Oradan Buradan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Oradan Buradan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Eylül 2022

Şebo aydınlandı :))))

 

Güne kel alaka bir konuyla başlayacağım bugün; yolda giden tırlar :)))

Senelerdir aktif araç kullanan bir insanım ama özellikle uzun yolda giderken tırları sollamaya tırsarım ben. Yol çift şerit bile olsa bu böyle... Sanki arkasındaki dorse öndeki çekiciden bağımsız hareket edecek, sağa sola savrulacak hissiyatı verir bende. Şoförlüğümün ilk yıllarında sırf o aracın yanından geçmemek için mola verip çay/kahve içtiğim çok olmuştur :))) 

Seneler seneler geçti üzerinden ama bendeki bu tırsma hali tam olarak geçmedi. Tamam artık mola falan vermiyorum ama kırk defa ben seni geçiyorum selektörü yapmadan ve yolun darlaşmadığından emin olmadan geçmiyorum ben o tırı 🙈

Bir de bu uzun ve geniş araçların bazen arkasında bazen önünde bazen de her iki tarafında escort araçlar olur. Koskocaman bir tabela taşırlar; "UZUN VE GENİŞ ARAÇ" diye... İşte ben bu araçları da gereksiz bulurum... Boşuna sarfiyat derim hatta... O tabelayı başka araca neden taşıttırıyorsun ki, as tabelayı tırın arkasına ve önüne... Kör müyüz canım diye de söylenirim hatta... Ama geçen gün anladım ki bu boşu boşuna değilmiş... O araçlar hiç de amaçsız değilmiş meğerse hahahaaaa :))) Gülmeyin hiç vallahi ben yeni öğreniyorum bunu...

Pazar günü annemin yanından dönerken denk geldi yine... Tam da tırmanışta ve bol virajlı Şapçı mevkiinde... Tır bu sefer şu rüzgar türbinlerinin kanatlarını taşıyor. Benim için devasa uzun bir şey :))) Başladım söylenmeye şansa bak diye... Tabi ki ben o virajlı tırmanışta o aracı geçmeyecektim ama bir baktım ki arkasındaki escort yaktı dörtlülerini ve aracın yanından geçişi engellemek için ikinci sol şeridi kapattı... Ve bingooooo.... O dorse virajlarda çift şeridi kaplayacak şekilde ancak dönüyor tahmin ettiğim gibi... Virajlar bitinceye kadar da o şekilde gitti...  Ne zamanki yol düzlüğe kavuştu escort araç da kenara geçip diğer araçların sollamasına izin verdi...

Hah dedim işte bu yaaaa.... Sizi gereksiz bulan Şebo'yu ne yapsınlar :))) Katran kazana atsınlar :)))
Ben aydınlandım ya size de şıptırtıyım dedim :)))
Hadi iyiii günnnlleeerrrrr :))






15 Ocak 2021

bu blog hala yaşıyor :) sahibesi de :))

 

Aklım sürekli burada... Ama teknolojik donanım olarak çok yeterli olmamam sebebi ile giriş yapmakta zorlanıyorum... Yalnız ne kadar afilli bir cümle kurdum değil mi; teknolojik donanım diye :)))) Bilgisayarım öküzünün tekini kaybetmiş kağnı hızında desem de olabilirdi... Bu da gerçek açıklaması işte 😂

Bu arada ben size söylemedim tabi ki, Kasım'dan bu yana yine evden çalışıyorum. Ve dolayısıyla işyerindeki uzay aracımdan inip bu öküzünün teki kaybolmuş kağnıya binince benim blog işleri de sarpa sardı... Sistemlerimle birlikte öldürsen bloggerı açmıyor çünkü...

E şimdi bu yazıyı nasıl yazdın Şebo diyecek olursanız kağnımdaki tek atımlık gücü kullanarak  kendi kendime mail atacağım şimdi. Ondan sonra da telefonla mailimden kopyala yapıştır yöntemiyle blogcuğuma koyacağım, inşallah maşallah yani 😉

Bu sene en çok üzüldüğüm yeni yıl ağacımı yapamamak oldu. Bir çok arkadaşım da sordu hatta... Ahh dedim keşke ama eldeki imkanlar bu kadar.... Seneye acısını çıkartacağız inşallah. 2020 değerlendirmelerini de yapamadım henüz; izlediğim filmler, okuduğum kitaplar, ne ummuşum ne bulmuşum gibi gibi... Eğer bu yöntem tutarsa onları bu ay bitmeden yapabilirim belki... Yoksa bu seneyi yaşamadım hiç moduna girip 2021 e kanalize olabilirim... Duruma göre bakacağız...

Bu aralar başka ne yapıyorum derseniz annem bende bu evde kaldığım dönemde. Sağ olsun her güne bir dizisi olduğu için akşamları oturup onunla dizi izliyorum. Elim boş kalmasın diye de benim şu "ne istersen çantaları" ndan örüyorum... Gündüz pc başında, akşam tv başında anlayacağınız 😂😂😂

Evde çalışmaya başladığımdan bu yana yürümeyi de bıraktım mecburi olarak :/ Ortalama saat 7 civarı pc başından kalkıp hooop yemek derdine giriyorum, saat 9 da da sokağa çıkma yasağı başlıyor derken saati yetiştiremiyorum. Aslında sabah 7 gibi kalkıp çıksam yürümeye hoş olabilir ama bu soğukta da ona üşeniyorum :( Verdiğim kiloları almadan şu sokağa çıkma yasakları bitse çok güzel olacak... Soğuk da olsa 1 saat yürüyebilirim düşüncesindeyim...

Ergenimi soracak olursanız ellerinizden öper. Bu evde kalma dönemi daha çok bir savaş hali bizde... Ben ak desem kara, kara desem ak modunda... Geçenlerde sakin çocuğum biz aynı gemideyiz desem de çok algılamadı sanırım... Tüylerini dike dike gezmeye devam ediyor... Nasıl bir düzene girecek hayatı, bu yatış pozisyonundan ne zaman çıkacak hiç fikrim yok... Ümitle bekliyorum.....

Benden şimdilik bu kadar ♥ Sizleri arada telefondan okuyorum ama yorum yapamıyorum maalesef. Şebo unuttu bizi diye düşünmeyin lütfen... İnşallah tekrar işe başlayınca rutin okumalarıma da başlarım.... 

Sağlıklı günler diliyorum ve sizi kocaman öpüyorum ♥


20 Temmuz 2020

Şebo bildiriyor :)


Uzun zamandır sizinle sohbet etmediğimi fark ettim....
Kendi rutin halimi buraya da yansıtmışım.... Hayatım kitap okumalarımdan ve film izlemelerinden ibaret değil tabi ki :)))

Temmuz 1 itibarı ile işe başladım... Müşterilerimle kâh kavga ederek, kâh başımızı sallayarak muhteşem bir ilişki sürdürüyoruz hahahaaa :)) Her ne hikmetse kapıdan içeri girerken bir maske indireleri geliyor... Maskeler yukarı diye hemen silahımı çıkarınca afallayan da oluyor, hemen sorumluluğunu hatırlayan da...

Geçenlerde Almancı bir amcam geldi, diretiyor maske takmamak için... Burası çok kuralcıymış da, Almanya hiç böyle değilmiş... Hasta olan takarmış da, o sağlammış... Bize oyun oynuyorlarmış mış da mış mış... Uzun süre cebelleştim. En son amca git sen bir test yaptır ben koronayım dedim... Uçtu yeminle, hem de maskesini takarak... Hak etmişti, pişman değilim...



Bu ay evren için küçük, benim için büyük bir karar vererek yürüyüşe başladım... Uzun süredir tek yaptığım spor diyebilirim...
Henüz 10.000 adım atamıyorum ama 8.000 ler civarında geziniyorum... Ümit ediyorum ona da ulaşacağım... O 8000 adımı atarken bile halimi görseniz... Sonlara doğru ayaklarım titriyor resmen... Sürünüyorum... Çok sürünüyorum... Bilumum yerlerimden nefes alıyorum.... Olayın vahimliği şimdilik böyle, alışırsam şayet keklik gibi sekiyorum diye de haber veririm hahahaaa :)))



Hafta sonları yazlığa gitmeye başladım... Eğer sabah 6:30-7:00 sularında uyanabilirsem hem yürüyüşümü yapıyorum hem de bir denize girip çıkıyorum... Sonra koştura koştura eve... Yine de farklı bir evde pineklemek iyi geliyor ruhuma... Sahilde devrile devrile kitap okuyup yüzdüğüm günleri özledim...

Bunun dışında pek bir havadisim yok... Hadi kendinize iyi bakın... Mutlu haftalar ♥

28 Nisan 2020

16 gün 16 yazı meydan okuması #11


11. Sosyal medyanın 3 iyi 3 kötü özelliği hakkında konuşalım mı bugün ?

Güzel bir konu ♥ Özellikle şu aralar sosyal medya canavarlığımız artmışken :)


Bu konuda çok yenilikleri takip eden biri olmadım. Çok uzun süre facebook hesabı açmadım mesela, direndim. Ne zamanki Oytun anaokuluna başladı ve anaokulu öğretmeni facebook üzerinde aktivitelerini paylaşmaya başladı, ben de mecburen dahil oldum... Twitter'a girme sebebim gezi olaylarıydı.. İnstagram da uzun süre inat ettiklerimdendi mesela... Sonra merakıma yenik düştüm :D
Hoş bu mecralara girmemle birlikte müptelası olmam da ayrı bir ironi ama burayı şimdilik pas geçelim hahahaaa :)))

Şimdilerde aktif olduğum bir instagram var bir de canım blogcum zaten ;)

Sosyal medyanın bana pozitif katkılarından bahsetmek istiyorum ilk önce...

Doğru kullanıldığında öğreticiliğin ve ilham vericiliğinin olduğunu düşünenlerdenim... Özellikle bloglardan o kadar güzel şeyler öğrendim ki... Yeni öneriler aldım, bazen bakış pencerelerimi değiştirdim, bazen hatalarımı gördüm, bazen de kendimi tebrik ettim... Ve en önemlisi birçok konuda yalnız olmadığımı hissetmek en keyiflisiydi...

Her zaman derim ben doğaçlama bir anneyim diye... Kitapları çevirip bu nasıl olmalıymış, ne yapmalıyım diye hiç öğrenen bir birey olamadım maalesef... Bu tarz bana uygun değildi çünkü... Ama sosyal medya annelerinin deneyimleri benim için farklı bir boyuttaydı... O büyük fenomenlerden bahsetmiyorum tabi ki... Doğallığıyla, öngörüsüyle bana kılavuz olan bir çok insan oldu... Ben ve anneliğim bu durumdan pozitif olarak etkilendi diyebilirim...

Sosyal medyanın bir güzelliği de zaman kaybını önlemesi... Ama tabi doğru kullanmayı başardığımda... Yoksa bu pozitiflik hemen negatifliğe keskin bir dönüş yapabiliyor... Normalde araştırırken zaman kaybedebileceğim bir çok şeye kısa zamanda ulaşabilmek harika bir duygu.....

Bak bu zaman mevzunu negatifliklerde de değerlendirebiliriz... Bazen oradan oraya o kadar çok atlayıp asıl odaklanmam gereken şeyden uzaklaşabiliyorum ki... Tam zaman kaybı işte... Bu konuda kesinlikle sınırlamacı olmam gerekiyor kendime...

Sosyal medyanın çok kullanılır olmasıyla birlikte bilgi kirliliği de oluşmaya başladı maalesef... Herkes her konuda âlim gibi maalesef... Hmmm o öyle değil böyle, hmmmm bu böyle değil şöyle diye ahkam kesen o kadar çok insan var ki... Kirli bilgilerden arınmak bazen çok güçleşebiliyor :/


Bir de tabi -mış gibi yapmak, -mış gibi yaşamak durumları var... Sahtelik almış başını gidiyor... Bazen birbirinin kopyası insanları görmek inanılmaz derecede bunaltıyor beni... Bir ara yeni nesilden ümidimizi kaybetmemiz de bu nedenle olmuştu sanırım... Olabildiğince tartışılabilir bir konu...

Neyse lafı fazla uzatmayayım artık... Ne onlu ne onsuz olamadığımız bir mecra der kapatırım bu konuyu 😀








20 Nisan 2020

16 gün 16 yazı meydan okuması #5 / #6


Pazar pazar ne işin vardı da meydan okumayı aksattın Şebo demeyin bana... Dün ve bugün hızlı bir yaşam var bizim evde... Halbuki dün sabaha oldukça sakin başlamıştık ama benim biraz düzenleme işlerine kalkışmamla birlikte ortalık karman çorman oldu... Bugüne bile sarktı hatta... İşten arta kalan zamanlarıma sıkıştırmaya çalışsam da bitmedi :))) Baktım ki meydan okuma bugünde gümleyecek, otur Şebo yaz, vicdan azabı bari çekme dedim kendime ve yazımın başındayım işte ;)

5. En son ne zaman kayboldun? Hikayesini anlatsana?

Hangi birini anlatayım anacım hahahaaaa :))
Ben arabayla çok sık kaybolurum... Hep bir kestirme yol  bulasım vardır ve o kestirme yol benim hayal ettiğim yol hiç olmaz.... 


En son sanırım pazara gitmeye çalışırken kendimi şehrin bir ucunda bulmuştum :)) Halbuki git bildiğin yoldan değil mi? Yön duygum yoktur ama ben gelişmiş olduğunu iddia ederim hep :))) O anda bana ulvi bir ışık geliyor ne yapayım :)) Huyum kurusun...

Arabada yanımda insan varsa hiç belli etmem üstelik, yiğitliğe ... sürdürmeyeceğim ya :))) Şebo nereye deseler de istifimi hiç bozmam, bir arkadaşa bakıp çıkacağım hemen rahatlığındayımdır..... Anneme hele hiç belli etmem, kadının şekeri yükseliyor :)) En son havaalanına giderken Kemalpaşa yoluna sapmıştım hahahaaaa :)))

Anlaşalım; bu meseleyi siz sormadınız ben de söylemedim ;)

6. Son günlerde sana ilham veren ne okudun, izledin, gördün ya da dinledin? İster listele, ister tek tek anlat. Senin yaratıcılığına kalmış.

Direkt yaşıyorum desem :)))
Evet bu madde benim için bir itirafname gibi olacak sanırım...

Ben bugüne kadar hep çalıştım... Haftanın 6 günü bilfiil... Arada tabi ki kaçamaklarım oldu, tatillerim oldu, kafa izinlerim oldu... Ama bu hiçbir zaman 1 haftayı geçmedi...

Hep yapmak istediğim çok şey oldu... Gezilecek yerlerim, örülecek örgülerim, okunacak kitaplarım, yapılacak işlerim, ayağımı uzatıp yapılacak keyiflerim, yeni projelerim, izlenecek filmlerim.... Milyon çeşit şey sayabilirim burada....

Ve hep dedim ki yetişemiyorum... Yetişemiyorum yahuuu... Tam gün çalışmak kolay mı sanıyorsunuz... Yok olmuyor.... Evde oturaydım.... Amuda kalkaydım... Gün 48 saat olaydı... Gibi gibi... Yine milyon çeşit serzeniş yazabilirim buraya...

Ve dolu dolu 1 aydır evdeyim... Tamam evden çalışıyorum, boş oturmuyorum tabi ki... Ama işyerindeki gibi yoğun bir tempo değil bu evdeki çalışma şekli... Daha güne yayılmış, saatsiz, koşuşturmasız bir çalışma... Üstelik Cumartesi - Pazar olabildiğince boş...

Hadi diyelim ki ilk 15 gün endişeler, kaygılar, evde çalışma düzeni oturtma, yaşanan olayları kabullenme, önlem alma gibi olaylarla yoğun geçirdim... Ya son 15 gün...

Hani evde olsan yapacak bir sürü şeyin vardı Şebo diye çokça soruyorum kendime... Kitap ehhh, film/dizi ucundan azıcık.... Evi düzenleyeydin bari, yeni ilham geldi yapıyorum ya azıcık azıcık... Zilyon tane yarın işin, üstüme gelme darlanıyorum... 

Yaptıklarım ve yapmadıklarım... 
Yapabildiklerim ve yapamadıklarım... 
Sorun ne iş ne de zaman aslında...
Çözüm benim... Çözüm odaklı değil bahane odaklı bir tarz benimsemişim bunca zaman...
Bu yeni zorunlu yaşam halim benim bazı konularda kendimi anlamaya, çözmeye vesile oldu anlayacağınız...
Ama bazı şeyler de şıp diye değişmiyor tabi ki... 40 küsür senelik bir alışkanlık, bir yapışma hali mevcut...
Değişecek, çözülecek, su akacak yolunu bulacak...
Diyeceklerim bu kadar...
Hepinize hoşça akşamlar diliyorum ♥





15 Nisan 2020

16 gün 16 yazı meydan okuması #1


Meydan okumaların prensesi Ezgicik çok güzel bir meydan okuma başlatmış yine...
Sorular şahane, renkli ve her telden..
O sebeple katılmamam imkansızdı...
Hem rutine giren bu günlerimizde bize de eğlence olur azıcık ♥

Evet ilk gün konumuz  şöyle;

1- Belki aramıza yeni katılanlar vardır ya da olacaktır. Önce birbirimizi tanıyalım. 
Karantina döneminden önce neredeydin nasıl bir yaşam şeklin vardı, şimdi neredesin ne yapıyorsun, günlerini nasıl geçiriyorsun, neler değişti hayatında bu süreçte? 


Bendeniz Şebo efenim... Bildiğiniz üzere oğlumun anılarını biriktirmek üzere açtığım bu blog benim hayat alanım haline geldi...  Dolu dolu 11 yıldır blog yazıyorum... Arada meşguliyetlerimden sessizleşsem de mutlaka kürkçü dükkanıma geri dönüyorum sanırım. Burası en rahatladığım ve en mutlu olduğum yerlerden biri çünkü...

İşim sigortacılık ve haftanın 6 günü çalışıyorum normalde... İş harici de sokaklarda olmaktan ya da arkadaşlarımla birlikte olmaktan çok büyük keyif alıyorum. Oğlum da benim gibi gezenti... Sosyal hayatımız kendimize göre aktif yani...

Ve hayatımıza virüsün girmesiyle birlikte bizim de hayatımızda kaçınılmaz değişimler oldu...



Her şeyden önce ben evden çalışmaya başladım. İlk başlarda bu olayı sevsem de sorumlulukları çok farklı evden çalışmanın. Mesai saatleri içerisinde esnek çalışamasam da mesainin sona ermesi kavramı yok oldu maalesef. İnsanlar malum evde otururken canları sıkılıp benim şu işim şöyle miydi gibi kel alaka bir saatte ulaşabiliyorlar... Ve bunu engellemenizin imkanı yok... Eskiden sistemlerimize evden ulaşamadığımızdan bu meraklanmaları sormak için mesai saatlerini bekliyorlardı...
Buna da şükür diyorum yine de... Çünkü şu ortamda evden çıkmamak benim için çok büyük bir nimet şu an...

Bu dönem içinde başlarda feci psikopatlaşmıştım... Haber izlemeyi bırakıp gündemi sınırlı takip etmeye başlayınca biraz olsun rahatladım... En azından göğsüme oturan öküzü yolcu etmeyi başardım.
Oytun ise uzaktan eğitime alışmaya çalışıyor ve benim yönlendirmelerim olmazsa telefon ve PC başında saatlerini çöpe atabilir durumda. Dürtmediğim sürece odasından hareket etmiyor maalesef...
Bu durumu daha yeni yeni çözmeye başladım... Belirli saatlerde ödev veriyorum, kitap okumasını sağlamaya çalışıyorum, ve benimle dizi izlettiriyorum hahahaaa :)) Bu sebeple La Casa'ya bile başladım ki ben bu diziyi izlemeyeceğimden çok emindim :)))

Evde olmakla ilgili herhangi bir sıkıntım yok an itibariyle... Hatta zaman yetişmiyor bile diyebilirim... Boş kaldıkça evdeki işleri halletmeye çalışıyorum bu arada...

Mutfak dolaplarımı elden geçirdim mesela... Oldukça uzun zamanımı aldı bu iş... Hepsini yıka temizle kaldır derken bitti şükür... Şimdi de kendi gardırobuma el attım ama henüz yarısı hallolmuş durumda... O da biter yakında inşallah maşallah...

Çok film izleyemesem de dizilere sarmış durumdayım bu evde olduğum süreçte...
Arada da bir bebe battaniyesi dürtüyorum elimden geldiğince...
İlk başlarda hiç kitap okuyamıyordum... Anlamıyordum okuduğumdan... Şükür ki son günlerde kitap okumayı da beceriyorum...

Market işlerini 15 günlük rutinlere bağladım. Annem evde yalnız olduğu için onunkileri de ben hallediyorum. Toplu alışveriş feci halde yoruyor beni ve dışarıya çıktığım için ekstra geriliyorum. Sonraki yerleştirme, temizlenme kısmından hiç bahsetmiyorum bile... Hepimiz çıldırıyoruz bu konuda biliyorum... Yeniden hatırlamaya gerek yok bu süreci :)

Bizde durumlar bu şekilde...
İnşallah en yakın zamanda bu süreci atlatıp hayatımızı biraz daha normalleştirebiliriz ümidindeyim.
Sağlıkla kalın canlar ♥






31 Mart 2020

corona günlerinden merhaba #2


Bu günlerde evet böyle bir yazı dizisi çıkartabilirim. Başlıkla ayyy bak ben corona günlerinde ne kadar enerjiğim bak imajı uyanıyor bence :)))

Bugün evde 12. günüm. Bir kere markete gittim o kadar... Bence büyük başarı...

Evde olduğum günlerde belli bir rutine bağlamışım hayatımı fark etmeden... Gram şaşmıyorum özellikle hafta içleri.... Ve hayatımı mutfakta geçiriyorum....

Her sabah saat 8 de uyanış var bizim evde... Bilgisayarımı hemen mutfak masasında açıp iletişimde bulunduğum tüm sigorta camiasına günaydın diyerek bak ben evdeyim ama tam da saatinde mesaime başlıyorum imajını veriyorum....

Göğsüme oturmuş öküzü hiç belli etmiyorum tabi ki kimseye... Kendimi motive etmek için hemen kapıyı pencereyi açıp evi havalandırıyorum. Bu arada ergeni de kaldırıp ayılmasını sağlamak da cabası. Saat 9 da online dersi var malum ebada...

Sabah arayan soran yok, arada günaydınlarıma karşılık geliyor o kadar... Fırsat bu fırsattır deyip yataklarımı topluyorum... Ortalığı elden geçiriyorum... Aklıma milyon iş geliyor bu arada, hmmm bugün bunlardan birini yapayım bari diyerek bir aydınlanma yaşıyorum.... Bu arada böğrümdeki öküzün de yerini azcık değiştirip hafif hafifliyorum....

Oğlanın dersi bitti.... Kahvaltı etmemiz lazım malum....
Açıyorum pc de bir Cem Yılmaz, başlıyorum kahvaltı hazırlamaya... Benimki daha sabah kahvaltısını etmeden akşam ne yiyeceğimizi soruyor... Çıldırmiycim diyorum....

Kahvaltı sırasında arada işle ilgili şeyler çıkarsa da ufak bir telaşe ile hemen yanıtlayıp başımdan atıyorum.... Bu arada ettik mi saat 12 yi...

Sofrayı topla, bulaşık makinasına yerleştir 2 dk iş...

Biraz oturup işle ilgili yapmam gerekenleri hafifletiyorum... O arada bol bol telefon görüşmeleri tabiki... Saat 2-2,5... Kahve zamanı... Kahvemi yapıp balkona çıkıyorum hava iyiyse... Değilse mutfakta pineklemeye devam pc başında...

Bazen iş hiç olmuyor, bu arada twitter, whatsApp, instagram.... Allah ne verdiyse artık... Son dönemlerde ana başlıklara bakıp twitter hemen kapatılıyor... Uzun süre takılınca depresife bağlıyorum çünkü...

Aneym akşam olmak üzere ben salaklanırken... Hemen bir yemek organizasyonu... Akşam yemeği saatini aksatmamak lazım... Saat 6,5-7 sofradayız maaile... Bu sefer haberleri açıyorum TV de...
Bulaşıkları topla, sağa bakın, sola bakın olmuş saat 9...

Kitap okumak lazım; 1-2 sayfa çeviriyorum bırakıyorum...
Şu işi yapacaktım; amaaaannn günler torbaya mı girdi...
Film izleyeyim bari; ayyy film bulamadım...
Dizi; Şahsiyeti bitireyim bari.. Ayyy biraz sonra izleyeyim...
El işi; Battaniyeyi iki dürtüyorum ki içim sıkılıyor....
Dur azıcık görüntülü arayayım milleti... Anam, kardeşim, arkadaşım derken hooop saatler geçmiş...

İki king atayım bari telefonda, nçık canım istemedi onu da...
Ergenin suratını gören cennete kavuşacak zaten... İninde arkadaşlarıyla sürekli meşgul... O da benim gibi takılıyor...

Oytuuuunnn saat 12 ye geliyor oğlum hadi yatalım nidası ve finish :)))

Hafta içimin özeti ahanda budur :)))

26 Mart 2020

corona günlerinden merhaba...


Uzun süredir uğramıyorum buraya... Belli bir sebebi yok.. İçimden gelmedi yazmak, okumak...
Psikolojimi korumaya çalışıyorum, çok başarılı olamasam da deniyorum...

İlk vakanın ortaya çıkmasıyla birlikte bizim ailenin endişe katsayısı yükselmeye başladı. Annem kardeşimin yanına gitmişti ve Mart sonu gelmesi planlanmıştı. Türkiye'deki durumun başlamasıyla Amerika'da da aynı durumun başlaması paralel zamanlarda oldu. Annemin biletini öne mi alsak yoksa kalış süresini uzatsak mı çok kararsız kaldık.  İlk önce kalması yönünde yoğunlaştık. Ancak annemin şeker-tansiyon vb ilaçlarıyla ilgili sıkıntı yaşayacağımızı fark edince süreci öne almaya karar verdik ki teker teker ülkelere kapılarımızı kapatmaya başlamıştık bu süreçte ülke olarak... Amerika ile uçuşlarımızda allahtan sorun yaşanmadan annemi sağ salim getirdik Türkiye'ye... Ben çok korumalı olarak karşıladım onu İzmir havalimanından... Birbirimize temas etmeyi bırak, çok yakınlaşmadık bile... Gerekli olan tüm önlemleri alarak onu evine bırakıp karantinaya aldıktan sonra ben de kendimi kısmi bir karantinaya aldım... Şükür bugün 7. günümüz bitti... Süreci bu açıdan atlattığımızı düşünüyorum ama tabi ki evden çıkmamaya devam...

Bu işin ciddi yönüydü... Şimdi biraz da gülümseteyim sizi...

Annemi havaalanından kendimce olağanüstü önlemlerle aldım dedim ya, sanırım biraz abarttım bu konuda... Kıyamam kuzum zaten sık sık eldivenini maskesini değiştirerek geldi yol boyunca. Son uçaktan inmeden de üzerini değiştirmiş aslında ama ben havaalanının kapısında onu karşıladığımda bir süre beklettim önce. Valizlerini eşyalarını sirkeli sularla, domestoslu mendillerle silerek yerleştirdim arabaya... Beni de mi sileceksin diye dalga geçiyordu ki evet başına geldi :))) Yanıma yedek kıyafet almıştım. Kadını havaalanı kapısının önünde bir güzelim soyundurdum. Fısfıslı bir şişeye koyduğum sirkeli suyu kadının üzerine boca ettim ve güzelce silip yeni kıyafetlerini giydirip arabaya öyle oturttum... Tüm millet işi gücü bıraktı bizi seyretti ve ben gizli çekimle bizi çekmelerinden korktum o an  sadece :)))) Hala sosyal medyada yayılmadığına göre asayiş berkemal :)))



Yurtdışından gelenlere nasıl davranıyorlar kısmına bizzat şahitlik ettiklerimi de anlatayım biraz. Havaalanı sürekli dezenfekte ediliyor, bu konuda herhangi bir sıkıntı gözükmüyor. Sınırlarımızı kapadığımız ülkelerden gelenleri karantinaya alıyormuşuz, havaalanındaki görevlilerin söylediği bu. Ancak annem gibi serbest uçuş olan ülkelerden gelen yolculara böyle bir uygulama yok. Ateşi ölçülmüş, birkaç soru sorulmuş ve 14 gün evde kalması gerektiği anlatılmış o kadar. Evet biz bu konuya harfiyen uyduk ama uymamak da tamamen kişinin tercihi gibi ucu açık bir konumda. Neden derseniz sadece annemi sağlık ocağından aile hekimi arıyor, ona ulaşamazlarsa beni arıyorlar. İkimizin de aile hekiminin aynı kişi olmasından kaynaklanıyor bu durum. Anneme belirtilerle ilgili sorular soruyorlar, evde kalması gerektiğini hatırlatıyorlar ama evdeyim diyip de dışarı çıkıyorsan diyorum ya tamamen kendi vicdanında bu iş kişinin... Şüphe duydukları bazı kişileri görüntülü arayıp kontrol ediyorlarmış aile hekimizin söylediğine göre ama ne kadar caydırıcı olunabilir bu konuda tam muamma... Benim yorumlamama göre bu işin uygulanabilirliği kişisel bilinçten geçiyor sadece...

Bunun dışında hayatımda neler oluyor peki... Sevindirici olarak 7 gündür evden çalışıyorum. Bu benim için çok büyük bir şükür kaynağı... Dışarıya çıkmak zorunda olan onca insanın psikolojisini düşünemiyorum bile... İşe gittiğim süreç içerisinde her akşam psikolojik olarak boğazım ağrıdı benim... Nasıl bir beyin gücüm varsa artık. :\

Önümüzdeki hafta da evden çalışmaya devam etme kararı aldık bugün. Ama ondan sonraki hafta ne olur hiç bilemiyorum. Salgın kaygısının yanında maddi kaygılar da var hayatımda çünkü... Evden çalışmak nakit akışımızı sağlamıyor ne yazık ki... Bu dönemde sigortacılara rağbet yok... İnsanlar boğaz ve sağlık derdinde haklı olarak... Geciktirebilecekleri, erteleyebilecekleri maddelerin başında geliyor bizim sektör.... Kısmet diyoruz artık...

Evde olmak, evden çıkmamakla ilgili bir sıkıntım yok henüz... Kendimi oyalıyorum... Aslında bu süreç bol bol kitap okuyabilmek için çok elverişli ama çoğunlukla kendimi kitaba veremiyorum... Bol bol arkadaşlarımla görüntülü konuşuyorum, pozitiflik yüklemeye çalışıyorum kendime...

Film seyredip kafamı dağıtayım diyorum ama onda da çok başarılı değilim. Dün Şahsiyet'i izlemeye başladım gerçi ama sadece bir bölüm izledim ve bıraktım dizi hoşuma gitmesine rağmen...

Elim sirkeli sudan çıkmıyor. Twitter da gezinmekten kendimi alamıyorum. Balkonda kahve içmeye başlamıştım ki iki gündür havalar kötü balkona çıkamıyorum derken bizde günlük seyir böyle ilerliyor işte...

Benden haberler şimdilik bu kadar... En yakın zamanda tekrar görüşmek üzere...

Akıl ve beden sağlığımızı koruyabildiğimiz günler diliyorum şimdilik herkese... Uzaktan uzaktan öpüldünüz ♥






28 Aralık 2019

2020 ağacımız hazır ♥

2020
geldi ve
geleneksel
ağacımı süsle
me zamanı şimdi.
Bir Handan ım bu se
ne doya doya 😉 yaşadığın
bir yıl olsun arkadaşım. Güzel
Merihim bu sene hasret uğramasın
yanına, yeni memleketinde mutluluklar
peşini bırakmasın hiç. Mevlüdem bu sene sa
na hep yaz olsun, evinin önüne deniz gelsin, deniz
kum güneş seninle olsun bu yıl.  Esram bu sene çok uğra
madın buralara o sebeple bloguna dönmeni diliyorum. Değişim
lerin, mutluğun çok olsun ♥  Nesrin cim yeniden döndün aramıza in
şallah. Tüm sıkıntılarının yerini güzel günler doldursun. Yemeklerin kra
liçesi  Ayşem 2. kitap basılıp zirvelere yerleş inşallah 2020 de Nilhan bol
sculentli, bol mucizeli bir yıl olsun sana da kuzucum. Şulecim 25 kilo başta ol
mak üzere tüm hedeflerine ulaşabileceğin bir yıl olsun ♥ Ankara'nın en beceriklisi
Deryacım sağlık mutluluk hep seninle olsun. Kale dükkanlarından birinin anahtarı gök
ten zembille başına düşsün 😃 Tatlı arkadaşım güzel Sezercim, 2020 sana bol kahkaha, bol
huzur, bol uçak bileti getirsin ♥ Orhuncuğumu komşu kapısı yap, hep git-gel yanına 😃 Ececim
markan bir numara olsun, kızçelerin hep  dibinde olsun, elinin evinin bereketi bol  olsun arkadaşım ♥
Güzel
gülüşlü e
nerjik  hatun
Yurdagülümmm 
bu sene sen de bol bol
gez, bol bol eğlen. Tüm he
deflerini tam onikiden vur arka
daşım. Benim tatlı hemşerim Kadriyecim
Bol bol tatil yap, ayaklarını uzat keyif yap gön
lünce. Kederler uzak, mutluluklar yanıbaşında olsun.
Maicim Kadriyecim mainin huzuru dolsun hanene, bol sa
rılmalı, bol sohbetli, şansın mutluğun peşinden ayrılmadığı bir
yıl olsun güzel arkadaşım ♥ Nihancım biliyorum bu sene yine sanat
dolu olacak senin için ama yanına keyifli anılar, sağlık, bereket gelsin. Eren
ve Elif'le bol kahkahalı bir yıl olsun arkadaşım. Ülkücüm dön artık buralara bu
sene, unutma bizi. Çocuklarla bol bol gez, bol bol eğlen bu senede. Sağlıklı bir yıl
diliyorum sana da ♥ Saadetcim bak bu sene zorlu bir yılı atlattık ikimiz de. Güzel bir tatil
diliyorum ilk başta 😏 Gönlünce fotoğraf çekebileceğin, bol film izleyebileceğin, bol gezebi
leceğin zamanların olsun ♥ Gamzecim 2020 de daha çok gez, daha çok yeni tatlar dene, keyifli
sağlıklı bir yıl olsun senin için. Şirinlik muskası Ezgicim, bu sene şu dergi  kapağı olayının gerisi
gelsin inşallah. Dergilerde tariflerin, köşelerin olsun. Sen hep gül, sen hep üret. Bu yıl bereketin çok
olsun
inşallah ♥
Güzel Semi,
daha çok yaz ♥
daha çok gez, hep
mutlu ol 😊 Mavi annem
taze kayınvalidelikten taze ba
baanneliğe geçersin bu sene belki ♥
Sağlıkla canımcım 😉 Gülşahcım yine bol
okumalı, bol sevgili olsun bu yıl da. Ağzının
tadı hep yerinde olsun 😊 Hep sağlıklı olalım diye
uğraşan Deryacım, bu sene güzel sürprizlerle gelsin. Çok
mutlu ol ♥ ÖneriMakinası  bol yazılı, bol filmli, bol kartlı, bol
keşifli mutlu bir yıl diliyorum sana da. Sevgili Beyaz Yakalı ailen
le mutlu bir yıl diliyorum. Herşey gönlünce olsun. Maceranın kitabı
nı yazan Özlemcim, sağlık ve mutluluk başucunda dursun, huzur eşlik et
sin yanında da. Yine çok gez, yine anlat bol bol. Biz de keyifle okuyalım. Sev
gili Çilek Suyu  Şükürlerine yeni şükürler eklensin. Hasretsiz bir yıl diliyorum sana
da ♥ Sevgili Deep, hep öğren hep öğret bize. Doya doya yaşadığın, zaman probleminin
olmadığı bir yıl olsun 😉 Burcu, enerjine enerji katsın bu sene. Sevgiyle sarmalan, lüzum
suzluklar hep uzağında dursun ♥ Sevgili Yüreğimin İklimi bu sene sağlık problemleriyle o ka
dar çok uğraştın ki, o sebeple sana en başta sağlık diliyorum arkadaşım ♥ Her şey gönlünce olsun.

İsterdim ki bu
ağaca her biri
nizin ismini t
ek tek yazayı
m. Yazamadı
ğım tüm arka
daşlarımdan ö
zür diliyorum.
Affedin beni ♥
Hepiniz çok ö
zel ve güzelsi
niz. Kıymetlis
iniz.   Hepiniz
çokça seviliyorsunuz emin olun ♥ 2020 sevgiyle, sağlıkla, mutlulukla ve en önemlisi barışla gelsin.
Keyfiniz ve kahyanız ne istiyorsa gerçekleşsin. Piyangolar size vursun, şans güvercini başınıza etmeden şansı getirsin. Küsler barışsın, sevgiler çoğalsın ♥ Yollarınıza kırmızı halılar serilsin her daim. Kendinizi özel hissettirsin bu yıl hepinize 😊 Evinizi temizleyeniniz, angaryalarınızı üzerinizden alanlarınız, çöpü atanınız, aman sen otur kahveni iç ben yetiştiririm işleri diyenleriniz çok olsun 😉 Yeni yollar açılsın, açılmayan yolların asfaltı çöksün, çıktığınız her yol hayırlara vesile olsun ♥ Çok sevin, çok sevilin.

Her biriniz iyi ki varsınız ♥
İyi ki yollarımız kesişmiş ♥

 ♥ Çokça mutlu yıllar ♥



7 Ekim 2019

Şebonun Gezezelikleri #14


Bir Pazartesi yazısına daha hoşgeldiniz efenim :)
Yağmurlu bir hafta sonundan sonra bezgin başlamadınız inşallah bu haftaya...

Geçen hafta yine yoğundu benim için.... Bir sürü iş hallettim gibi gelmişti ama şimdi düşününce çok da bir şey yapmamışım gibi geldi :))) Küstüm bak kendime :/



Yazlıktan gelenler, evde bekleyenler derken bir sürü ıvır zıvır birikmişti evde... Kıyafetleri eledim, verilecekleri verdim... Sağolsun bizim belediye kıyafetler için geri dönüşüm kutuları koydu her mahalleye. Bir çoğunu oraya attım. Çok sağlam bazı kıyafetler vardı onları da ayırdım, dolapta satışa çıkartırım diye... Ama tabi yapamadım... Fotoğraflarını çek, tek tek koy derken çok zaman alıyor çünkü. İnşallah bu hafta onları da hallederim...



İşyerinde, evde bir sürü kablolar, şarj cihazları, eski radyolar, telefonlar gibi bir sürü şey birikmişti.... Elime geçtikçe ayırdım bir kenara onları... Sosyal medyada TEGV yararına elektronik geri dönüşüm diye bir duyuru görmüştüm.... Onları yolladım PTT aracılığıyla... Hiçbir ücret ödemeden sadece gönderi kodunu vererek gönderiyorum... Bence çok güzel bir uygulama... Hem evdeki dağınıklıktan kurtuluyorum, hem bir yardımda bulunuyorum, hem de çevre temizliğine bir katkıda bulunduğum için mutlu oluyorum ♥
Mutlaka duymuşsunuzdur ama ben yine de duyuruyu koyayım buraya, belki ihtiyacınız olur...


Bu hafta sonu yine annemdeydim... Bir sürü iş halledecektim kendime göre ama tabi ki zamanım ve enerjim yetmedi...
Bodrumda çok uzun zamandan beri pirinç bir çerçeve duruyordu... Onu boyadım... Eskiden telefonluk olarak kullandığımız mobilyanın üzerine uydurdum, bence çok da güzel oldu... Bir ara tüm ayrıntıları ile paylaşacağım inşallah...

Annem oturma odasına ve mutfağına TV almıştı... Küçücük televizyonları takmak için dünyanın parasını istemişler... Bu aralar 2,5 yaş sendromu yaşayan bebeler gibi herşeye ben ben diye atlıyorum nasılsa... Onu da ben yaparım dedim anneme hahahaaa :)) Evet biraz zaman aldı, evet matkap ilk defa kullanıyordum ama yapılabiliyormuş :)) Gayet usturuplu yaptım bence...

Yalnız bir ara matkabı kullanırken hani kontrolsüzce bir boşluğa denk gelirsiniz de vıjjttt diye matkap duvara çarpar ya, işte o anda annem koşa koşa yan tarafa geçti... İlk önce anlamlandıramamıştım sonra jeton düştü tabi ki :))) Ehhh be annem dedim tamam acemiyiz ama vallahi yan duvardan çıkmadım :))) Ne güldük anlatamam :))) Şaşkın bir aileyiz evet kabul ediyoruz ;)


Geçtiğimiz hafta Aşkımız Eski Bir Roman ve Dönüşüm kitaplarını bitirdim... Çok mutluyum o sebeple ♥ Bu hafta neye başlarım konusunda hala bir fikrim yok. Bekleyen kitaplarıma o piti piti yapacağım ;)

Film izleme konusunda hiçbir icraatta bulunmamışım... Büyük kayıp bence...  Kitap okusam film izleyemiyorum, film izlesem iş yapamıyorum, iş yapsam hiçbirini yapamıyorum gibi bir problem var hayatımda :/



Bu haftalık benden bu kadar...
Yapılacaklar listemi de ekleyip ben kaçarım 👋


* Değiştirilecek kıyafetleri hallet...

* Çiçeklik seni kovalayacak artık Şebo...

* Dolap satışına koy kıyafetleri...

* Çocuklarla bir okuma gecesi yapsan hafta sonu ne güzel olur Şebo...

* Oytun'a eşofman altı lazım... Kazuletliği üzerinde bu aralar ama bir ilgilen sen yine de...

* Joker geldi sinemaya , gidebilir misin ki ?

* Bu hafta uzun süredir görüşmediğin bir arkadaşına kısa pas atsan, ne güzel olurdu... Hatta sen bunu rutine oturtsan bir sürü arkadaşınla yeniden görüşürsün ♥

* Bir doğumgünü ziyaretin var onu da unutma....

23 Eylül 2019

Şebonun Gevezelikleri #12


Selamlar, mutlu haftalar ♥

Bu Pazartesi işe sendromsuz başlamak harika :) Aslında bedenen yorgunum ama kendimi ruhen iyi hissediyorum... Bomba gibi bir hafta beni bekliyor olacak galiba, yaşasın :)

Geçen hafta kitap okuma rutinini az da olsa oturttuk. Hafta sonu azıcık saptık gerçi ama bu hafta iyice oturturuz ümidindeyim...
Şu anda elimde Monika Moren'in Uçucu Kül  kitabı var. Son bir aydır elimde sanırım ve ben 3. kez sar baştan yaptım. Kitabın kötü olmasından değil bu yeniden başlama meselesi.. O kadar aralıklı okudum ki kitabın başını unuttum her seferinde. Bu sefer iyi gidiyor. Kısmetse bu hafta biter...

Oytun okuluna kısmen alıştı. Hala nakil tercihleri devam ediyor... Ancak okullarda hala boş kontenjan olmasına rağmen hiçbir sonuç yok. Bu ayın sonuna kadar yapalım, sonra vazgeçelim kararı aldık ana-oğul... İstediği hazırlıklı okula geçemezse dışarıdan yabancı dil takviyesine başlayacağız sanırım. Bu sene İngilizce konusunda çok istekli, hazır istekliyken fırsatı kaçırmamam lazım ;)


Bu hafta içi fazla iş yapmadım... Hatta yapmalısın diye listeye eklediğim ütü işini bile halletmedim.  Çoookkk tembelim çoookkk :))) Henüz tektekçiliğe başlamadım diye kendimi avutuyorum hahahaa :))

Hafta sonu pazarıma çıktım, sebzemi meyvemi aldım, mutfağı az-çok kış düzenine oturtmaya başladım. Ve kafam bu konuda rahatladı en azından...

İncir reçeli yapmak için incir aldım hatta... Kendi kendime ohhh taş gibi incirler aldım diye sevinirken incirlerimin hepsi kurtlu çıktı :/ Reçelimin şerbetini de kaynatmıştım üstelik. Boşa gitmesin şerbet hadi üzüm reçeline döndüreyim dedim... Fındık falan katıp şahane birşey çıkartacaktım ortaya ki bu sefer de fazla kaynatmışım :((( Kavanozlara koydum sevine sevine... Sonra bir baksam ki benim reçel katılaştı... Şimdi bu hafta onu sıcak suda eritip başka bir şekile sokmam lazım. Ama henüz ilhamım gelmedi... Bakalım nasıl halledeceğim...



İncir reçelinden devrişme üzüm reçelinde sınıf kaldıktan sonra hafta sonu aşure yaparak tarihe geçtim :))) Bizde aşureleri annem yapar genelde ama Özlem'le biz de fena yapmadık... Çok güzel oldu ♥  Dün canlarla toparlaşıp afiyetle yedik... Bundan sonra böyle azıcık azıcık arada yaparım diye düşündüm. İlla kazan kazan olması gerekmiyor sonuçta ;)

Cumartesi akşamı film keyfi yaptık kuzularımla... İzlemeyeceğim demiştim geçen sene ilk çıktığında ama basiretim bağlandı sanırım hahahaaa :)) Gerim gerim gerilip, arada kaç kaç diye bağırarak, hatta kızları bol bol gergin halimle güldürüp filmi tamamladık :)) Bir ara hissiyatımı anlatırım "Us" ile ilgili ;)



Benden şimdilik bu kadar... Geçen hafta tamamlayamadığım yapılacaklar listeme yenilerini ekleyip kaçarım ben ♥

Mutlu haftalar...


* Şebo ütü :)) 3. haftayı deviriyorsun farkında mısın?

* Ayakkabılar, tamirci... Yerini hatırlamıyorsan hatırlatayım, bagajda...

* Kutuyu boyamadın gerçi ama bu hafta yapamazsın. Sonraya bırak onu. Hazır çiçekliğin kaselerini ayarlamışken onların çiçeklerini dikip bitir. Azıcık da süsleyebilirsin belki ;)

* Hafta sonu annende olacaksın, yapılacak işler var. Matkabı al Tülüden unutma. Ufak tefek boyama işleri var, onların da malzemelerini hazırla.

* Oytun'la anlaşma yaptın internet kullanımı ile ilgili, eve internet bağlatmak için fiyat araştırması yap.

* Evrim geçiren üzüm reçelini tekrar hale yola sokmaya çalış, nasıl yapacaksan artık...

* Oytun'a kaynak kitap araştır...

* Elindeki kitabı bitir artık bu hafta...





16 Eylül 2019

Şebonun Gevezelikleri #11


Selamlar efenim ♥

Malum geçen hafta okullar açıldı. Ve biz hala okul düzenine alışamadık.
Bir insan her sabah okula geç kalır mı?
Biz bunu başardık hahahaaa :)
Ve dolayısıyla işe de geç kaldım...
Trafik yoğunluğundan ilk haftadan bezdim hatta.
Allah sonumu hayır etsin.


Uzun süredir Cumartesi günleri çalışmıyordum. Bu hafta çalışmak zorunda kalınca psikolojim bozuldu. Bana bir gün tatil yetmiyor, bir kez daha bunu anladım. Zira Cumartesi çalışınca yemek-alışveriş-temizlik gibi bilumum işler bir güne kalıyor ve benim pertim çıkıyor.. Bu hafta olduğu gibi...
Ortalık toparlamaktan yemek yapmaya bile fırsat bulamadım dün. Bizim mutfağa şu aralar fare düşse başı yarılır zaten.


Yaklaşık olarak 6-7 aydır saçlarımı boyatmıyorum. Neden yaptığımı bilmiyorum ama beyazlarımla yaşamak istediğime karar vermiştim. Şimdilerde ise feci halde boyatma isteği var ve akıllı uslu renklere değil. Mesela mor yapmak istiyorum hahahaaa :))) Bir de kısacık kestirip ablak suratımla başbaşa kalmak. Savaşıyorum hala içimde ve kim galip gelecek hiçbir fikrim yok :/


30 Sayfa kitap okuma kararımıza bu hafta ikimizde uyamadık. Mazeretimiz çoktu ama geçerliliği yoktu. Bu haftaki kalkınma planlarımız arasına yeniden konumlandırdık bakalım ;)

Ama bak bu hafta tüm yaz ara verdiğim yoğurt mayalama işine yeniden başladım. Ve olurdu olmazdı derken taş gibi oldu taş ♥ Annemin evinde tutturamadığım yoğurt kendi evimde tutuyor ya bir de buna şaşırıyorum... Neyse nazar etmeyeyim şimdi kendi kendime...





Şimdi yapılacaklar listemi buraya da koyup kaçarım. Yoksa ben salaklanmaya devam edip hiçbir şey halledemeyeceğim 👍

* 30 sayfa kitap her gece. Bu hafta rutine bağlamalısın bunu.

* Çiçeklik için cam fanus ya da cam kase bakın ucuzundan. O çiçeklik orada sana batmaya devam edecek yoksa.

* Evde bir kutu buldun ya, onu boyasan da ojelerini yada ıvır zıvırını koysan nasıl şukella olur.

* Oytun'un yemek parası yatacak.

* Kredi kartlarını öde.

* Ayakkabıcıya tamire gidecek ayakkabılar var.

* Bu hafta biraz yemek yapıp kavanozlasan da azıcık rahatlasan hafta içleri.

* Ütüsüz hafta geçer mi hiç Şebo. Bugün hatta hemen onu hallet. Yoksa kalır gider...


31 Aralık 2018

Haydi gelin ağacımıza ♥

2019
geldiyse
artık gelenek
sel diyebileceğ
im ağacımı süsle
me zamanı yine gel
di yaşasın. Bir Handan ım,
 enerji küpü girişimci arkadaşım 
benim. Başarı ve bol kazanç diliyor
um sana bu sene. Güzel yürekli Merihim 
sağlık ve huzur diliyorum sana da. Gönlün nasıl
istiyorsa öyle olsun bu sene de  Mevlüdem dikişler h
alloldu, örgüde sıra 😃 Her attığın  ilmek sana yeni bir sürpri
zle gelsin. Bolluk bereket evinden eksik olmasın.  Kitapkurdum Esram 
yeni kitaplar, yeni heyecanlar ve mutluluklar diliyorum sana da bu sene. Ç
ok öğren, çok öğret   Nesrin cim eşinle ailenle çok mutlu ol. Bereketiyle gelsin 2019 
 Ayşem blogosferin güzel ve sağlıklı gurmesi. Buraları azıcık unuttun ama gelirsin çalışmak
tan fırsat bulursan. Workshopların bereketli geçsin veee 2019 sana yeni bir kitap hediye etsin gü
zel güzel  Nilhan bu sene sana hayallerinin en azından birini gerçekleştirme gücü versin, mucizeleri
nle mu
tlu ol hep
Şulecim sana b
u sene yine bir gemi
seyahati diliyorum en şa
hanesinden. Bol bol gez inş
allah. Yurdagülümmm enerjin hiç 
bitmesin bu sene de Gönül şenliğin 
bol olsun arkadaşım 😉 Kadriyecim tatlı meşgale
lerin, keyifli günlerin bol olsun. Çocuklarınla neşe i
çinde geçir günlerini. Maim Kadriyem sürprizli, bol kahka
halı, huzurlu günler gelsin sana da. Etrafın mailerle dolsun se
vgiyle kuzum  Deryacım, maharetli arkadaşım. Elinin bereketi
çok olsun. Elini her attığın iş hemencecik bitsin keyifle. Çınarla hep
mutlu ol. Güzel Sezercim, keyifli gezmelerin bol olsun bu sene de. Sağlık 
bereket mutluluk hiç evinden eksik olmasın. Yeni deneyimler yaşadığın çokça
öğrendiğin bir yıl olsun  Ececim kızçelerinle hep mutlu ol yine. Bereketli sofral
arın, güzel dostların olsun hayatında hep.  Tiyatroların bir numaralı takipçisi güzel a
rkadaşım Nihan. Yine bol sanatlı bir yıl diliyorum sana. Bol anı biriktirin sağlıkla mutl
ulukla. Bize masal gibi anlat yine  Ülkücüm yine bol aktiviteli bir yıl olsun sana çocuk
larınla. Kahkahalarınız evinizin en güzel müziği olsun ♥  Saadetcim, çocuklarının emeklerinin
karşılığını aldıkları bir yıl olsun. Şahane kutlamalar olsun hayatında. Sevgi dolu olsun bu yılın da
Gamzecim 2019 sana şahane sürprizlerle gelsin. Yeni tatlar, yeni yollar, yeni sevgiler.. Çoğaldığın bir
yıl ol
sun inşa
llah.  Sevg
ili Esin bu s
ene sana sağlık
huzur mutluluk ge
tirsin. Sevdiklerinle g
üzel bir yıl olsun Tatlı
 Ezgicik, yeni başlangıçlar tü
m renkleriyle gelsin sana da. Has
retlerinin azaldığı bir yıl olsun. Güzel
 Semi, bu sene şans mutluluk ve sevgiler
in en güzeli seninle olsun  Mavi annem key
iflerinin kahkahalarının bol olduğu bir yıl olsun
Gülşahcım yine bol okumalı, bol keşifli, bol sarılmalı
bir yıl diliyorum arkadaşım sana. Ta uzaklardan herşeye 
yetişen Deryacım,  bu sene yine kıpır kıpır bir yıl olsun. Güzel
anılar biriktir, bol bol eğlen, gez. ÖneriMakinası  bu sene bol kart
lı, bol listeli, bol yeni keşifli bir yıl olsun sana da Güzel film arkad
ım  Sibelynka bu sene bir Oscar bileti gelsin en önden sana 😊 Keyifli
ve mutlu bir yıl olsun. Bol sanatlı günlerin olsun Bu sene yeni tanıştığım
Beyaz Yakalı arkadaşım, ailenle birlikte çok mutlu bir yıl diliyorum sana da. Se
vgiyle sarmalandığınız bir yıl olsun. Maceranın kitabını yazan Özlemcim, huzur ve
dinginliğin yanında çokça enerji diliyorum sana da. Yeni listeler, yeni gezmeler, bolca y
eni deneyim ekle anılarına Sevgili Çilek Suyu Hayatına nice nice teşekkürler eklensin.
Gez, gör, kucakla bol bol. Hasretlerinin azaldığı, kavuşmalarının bol olduğu bir yıl olsun bu sene
Biliyorum mu
tlaka ağaca is
mini asmayı u
nuttuğum arka
daşlarım var. L
ütfen affedin b
eni. İsterdim ki
yolumun her k
esiştiği arkada
şımı buraya ye
rleştireyim am
a imkanlar ve 
olanaklar işte.
Hepiniz benim
için çok kıyme
tli ve özelsiniz ♥ Hepinizi çok seviyorum, çokça hem de ♥  Barış içinde, sevgiyle, huzurla,
mutlulukla sarmalandığımız güzel bir yıl olsun 2019.... Çokça sevelim, çokça sevilelim... Blogosfer yine şenlensin, ara verenlerin yeter dinlendiğimiz dediği, gidenlerin sizi çok özledik deyip geri döndüğü bir yıl olsun 2019... Sağlığın bizi baş tacı ettiği, heyecanın kapımızdan ayrılmadığı, kahkahalarımızın yılı olsun 2019... Kitapların sular seller gibi okunduğu, sinemadan tiyatroya, operadan sergiye koşturduğumuz sanat dolu bir yıl olsun 2019... Yeni yollar adımladığımız, yeni ağaçlara sarıldığımız, yeni tatlar denediğimiz, yeni müzeler gördüğümüz bol maceralı gezmelerimizin olduğu bir yıl olsun 2019...

İyi ki varsınız, iyi ki birlikteyiz ♥

Özetle Mutlu Yıllar ♥




29 Aralık 2017

biz birlikte çok güzeliz ♥



2018
de sizle
rle ağacımı
süsleme zama
nı yine geldi. Ba
şlayalım o zaman. Bir
Handan var ki blogların g
ülü olur kendisi, bu sene sana m
aksimum enerji diliyorum, hayal etti
ğin her yere gidebilmen için. Güzel yürekli 
Merihim hasretlerinin dindiği bir yıl olsun senin
de. Tüm civcivlerin kanatlarının altına doluşsun, bol
bol kokla öp onları doya doya inşallah. Mevlüdem teğele
alıştın bu sene ya sen, elini attığın iş iki dakikada şıp olsun, ku
maşlar top top kapına dizilsin bacım 😃 Doktorcum Sevdam, bu sene 
hasret yılı oldu sana. 2018 hasretliklerini bitirsin, gittiğin yaban eller san
a tüm kapılarını sonuna kadar açsın ♥ Çift çocuk cesaretleriyle beni kendilerine 
hayran bırakan Damlam ve Esram bu sene size gazsız ve bol uykulu geceler diliyo
rum. Onlar mışıl mışıl uyurken siz de kitap kurdu hallerinize devam edin 🙏🙏 Nesrin
cim bu sene sana da güzel mi güzel bir kız diliyorum şeker. Evin şenlensin agularla inşal
lah 😏 Ayşem bu sene Ceymiciği daha çok salla inşallah, her kitap baskın zirvelerden hiç inm
esin, atölyelerin mutlu insanlarla dolsun güzelliğim ♥ Nilhan bu sene mucizelerinle şeytanın bacağı
nı kır
ıp bu se
ne bol bol
gezmeler dil
iyorum sana da c
anım benim. Terary
umların kraliçesi Derya
yeni mekanında bolluk bere
ket eksik olmasın senin de ♥ Ki
tap kurdu Şulecim sende bu sene li
stelerinde bol tık diliyorum, bir de çok i
stediğin gemi seyahatini tabi ki. Tüm hayva
nların dostu merhametli Müjdem, sana da tüm sev
diklerine yetişecek güç, kudret diliyorum. Elini attığın
her yer güzelleşsin hayatında bu sene. Enerjik Yurdagülümmm
hayallerinde zirve yap, zumba gibi enerjik olsun gönlün her daim.
Kadriyecim bol keyifli günler senin olsun, çocuklarınla mutlu mesut a
nılar biriktir arkadaşım. Maim Kadriyem buralara uğramaz oldun gerçi ama
gönül güzelliğinle baktığın her yer sana sonsuz şefkatini sunsun, mutlu ol çokça.
Bu sene tanıştığım ve geç de kaldım dediğim Deryacım, güzel oğlunla rengarenk bir
yıl diliyorum sana da. Benim güzel Sezercim, eline sihirli değnek verdim bu sene. Orhunla kul
lan bol bol diye. Uzakları yakın etsin sana, diyar diyar gezdirsin seni. Mutluluk kapında olsun her
daim♥
çalışkan a
rkadaşım kız
cıklarınla mutlu
ol bu sene sen de h
er daim. Keyiflerin en
şahaneliğinde olsun günle
rin. Tiyatroların bir numaralı
takipçisi Nihancım. Bu sene neşe
ve sağlık diliyorum ailenle sana. Hep
gülün inşallah 😊 Ülkücüm bu sene sana el
ma şekeri gibi gelsin. Tadından yenmesin, aynı
senin yaptıkların gibi ♥ Saadetcim, becerikli arkada
şım. Eşinle ve çocuklarınla bol bol gez bu sene de. En gü
zelinden fotoğraflar çek doya doya. Gamzecim bu sene çok g
ezdin ama 2018 de de devamı gelsin. Çok gez, çok eğlen yine. G
üzel bir yıl olsun yine. Öce annem Özlem, güzel kızlarınla dolu dolu
bir yıl diliyorum sana da. Bol huzur, bol mutlulukla. Sevgili Esin bu sene
sizinle de yeni tanıştık ♥ Keyifli gezmeler, sağlıklı mutlu günler diliyorum si
ze de ♥ Sonbahar güzelliği tatlı Ezgicik, hayallerin kadar rengarenk günler diliyo
rum sana da. Güzel Semi, bu sene tatların en güzeli seninle olsun, mutluluktan hep k
elebekler gibi gez ♥ Mavi annem gözlerin gibi pırıl pırıl geçsin bu yılın da. Burcucum b
u sene tatliş iyi olsun, sen ve Ata çok mutlu ol inşallah ♥ Gülşahcım sana da keyifli zamanlar di
li yorum bol bol. Zamanla hiç derdin olmasın, her şey en şahanesinden olsun hayatında hep canımcım
Sporcu  ruhlu Deryacım,  bu sene de  bol sporlu, sağlıklı, bol kahveli bir yıl diliyorum sana da canım
Daha çok yazı
lacak isim, dil
enecek dilek v
ar aslında. Gön
ül isterki okudu
ğum her arkada
şımı buraya yerl
eştirebiliyim. Lü
tfen  kırılmayın
bana.  Hepiniz
çok  kıymetlis
iniz  ve hepini
zi çok  seviyor
um.  Unuttukl
arım  lüften af
fetsin  beni. B
u sene  bu kad
ar  yapabildim
Öneri Makinası, Mukaddes Hanımcım, Sibelynka, Pudra Şekerim ve Film Gündemi Zulalcim sizlere de kucak dolusu
sevgilerimi gönderiyorum.
Mutluluk dolu olsun günleriniz. Hayallerinizin, dileklerinizin gerçekleştiği bir yıl olsun inşallah.
Biz birlikte çok güzeliz ♥
Çok özeliz ♥
Çok mutluyuz ♥

2018 hepimize güzel gelsin, iyi gelsin...
Kucak dolusu öpücüklerimi ve sevgilerimi gönderiyorum herbirinize ayrı ayrı

Nice mutlu yıllara
Nice mutlu yazılara
Nice kahkahalara
Nice buluşmalara
Nice güzelliklere

Gönlünüze göre olsun her şey ♥




20 Kasım 2017

güüünnnayyddıınnn ♥



Size şöyle yanık yanık bir günaydın diyeyim istedim 😂😂😂


Çiçekli, böcekli, sevgi pıtırcığı modunda geçsin haftanız ♥
Hava yağmurlu, soğuklar da geliyormuş... 
Fazlaca enerjiye ihtiyacımız olacak 😉


Yeni hafta hoşgelsin, hoş gitsin...
Sevinç nidalarımız bol olsun ✌
Haydi kolay gele herkese ♥


Ben olağan haftalık listemi yapar kaçarım ;)

* Eski gümüşlerini vermiştin, gümüşçüden hala ses yok. Bir git de kendini hatırlat.. Şükür benim gümüşler ölmemiş ama olmamış da :)) Bakalım ne zaman olacak :))

* Keteme gidilecek bu hafta... Haftaya kaldı, sıra alamadım :/

* Romatolog araştıracaksın, en yakın nerede var, sevksiz gidilirse daha iyi olur bulduğun yere Bu bölümden sıra almak deveye hendek atlatmaktan daha zormuş... Denemelere devam o sebeple....

* Oytun rehberliğin çıkardığı haftalık programı nasıl uygulayacağını oturtamadı hala, bu hafta birlikte uygulamaya koy ki alışsın biraz biraz - Çalışmalara devam, adam sabit fikirli :/ 

* Hafta sonu kına gecesi var, sakın unutma... Nikaha gidemeyeceksin çünkü...

* Hafta sonu doktor kontrolün var, iğnelerin var yapılacak offf offff 😔

* Ütü seansını da unutma, birikiyor sonra...

9 Kasım 2017

Kültür Sanat Mevsimi - 2017 / #7


Benim zamanımın en sevilen şarkılarından biri...
Hatta ve hatta her dönemin unutulmazlarından...
Ben bu şarkıyı laylaylom yıllarımda deli gibi severek en romantik hislerimle dinlerdim... Belki bak hatırlamıyorum ama ilk romantik dansımı bu şarkıda etmiş olabilirim. İlk olmasa bile kesin bir tanesi buna denk gelmiştir :)))) Hatırlayamadığım, kesin bir bilgi :)))


Eagles'ın 1976 yılında çıkardığı ve içinde zamansız şarkılardan biri haline gelen, albüme de ismini veren Hotel California şarkısından bahsediyorum....


Grup üyeleri; Don Henley, Glenn Frey, Bernie Leadon, Randy Meisner ve Don Felder... Bernie Leadon  ve Randy Meisner gruptan ayrıldıktan sonra yerine Joe Walsh ve Timothy B. Schmit gelmiş.... 1970 yılında kurulan grup 1980 yılında tamamen dağılsa da 1994 te yeniden bir araya gelmişler...

Gelelim yeniden albüme...

Albümde 9 şarkı var ama hiçbirisi tabi ki Hotel California kadar ünlü değil...

1- Hotel California
2- New Kid in Town
3- Life in the Fast Lane
4- Wasted Time
5- Wasted Time - Reprise
6- Victim of Love
7- Pretty Maids All in a Row
8- Try and Love Again
9- The Last Resort

Bu arada Hotel California şarkısının ortaya çıkması ile ilgili çeşitli şehir efsaneleri de dolaşıyor ortalıkta... Gerçek olup olmadığından tam emin değilim.

Bir rivayete göre şarkının kahramanı olan adam bir yolculuğa çıkar ve yolu California'dan geçerken Hotel California'da kalır. Kaldığı odanın yanındaki odada kalan kızla tanışır ve birbirlerine aşık olurlar. Ve tabiki de tatillerini bu otelde geçirirler. Yaz tatillerinin sonunda eğer geçen 1 sene içerisinde birbirlerini unutmazlarsa ve hala birbirlerini seviyorlarsa gelecek yaz aynı tarihte yine otelde buluşmaya karar verirler. Adam kızı bu geçen süre içerisinde unutamaz ve yola koyulur. Tam da sözleştikleri tarihte otele varır. Fakat otel bir gece önce yanmıştır ve kız da otele gelmiş ancak çıkan yangında otelde ölmüştür. Ömrünün geri kalanını onunla geçirmeyi hayal ederken adam, sevdiği kadını kaybetmiştir... Bu hikayeyi duyan grup üyeleri de çok etkilenerek Hotel California'yı yazmışlar...

Diğer bir rivayet ise; birbirine aşık iki genç sık sık Hotel California'da buluşmaktalarmış. Birbirlerini o kadar çok seviyormuş ki bu çift olur da bir gün buluşmaya gelmezlerse sebebinin sadece ölüm olabileceğine dair birbirlerine söz vermişler.  Yine buluşacakları bir gün ilk önce kız gelir otele. Kız deli gibi bekler ama çocuk gelmez. Birbirlerine verdikleri söz aklına gelir ve kendini o otel odasında asar. Çocukta aslında geç kaldığı buluşmasına yetişmeye çalışırken trafik kazasında aynı dakikalarda hayatını kaybetmiştir. Kız ne yapacağını bilmez durumda iken kendisini asmadan önce bu şarkının sözlerini otel odasının kapısının arkasına yazmış ve sonra intihar etmiştir.  Otel bu birbirini çok seven gencin anısına odanın hiçbir eşyasına dokunmaz ve kimseye kiraya vermez sonraki dönemde. Bir konser için yola çıkan grup bu otelde konaklamak istedikleri dönemde bu odanın hikayesini duyar ve odayı ziyaret ederler. Bu sırada kapının arkasında yazan yazıyı okurlar ve çok etkilenerek şarkıya dönüştürürler....

Belki de birisi gerçektir... Kim bilir?




30 Ekim 2017

Bir hafta sonunun ardından...


Evdeki işlerin büyük kısmı bitti şükür :)
Bir kaç fazlalık kaldı gözüme batan sadece...  Onları da letgo da satmayı deneyeceğim, satılırsa şahane olur...
Bu yaz yazlıktaki bir kaç fazlalık eşyayı satmayı başarmıştım, belki yine olur...

Tüm hafta 29 Ekim etkinliklerinin izini sürdüm, ama maalesef :(
Pazar günü Cumhuriyet yürüyüşü bekleniyordu, valilik OHAL kapsamında riskli gördüğü için izin vermemiş. Ağzım dolu dolu küfrettim... Şu milletin, elinde bayraklarla, sevinçle, gururla yürümesinden bile korkuyorlar.. Minik bir resepsiyonla hallettiler kendilerince kutlamayı :/

Şükür ki Oytun'un okulunda tören vardı, koroda görevliydi aynı zamanda da. Öğleden sonra koştura koştura oraya gittik. Güzel bir kutlamaydı.. Coşkuyla çocuklara katılıp marşlarımızı söyledik, yer yer duygulandık...

Bir de sinemaya gittim; Ayla'ya... Bilahare anlatacağım o filmi size...  Malum bugün Pazartesi, , işler beni bekler 😐

Haftalık listemi de bırakayım ve ben kaçayım...

Mutlu haftalar dostlar ♥



1- Geçen hafta hanene eksi yazıldı Şebo... Geçen haftadan kalan işleri tamamla ; Dr. randevu - Zeynep bebek - gezi fotoları...
2- Letgoda satılacakları hallet bu hafta..
3- Ay sonu hesapları kapatılacak, geciktirme..
4- Süt arayışına geç, belki yine bulursun iyi bir sütçü... Sormak lazım bir kaç kişiye..
5- Banka işleri var yine 😒





26 Ekim 2017

Kültür Sanat Mevsimi - 2017 / #4


Etkinliğimizin bir maddesinde bir TV yada internet dizisi izle olunca bu yazı da şart oldu... Kısa kısa bir şeyler geveleyeceğim işte :))

Bu sene henüz TV yasağına başlamadım. Malum dolap düzenlemece, ütü, çamaşır, fazlalıklardan kurtulma ayı ilan ettiğim için Ekim ayını, TV her daim zaplanmakta bizim evde şimdilerde. Dolayısı ile bu aralar her dizi ile ilgili bir fikrim oluştu. Şu dolap düzenlemeceler bitsin ilk işim bir iki dizi belirleyip geri kalan zamanda TV açmamak olacak. Geçen sene bunu çok güzel uygulamıştım ve o zaman öldürme kutusuna takılmayınca bir sürü zamanım kalmıştı kendime ayıracak.

Başlayalım o zaman diziler hakkındaki gıybetimize;


Dün akşam final yaptı ve peşpeşe evlilik teklifleri, duygusal replikleri ile son dönemdeki saçmalamalarını tatlıya bağladı...
Bak ben size söyleyeyim bu diziler hortlattı abuk subuk evlenme tekliflerini. Geçen internette gezinirken rastladım bir tanesine muhteşem evlilik teklifi diye. Çift yemek yiyor bir restorantta, polisler basıyor çocuğu tutukluyorlar. Kız salya sümük... Bir sürü aksiyon dolu laf, çocuğu götürüyorlar. Kız ben de geleceğim, götürmeyin diye ağlıyor... Oğlan ağır abi havalarında sen kal bir şey olmaz bana diyor. Kızı uzun süre ağlattıktan sonra evlenme teklifi ediyor :) Pehhhhh... Uzak dur kızım dedim ama laftan anlamadı kız işte :))))

Bak abuk evlenme teklifi diyince başka bir dizi geldi aklıma...


Polisiye bir dizi başladı, galiba bu haftaydı ilk bölümü... Bölük pörçük izledim ama diziden aklımda kalan iki şey var...

Şşşşşş şşşşşşşş diye bir müziği var yeminle evde kim var diye sağıma soluma bakınmama sebep oldu :) Böyle psikopat müzik mi olur yahu :)))
Diğer aklımda kalan şey ise yaptıkları evlenme teklifi... Polis bir çiftimiz var, emniyetteler. Biri tutuklanmış getiriliyor ve adam birdenbire polislerden kurtulup silahı çocuğun şakağına dayayıp ele geçiriyor. Silahlar havada, ölür bak diye söylemler. Silahı bırak, teslim ol gerilimleri. Tövbe yarabbim :)) Sonuç meğerse kıza evlenme teklif edecekmiş... Milletin aklına karpuz kabuğunu soktunuz, aferin size... Yakında görürüz böyle bir sahne ana haber bültenlerinde :))


Savcılar imza toplayıp bu diziyi kaldırtmalılar :))) Anam nasıl bir savcı bu.. Her işte parmağı var, tam yüz karası... Meryem de tam bir saf :))) Çekirge kaçıncı seferdir sıçrıyor ama yakalanmıyor. Atasözümüze ihanet ediyorlar, olmuyor böyle ama :))

Bu arada Açelya Topaloğlu'nu şirin kız rollerinde görmeye alışmışım, bu dizideki entrikacı halini çok oturtamadım...


Bu diziden çok ümitliydim bak...
İçerde dizisine alternatif olarak düşünmüştüm. Onun kadar iyi değil ama şimdilik takip ediyorum...
Pazartesi gününe başka bir alternatif yaratamazsam, kendisi ütü dizisi olarak bu sene kayıtlara geçecek....
Malum pazar çamaşır, pazartesi ütü :)))
Songül Öden ve Dolunay Soysert'i seviyorum, bu da geçerli bir sebep tabiki diziyi izlememde :))


Oldukça iyi kadrosu var gördüğünüz üzere... Enerjik olması tercih sebebi...
Big Little Lies dizisini anlatmıştım geçenlerde size, tam uyarlama demeyelim ama dizinin senaryo grubu oldukça esinlenmiş bu diziden :))) Yorulmaya ne hacet zaten :))

Başlangıç ve ilerleme örgüsü tıpkısının aynısı... Karakterlerimiz değişmiş, daha Türk yapısına uygun ilgi çekecek karakterler yaratılmış... İhanet, kıskançlık gibi öğeler yerleştirilerek damak tadımıza uygun hale getirilmiş de diyebiliriz :)))

Bu kadar laf ettim ama bu diziyi izlerim ben :)) Ya ütüyü salıya alacağım, kayıtdışını afaroz edeceğim ya da iş yerinde internetten boş zamanlarımda izleyeceğim... Formüle edeceğiz artık :)))

Bu arada Bade İşçil'e ne olmuş öyle gördünüz mü? Kadın tam iskeletor olmuş :/ Bir dirhem et bin ayıp örter lafını duymamış galiba benim gibi ahahahaaaa :))))


İbrahim Çelikkol yine karizmatik soğuk bakışlarıyla ekranlara döndü, bir de bol adaleli vücuduyla :)))
Oldukça psikopat, bol entrikalı... İzler miyim bilemiyorum ama ağdalı bir süreç çıkartmazlarsa ortaya belki bir şans verebilirim. Bakacağız :))) Pazartesi alternatiflerimden olur kendileri :)

Bu arada Birce Akalay nasıl güzel bir kadındır öyle ♥


Hastasıyım dedeeeeeeee :)))))
Evet bu diziyi kaçırmıyorum... Esmaratora bayılıyorum bu bir... Aslı Enver hem kulağımı şenlendiriyor hem gönlümü bu ikiii... Teyze Senem beni kopartıyor bu da üççççç....

Özcan Deniz için yok botoks dedik, yok saçlarını boyuyor dedik, yok saçları kalıp ne yapıyor dedik, adam zamanın kırosuydu da dedik ama itiraf etmem gerekirse son zamanlarda her dizisini, her filmini zevkle izliyorum :) Arap atı gibi sonradan açılanlardan :))

Gerçek yaşam hikayesinden uyarlama olan bu diziyi kimin hayatı diye çok merak ettim. Bir ara Bursa-otobüs denkleminden giderek Kamil Koç ailesinden biri mi acaba bile dedim. Ama değilmiş. Bir rivayete göre, zengin tekstilci bir iş adamı ile Beyaz Kelebekler solisti Ülkü Üst Sarpkan'ın hayatı olduğu söyleniyor ama henüz resmi bir açıklama yok :)



Ahhh Fikriiii ahhhh... Kımıl zararlısı gibi bir baba... Ama tam evlere şenlik....
Baba Fikri sebebiyetiyle arada sırada göz gezdirdiğim dizilerden olur kendisi...
Hazal Kaya mahalle kızı rollerine artık oturdu bence... Yalnız geçenlerde bir dergiye poz vermiş, nasıl bir shoplama yapıldıysa gitmiş bizim Hazal gelmiş afeti devran Hazal :)) Ayarlarımızla oynamayın rici edeceğim :))

Bu kadar yazabildiğime göre dizi konusunda bu sene hakikaten çok kültür şıptırmışım kendime :))) Gün kısıtlaması koyunca birçoğu elenip 2 yada en fazla 3 tanesi kalır bunların... Bakalım piyango hangi dizilere vuracak :)

Öpüldünüz, sevildiniz, çokça da kucaklandınız efenim ♥