uyuduysa, teyzesi de en huzurlu selfiyi çeker ✌✌✌

Bir kahvaltı keyfi daha
Altınoluk
Yaşasın cumartesi
Kuzularımla birlikte mutluyum ♥



Sınırsız internet ve oyun hayalleriyle ofise gelen Oytun'un çekmeceden çıkan sürpriz test kitaplarıyla yaşadığı dram 😄😄😄😄

Hayaller ve hayatlar Oytuncum, seni seviyorum oğlumcum 😘😘😘😘

Bu çocuk bu kitaplardan kurtulamayacak sanırım
Bu hafta denizi bırakıp ofisi tercih etti paşam
Önümdeki evrağın fotosunu çekiyorum sanıyor şaşkın oğlum
Anne yine mi yaaa diye söylenecek biliyorum
Olsundu, anılar paylaşmak içindi 
Test kitaplarını görünce gözleri yuvalarından çıktı yalnız
Yine çok eğlendim
Ters köşeyi seviyorum ben





Boyoz boyoz olalı bu kadar özlenmemşti galiba... 
Çocuklar gibi ağzımı burnumu soka soka yemek vardı ama asaleti bozmadan çok kibar yedim 😄😄😄 
Şimdiye kadar Alsancak Dostlar Fırının'da boyoz yemediyseniz henüz boyoz yememişsinizdir, çok ciddiyim 💜💜 

İzmir güzeli boyoz
Reklam falan yapmadım vallahi
Adamlar bu işi yapıyorlar
Sebzeli de yapıyorlar üstelik
Donmuşlarından da kaptım hemen
Sıcak sıcak evde boyoz keyfi yapacağız mis gibi
Koştur koştur olan bir günden şahane keyifler de çıktı...



Bir abla kardeş gecesini de SERTAB SHOW 'a ayırmanın zevkindeyim desem 
😘😘😘😘👍👍👍

Konser
Sertab Erener / Altınoluk
Fevkaladenin fevkinde bir gece
Sizin için yırtınır istek parça bile yapabilirim
Deliyim biliyorsunuz ;)



Gülüşünü sevdiklerim 😘😘😘

Ak prens,  kara prens
Kuzu bunlar kuzu
Bir buçuk anayım ben
Siz gülünce gönlüm öyle şenleniyor ki
Tahmin bile edemezsiniz




Biri taş derdinde, diğeri kestane...
 Anaları da keyif ✌✌

Sıcaktan o kadar bunaldık ki bugün
Coss ettik denizde
Normalde denizi soğuktur buraların
Bugün deniz bile hamam suyu gibiydi





27 Temmuz 2017

Bu kitap çocuklara #3





Benim Annem Bir Goril / Frida Nilsson

Bu sene okuduğun kitaplar arasında en eğlencelisi hangisiydi deseniz kesinlikle bu kitabı söylerim :)
Çocuk kitaplarını bu sebeple çok seviyorum işte...

İnternetten kitap alışverişi yaparken Oytun fark etti bu kitabı ilk önce, yavrum Tarzanla özdeşleştirdi ama ben bir sürü geyik yaparak onu zorladım. Ben goril miyim, şimdi sen bana ne demek istedin, gorille bir bağlantım mı var diye milyon soru sordum ahahaaa :) Ve bunu yaparken çok da eğlendim :)))

Neyse kitabımız geldi, bizimki bir çırpıda okudu. Kıkır kıkır gülerek hem de... Beni sardı mı bir merak :))) Okurken de taciz ettim; bana benzeyen yerini buldun da ona mı gülüyorsun yoksa diye :)) Bizimki yok mok diyor ama habire de gülüyor. Çatlak kiremitim benim. Kitabı bitirdikten sonra bir güzel de anlattı bana, ki bunu normal şartlarda hiç yapmaz. Benim için okumak farz oldu tabiki...

Kitap Jonna'nın hikayesini anlatıyor.
Mimozalar yetiştirme yurdunda diğer 50 arkadaşı ile birlikte bir gün evlat edineceği günü bekliyor. Hayatlarından  bir yandan memnun olsalar da müdür Gerd'in titizliği sebebi ile hayatlarından bezdikleri zamanlar da az değil. Ve hepsi mis gibi kokan, saçlarını topuz yapmış gerçek bir anne özlemiyle bir gün bu yurttan gitme hayali kuruyorlar...

Jonna hayaline kavuşuyor ama büyük bir problem var aslında. Onu evlat edinen anne hiç de hayalindeki gibi değil; goril olmakla birlikte oldukça dağınık, pis ve bir hurdalıkta yaşıyor. üstelik bazen oldukça da üçkağıtçı :))) Jonna'nın gorile alışması hiçte kolay olmuyor tabi ve birlikte bir sürü sorunun altından kalkmaları lazım....

İşte böyle bir hikaye...
Mesaj kaygısı olmayan ama sevgiye dair bir sürü mesaj barındıran bir hikaye...

Bu annenin hiç mi güzel yanı yok sevgisi dışında.... Tabi ki var... İnanılmaz bir kütüphanesi var mesela, kitaplara aşık bir goril... Bir gün sahaf açma hayali var mesela...
Sevmemek imkansız bu gorili anlayacağınız ♥

10 yaş üzeri için oldukça uygun bir kitap... Erkek, kız hiç fark etmez...
Aslında çocuklardan daha çok bizlerin okuması gereken bir kitap. Garanti ediyorum çok eğleneceksiniz :))
Tabi hemen bir şeyi de not ediyim buraya şayet hep doğru ve düzgün davranışlara ait bir kitap okusun çocuğum diyorsanız bu kitaptan uzak durunuz efenim zira bu kitapta kahvaltı sırasında fırlatılmış bir omletin çizmenin içinden çıkabilmesi mümkün....

Ya da temizlikle ilgili şöyle bir düşünceye rast gelebilirsiniz. Aslında hak vermedim değil Jonna'ya :))

"Arada sırada bütün bu yıkanmaların, fırçalamaların biraz gereksiz olduğu düşüncesi de aklıma gelmiyor değildi hani. Tespitlerime göre, yıllarca küvette dikilip keselenebilirsin ama nihayet yıkandıktan kısa bir süre sonra yine kirlenirsin. "

Bilmem anlatabildim mi?

Fakat şundan çok eminim bu kitabı siz de çocuğunuzda çok sevecek emin olun.....

Öpüldünüz ve sevildiniz efenim ♥


Kendimize küçük bir not;
Benim sultanım güzel annem de kitabın adını benimle özdeşleştirmiş olsa gerek ki Oytun okurken küçük bir not kağıdına "Annenle derdin ne oğlum senin?" gibi bir not koymuş kitabın arasına ahahaaaa :)) Bu not kitabın ayracı oldu bende :))) Seviyorum anne seni, hem de çooookkk ♥





25 Temmuz 2017

4 film 1 şebo hali


Yazacak, anlatacak çok şey birikti aslında ama tık yok bende...
9 senedir bloga yazıyorum ve 9 sene sonra anladımki ben yazları yazamıyorum ahahahaaa :))
Geç oldu ama aydım  :)))
Başka bahaneye falan gerek yok vallahi...
Her sene ay zaman ay iş ay tatil demişim ama bir sene bile farklı bir durum oluşmamış....
Bundan sonra kasmıyorum hiç haberiniz ola...
Siz azıcık filmlerle idare edin ben yaz sonu toplu anlatacağım yazdıklarımı :)))
Taslaklarda bekleyen 2 cümle yazıp beklettiğim yazıları tık tık yayınlarım bir bir :)
Öpüldünüz, koklandınız efem...
Yine gelirim söz ;)



THE HOLLARS (2016)

Bu film internette gezinirken afişine vurulup izlediğim bir filmdi... Orta yaş üzeri kadın ve erkek, alttakiler de çocukları galiba dedim. Gülüyorlar; sanırım sıcak aile komedisi diye afişi okuduğumu da söyleyebilirim hatta :))) Yanıldım mı çok da yanılmadım aslında... Hafif bir dram eklenmiş olmasını hastahane yatağından tahmin etmeliydim, atlamışım 😉

Tipik bir aile filmi diyebileceğim film de favorim Sally (Margo Martindale), tipik bir anne olarak çıkıyor karşımıza. İki zıt karakterli oğul, takıntılı ve duygusal bir koca var hayatında.  Hayatındaki erkekleri çok iyi tanıyan, bol kahkahalı bir kadın. Anaçlıkta tam onikiden vurmuş olanlardan işte :) Anladınız siz beni...

Baba Don (Richard Jenkins), çocuklar Ron (Sharlto Copley) ve John (John Krasinski) birbirinden bağımsız erkekler statüsünde her biri başı çekiyor... Ron boşanmış bir çatlak, John hayallerinin peşinde koşacağım diye ailesinden uzaklaşmış ama başarısızlık takıntısıyla mücadele eden bir cool tipleme baba ise duygusallıkla hayalperestliğin birleştiği garip bir adam... Karakterleri hiç abartmadım, inanın aynen böyle...

Sally hastalanınca aile yeniden bir araya geliyor, eski defterler açılıyor, hesaplaşmalar yapılıyor, ortaya da komik sahneler çıkıyor tabiki...

Filmin konusu anladığınız üzere sıradan, her zaman karşılaşabileceğimiz bir konu. İşleyiş tarzıyla da çok farklılık yaratmamış ne yazık ki. Dolayısıyla bu konuyla ilgili çok daha başarılı filmler mevcut izleme seçeneklerimiz arasında. Margo Martindale hariç çıkış yapan bir karakter de yaratamamışlar oyunculuk konusunda. Tüm bu sebeplerden belki de zirveye tırmandırmadı beğeni konusunda beni. İzlenmeyecek kadar da kötü değil tabi ki. Diyorum ya ortalarda bir yerlerde. İyi bir ütü filmi olabilir hatta kendisi...

Sonuç olarak bu film bende EEEEHHHH İŞŞŞŞTEEEEE kategorisinde yerini aldı. Bir şeylerle uğraşırken rahatlıkla izleyebileceğiniz bir film, değerlendirmeyi size bırakıyorum 😉





BEKAR YAŞAM KILAVUZU (2016)

4 bekar kadının hayatlarından kesitler sunuyor filmimiz; Alice (Dakota Johnson), Robin (Rebel Wilson), Meg (Leslie Mann) ve Lucy (Alison Brie)....

En maksimumlarda yaşayan müzmin bekarımız Robin, çılgın karakteriyle komedi unsurlarını güzel oluşturmuş ama benim favorim Meg oldu. Daha gerçekçi bir karakterle beni daha çok cezbetti.... Lucy ve Alice ise arayış içerisinde iki karakter olarak çıkıyor karşımıza ama tamamen farklı yönlerde arayışları; Alice kendini arıyor, Lucy ise diğer yarısını....

Karakterlerin zıtlığı güzel bir uyum yaratmış aslında... Filmi eğlenceli yapmış...

Alice'nin film içerisinde zamanla kendine yarattığı dünyayı ve evi çok sevdim filmde... Hele kitap okuduğu bir pencere var ki, filmi izlerseniz ne demek istediğimi çok iyi anlayacaksınız....

Robin'in çılgınlıkları uçlarda olsa da kilosuyla başetmesi de güzeldi... Çılgınlıkları için bir şey diyemeyeceğim ama kilolarıyla barışık kadın profili gayet hoştu.

Alttan alttan güzel mesajlarla hafif bir feminizm duygusunu da güzel harmanlamış hatta film... Kendine yetebilen kadın güzelliğinin arada dozajını kaçırsa da çok antipatik gelmediğini söyleyebilirim.

Biraz kafa dağıtmak için beklentisiz izlediğinizde filmin gideri var... Ben de durumu budur yani 😊😊

Sonuç olarak çıtır çerez kategorisinde EHHHHHHH İŞŞŞTEEEEEEE  sevilebilirler arasında yerini aldı bende bu film efenim.....



DÜŞLER TERZİSİ (2015)

Uzun süredir izlemek istediğim filmler arasındaydı bu film. Hatta tavsiyede de bulunmuştu bir blogger arkadaşım ama bak şimdi kim olduğunu hatırlayamadım. Beni okuyursa şu an özürlerimi ve öpücüklerimi gönderiyorum kendisine.

Tilly (Kate Winslet) seneler sonra çok küçük yaşlarda gönderildiği kasabaya geri döner. Huysuz, hasta ve hatta çatlak annesi Molly (Judy Davis)'nin yanına yerleşir.... Gerçekleri, neden gönderildiğini ve özellikle kendini bulmaya gelmiştir aslında... Bu arayış içerisinde kasabada ilginç gelişmeler de yaşanacaktır tabi ki.... Tilly geçmişiyle yüzleşip kasabadan da intikamını alacaktır bir şekilde... Filmin konusunu böyle özetleyebiliriz...

Gelelim bendeki hissiyatına....

İlk önce kasabayla başlayayım... Kasaba kasaba değildi de sanki terkedilmiş 3-5 evdi filmin ilk başlarında. O insanlar nerede yaşıyorlar ki dediğim bile oldu. Ama sonra ortayı buldular şükür...

Çatlak anne Molly' ye bayıldım film boyunca. Ki bayıldığım kadar da varmış, filmin sonunda şahaneydi... Bir yandan gülüp bir yandan da duygulandım kadına... Filmi izleyenler anlayacak ne demek istediğimi ;)

Diğer favorim polis Sergeant (Hugo Weaving) idi... Renkli kişilikleri çok seviyorum galiba ben. Ama adamın kumaşlara dokunuşu, kıyafetleri ezbere çözümlemesi o kadar cezbediciydi ki gözlerimi mimiklerinden alamadım bir türlü...

O dikilen kıyafetler, kasabanın renksizliğine inat pasparlak duruşları bir yandan absürt bir komedi unsuru gibi olsalar da verilmek istenen duyguyu gayet yerinde vermişler bence...

Filmin ilk çeyreğinden sonra bir sonraki adımı merak ede ede ve sonunda heytt be hak ettiler ama diye çokça keyiflenerek izledim ben bu filmi...

Sonuç olarak SEEEEEVVVVVDİİİİMMMMM ben bu filmi ve hala izlemediyseniz şayet izlemenizi tavsiye ederim.... İzlemesi keyifli, sürükleyici bir film....


ZORAKİ KOMŞU (2015)

Yine size gerçek yaşamdan alınmış bir film anlatacağım...

Yazar Alan Bennett (Alex Jennings) 'in Bayan Shepherd (Maggie Smith) ile 70 li yıllarda süregelen 15 yıllık sıradışı bir komşuluk hikayesi...

Bayan Shepherd sarı minibüsüyle Londra sokaklarında çeşitli evlerin önüne park ederek yaşıyor. Bir nevi toplayıcı da diyebiliriz hatta. Kimi sakinler bundan hoşnut gibi gözükse de kimi sakinler evlerinin önündeki bu ziyaretçiden rahatsızlar. Minibüse park yasağı gelince de Yazar Bennett'in evinin bahçesine bir şekilde park eder. Kısa sürecektir aslında, beklenen o dur yani... Ama 15 yıl sürer... Bu arada tabi iki zorunlu komşu arasında da doğal olarak bir dostluk oluşur.

Filmde ilk başlarda çözemediğim bazı şeyler vardı. Mesela yazar evde iki kişi olarak çıkıyor karşımıza... Birisi kitap yazan yazar, diğeri de hayatı yaşayan kişi... İkizler mi acaba diye düşündürse de ilk etapta allahtan çok saflığım tutmadı da çabuk çözdüm ahahahaaa :)

Kadının kimliği ile ilgili de garip gelen bazı tutarsızlıklar oluştu kafamda ilk başlarda ama şükür onu da çabuk dağıttım ve filmi keyifle izleyebildim.

Tabi tüm bu karmaşıklığım, gerçek yaşam hikayesi diye başladığım filmin gerçek olamayacak kadar garip bir hikaye barındırmasından da kaynaklandığını söylemeden edemeyeceğim. Bu tarz insanlarla karşılaşmadığımızdan gerçekliğine inanmak zor oluyor tabi...

Film evsiz bir kadını anlatmasına rağmen acındırma duygusundan çok güzel arındırılmış ve hatta Bayan Shepherd'in çocuk ruhundan ve enerjisinden oldukça güzel faydalanılmış. Korkuları da merak uyandırıcı öğe olarak bir güzel katmanlandırılmış.

Aynı çizgide giden ama keyifli bir film... Aksiyon severler için çok iyi bir seçenek değil sanırım ama biyografik filmlerden hoşlananlar için güzel bir seçenek bence...

Film çekimleri gerçekten Bayan Shepherd'in yaşadığı gerçek mekanda yani yazar Bennett'in evinde çekilmiş. Bunu filmi izledikten sonra öğrendim. Hatta o son yaşadığı sarı minibüs hala yazarın evinin önünde duruyormuş.

Sonuç olarak bu filmi SEEEEEEEVVVVVDDDDDİİİİMMMM ben ve sizin de seveceğinizi düşünüyorum.

18 Temmuz 2017

haziran seçmeceleri ♥



Temmuzun ortasında çok güzel Haziran seçmecesi yaparım ben...
Karpuz seçer gibi hem de :)))
Hiç vakit, nakit demeden direkt konuya da atlarım üstelik :))
Anladınız siz beni ;)



Bir tatil masalının daha sonuna mı geliyoruz ne :((( 
Bitmeyen tatil olaydı iyiydi 😩😩😩

Tatil bitiyor....
Yarın paşa paşa iş başı...
En çok da bebelerimi bırakıp gitmek koyuyor
Buna da şükür gerçi
En azından her hafta sonu birlikteyiz...



Şimdi size kitap-kahve-deniz ohhh missss keyif demek isterdim 
ammmaaa velakin bizdeki durum taş atmaca, simitle debelenmece, bol oynaşmaca ✌✌✌ 
Harekette bereket varmış..

Analı oğullu kuzulu... 
Bu yaz miskinlik yapmak yok...




Mutlu bayraaammlaaarrrrr 😘😘😘😘

Sevdiceklerinizle musmutlu olun 💙💜💛💚💛💙💜💚


Bugün bayram..
Benim güzel çekirdek ailem...
Bu bayram mutlu bayram...





Gönlümün paşaları artistik bir çalışma yapar da ben buralara koymaz mıyım hiç ✌✌✌✌

Ak prens - kara prens
Parmağını yediğim kuzum
Aklını yediğim ergenim
Oytun'un artistik çalışmalarından
Bir buçuk anayım ben, hemide en mutlusundan :)





Bir ergen pazara kitap satmaya çıkarsa ne olur ???
Sessiz sakin oturur, sorana lütfen cevap verir, bekler bekler, boynunu büker arada... 
Bir kadın gelir , güneşte beyin hücrelerini öldürdüğünü söyler...
Koştura koştura şapkasını almaya gelir, ama kadın kitap almaz... 
Birileri pazarlık yapar üç kitaba dört kitap alır, 
Biri eksik verir, biri fazla verir derkeeen bir pazarın da sonu gelir :)))

Oytun halleri...
İlk ticaret...
Teklif bizden uygulama Oytun'dan 
Gitsin eski kitaplar..
Yenilere yer açılsın...




Deniz bizi özlemiş, biz denizi ❤❤❤

Analı oğullu kuzulu...
Deniz sezonu açılmıştır...
Su kuşu iki oğlum var benim...
Analarının da kara kuşu olduğu söylenemez...





😂😂😂😂😂

Az önce bunu Oytun'a gönderdim ✌✌✌ 
Ne demek istediğimi anlayacak mı çok merak ediyorum :)))))


Hain domdom anne...
Yaşasın kötülük...
Karnesi iyi olabilir...
Bu kıssadan hisse almayacağı anlamına gelmiyor..
Hala ses yok yalnız...
Ay çok eğlendim :))





Bu foto sonucu merak edenlere gelsin :)))) 
Büyük şapşirik küçük şapşiriği kaptı, uzunca bir süre beni havaalanında peşlerinden koşturdular hatta... 
Bir ara Oytunun peşinden avaz avaz bak gelmezsen çok feci olacak diye bağırmaktaydım.... 
Sonra boyutu bir yakalayayım döveceğim oğlum seni diye yırtınmaya taşıdım 😂😂😂😂

Bir dahaki sefere ben depar atacağım, oytun efendinin de ayaklarına da kurşun bağlayacağım 😝😝😝

İzmir havalimanı ahalisine verdiğimiz geçici rahatsızlıktan ötürü özürü borç biliriz efenim ❤

Ak prens - kara prens...
Aralarından su sızmıyor...
İki şapşiğin dayanılmaz çekiciliği bu olsa gerek..
Seviyorum sizi uleyn ♥