9 Şubat 2019
28 Gün Meydan Okuması #9
Farkında mısınız meydan okumanın 1/3 ini tamamladık :)
Şahane gidiyoruz ♥
Hakkında 5 garip şeyi söyle de bilelim ne kadar arızasın...
Bak bu yazıyı yazarken hiç zorlanmayacağım. Türlü türlü huyum olduğunu biliyorum çünkü :))
Ama sizi korkutmadan en hafifleri yazacağım ;)
* Lacivert ve siyahın yan yana durmasına katlanamıyorum... Her iki rengi tüm renklerle uydururum da ikisi bir arada olunca kaşıntı basıyor beni... Lacivertin üzerine siyah giymeyin işte 😂😂
* Ofisteki masama ben yokken oturulması kırmızı çizgilerimden... Birinin oturduğunu hemen de anlarım ve başlarım kim oturdu buraya diye söylenmeye... Hele bir de bilgisayarımı açtılarsa direkt uçasım gelir üstüne...
* Birisiyle konuşurken göz teması kurmalıyım. Göz teması kurmadan konuşamıyorum. Yok olmuyor, cümleler toparlanmıyor. Beni dinlemiyormuş gibi geliyor. Kısa kesiyorum ya da susma hakkımı kullanıyorum o zaman... Bakar mısın bakar mısın diye gezinen bir tip görürseniz işte benim o :)))
* Sevdiğim bir yiyecekten buzdolabında az kaldıysa ve başkasının yeme ihtimali varsa dayanamıyorum gece kalkıp yiyorum... Uyuyamıyorum yoksa 😂😂😂 Kardeşim bu sebepten benden çok çekti kıyamam hahahaaaa :)))
* Temizlik yaptığım gün evde canavarlaşıyorum :)) Normal zamanda çok sakinmişim gibi hahahaa :)) Sildiğim yere basma, dağıtma, orada yemek mi yenir diye canından bezdirebiliyorum ev ahalisini...
Çok arıza değilim di mi :)))))
Mutlu hafta sonları herkese ♥
8 Şubat 2019
28 Gün Meydan Okuması #8
Kolaya kaçıyorum, yazıyı sen yazmak zorunda değilsin. Bırak da bizim için seçtiğin 3 alıntıyı okuyalım bugün.
Bugünkü meydan okumamızda konu bu... Dolayısıyla size sevdiğim birkaç siteden alıntı yazılar paylaşmak istiyorum ben de..
İlk alıntı www.egitimpedia.com sitesinden;
Stanford Üniversitesi eski Dekanı ve "Bir Yetişken Yaratmak" kitabının yazarı Julie Lythcott-Haims 18 yaşına kadar her bireyin mutlaka kazanması gereken yaşam becerilerini anlatmış ve bunları biz ebeveynlerin nasıl ketlediğini tabi..
Aslında genel olarak bildiğimiz şeyler ama topluca okuyunca kendimle ilgili bazı konularda soru işaretleri oluşturduğum bir yazıydı. Sizin de okumanızı isterim... İşte BURADA
Şimdi sıra www.onedio.com sitesinde;
Günümüzde vefa duygusu ile ilgili bu kadar dertliyken bir martının yaşamını kurtardığı için 80 yaşındaki bir adama vefası duygulandırıyor ister istemez...
Haberin tamamı BURADA
Diğer güzel alıntımız ise www.pudra.com dan geliyor..
Hindistan'da bir okul sınavlardan önce velilerine bir mektup yollamış. Ülkemiz şartlarında ne kadar uygulanabilir tartışılır ancak çocuklarımızın mutluluğunu düşündüğümüzde mutlak üzerinde düşünülmesi gereken tavsiyeler...
Okumak isterseniz BURADA
Sevgiyle ve mutlulukla kalın efenim...
Birkaç gündür yoğunluktan sizleri okuyamadım ama en kısa zamanda tüm meydan okumaların hakkını vereceğim ;)
7 Şubat 2019
28 Gün Meydan Okuması #7
Ve İzmir'den döndüm...
Özlenen şehirden döndüğüm gün özlediklerimle ilgili bir yazı günü gelmesi güzel bir tesadüf oldu :)
Evet bugün konumuz;
En çok neyi özlüyorsun bu hayatta, hiç düşündün mü?
Düşünmez olur muyum hiç... İnsan yitirdiklerini özlüyor, ihtiyacı olanı özlüyor, keşkelerini özlüyor, tadını sevdiklerini özlüyor... Hayat devam ederken özlenen hiç bitmiyor yani...
En çoğunu hiç düşünmemiştim ama ben en çok babamı özlüyorum... Gidenin geri gelmeyeceğini bilerek... Ama çocukluğumu da özlüyorum... O da geçti gitti işte...
Ağzımdaki tadı özlüyorum... Bir kez kayıp yaşadı mı insanın ağzının tadı buruluyor... O burulma hiç geçmiyor işte...
Eskiden daha sık rüyama girerdi, şimdiler de nadir oluyor gerçi ama onun rüyama girdiği gecenin sabahında daha bir mutlu uyanıyorum... Sanki kokusunu duymuş gibi.... Sanki oturup ona uzun uzun onsuzluğu anlatabilmiş gibi... Sanki içimi açmış dökmüş gibi... Sonuçta sanki işte... Bir avunmaca işte...
Demiştim ki omzum gitti... Arkamdaki dağ gitti... Hayat nasıl geçecek şimdi... Geride kalanlara sarılarak hayat geçiyormuş, sadece bir sızıyla işte....
Kızdırdıklarını unuttum, kızdırdıklarımı unutmadım... Özlem böyle bir şeymiş... Anladım işte...
Sarılın bolca, sevgi sözcüklerini esirgemeyin, anınızın tadına varın diyorlar ya... Ne kadar doğru olduğunu anladım işte...
Öyle işte....
Özlenen şehirden döndüğüm gün özlediklerimle ilgili bir yazı günü gelmesi güzel bir tesadüf oldu :)
Evet bugün konumuz;
En çok neyi özlüyorsun bu hayatta, hiç düşündün mü?
Düşünmez olur muyum hiç... İnsan yitirdiklerini özlüyor, ihtiyacı olanı özlüyor, keşkelerini özlüyor, tadını sevdiklerini özlüyor... Hayat devam ederken özlenen hiç bitmiyor yani...
En çoğunu hiç düşünmemiştim ama ben en çok babamı özlüyorum... Gidenin geri gelmeyeceğini bilerek... Ama çocukluğumu da özlüyorum... O da geçti gitti işte...
Ağzımdaki tadı özlüyorum... Bir kez kayıp yaşadı mı insanın ağzının tadı buruluyor... O burulma hiç geçmiyor işte...
Eskiden daha sık rüyama girerdi, şimdiler de nadir oluyor gerçi ama onun rüyama girdiği gecenin sabahında daha bir mutlu uyanıyorum... Sanki kokusunu duymuş gibi.... Sanki oturup ona uzun uzun onsuzluğu anlatabilmiş gibi... Sanki içimi açmış dökmüş gibi... Sonuçta sanki işte... Bir avunmaca işte...
Demiştim ki omzum gitti... Arkamdaki dağ gitti... Hayat nasıl geçecek şimdi... Geride kalanlara sarılarak hayat geçiyormuş, sadece bir sızıyla işte....
Kızdırdıklarını unuttum, kızdırdıklarımı unutmadım... Özlem böyle bir şeymiş... Anladım işte...
Sarılın bolca, sevgi sözcüklerini esirgemeyin, anınızın tadına varın diyorlar ya... Ne kadar doğru olduğunu anladım işte...
Öyle işte....
6 Şubat 2019
28 Gün Meydan Okuması #6
Siz şu anda bu yazıyı okurken ben İzmir'de olacağım.... Anacığımın bugün gidiş günü...
Onu yolcu ettikten sonra da azıcık dolanırım diye planlamaktayım, dur bakalım :)
Bugünü aslında sallayıp yarın da toplu yazabilirdim ama Handan çok feci kızıyor sonra :))))) Planlama diye bir şey var nçık nçık dedi hahahahaaaa :))) Ben söz dinlerim ;)
Neyse efenim konuyu uzatmayalım, meydan okumanın bugünkü konusuna geçelim...
Bugün liste günü, şöyle bir düşün tekrar tekrar dinlemekten vazgeçmediğin 7 şarkılık bir liste hazırla...
Hazırsanız başlıyorum :)))
R.E.M. / Losing My Religion
Ta üniversite yıllarımdan kalan bir şarkı bu benim için... Tekrar tekrar dinlemekten hiç usanmadım... Nerde duysam yerimde bir kıpraşırım ♥
Sertab Erener / Vur Yüreğim
Eskimeyenlerdendir benim için bu şarkı... Her dinlediğimde şöyle bir silkelenirim...
Aysel Gürel ışıklarla uyu, nasıl güzel söz yazıyordun sen öyle ♥
Ezginin Günlüğü / Ebruli
Bu şarkıyı bilmeyen sevmeyen var mıdır bilmem ama bak bu şarkı da benim gençliğimdir...
Sezen Aksu / Yine mi Çiçek
Ne kadar Sezen Aksu desem de bu şarkıyı Cihan Okan seslendirmiş, Sezen Aksu da vokal yapmıştır aslında. Ama şarkı öyle bir şarkı ki kim söylese çiçek olur ♥
Bülent Ortaçgil / Değirmenler
Hayal bu ya, şimdi yağmur yağsa... Alsam elime bir bardak geçsem yağmurun karşısına... Hiç usanmadan Bülent Ortaçgil dinleyebilirim o zaman...
Bob Marley / Is This Love
Bu listeye bu şarkıyı koymasaydım taş olurdum vallahi :)))
Sıla / Aslan Gibi
Ve aslanlar gibi listemi yaptığıma göre yarın görüşürüz ;)
Kucaklandınız hepiniz ♥
5 Şubat 2019
28 Gün Meydan Okuması #5
Sana ilham veren şeylerden bahset, belki başkasına da ilham kaynağı olur...
Burada bir masal anlatasım var aslında... Ama her an masallıktan çıkartıp garip bir sonuca ulaştırabilirim... O sebeple masaldan vazgeçiyorum :)
Öyle çok planlı programlı idealist bir insan hiç olmadım, olamadım... Yapım gereği olsa gerek...
Hayatın önüme getirdiklerine göre yollar seçen bir yaşam kurdum kendime...
Aslında hayatımda bana ilham kaynağı olabilecek çok akıllı bir kadın vardı, hâlâ da var şükür; annem♥
Kavak yellerini başımdan uğurladığımda ancak onun benim için büyük bir nimet olduğunu fark etmiş olsam da en büyük ilhamım annemdir :)
Hayatımda ki diğer ilhamım ve mucizem oğlumdur. Onun büyümesini izlerken ve onunla birlikte ben de büyürken hayata farklı bir gözle bakmaya başladım. Doğaçlama annelik konusunda hala çok değişmesem de beşeri ilişkilerimi tamamlayan bir etkendir her zaman oğlum ♥
Hayatımda diğer en büyük ilham kaynağı ise şu anda içerisinde bulunduğum blogosfer♥ Keşke daha önce keşfetseymişim dediğim aslında sanal gibi gözüken ancak bence gerçek anlamda geliştiren, öğreten, sorgulayan bir ortam burası... Her ortam gibi bazen çivisi çıksa da zaman zaman doğru kullanıldığında katkısı büyük.... Ben bu geçirdiğim 10 sene boyunca buradan o kadar çok şey öğrendim ki... Çocuk gelişiminden tut, sosyal etkinliklere kadar, gezilecek yerlerden tut, edinebileceğim hobilere kadar... O kadar geniş bir yelpaze ki... İlk başta yazmayı öğrendim ben bu mecrada ♥
Aslında gözümüzün gördüğü, gönlümüzün hissettiği her şey bizim ilhamımız... Yeter ki doğru yerden, doğru amaçla bakalım....
Hepinize sevgilerimi gönderiyorum :)
4 Şubat 2019
28 Gün Meydan Okuması #4
Hava nasıl olursa olsun, yürüyüşe çık bugün, o gün gözüne ne güzel göründüyse birkaç fotoğraf da çek, anlat bakalım neler oldu?
Gönül isterdi ki alayım küçük bir çanta, gezeyim dağ bayır, size en şahanesinden güzel fotoğraflar paylaşayım... Hatta ufak çaplı böyle bir niyete de girmiştim...
Sabah Oytun'u okula bırakıp çekecektim bir parka kendimi... Kuşlar, böcekler, ağaçlar... Hava da mis hem... Ama ne oldu, sabah uyanamadım 😂😂 Oğlan okula geç kalmaktan ramak döndü ama ben işe geç kaldım :P
Dedim sıkıntı yok, öğleden sonra bir kaçamak yaparım... Yarım saat fazla değil, şöyle vitrinlere bakınırım, size de bol bol cadde, sokak çekerim... Pehhhh...
Evet o kaçamağı yaptım...
Bankaya gitmek zorunda kaldım.... Güzel karoları yoktu ben de led ışıklı harika bir görsel çektim...
Hala ümidim kesilmemişti, hayallerim hala yerindeydi....
Bankadan çıkıp kırtasiyeye uğradım ki Oytun'un bu sene hayati malzemesi parmak işaretleyiciler... Bitmişti almam zaruriydi....
Tam caddeye çıkıp nefes almıştım ki, ofisten telefon geldi... Göbeğini kaşıya kaşıya Şebo dışarı çıksa da ben bir gidip rahatsız etsem diye eşikte bekleyen müşteri aciiiillllll ama diye yırtındı...
Çok şahane değil mi...
Ve ofise geldiğimden bu yana "ben bir işimi halledip geleyim bari" diyerek yok olan müşteriyi beklemekteyim...
Yok yok saç baş yolmuyorum.... Onu da nereden çıkardınız :))))
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)









