29 Ocak 2019

2018 etkinlikleri ♥


Geçen sene son zamanların kendimce rekorunu kırdım sanırım...
Buralara ne tiyatro geliyor ne konser oluyor derken, benim küçük şehrim çok sürprizliydi...
Hoş bu sene de öyle ama Oytun'dan dolayı çok kıpraşamıyorum... Belki yıl sonuna doğru tekrar hareketleniriz...

Neyse efenim baktım ki gittiğim oyunları da konserleri de bloga taşımamışım... Hazır 2018 listeleri yapmaya başlamışken vakit şimdidir Şebo dedim...


ORADA DURUVERSEYDİ ZAMAN, KEMÂL

Bu senenin benim için en güzel deneyimiydi bu gösterim...

Kemâl diyor ya, oyunda her Kemâl dediğinde benim içimin yağları eridi...
Çocukluğuna, ilk aşkına, edebiyat aşkına, idealistliğine ve en önemlisi lider ruhuna ait inanılmaz keyifli hikayelerin anlatıldığı bir gösterimdi... Yer yer ezgilerle desteklenen harika bir anlatım...
Bir çok yerde dayanamayıp ağladığım, tüylerimin diken diken olduğu şahane bir gösterimdi...

Hiç bilmediğimiz, belki bildiğimiz, detaylardan yola çıkılarak anlatılan bir hayat...


Bu gösterimi Oytun'la birlikte izledik... Ve tüm salon çocuklarla doluydu... 7 sinden 70 ine herkes pür dikkat izledi...

O kadar güzel bir anlatımı vardı ki Pınar Ayhan'ın....


Şayet şehrinize gelirse lütfen kaçırmayın.... İnanın pişman olmayacaksınız...
Toplayın çocuklarınızı gidin mutlaka...

Daha fazla bilgi almak isterseniz burada resmi sitesi burada da instagram hesabı var ;)
Sakın kaçırmayın dediklerimden ♥



KİBARLIK BUDALASI

Bir Haldun Dormen oyunu daha.... 2017 senesini sonunda Oytun'u Haldun Dormen'le tanıştırdıktan sonra gelen bu ikinci oyununu da kaçırmayalım diyerek kaptık biletlerimizi hemen. Diğer oyunu burada uzun uzun anlatmıştım okumak isterseniz...



Bir Moliere oyunu Kibarlık Budalası...
Mösyö Jourdain'in  bir asilzade olabilmek için vermiş olduğu komik mücadele...

Bu oyunu seneler önce İzmir Devlet Tiyatrolarında izlemiştim, taaa üniversite yıllarımda. Ve itiraf etmeliyim ki tadı damağımda kalmıştı. Maalesef aynı tadı bulamadığım bir oyundu. Haldun Dormen'e rağmen üstelik...

Her ne kadar oyunun içine girmekte zorlanıp birçok repliği anlamakta güçlük çeksem de keşke gelmeseydim demedim tabi ki...


Her şeye rağmen Haldun Dormen ve Göksel Kortay'ı sahnede izlemek güzeldi... Ve en önemlisi tiyatro kokusunu içine çekmek...

Mutlaka gidin dediklerimden olmasa da Haldun Dormen candır der bu konuyu kapatırım ;)



NEREYE GİTTİ BÜTÜN ÇİÇEKLER

Oyunumuz Bosna Savaşından sonra bir mülteci kampında kalan 5 kadının ve onlara yardım etmek için kampa gelen bir Amerikalı terapistin hikayesini anlatıyor. Bir de gazetecimiz var...


Hale Akınlı; yaşamış olduğu evi ve hayvanlarını kaybettiği için acı çeken Azra'yı
Feri Baycu; savaşla birlikte kaybettiği doktorluğundan dolayı öfkesi bir türlü dinmeyen Zlata'yı
Ece Yüksel; bebeğini kaybetmiş ve bu gerçekle yüzleşemeyen Seada'yı
Melisa Doğu; İçindeki pozitif enerjiyle hayata tutunmaya çalışan Nuna'yı
Goncagül Sunar; hala kaybettiği kocasına duyduğu aşkla yaşayan Jelena'yı
Gözde Kansu; tüm bu kadınların hayat hikayelerinden ve kamptaki hayatlarından faydalanarak kendi kitabını çıkartmaya çalışan gazeteci Melissa'yı canlandırıyor.

Ve Şenay Gürler de kısa bir süreliğine kampa gelerek kadınlara yardımcı olmaya çalışan Amerikalı terapist Dr. Stephens'a hayat veriyor... Hoş kadınlar mı doktora yardımcı oluyor yoksa doktor mu kadınlara orası tartışılır...


Oyun savaşın bıraktığı izlere odaklanıyor kısacası...

Oyunun ilk başlarında çok içine giremedim. Bundaki sebeplerden en önemlisi karakterlerin çoğunu sinema ve dizilerde görmem sebebiyle bir türlü kafamda oturtamamamdı sanırım... Ancak karakterleri tanıdıkça içim cız ede ede izledim oyunu...

Oyunda Şenay Gürler çok iyi olsa da benim gözdem kesinlikle o öfkeli haliyle Feri Baycu idi... Kadından gözlerimi alamadım desem yeridir.

Sonuç olarak birçok ayrıntıda yüreğimin sıkıştığı ancak severek izlediğim bir oyundu...



CEYLAN ERTEM KONSERİ

Çukur dizisiyle patlasa da Ceylan Ertem, benim sevdam youtube da başlamıştır seneler önce...
Severim tarzını...
Namelidir haylice, o sebeple herkesin tarzı değildir ama benim can dediklerimdendir... Aktivist kimliğinin de etkisi var tabi bu sevgimde...

Bu sebeple konserinin olduğunu duyar duymaz kızlarla toplaşıp gittik hemen... Sahnesini de çok sevdim... Çok keyifli bir geceydi kesinlikle...


Bak buraya sevdiğim bir şarkısını koyayım da belki dinlemek istersiniz ♥


HÜSNÜ ARKAN KONSERİ

Hüsnü arkan demek anılarım demek benim ♥
Bakın uzun uzun yazmışım zaten buraya tıktık... Sözü uzatmaya hiç gerek yok ;)




SHIRLEY

Tek kişilik bir Sumru Yavrucuk oyunu Shirley... Ama öyle böyle değil ♥

Bir yandan kahkahalarla güldüğünüz, diğer yandan empati kurduğunuz yer yer de düşündüren bir karakter Shirley...

Çalışmış çabalamış, çocuklarını büyütmüş ve sonunda yapayalnız kalmış... Hani derler ya unumu eleyip eleğimi astım diye... Tam öyle işte... Ama özlemleri var hala içinde yaşattığı... Bir gün arkadaşının kendisine Bodrum tatili hediye etmesiyle hayatı dönüşecek bir kadın... Kendini tanıma hikayesi de diyebilirsiniz kısaca...

Oyunda Sumru Yavrucuk bir harikaydı... Sahnede sanki bir düzine insan vardı da hepsi Sumru Yavrucuk'un klonuymuş gibi... Dolu dolu bir sahne ♥


Shirley, kadınların hayat döngüsünde yaşadıklarını özetleyen bir oyun olmuş aslında...
Komedi ile harmanlanan olaylardan an gelip hayallere ve özlemlere geçildiğinde boğazınıza hemen bir yumru oturuveriyor... Konu belki hızlı değil ama oyun kesinlikle çok hızlı...

Hazır oyunu anlatırken oyundaki bir anımızı da anlatıvereyim burada... Ben bu oyuna yine Oytun'la gittim tabi ki... Çocuğa tiyatro sevgisi aşılayacağız ya :))) Neyse efenim oyun aslında feminen bir oyun... Bu demek değil ki erkekler gidemez, tabi ki değil... Hatta onlar bizim bu hallerimize bizden daha çok eğlenebilirler... Ama cinsel bilgi eşiği tamamlanmamış bir ergenle bu oyuna gitmek ne derece doğruydu bilemiyorum, siz karar verin... Oyunun bir bölümünde va.ina dan bahsediliyor (noktalı yazmamdaki sebep sadece google arama motorundan kurtulmaktır efenim, başka bir sebebi yok)... Ama tekrar tekrar yineleniyor... Sahne patlaması bol bir sahne... Ortalık kahkaha tufanı... Bu kahkaha tufanının içinde Oytundan yüksek bir ses "anne va.ina neeeee" allahım gülsem mi ağlasam mı :))) Millet bir taraftan oyuna gülüyor bir taraftan bize 😂😂😂  O anda açıklayamayacağım kesin... Sonra anlatırım diyorum bizim ergen anlamıyor.... Oyun kurtardı allahtan beni de oyunda konuşulmaz dedim konu kapandı :)))


Sonuç olarak fevkaladenin fevkinde bir oyundu...
Denk geldiğinizde kesinlikle kaçırmayın derim... Mutlaka izleyin...
Eminim çok eğleneceksiniz...

2019 un tüm sanatsal etkinliklerle daha da dolu dolu olması dileğiyle şimdilik hoşçakalın...
Bol bol dinleyelim, seyredelim, öğrenelim ♥



14 yorum:

  1. Kalemine sağlık belgesel tadında okudum

    YanıtlayınSil
  2. Ne güzel seyirler bunlar... Nicelerine inşallah <3

    YanıtlayınSil
  3. Shirley'e geçen sene gitmek istedim ama kısmet olmadı bür türlü...

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Fırsatını bulursan mutlaka git Gamze, şahane bir oyundu ♥

      Sil
  4. En son ne zaman tiyatroya gittiydim acaba. Ayıp bana.

    YanıtlayınSil
  5. Dolu dolu bir sene olmuş. 2019'da da aynı keyifle etkinliklere gidersin umarım :-)

    YanıtlayınSil
  6. Harika etkinlikler. Bu yıl ben hiç gidemedim tiyatroya. Shirley özellikle merak ettiğim bir oyun. Umarım en kısa zamanda izleyebilirim.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Umarım saadet, çok keyif alacağından eminim ♥

      Sil
  7. Ne güzel oyunlara gitmissin canim. Yaa biliyormusun türk tiyatrosunun yeri bende ayridir. Buradaki tiyatro oyunlarinda o sicakligi bulamiyorum 😊

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Belki Türkiyeye geldiğinde denk gelirsin güzel bir oyuna Derya, ne güzel olur...
      Memleketimin insan halleri şahane, belki ondandır bu hissiyatın ;)

      Sil

Güzel yorumlarınız için teşekkürler :)