Erken Ergen Haller etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Erken Ergen Haller etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
18 Mart 2019
Şebonun Gevezelikleri #8
Soğuk bir haftanın ardından misler gibi bir haftaya başladık sanırım... Ama hala güvenemiyorum ve bahar moduna tam bürünemiyorum... Sağ gösterip sol vuruyor malum... Tam hasta olunacak bir hava, aman dikkat edin...
Mağrur, gururlu ve ağlak bir ergen var bu aralar bizim evde...
Saf ergen hali bile beni canımdan bezdirirken tam 3 mod yüklenmiş komplike bir evrim beni benden aldı diyebilirim.
Seviyorum ağlıyor, kızıyorum küsüyor, işine gelince cıstakcıstak işine gelmeyince "beni anlamıyorsun" diye böğürmeler hahahahaaaa :)) Bak siz abarttığımı zannediyor olabilirsiniz ama bizim evde aynen durum böyle.... Bizim ev 2. kat, camdan atsam kendimi sakat kalırım diye korkuyorum, yoksa kesin atlayacağım böyle anlarda...
Bahar vurdu, platoniklik vurdu, testler vurdu, yorgunluk vurdu... Ne bahane bulursak artık, seç beğen al reyonu mübarek...
Ben de ne yapayım savaş baltalarım hazır geziniyorum evin içinde...
Oldum olası dengeli bir hatun değildim zaten, iyice dengesiz oldum çıktım işte...
Yakında kafama bir huni takıp gezersem şaşırmayın...
Evde hal böyle iken işyerinde bari huzurlu olsam... Bu aralar onun da tadı kaçık...
Ayaklarım geri geri gidiyor o sebeple ama yapacak birşey yok...
Geçecek, geçecek, geçmeli diye kendimi telkin etmecelere devam...
Ah şu parayı icat edenin diyorum ve saydırıyorum... Siz anladınız beni 😉
Şişirdim sizi di mi :)))
Yaşasın, dağılabiliriz o zaman 😂😂😂😂
16 Şubat 2019
28 Gün Meydan Okuması #16
Yine bir liste günü, herhangi bir konuda 10 maddelik bir liste hazırla. Artık konu sana kalmış.
Dün bu soruyu gördüğümden bu yana düşünüyorum. Ne listesi hazırlayabilirim diye... İnanın aklıma ufacık bir şey gelmedi :)))
Bir ara alışveriş listesi mi acaba dedim, sonra Şebo alışveriş yasağı koydun kendine, alışveriş yapma isteğine blogu alet etme, çok ayıp deyip vazgeçtim... O andan itibaren de çözümsüzüm... Daha doğrusu çözümsüzdüm şu ana kadar...
Sonra aklıma eğlenceli bir konu geldi... Evdeki ergen hahahaaaa :))
Anneliğim boyunca hiç kimse kusura bakmasın ama en zorlandığım dönem bu erken ergenlik ve dibine vurulmuş ergenlik dönemi. E hal böyle olunca kendime göre ergen kullanımına yönelik bir liste hazırlayayım dedim :)))
Şşşşttt pşşşttt diyeceklere baştan söyleyeyim bu liste bilimsel hiçbir veriye dayanmamakta ve tamamen kendi annelik deneyimimle eğlenme amaçlı hazırlanmıştır. Hadi başlayalım eğlenmeye ergen kullanma kılavuzuyla ♥
* İlk belirti tüylenmeyle başlıyor aman dikkat. O pürüzsüz, yumuşacık teniyle ay parçası gibi olan çocuğunuzun orada burada tüyleri çıkmaya başlıyorsa uçurum size doğru koşmaya başlayacak, hazırlayın kendinizi... Hele kılsız bir vücut hayal eden bir çocuğunuz varsa anırarak ben bu kılları istemiyorum anırmalarına karşı kulağınıza tıkaç bulundurabilirsiniz yanınızda. Ama merak etmeyin belli bir süre sonra alışıyor, azıcık sabır...
* Ergenler her şeyi bilir siz hiçbir şeyi bilmezsiniz. Sizin söylediğiniz her şey yanlış ama sümüklü arkadaşının her söylediği doğrudur. Sakinliğinizi koruyun anacım, inatlaşmayın. Gerçekleri burnuna sokma hakkına sahipsiniz ama :)
* Evdeki kapıları kaldırın, camları koruma altına alın, bilumum tekme atılacak objeleri yere sabitleyin savrulmasın. Haliyle siz böyle yapınca evdeki erken ergenin çarpılacak bir kapısı, ulaşamayacağı camları, havada uçuşan minderleri, kilimleri dolayısıyla hiçbir şeyi olmayacak. Hanenize galibiyet skoru yazabilirsiniz böylece :))))
* Bu ergenler biliyorsunuz el kol koordinasyonu sağlamıyorlar fazla gelişmişlikten. Sakarlaşıyorlar. Antikalarınızı, kıymetli eşyalarınızı müze kıvamında korumaya alabilirsiniz. Ergenler dokunamaz gibi uyarı levhaları koyabilirsiniz mesela.. Ya da çevresini direkt elektrikli tellerle çevirebilirsiniz. Çarpılsın şoparlar :)))
* Erkeklerin sesleri kalınlaşıyor, değişiyor biliyorsunuz... Bir sabah kalktığınızda sesleri duyup eve bir hırsız çetesinin girdiğini sanıp paniklemeyin. Konuşan sizin ergeniniz. Çok sesli koro kıvamında dengesiz ses kümelerinden korunmak için yine bir kulak tıkacına ihtiyacınız var. Bu kulak tıkacı meselesi önemli, ergenlikteki demirbaşınız, iyi bakın ona...
* Acayip acayip müzikleri yüksek sesle dinlemelere başlıyorlar... Bir de seslerindeki çatlaklara aldırmadan avaz avaz şarkı söylemeyi başlamıyorlar mı oyoyoooyyy diyorum... Odasının duvarlarına ses yalıtımı yapın diyeceğim ama çok maliyetli. Evin bodrumuna karton yumurta viyollerinden izoleli bir kutucuk yapın, müzik dinleme seanslarında oraya kilitleyin ergeninizi :))))
* Çemkirmek, atarlanmak en başlıca özelliklerinden bu dibine vurulmuş ergenliğin. Alttan almak, bıcır bıcır sevgi sözcükleri etrafa saçmak onların azgınlık seviyesini ikiyle çarpıyor. Ondan bir gıdım fazla atarlanmanız işi çözüyor ve kedi gibi pısıyorlar. Eğer kedi pısması vaziyetine 50 sn ye kadar hala geçmediyse atarlanma volümünüzü bir seviye yukarı çıkartın.
* Vücutlarındaki dengesizlikleri ruhlarına da vuruyor bu ergenlerin. Kahkahalarla gülerken birden ağlama efektine geçebiliyorlar. Bu gibi durumlardaki en güzel hareket 2,5 yaş ergenliğinde yaptığımız gibi onları görmezden geliyoruz. Totomuzu dönüp gidiyoruz.
* Sivilceleri var bir de. Oğlum/kızım oynama iz kalacak suratında dedikçe oynuyorlar bu tipler. İlk önce İlyas Salman fotoğrafıyla ikna etmeye çalışın. E onunla da olmuyorsa mecbur çekeceksiniz tırnaklarını hahahahaaa :)) Tamam tamam burası azucuk fazlaydı. Bandajlayın tırnaklarını yolamasın suratını :P
* Evet geldik son maddeye... Sevin anacım bu ergenleri... Çok zor doğurduk, çok zor büyütüyoruz bunu unutmayın... İki gün sonra yuvadan uçup kendi kanatlarıyla da uçacaklar... Kalacağız cascavlak öyle... Sevgi her derdin merhemi inşallah maşallah... Atlatacağız hep birlikte bu dönemi ♥
Hadi kendinize de etrafınıza da iyi bakın der kaçarım ben :))
14 Şubat 2019
28 Gün Meydan Okuması #14
Sana soruyorum bugün gerçekten nasılsın?
İç güveysinden hallice be blogcum.
Sabah kötü uyandım mesela.. Burnum sızım sızım sızlıyordu sebepsiz... Dokunsan ağlayacak gibi... Hayır bir de ben böyle sebepsiz ağlarım da sonra senaryosunu kurarım... Beter bir huy...
Ama biliyorsun ben de bir erken ergen var evlere şenlik... İnsanı bazen dinden imandan çıkaran, bazen de sevgi pıtırcığı gibi ortalıkta gezdiren...
İnstagramı açmamla birlikte ruh halimi değiştirdi yeminle 😂😂
Oğlum ne içtiysen bana da getirseydin keşke dedim... Yeminle ne burun sızısı kaldı ne de dellenik hallerim. O saatten bu yana çok eğleniyorum 😂😂
Bendeki durum budur işte, ruh halim inişli çıkışlı ♥
11 Nisan 2017
soydur çeker, huydur geçer :)
SENE 2005;
Cümbür cuma gidilen bir piknik öncesi babamın eline iki poşet verilir. Çok basittir aslında... Biri çöp, diğeri börek... Ama tabi elini kolunu sallaya sallaya evden çıkmaya alışkın babam için bu durum biraz bünyeyi bozmuştur :))
Pikniğe gidilir, çay demlenir... Kurabiyeler, pohaçalar çıkartılır... Börek aranmaktadır deli gibi... Vallahi hala burnumda evden çıkarken yayılan o koku :))) Ama mis kokulu o el açması mis gibi börek yoktur. Suçlu aranmaktadır kötü bakışlarla... Babam bir böreği arabadan indirmeyi bile başaramamışsınız diye söylenmektedir hatta söylene söylene arabaya gitmiştir ve bir poşetle gelmiştir. Bak işte diye... Elimle koymuş olmasam böreksiz kalacağız diye kelamlar bile etmiştir. Hepimiz poşete boş gözlerle bakmaktayken babam keyifle poşeti tam da sofranın ortasında açmaya başlamıştır bile...
Evet tahmin ettiğiniz gibi gelen çöp poşetidir :)))) Mis gibi börekler çoktan çöpü boylamıştır ahahahaaaaa :))) Kıyamam o andaki suratının halini hiç unutamam babacığımın :))))
SENE 2017;
Hafta sonu yumuşak mumy Özlem'de yenilmiş içilmiş bir de üstüne kaplar dolusu börek, çörek, kek, pasta nevalesi yanımıza katılmış mutlu bir şekilde evin yolu tutulmaya başlanmıştır. Şebo kişisinin her zamanki gibi bel fıtığı azmış, kendi çantasını dahi taşıyamayacak boyutta olduğu için evin biricik güçlü kişisi Oytun'a yüklenilmiştir taşıma işi...
Apartmandan çıkınca bizim güçlü oğlan arabaya ters istikamete yönelmiştir. Anne kişisi seslenmeye çalışsa da "is this love, is this love" şarkısını bağrınmakta olan güçlü kişiye sesini duyuramamamıştır. Tehlike çanları çalmaya devam etmektedir. Ve Şebo kişisi daha kuvvetli bağrınmak zorundadır. "Oytun ooooo çöööppp değiiilll, Oytun hayır, çöp değil o, Çöpe atma sakkkııınnn Ooooytuuunnn, Haaaayyyyıııırrrrr !!!!!!"
Oytun bu arada sakince çöp kutusunun kapağını açmış (üstelik yeraltı çöp konteyneri) is this love nameleri eşliğinde caağğğnımmm börekleri, pastaları çöp kutusuna atmıştır ve anne kişisine neden bağırdığıyla ilgili de anlamsızca bakmaktadır.
İs this love Oytun, gitti börekler Oytun, aklın nerde Oytun, seni konteynere sallayıp da mı saklasak Oytun 😂😂😂😂
Ne demişler hayat tekerrürlerden ibaretmiş, tekerrür olmasa bile soydur çekermiş işte :))))
Mutlu günler efenim ♥
10 Mart 2017
güne özel :))))))))))))
Bu sabah banyodan gelen ergen sesi;
- ANNNNEEEEEEEAAAAAAAA !!!!!
BENİM SAĞ BURUN DELİĞİM DİĞERİNE GÖRE DAHA BÜYÜÜÜÜKKKKK OFFFFF..
İşe gitmek için son sürat hazırlanmaya çalışan annenin yatak odasından gelen sesi;
- BEN SANA KÜÇÜKKEN BURNUNU KARIŞTIRMA DEMİŞTİM, BAK BİRİNİ BÜYÜTMÜŞSÜN ÇOK KARIŞTIRMAKTAN :)))))
Odanın kapısına ışın hızıyla gelen ergenin sesi;
- BUNU KİMSEYE SÖYLEME ANNE 😠😠
Duruma dair notlar;
1- Safım inandı ahahahaaaaa :))))
2- Vücutsal incelemelerimiz hızlandığına göre vay halimize...
3- Burayı okumaya başladığında vuracak beni bu çocuk :)))
9 Aralık 2016
Bu bir whatsapp kaydıdır :)
Bitanemmmm: Anne yağğğğ
Bitanemmmm: 😤😤😤😤😤
Bitanemmmm: Özlem hoca haksızlık yapıto
Bitanemmmm: Yapıyo
Bitanemmmm: Biz survivor yaptık
Anne: Evet
Bitanemmmm: Kızlar erkekler yaptı
Bitanemmmm: Biz yendik 13 e 10
Bitanemmmm: Pasta vardı kazanana iki tanede puan kırdı haksız yere
Bitanemmmm: Ses Kaydı
Bitanemmmm: 😢😢😢😢😢😭😭😭😭😪😥😪😥😪😫😖😫😖😫😠😡😠😡😠😤😤😤😤
Anne: Sonuç olarak pasta mı yiyemediniz
Bitanemmmm: Yiycez
Anne: Sorun ne o zaman
Bitanemmmm: Anne ben geliyom
Yazmaya üşenip ses kaydıyla gönderim yaptığında da diyor ki paşam; pastayı onlara da veriyor üff yaaaaa.... Bize de veriyor ama onlara da veriyor, onlara vermemesi lazımdı, haksızlık bu....
Yanıma geldiğinde de "Biri yer biri bakar, kıyamet bundan kopar Oytun" dediğimde de küstü bana paşa...
Hayat hep haksızlıklarla doluymuş ahahahaaaaa :)))))
Ne sandın paşam diyecektim susma hakkımı kullandım ....
Mutlu hafta sonları herkese ♥
Paşama not:
1- Yapıyooo, ediyoooo, geliyom ne de güzel konuşma diliyle yazıyorsun sen. Tamam Balıkesir'de doğdun da, hiç mi beni dinlemiyorsun koca Balıkesirlim. Kompozisyondan sınav olsanız hepiniz sınıfta kalırsınız yeminle :)
2- Şimdi o sinir olduğun kızlar var ya iki gün sonra mum olacaksın onlara, bunu unutma.
3- Bir daha bugün cuma lütfen telefonumu etüde götüreyim deme, gördüğün üzere telefonun yanında olunca köpeğimi uyutmuyorsun.
4- Seni her şeye rağmen çok seviyorum ♥
Bitanemmmm: 😤😤😤😤😤
Bitanemmmm: Özlem hoca haksızlık yapıto
Bitanemmmm: Yapıyo
Bitanemmmm: Biz survivor yaptık
Anne: Evet
Bitanemmmm: Kızlar erkekler yaptı
Bitanemmmm: Biz yendik 13 e 10
Bitanemmmm: Pasta vardı kazanana iki tanede puan kırdı haksız yere
Bitanemmmm: Ses Kaydı
Bitanemmmm: 😢😢😢😢😢😭😭😭😭😪😥😪😥😪😫😖😫😖😫😠😡😠😡😠😤😤😤😤
Anne: Sonuç olarak pasta mı yiyemediniz
Bitanemmmm: Yiycez
Anne: Sorun ne o zaman
Bitanemmmm: Anne ben geliyom
Yazmaya üşenip ses kaydıyla gönderim yaptığında da diyor ki paşam; pastayı onlara da veriyor üff yaaaaa.... Bize de veriyor ama onlara da veriyor, onlara vermemesi lazımdı, haksızlık bu....
Yanıma geldiğinde de "Biri yer biri bakar, kıyamet bundan kopar Oytun" dediğimde de küstü bana paşa...
Hayat hep haksızlıklarla doluymuş ahahahaaaaa :)))))
Ne sandın paşam diyecektim susma hakkımı kullandım ....
Mutlu hafta sonları herkese ♥
Paşama not:
1- Yapıyooo, ediyoooo, geliyom ne de güzel konuşma diliyle yazıyorsun sen. Tamam Balıkesir'de doğdun da, hiç mi beni dinlemiyorsun koca Balıkesirlim. Kompozisyondan sınav olsanız hepiniz sınıfta kalırsınız yeminle :)
2- Şimdi o sinir olduğun kızlar var ya iki gün sonra mum olacaksın onlara, bunu unutma.
3- Bir daha bugün cuma lütfen telefonumu etüde götüreyim deme, gördüğün üzere telefonun yanında olunca köpeğimi uyutmuyorsun.
4- Seni her şeye rağmen çok seviyorum ♥
7 Kasım 2016
unutulmadan :)
Malum sınav haftası tüm çocuklarda...
Bizimki özgüven patlaması yaşıyor, panik yok yaparım diye...
Sonrada sinir olup geliyor sınavdan ahahaaaa :)))
Tüm sınav çalışma tekliflerimde benimle kavga ettiğini hatırlatınca da surat yapıyor çok pis....
"Ben demiştim" kelimesine sinir olduğum gibi onu da sinir etmeye bayılıyorum :)))
Geçsin bu evrelerden, sonra o da çocuğunu deli eder :)))
Oğlum babaannen de beni deli ederdi diye bir sürü laf eder.
Malzeme vermek lazım accuk çocuğa :)))))
Bak ne diyecektim yine lafı nereye getirdim...
Sınav dönemlerinde bizde okunmuş pirinç verilir çocuğa :)))
Ben çok yuttum, oda yutsun...
İlk zamanlar karnını ağrıtıyordu, anlatmışımdır mutlaka...
Şimdilerde alıştı artık....
İşte yine öyle birgün....
* Anne şu pirinçleri pişirsen de versen bana olmaz mı?
* Kahkaha efektiyle niye karnını mı ağrıtıyor?
* Diri diri yutunca diri diri çıkıyor. Okunmuş pirincin tuvalete atılması günah değil mi?
* Hmmmmm :// Miden öğütüyordur yahu onu...
* Sanmam, sen bunu bi düşün...
* Hmmmm ://
Şimdi bu dialogtan sonra kendime durup durup salaksın kızım sen dedim...
Bunca yıldır yedin yuttun, hiç aklına geldi mi bunu çok bilen büyüklerine sormak...
Ahahahaaa bir de uyanığım diye geçinirsin, SAAAAFFFFF :)))
İşte iyle :))
Musmutlu ve rengarenk haftalar....
19 Eylül 2016
haşarılık yapmıyım demiyor da...
Bizim evde 1 haftadır genel yas ilan edilmişti :))
Okullar açılıyordu, saçlar kesilecekti, ödevler, öğretmenler...
Ohoooo bir sürü dert :)))
Sabah etüde bıraktım, adamı bando eşliğinde karşıladılar sanki..
Aaaa, ooooo nidalarıyla...
Bu sene seni hayal kırıklığına uğratmayacağız Oytun dediler, ödevlerini yaptırman için harika öğretmenlerimiz var dediler....
Bizimki bıyık altından gülse de hafiften bozuldu...
Ben ise hihhhaaahhhhooooooo diye iççimden içimden kahkaha attım :)))
Malum bizimki geçen sene hayal kırıklığından dolayı fişlenmişti etütde.
Nasıl buldun etüdü diye sorunca öğretmeni;
"Hayal kırıklığına uğrattınız beni" demişti.
Sebep?
"Ben buraya geleceğim siz ödevlerimi yapacaksınız zannetmiştim. Ama ben hem ödevlerimi kendim yapıyorum, üstüne de bir sürü test çözüyorum" demişti.
Hayal gücü bir efsane anlayacağınız benim erken ergenimin :)))
Bu sabah da arabada bombayı patlattı yeni eğitim yılının heyecanıyla...
* Anne yanıma kitap aldım biliyor musun, harika planlarım var.
* Şahanesin Oytun (içses: oleyyyyy, oleyyyyy, oleeeyyyyy ) Planların da şahanedir eminim.
* Çok şahane anne hem de. İlk bir hafta tenefüslerde kitap okuyacağım, derste hiç konuşmayacağım ve tüm öğretmenlerimin gözüne gireceğim.
* Burda bir aptallaştım ben tabi ki. Suratımda aptal mutlu bir ifade düşünün lütfen.
* Öğretmenlerimin gözüne girince sınıfta ne yaramazlık yaparsam yapıyım Oytun akıllı çocuk, yapmamıştır diyecekler. Olay yerini çabuk terk edersem hiç bir sorun yaşanmayacak. (Burda sinsi sinsi eller oğuşturuluyor aynı zamanda)
* Ben tabi ki susuyorum, suratımın halini sizin hayal gücünüze bırakıyorum :))))
Veeeeeeeeeeeeeeeee
Tüm çocuklarımıza başarılar diliyorum ♥
23 Haziran 2016
kim korkar hain ergenden :) / bölüm 2
Kaldığımız yerden devam edelim :)
Yaz tatiline başladık şükür demiştik...
Ve hatta biz okulu bir hafta önceden tatile soktuk.
Hafta sonu anneliğine de böylelikle başlamış oldum :)
Tableti eline alan ergen tabiki tableti elinden hiç düşürmedi. Tamam ben ona atış serbest, istediğini yapabilirsin demiştim ama 7/24 tablet başında geçir dememiştim.
İnanır mısınız gözler kan çanağına dönüyor, iletişimi kesiliyor, gece geç yatmalar, sabahın köründe kalkmalar... Ne için, tablet oynamak için....
Baktım böyle olmayacak ufak bir uyarıda bulundum, serbest dedim ama seni gözlemliyorum. Kullanım şekline göre bütün yaz tatilinde geçerli olmak için kurallar koyabilirim dedim...
Ama benim erken ergen bu laflarımı dinledi mi tabi ki hayır.... Gördüm kelimelerimin bir kulaktan girip diğer kulaktan halay çekerek çıktıklarını :))
Ve içine şeytan kaçmış ana kişisi bir dizi kurallarla Oytun efendinin sol kulağını tıkayarak sağ kulağına tınılı tınılı kurallar şarkısını söylemeye :))) Sol kulak tıkalı ya kıyamam bir an neye uğradığını şaşırdı ahahahaaaaa :)))
Öyle dedim 3 kuruşa 5 köfte yok...
Madem tablet oynayacaksın hafta içinde kazanacaksın tablet hakkını...
Gayet demokratik bir ortamda belirledik kuralları hahayttt :))
Mesela evin günlük alışverişini yapmak 15 dk tablet hakkı...
100 sayfa kitap okumanın karşılığı 1 saat :)
Test kitaplarımız var mesela 30 doğru yanıta yine 1 saat... (Burdaki doğru yanıt kısmına hemen açıklama getiriyim, sadece soru deseydim benimki ya ondadır ya bunda yapma ihtimali %99,9 du ahahaaa)
Başkaaa, ingilizce 1 saat çalışmak 1 saat tablet...
Diş fırçalamak düzenli 15 dk
Yatağını toplamak 15 dk
Böyle uzuyor listemiz...
Tabi dakika götüren hallerimiz de var...
Çemkirdin mi gitti yarım saat mesela :)))
Sakın bana gaddar anne falan demeyin, haketti sıpa bunları...
Tatil yapsın tabiki, ama tabletin başında geçirmesin zamanlarını...
Bisiklete binsin, arkadaşlarıyla oyun oynasın, algıları açık olsun, konuşulanı dinlesin, sohbet etsin...
Çocuk gibi çocuk olsun yani...
Haaaa o tableti çok istiyorsa ona zor gelen şartları da yerine getirsin :))))
Benim ağzımdan tabletle oynamasın diye bir laf duydunuz mu şimdi :)))
Yine atış serbest ahahaaaa :)
Ama ilk önce jeton atmak lazım kumbaraya :))
Tatil dediğin budur arkadaş....
Ne öyle evden çıkmama halleri :))))
Sevgileeeerrrr, saygılaaaarrrr hepinize ♥
22 Haziran 2016
kim korkar hain ergenden :)
Bir eğitim öğretim yılının daha sonuna geldik şükür...
Bu sene oldukça zorlandım, sıkıldım, bunaldım... Bizim evin erken ergeni de tabiki...
Yine eğitim sistemine saydırıyım diyeceğim ama ne fayda, olan oldu... Bir kuşağın daha içine ettik. El kadar bebeleri ortaokullu saydık...
Hal böyle olunca bizimki alışamadı, tutunamadı ve geçinemedi...
Hangi öğretmene alışacağını şaşırdı, dizi dizi ödevleri karıştırdı...
Önem derecesini belirleyemedi...
O daraldı beni de daralttı...
Bu zamanlarda el-ayak dengesizliği de mevcut... Ergen oluyorlar ya kendileri, ayarlarını bilmiyorlar...
Ayarsız ayarsız hareketler hepsinde...
Ağlamalar, bağırmalar... Sen yaptın, hayır sen yaptın zıtlaşmaları...
Yeni nesil eğitimde yeni adetler gördük bu sebeple...
Daha doğrusu caydırma yöntemleri...
Sözleşme imzalıyorlar rehberlikle şikayet yediklerinde...
Benimki bir imzaladı, iki imzaladı, üç imzaladı...
Ben kafayı kırmaca tabiki bu arada.
32164641 kez imzalayınca bana bir kal geldi, beynim karıncalandı falan...
Bu arada içime de bir şeytan kaçmadı değil hani benim de...
Sözleşmelerin arkası disiplinmiş, tatmadık gerçi bu duyguyu ama ucundan sıyırttı bizim erken ergen... O duyguyu da tattıraydı diyemiyeceğim :)
Nahoş durumlar çıkacaktı sonucunda, kendimi tanıyorum çünkü...
Okul dışında cinsiyet ayırdımı yapmayan, sosyal ergenim okulda aneymmmm kız düşmanı...
Bu çocuğu yaparken bir yerlerde yanlışlık yaptığımı biliyordum ama çift karakterli bir çeşit doğurduğumun inan farkında değildim hakim bey...
Yanına kız oturttular diye kıyamet koptu bir ara... Kıyamam kıza da çok eziyet etti muhtemelen kızçemde ağlayıp durdu sene boyunca. Tatilin geldiğine en çok bu sebeple sevinmiştir kıyamam :)
Sadece bizimki değil ama sınıfın tüm erkekleri kız düşmanı...
Hoooppp kızlar erkekleri şikayet ediyor, erkekler hemen intikamın peşine düşüyor kızlar için imza topluyor falan...
Durum vahimdi anlayacağınız...
Nasıl laubali konuşmalar birbirleriyle anlatamam...
Gıcık vermeler...
Anlamsız ruh halleri...
Hiçbir sene sınıf öğretmeniyle bu kadar teşrik-i mesai yapmamışımdır herhalde...
Tüm öğretmenler yaka silkti ahahaaaa :)
Her yeni gelen sene geçen seneyi aratır hale geldi diyorlar demesine de çözüm yok işte...
Bunca karmaşa içinde allahtan sınavlarla ilgili sorun yaşamadık. Evde sınav çalışma becerisini oluşturamadı ama etüt bu ihtiyacımızı karşıladı. Birde bu savaş haline girseydik çıkamayacaktık...
İki düşman kedi gibi pıııkkkh layıp gezecektik evde...
Buna da şükür o sebeple...
Şimdi yaz tatilinde paşa... Gününü gün ediyor...
Dünya yanmış umurunda değil - di....
-di- diyorum, bu hafta bu konuyla ilgili de çalışmalarım oldu :)))
Bu konuyu da yarın anlatıyım ben en iyisi.
İş arası bir içimi döküyüm diye geldim zira...
Ha Şefik ha Şebo ne fark eder ki :))))
Şimdilik hoşçakalın...
5 Nisan 2016
Torpilli çocuk nasıl oluyor derseniz bize bi danışın :))
Şimdilik başlığı boşverin...
Onu daha sonraya bırakayım...
İlk önce ana oğul marifetlerimizi sergileyelim size...
Bu benim paşanın ingilizce performans ödevi...
Kendileri hayvanat bahçemiz olup "Oytun's Zoo" diye adlandırılacaktı aslında...
Olay çok basit... Hayvanlar... Hayvanların ingilizce isimleri... Biraz görsel.... Bu kadar...
Benim paşa hayvanat bahçesi aydınlatmalı olacak diye tutturunca evdeki doca kişisine başvurduk...
Söylediğim cümle aynen şöyle; Biz bir köpüğün üstüne hayvanları koyup hayvanat bahçesi yapacağız ama aydınlatılması lazım. Halledebilir misin?"
O da doğal olarak "Yarın hallederim." dedi....
Bu da gayet doğal bir cümle sorumuza cevap niteliğinde... Hiç bir anormallik yok....
Yarın oldu....
Kendisi ertesi gün tavan aydınlatmamızı getirdi....
Çöp şişlerimize geçirip tavanımızı yerleştirdik veeeee oldumu sana "Oytun's Disco"
Ahahahaaaaaa :)))
Hatta başka bişey daha diyebilirim ama demiyim :)))
Anladınız siz onu :)))))
Dahiyane bir aydınlatma :)
Neyse paşam mutlu ya... Önemli olan o....
Gerçi öğretmen görsel eksikliğinden seçmemiş ama neyseeee :)))
Tartışamayacağım bu konuyu ahahahaaa :)))
Şimdi gelelim başlık konumuza...
Cuma günüydü sanırım... Okul çıkışı akşam eve dönüyoruz...
Günün nasıl geçtiğini konuşuyoruz arabada...
Bizimki bir laf atıverdi ortaya;
O... Anne biliyor musun ben çok torpilli bir çocuğum....
A... Nasıl yani !!!! (Bir an kal geldi)
O... Basbayağı çok torpilli bir çocuğum işte...
A... İşte nasıl ??? Örneklesene bana torpilini...
O... Hani ilkokulda sınıfımızı değiştirmişlerdi ya bizim...
A... Evet....
O... Okulun en büyük sınıfı bizimdi... Torpilliydik yani... Biz mezun olunca kütüphane yapmışlar o sınıfı... Bizden başka kimse girememiş.... Bir de çeşme vardı ya bahçede benim su içtiğim...
A... Ne olmuş çeşmeye?
O... Onu değiştirip çirkinleştirmişler.... Ben güzel çeşmeden su içtim, torpilliyim o yüzden...
A... ( Güleceğim gülemiyorum gibi bir haldeyken söyleyecek bişey de bulamıyorum ) Başka var mı peki?
O... Hani ben bu okulumda biraz yaramazım ya...Öğretmenim bana "Oytun sevimli olmasan hiç çekilmezsin" diyor... Bak yine torpilliyim.... Bir de siz zengin değilsiniz aslında ama istediğim herşeyi alıyorsunuz... Bak yine torpilliyim...
A... Bu son kısım yağlamaca / yıkamaca cümlesi biliyorum diyen iç sesim olur ahahahaaaaa :)))
Anlayacağınız odur ki şansı torpil olarak algılayan bir paşam var bugünlerde :)))
Torpiliniz bol olsun canlar :)))))
8 Şubat 2016
Nostaljik Pazartesi...
Bu hafta sonu 4 tane film izledim aday listesinden... Birbirinden ilginç...
Sıcağı sıcağına yazsaydım iyiydi ama biraz da sindireyim :)
Daha fazla zamana ihtiyacım var yazmak için, doğrusu bu :)
Okullar açıldı bugün...
Benim için pek şahaneydi de bizim böcük söylenerek gitti...
Bir de şaşkın tatil yapmak istiyorum ben diye ağladı...
Ne büyük okul nefreti yarabbim :))
" Tribine tribine tribine bandım...
Bedavamı sandın, para vidim aldım
Hoooohoooyytttttt
Tibine tribine Oytunun tribine"
Bugünkü şarkımız bu :)))) Ben bu şarkıyı söyledikçe daha çok kızdı bana :)))
Gelelim nostalji yazımıza :)))) Tıktık
Şiir yazarmış benim trip paşam o zamanlarda ...
Şiir dediğin budur işte :))
Gün itibarı ile ilk akrostiş şiirimizi yazarak tarihe damgamızı vurduk :)))
Ormanda gezerim
Yılan, kertenkele ararım
Tırtıllar çıkar karşıma hep
Uzun uzun izlerim
Niye aslanlar yok ormanda, merak ederim.
Buda nerden çıktı demeyin... Ödev yaptık herhalde ;)
Ormanda gezerim
Yılan, kertenkele ararım
Tırtıllar çıkar karşıma hep
Uzun uzun izlerim
Niye aslanlar yok ormanda, merak ederim.
Buda nerden çıktı demeyin... Ödev yaptık herhalde ;)
2 Şubat 2016
bizim böcüğün incileri olur da anneannenin incileri olmaz mı hiç....
Annem uzun süredir burada yoktu, torunlar 2 ye çıkınca o da ikiye bölündü kıyamam...
Şükür kavuştuk artık :)
Neyse gelelim bizim halis muhlis incimize;
Dün akşam anneme gittiğimde Oytun bir başka surat haliyle açtı kapıyı... Sessiz, sakin, Küçük Emrah bakışlı bir tip... Hah dedim hasretlik bitmiş, mazaratlıklar başlamış...
Hiç ses çıkartmadım...
Baktım annoşum sofrayı hazırlamış, birde misss gibi pizza pişirmiş :)))
Kuruldum sofraya...
Oytun sofraya diye seslendim, benimki içeriden bozuk bir sesle karnım tok diye bağırdı...
Heheeee :) Kapris de var paşa da :)))
Anacağızıma usulca sordum, hayırdır ne oldu diye...
Kitap okumasını istemiş, bizimki de okudum diye 2 dk da teslim etmiş kitabı...
Anneanne bu kadar zamanda bitmez kitap demiş, bizim paşa da özetini okudum yeter demiş ahahahaaaa :)))
Anneanne sinirlenmiş, bizimki inatlaşmış derken evde gerilim hattı döşenmiş....
Buna da hiç sesimi çıkartmadım tabi ki ben :)))
Tekrar Oytun'un yanına gidip karnın tok da olsa sofraya gelmek zorundasın, yemek de ayrı gayrı olmaz biliyorsun dedim...
Bizimki el mecbur geldi tabi... Bir de benimle mi kavga edecek :)))
Annem pizzaları servis etmeye başladı... Bana kocaman bir pizza, kendine kocamanın biraz azı pizza, Oytun'a da yarım pizza....
Benimki bu ne böyle haksızlık, neden bana yarım pizza diye mırmır söylenedursun, annem hiç istifini bozmadı....
Oytun'cum ben de pizzayı sana özet geçtim dedi....
Ahahahaaaaaa :))))
Bizimki dut yemiş bülbül :)))
Ben gülemedim bile :)))) Kahkaha atıcam atamıyorum :)))))
Tüm kahkahaları içimde patlattım bomba gibi :))))
Neymiş efendim, hayatta hiçbirşeyin özetini geçmeyecekmişsin :)))
O özet gelir seni bulur tırmalarmış ahahaaaaaa :)))
Özetsiz bir gün diliyorum hepiciğinize :)))
Mucxxxxx :)))
30 Kasım 2015
yeni terfi; şam şeytanı...
Bizim böcük terfi etti artık, ortaokula başlamasıyla şam şeytanı oldu :)))
Öyle böyle değil hem de...
İlk okula gittiği günün akşamında eve geldiğinde öğretmenim kelimesinin yerini hocam almıştı bile... Bakakaldım...
Öğretmene ne oldu oğlum dedim... Hocam işte dedi :)))
Hani Perran Kutman'ın bi dizisi vardı, hoca camide, hoca camide der gezerdi...
Her hocam dediğinde ben de aynısını diyorum ama zzztttt bir kulaktan bir kulağa ışın hızında girip çıkıyor :)))
Artık ben de alıştım...
Okulla ilgili ilk şikayeti kantinin pahalılığıydı bizim şam şeytanının...
Neymiş efenim bir kutu içecek şu kadar paraymış, olurmuymuş hiç yahu... Bunu kazıklıyorlarmış.... İçme o zaman dedim... Çözüm olmadı tabi ki :)) Okul kapısının karşısında hemen bi market var... Aynı paraya 1,5 litresini alıyormuş okula girmeden önce... Kağıt bardak al da arkadaşlarınla paylaş bari dedim... Ohoooooo dedi, hepsini ben içiyorum :)))
Mide fesatı geçirirsin çocuğum dedim, dinlemedi tabi ki... Baktım bildiğin canavar gibi bugün ne tüketsem acaba diye geziniyordu ki vetoyu yedi benden... YAASSSSSAAAAKKKK :))) Şimdilik paşa paşa uyuyor ama bakalım ne zamana kadar devam edecek...
Bu sene ilk defa etüte başladık... Anneannemiz Amerikaya gittiği için biraz da mecburi oldu gerçi ama şimdi iyi ki vermişim diyorum... Memnunum etüdümüzden yani... Ama bizim şam şeytanı memnun değil tabi ki :)) Sıkıya gelemedik...
İlk birkaç haftadan sonra müdüre hanımla öğretmeni sormuşlar bizimkine;
-Oytun ilk defa etüde geliyorsun, etüdü sevdin mi, ne düşünüyorsun diye...
Bizimki "hayal kırıklığına uğrattınız beni" demiş hiç düşünmeden...
İkisi de şokta tabiki... Aaaaa neden demişler...
Oytundaki açıklama bomba;
"Ben zannediyordum ki ödevlerimi getireceğim, siz yapacaksınız... Hem yapmıyorsunuz hem de üstüne bir sürü test yaptırıyorsunuz" diye yapıştırıvermiş....
Şok şok şokkkkk :))))
Bana anlattıklarında kahkahalarla güldümmm :)))
Adam kendince benim yaptığım ödevlerine yardım edecekler açıklamasına oldukça çıkarcı ve bencil bir yorum yapıvermiş işte...
Ben buna şam şeytanı demiyim de ne diyim...
Peki bu kadarla kalmış mı, tabiki hayır...
Şimdiye kadar anlattığım kısmı eğlenceli kısmıydı... Ayıplarımız da var tabi ki...
Hastahaneye yattığımda bunun yanına harçlığının üstünde bir para verdik... Kimi zaman arkadaşlarımızda kaldı çünkü... Bişeye ihtiyacı olur vs diye... Ne ince düşünceliyiz dimi :)))
Peki o ne yapmış bu parayı....
Öğretmenine rüşvet teklif etmiş.... Yaaaaa yanlış duymadınız...
Hala hatırladıkça kulaklarımdan ateş çıkıyor...
Zor bir ödevi varmış, yapamamış... Hoş yapmak da işine gelmemiş biraz da anladığım kadarıyla... Etüt öğretmenine tenefüste gidip " Cebimde şu kadar para var, o ödevi yapmak isterseniz sizinle paramı paylaşabilirim" demiş....
Öğretmeni gerçi gereken cevabı usturubuyla vermiş...
Ama bendeki durum eyyyyy yer yarıl da ben içine giriveriyim moduydu...
Çok utandım hakikaten...
Kadıncağızım hala iyi niyetli anlatıyor bana durumu ama ben kuruldum saatli bomba gibi...
Akşam evde şam şeytanına kızıyorum, oğlum saygısızlık bu... Nasıl yaparsın diye.... Çatlak ben olsam alırdım diyor hala :)))
Gülerim ağlanacak halime....
Bu olayın ardından iki hafta harçlık cezası geldi tabi ki....
Bunlardan çıkarılacak sonuç neymiş, dinsizin hakkından imansız gelirmiş....
Bundan sonra böyle :))
Bizdeki durumlar şimdilik böyle...
Yeni haberlerle geleceğim inşallah :)
Mutlu haftalar efenim...
Bu haftayı inşallah yüreğime inmeden atlatmayı başaracağım...
Azimliyim ahahaaaaa :)))
Öpüldünüz ♥
24 Haziran 2015
küsme eylemi nasıl bir eylemdir bilen var mı?
Tüm yaz boyu hafta sonu annesiyim malum...
Tüm hafta özleşip özleşip koklaşıyoruz diyemiycem :)
En azından ilk hafta sonu itibariyle böyle değil..
Benim isyankar, asi erken ergenusum en sivri dilli anındaydı bu hafta...
Bir memnuniyetsizlikler, bir şikayetler, bir surat asmalar.... Kilometrelerce uzağa kaçarsın suratını görünce durum bu kadar vahim...
Haaa bir de bu aksi ruh haline ben anne kişisi biraz da kitap oku, hep tablet-TV olmaz ki diyince yine dünyanın en kötü annesi ilan edildim....
Sabır taşı olsa çatlar yemin ederim... Dolayısıyla ben de çatladım :)) Sabır taşından biraz erken olabilir ama olsun bu kadar dayandığıma şükrediyorum :)
Aldım karşıma güzel bir nutuk çekiyim diye....
Yemezler ifadesi ile aneymmmmm dil bir karış kurbağa gibi bizim ergenus... Çençençennnn ötüyor....
Ne mi ötüyor ?
- Efendim hep benim istediklerim oluyormuşmuşmuş... Oda bir insanmışmışmış... Yetermiş artık....
- Bizim hiç bir dediğimiz şeyi yapmak zorunda değilmişmişmiş...
- Bundan sonra çöpleri de atmayacakmışmışmışşşş....
Burda anneanne devreye girdi bende yemek yapmıyım o zaman diye... Ama ona da cevabımız vardı :)
- O yemeklerin yerini biliyormuşmuşmuş.... Kendi alırmışmışmış... Bize ihtiyacı yokmuşmuşmuş kiii....
- O tatildeymişmişmiş... Seneye etüde de gitmeyecekmişmişmiş üstelik....
Anne kişisi olaraktan dinledim dinledim dinledim...
Sonra da ne halin varsa gör diyiverdim...
Haaa bir de üstüne annelikten istifa ediyorum da dedim :)))
Kendime hayret ederekten hatta... İçses avazı çıkana kadar bağırmak istiyorken hem de :)
Hadi kalayla, kalayla, kalayla diyordu üstelik bir de içses...
Uymadım şeytan iç sese :))
Bu arada benim tepkisizliğime şaşıran erken ergenus yalvarıyordu... Tamam affet beni diye....
Hiç oralı bile olmadım ki bu çok zevkliydi emin ol :)
Sonra da bu hafta düşüneceğim dedim sadece...
Şimdi durum ne mi?
Pazartesi sabah hiç hoşçakal demeden, onu uyandırmadan çekip geldim...
Telefonda annemle konuşuyorum,ona laf bile atmıyorum...
O uzaktan uzaktan laf atıyor telefona oralı olmuyorum...
O olmadığı zamanlarda annemden tüm havadisleri topluyorum tabi ki :)
Pişmanmı hakikaten diye de soruyorum tabi ki :)
Pişmanmış, hatta pişmaniyeye dönmüş bir rivayete göre :)
Neyse efenim küsüm tamam da acayip de mıncık mıncık sevme hallerindeyim içten içe...
Hani genç sevgililer kavga eder, kız kapris yapar ama içten içe sevgilisine içi kaynayan ruh hali besler ya işte aynı o haldeyim...
Hadi cuma gelsin artık :)
Bu küslükte bitsin...
Hiç anne kişisi küser mi demeyin :)
Erken ergenus annesi hafif huniliyse küser vallahi :)
Sonra da sevgi pıtırcığı modunda hafta sonunu iple çeker :))))
Hunili anne kişisi hepiciğinizi öper ve işine döner :))
Mucksssssss ♥
16 Haziran 2015
Ayyyyyyyyy :)
Hafta sonu anneliğine geçiş dönemim bu hafta itibariyle merasimlerle başlamıştır efem...
Öyle çok laylaylom sanmayın bu işi vallahi zor :))
Çocuksuz hayat, düzensiz hayat benim için...
Her yaz; aman bunu yapıyım, şunu boyayayım, şurayı düzenleyeyim diye yaptığım planları gerçekleştirmemekle beraber ev çingene çadırına döner...
Oytun gelir benim düzenim yerine gelir...
Bunu kanıksadım artık, plan yapmaktan vazgeçtim :)
10 sene sonra erken bir ayıkma hali değil mi?
Neyse efendim konumuz bu değil....
Oytun'un son beğenilerinden bir demeti not etmem lazım buraya...
Blog Oytun'a açıldı ama son zamanlarda gördüğünüz üzere eserekli annenin ne ararsan var bloguna döndü malum...
Arada öze dönmek lazım :)
Bugünlerde bir şarkı söyleme, ezberleme, dinleme hevesinde bizim erken ergenus...
Kıyamam ezber konusunda anası kılıklı olarak hiç iyi değil...
Hatta benden de beter...
Ben en azından ezgisini tuttururdum sözlerini uydursam bile... Ama paşam söz konusunda özürlü olduğu gibi ezgi konusunda da beter...
Hatta bir ara videosunu çekiyim de ne demek istediğimi anlayın :)))
2 gün sonra kaldırılmak üzere tabi ki :)))
Çenem açıldı yine :)
Konunun özü olarak şimdi size bir sorum olacak...
Çıktınız yola... Keyifli bir seyahat.. Tatil modu... 1,5 saatlik bir yol....
Aynı şarkıyı dinleme potansiyeliniz nedir?
Kaç kere bir şarkıyı tekrar dinleyebilirsiniz...
Üç ? Beş ? Yedi? Onyedi ?
Hadi yaaaaa çok zor değil kaç kere söyleyiverin bana :)
Kısa bir matematiksel hesapla ortalama 23-25 kez.....
Ayyyyy.... ayyyyyy.... ayyyyyy....
Bir annenin "ayyyy" la imtihanı sonucunda ne halde olduğunu seçenekler arasında bulunuz.
a) Arabadan indiğinde annenin kafasından ateşler çıkmaktadır.
b) Kabuslarında bir grup adam anneyi kaynar kazana atıp etrafında "ayyyyy" diye şarkı söyleyerek afrikalı dansı yapmaktadır.
c) Anne hala şoku atlatamamıştır, durup durup ezgili bir şekilde "ayyy" çekmektedir...
d) "ayyyy" hepsi
Mutlu haftalarınız olsun efemmmmm ♥
29 Mayıs 2015
selfie dediğinde nedir ki !!!!
Şu masum haline bakarsanız aldanırsınız...
Bugünlerde bir sinir topu dolaşıyor ortalıkta...
Biliyorum geçecek....
Belki de geçmeyecek...
Şeytan diyor ki....... diye hislerim var dolayısıyla benim de :)
En son dün akşam "hadi oğlum yat artık" dediğimde bir araba dolusu cümle fırtınasıyla karşıladı beni...
Gözlerimi pörtlettim bende :)))))) Bugünlerde ki tek kozum ahahaaaa :)))
Yiyor hala :)))
Pıstı bizim kaplan.... Kedi gibi gitti yattı...
Bende yemek yapmaya koyuldum... Pıstırmanın keyfiyle :))
Bak burası önemli, canlandır gözünde keyfimi...
Mutfaktaki televizyonu açmışım, biberimi kabağımı çıkartmışım, dilimde bir şarkı mırıldanıyorum, gülümseyerek dolma iç harcımı hazırlıyorum :)))) Ellerimle harcı mıncık mıncık yaparken ayrı bir haz peşindeyim :)))))
Bu arada mutfak kapısına doğru sert adımlar duyuyorum pat pat diye....
Kafamı çevirmemle bizim pısırık kedinin tekrar kaplana dönüşerek geldiğini görüyorum....
Burasını da hayal et şimdi....
Kaşlar çatık, kollar kasılmış aşağı doğru, eller yumruk, ayak hala sertçe vuruluyor yere....
Cümle aynen şöyle;
"Bir daha benim selfie'mi falan çekme, instagramda da yayınlama TAMAM MIII!!!!!!"
Kısa süre bakışıyoruz, ben tek kelime etmeden ona koşar gibi yapıyorum....
Ahahahahahahaaaa :)))
Bizim kaplan bu sefer tazı rolüne girip koridordan uçarak koşuyor ve yatağa zıplıyor :))))
Ben sadece mutfağın kapısından onun koşuşunu izliyorum, zevke bak :))))
İşte böyle günler yaşıyoruz :))))
Şimdi söyleyin bana ben hangi ruh halindeyim, evdeki erken ergenus hangi ruh halinde :)))
Hafta sonuna SELFİE 'siz bir piknik, birde maket yapımı planlamaktayım şimdi a dostlar....
Size de bol SELFİE 'li bir hafta sonu diliyorum :)))
SELFİE yaparsam da başka çocuk bulup yapıcağğğğmmmmm :))) İnat değil mi ahahahaaaa :)
Bolca öpüldünüz....
25 Mayıs 2015
başlıksız idare et blogcum bugün....
GÜÜÜÜÜÜNNNAAAAYYYYDDDINNNNNNN ♥
Bakmayın sabah sabah şakıdığıma... Şifayı kapmışım haylice...
Kar altında yatmış gibi kötür kötür öksürüyorum...
Koca pazarı yatağımla bütünleşerek geçirdim...
Ama dinlenmişim... O yüzden bu enerji fazlalığı :))
Erken ergenusla çatışmalarımız had safhada bugünlerde...
Koca koca laflar... Koca koca çok bilmişlikler...
Kapı çarpmalar...
Gözüne gözüne düşmanca bakışlar....
Offfff feci....
Şirinlik muskası hallerini özlemişim :))
Yeniden sempati duymaya ihtiyacım var bu çocuğa benim :)))
Çok kötü bir itiraf oldu evet ....
Annemmmmm bırak bu kavgaları gel bezelye ayıklayalım seninle :))))
Ergenus kavgaları olmayan mutlu bir haftanız olsun :)
25 Mart 2015
"çeşit"
Babam rahmetlik bana "çeşit" derdi...
Hakikaten ne haklıymış adam :))
"Çeşit" lik kavramı bizim ailemizde yerleşik bir ruh hali galiba...
Şimdi benim oğlum "çeşit oğlu çeşit " :)))
Bu iş nasıl oluyor derseniz alın size çeşitgillerden bir demet...
Bu hafta sonu oğluş Bilim ve Sanat Merkezi (BİLSEM) sınavına girdi... Çeşitli yayınların deneme sınavlarından sonra girdiği ilk ciddi sınavdı bu... Buraya kadar herşey normal... Her erken ergenusun başına gelen doğal bir süreç...
Çocuklar içeriye alındı... Sınav görevlisi mikrofonla bahçede meleşen velilere bilgi verdi... Sınav süresi bıtbıtbıt, sınav başlangıcı bıtbıtbıt, sessizlik bıtbıtbıt....
Buraya kadar herşey normal...
Ben anne kişisi de almışım kitabımı bir duvar kenarına tünemişim...
Sınav başlangıç zili çaldı, hani şu hababam sınıfı müziği var ya ondan işte...
Allahım aldı mı beni bi ağlamak :))))
Ama öyle böyle değil gözümden yaşlar süzülüyor, burnum akıyor, hıckıda hıckıdı diye... Bi yandan da etrafı süzüyorum gören varmı diye :)))
Hababam sınıfı müziği dramatize etmemiştir herhalde diyorum ama bi yandan da hani şu üniversite sınavlarında ağlayan, sızlayan, okuyan, piknik yapan analar var ya ahanda diyorum onların laneti işte :)) Ben bir ergenkene çok dalga geçmişliğim vardır bu durumla...
Toplaştı işte dalga geçtiğin zavallıcıklar lanetlediler seni diye bıdı bıdı ediyorum... Ama ağlamaya tam gaz devam tabi :)))
İşte size bir "çeşit"...
Bu "çeşit" kendini sakinleştiredursun içerdeki "çeşit oğlu çeşit" suratı asık çıktı sınavdan....
Öylemi dir böyle midir, yetiştirememiş süreyi...
Olur gayet doğal haller bunlar...
Saman alevi gibi unutuverdi zaten bahçe kapısından çıkmadan konuyu...
Akşam anam bu bir bıdırdanıveriyor... Kendi kendine ama...
Ne oluyor diye bi dinlesem ki sınavdaki bi çocuğa söyleniyor...
Hayırdır paşam niye dellendin dedim...
Başladı saymaya :))
Çocuğun teki sınavın 10. dakikasında ben bitirdim çıkacağım demiş, sınav görevlileri izin vermemiş doğal olarak. Çocuk ben bitirdim hepsini biliyorum diye söylense de görevliler 30 dk dolmadan çıkamayacağını söyleyip kapıda bekletmişler... 30 dk dolunca bu süperzeka çocuğumuzla birlikte 5-6 kişi daha bitirdim diye çıkmış. Derken bizim erken ergenus vayyyy ben bitiremedim, ben bişey bilmiyorum demekki diye o da sınavda zırlamış :)))
Zırlama dakikaları uzayınca da sorular yetişmemiş muhtemelen :)))
Yetiştiremediğim dediği de hepi topu 3 soru :))
Dışarda bir "çeşit" , içerde bir "çeşit oğlu çeşit" :))
Allahım sen akıl dağıtırken biz nerdeydik acaba diye de bir meraktayım işte bu sebepten...
Neyse ben kaçar ve kocaman bir öpücük yollarım size ;)
Not: Sakın kaçmayın bizden, çeşitgilliklerimiz bulaşıcı değildir ;)
17 Mart 2015
Bugün,
İngilizce kurs günümüz...
Hoş ben öğrendiklerine inanmıyorum ya hadi neyse... Seneye düşüneceğiz gerisini berisini...
Oyun oynama günümüz diyelim en iyisi...
Herneyse konumuz bu değil :)
Taksiye bindirmek için köşeye kadar çıktım onunla...
Köşedeki dükkan boşalmış..
Bizimki aaaa boşaltmışlar diye atladı... Ne açacaklar ki dedi hemen peşisıra...
Bilmem dedim, çok da ilgilenmedim...
Biz tutalım hadi dedi birdenbire...
Aaaaa diye kalakalmışım öylece...
Sonra sıralamaya başladı peşisıra;
Lokanta !!! Yok yok sen yemek çok pişiremiyorsun... Tatlıcı yapalım burayı...
Pastane de diyebiliriz belki...
Sen tatlılar yaparsın, satarsın çok para kazanırız...
Güzel tatlı yapıyorsun sen...
İsmi de "Şebboytunun Yeri" olur...
İsim konusunda çok yaratıcısın, kopyacı seni dedim :)
Eeee ne yapıyım öyle koymuşsun ya adını seversin diye düşündüm dedi... (IG dan bahsediyor şaşkın)
Sende yardım edersin bana o zaman dedim...
Ben nasıl yardım edebilirim ki dedi...
Boş vakitlerinde garsonluğumu yaparsın dedim...
Yok öyle bir anda ben 3-4 tabak taşıyamam dedi....
Tek tek taşırsın dedim...
Bakarız sen hadi açta bir dedi veeeee taksiye bindi gitti :)))
Çok para kazanmaya takılı oğlum, garsonluğu beğenmedi anlayacağınız...
Yemek yapmayı beceremeyen ama iyi tatlı yapan annen öptü seni oğlum...
Zengin olup seni tanımayacağım ahahahaaa :))))
Buraya da not düşüveriyim şimdi bunu :))
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)













