27 Ağustos 2015

"Bir" Handan varmış.... İyi ki de varmış:)






"Ne tuhaf değil mi sanki yıllardır tanışıyormuşuz gibi hissediyorum." demiş yazdığı notda...  Bil mukabele dedim içimden :)

Düşündüm ilk blogunu gördüğüm günü...
10 senedir blog yazmasına rağmen (benimde ona yakın zamandır buralarda olduğumu düşünürsek) 1,5 sene ancak olmuştur yollarımız kesişeli...

İlk okuduğumda blogunu ilk aklıma gelen şey "neden bu kadını geç farkettim ki ben" olmuştu çok iyi hatırlıyorum... Sonra sonra daha çok tanıdık birbirimizi... Daha çok sevdim... "Gönül şenliği"ydi o buraların...

Benim için Handan;
Kahve gibidir... Hatırşinasdır...
Kendi gibidir... Mutluluğu da, üzüntüsü de, endişesi de, sevgisi de olduğu gibidir...Abartısız...
Gönül şenliğidir... Mutluluğunu, sevincini geçiriverir hemen yüreğinize...
Kahkahası boldur... Duyarsınız yorumlarında o şen kahkahayı...
Her yazısında istisnasız sohbet eder bulursunuz kendinizi onunla....
Anneliği idollerdendir... O güzel anne yüreğiyle karşılar her daim sizi... Sarar sarmalar...
Liste delisidir :) Listesini tamamladıkça sevinir, kendinizi onunla "ohhh beee" derken bulursunuz..

İyi ki tanımışım seni Handanım, geç oldu ama güç olmadı şükür...
Hep güzel kahkahaların olsun arkadaşım...
Günümü şenlendirdin yine benim ♥
Öpüyorum seni :)


Bu arada Oytun test kitaplarını hiç üstüne dahi alınmadı :))))) O not defterini benden kapma telaşesindeydi ahahahaaa :))) Bir de demezmi ki bak bu defter benim yanımda olursa ödevlerimi unutmayabilirim... Sıpa vallahi bu çocuk...




25 Ağustos 2015

Aile Çay Bahçesi







"Annem bana kocaman kız oldun demişti, okula gidiyordum, temiz giyiniyor, tüm ödevlerimi yapıyor, öğretmenimin sözünden hiç çıkmıyordum. Birinci sınıfı başarıyla geçmiştim, ikinci sınıfta öğretmen beni temizlik kolu yapmıştı, her şeyi bir bir kontrol ediyordum. Kocaman uslu bir kız olduğumu biliyordum. Derin bir nefes aldı annem, "Abla olacaksın" dedi.

Sırma bebeğim elimden düştü, çok iyi hatırlıyorum midem bulandı. Gözlerimi kısıp başka şeyler düşünmeye çalıştım, yapamadım. Kötü hiçbir şey yapmıyordum, bu cezayı haketmemiştim. Annem haberi verdikten altı ay sonra okulda almıştım haberi, kardeşim olmuştu. Her zaman neden kardeşimin olduğunu düşündüm ve o olmasaydı hayatım nasıl olurdu diye."






Su gibi akan bir kitap...
Sade...
Hayalinde keskin canlandırabildiğin...
Televizyonda izlerken o düzgün Türkçesine hayran kaldığım ama klasikliğinden çokça da  sıkıldığım Yekta Kopan'ın ilk okuduğum kitabı...
Kitapla ilgili oldukça güzel yorumlar okumama rağmen acaba ile başladım...
İtiraf ediyorum sıradan olacağını düşündüm...
Ama yanılmışım...
Hep diyorum kendime Şebo önyargılı olma diye...

Müzeyyen'in arıza ruh hali çevremde bir sürü insandan yansımalar yaptı... Hatta kendimden bile...
Hayatla kavgalı, en çok da kendiyle....
İki kız kardeşin öyküsü... Daha doğrusu Müzeyyen'in Çiğdem'le edemediği rekabetin öyküsü...
Halbuki yok ki farkları birbirlerinden...

Yalnızsan, kök salmak için çok kavga edersin kendinle, hayatla...

Sonuç olarak severek okuduğum ve severek okuyacağınızdan emin olduğum bir kitap...
Okuyanlar sonunu nasıl hayal etti ki, meraktayım...
Ben aradayım sonla ilgili çünkü...

Kimbilir belki mutlu olmuşlardır....
Belki de.........


24 Ağustos 2015

Tatil Müzikleri Mimi


Sevgili Handan beni fiiii tarihinde mimlemişti.... Ama benim tembellik dönemime denk gelince kaldı bir köşede...
Hazır canlanmak için bahane ararken bu mim biçilmiş kaftan oldu...
Gecikmeli gecikmeli bir müzik mimi takdimimdir efem :)))

Evet müzik çok dinlerim ama genelde radyo dinleyicisiyimdir...
Sadece uzun yolculuklarda radyo cazır cuzur olduğundan CD tercih ederim ki oda oğluşun seçenekleriyle :)) Ne kadaaaarrr güzel bir müzik dinleyicisiyim değil mi:)))
Gelelim sorulara....

1- Haziran ayında en çok dinlediğiniz müzik ? Tabi ki ben bunu Temmuz olarak değiştiriyorum gecikmemden dolayı :)))


Oğluşun beğenisi bu ay değişti ve ayyyyy'dan Umut Kaya'ya transfer olduk...
Karışık cd mizin 119. parçası olur kendisi ve kilitlenmiş durumdayız. Dolayısı ile geçen aydan beri en çok dinlediğim parça "Canım Çok Yanıyor". Bu arada kimin söylediğini bile bilmiyormuşum ben, allahtan sözlerden google amca buluverdi :)))



2- Rock mı, Jazz mı ? 

Jazz önceliğim ama, rock da gençliğimden kalma aşkım ;)

3- Kitap okurken en çok hangi tür şarkılar dinlersin ?

Dinlemem :) Sessizlik gibi bir takıntım yoktur ve arka planda ne olduğunun hiçbir önemi yok benim için. O yüzden çalmış çalmamış yok öyle bir seçimim ;)

4- Hangi şarkı seni huzura çağırır ? 

Ara ara üzerine eklemelerim olsa da geçmişten gelen huzurlu sesim hiç değişmedi...


Fikret Kızılok / Gönül ...

5- Bu yaz ayını hangi şarkıyla anlatırsın ?

Gençliğimin adamı Bülent Ortaçgil'i canlı canlı Birsen Tezer'le izleyince bu yazıma damgayı vurdu geçti tabi ki...



6- Bir sokakta yürürken en çok hangi şarkı tempona arkadaş olur ? 



Kesinlikle bu şarkı bana enerji veriyor :)))
En pozitifinden hemde...

Kimler yaptı bilemediğimden ve üzerinden de haylice zaman geçtiği için kimseyi mimlemece yapmadım... Ama yapmayan varsa buyursun efendim...


Mutlu Haftalar ♥




17 Ağustos 2015

İnstagram seçmeceleri / Temmuz


Ben hala Temmuz'da kalmışım :))
Üşengeçlikten vallahi...
Bahçe Perim sormuş nerdesin diye günler önce, ben görmemişim bile...
Pesss diyorum kendime...

Handan ne yapar, Damla gezmelerini bitirdi mi, Mevlüde ne dikti, kimler DIY yaptı, yeni blog duyurdu mu Deep, Kadriye'lerde durum nedir bihaberim mesela...
Ne açtım okudum, ne yazdım...
Tam cırcır böceği misali diyecektim ki değil vallahi :)
Çalıştımmm...
Boş vakitlerimde kestirmeyi uygun gördüm...

Şebo affınıza sığınır efem uzun lafın kestirmecesi....



Gözümüzün çapağıyla günaydın diyelim dedik...
G Ü N A Y D I N
Sabaha kadar film izlersem kalkamam tabi 
Göz altı torbalarını büzsekdemi saklasak 
Bugün pazar, yarında pazartesi nolmuş yani !!!!





Aşk ♥ 
Annesi kitap okuyadursun o bir karşı kıyıya gidip gelecekmiş... 
Özgüven patlaması bu olsa gerek :))




Köpük köpük buralar :))) 
Biraz önce yer bildirimi yaparken deniz dalgalı ama keyfim yerinde diyordum... Kitabım elimde ohhh diyecekken dalgalar fethetti tüm sahili :))) Herşey ıslandı...
Peki ben istifimi bozdum mu ? Tabiki de hayır :)) Fotoğraf makinam kıvırcığımı kurtardım, gerisi boş :)))))


Dalgalarla oynarız bizde...
Hava nasıl olursa olsun keyfimiz yerinde olsun.
Oğlum dalgalı denizde taş kaydırılmaz diye bağıracağım az sonra, kulaklarınızı kapatın !!!




Denizimin kestanesiyle size en iyi akşamlar, mutlu sohbetler, sivrisineksiz geceler efemmmm...

Oytun'um çok uğraştı bu kestaneyi çıkartmak için...
Kimsenin ayağına batmasın ;)
Evimize götüreceğiz bu sefer...





G Ü N A Y D I N ♥
Sabah sabah çok güldüm :)
Tam benlik...
Yerim dar diyorum her sabah...
Uçan file karşı ip atlayan fil
Bahisleri açıyorum ;)




Dayanamadık bizde boyamanın dayanılmaz hafifliğine kapıldık..
Resimden soğuyan oğluşu yeniden ısındırma çalışmaları...
Büyükler için boyama kitabı, Renkler Şehri
Dayak yemeden bizde boyamaya başladık :))



Yarın hepiciğinizi teker teker dolaşacağım inşallah....
Öptüm ve kaçtım :)




22 Temmuz 2015

Hakkımda bilmediğin 11 şey var mıdır acaba ?


İlk blog yazmaya başladığımda ne imrenirdim MİM yapıp birbirine paslayanlara... Kim ne zaman beni mimleyecek acaba der dururdum içimden hatta :)))
Sonradan sonradan kafama MİM kuşu kondurmayı başardım.. Ne sevindim, ne sevindim... Bak küçük şeylerden de mutlu oluyorum ben, bu bunun ispatı eheheeee :)

Neyse efem vıcımıyım...
Sevgili Aile Albümü 'nün sorularını yanıtlıyım ben hemen...

1.Elinizde sihirli bir değnek olsa neyi veya neleri değiştirmek isterdiniz?

Bugünlerde hırs ve kin duygularına takıntılıyım. Bu duygulardan arındırırdım şu milleti... Birazda vicdan eklerdim olmayanların yüreğine...
Barış, sevgi, huzur gelmez miydi herkesin hayatına o zaman ? Ahhh ne güzel olurdu...

2.Mesleğinizi değiştirmek isteseydiniz hangi meslek dalını seçerdiniz veya ne olmak isterdiniz ?

Sigortacılık yapmayacağım kesin :))
Hep istemişimdir butik bir otel, belki bir cafe-bar işletmeciliği....
Gelenler eş-dost olsun...
Şık sunumlar yapıyım ben onlara :)
Tatlı tatlı sohbet edelim...
Piyangodan para çıkarsa artık...

3.Bir gün boyunca aç kaldınız (Ramazanda olduğu gibi ) ilk ne yemek isterdiniz ?

Çikolataaaaaaaaaaa :)))) Fındıklı, fıstıklı, sütlü, bitter... Allah ne verdiyse artık :))))

4. Bir dalga olsaydınız nereye vururdunuz ?

Çok ormantik bir soru ahahaaaa :))
Memleketimde memleketim.... Yeter ki temiz bir dalga olayım...

5. Issız bir adada kalsanız yanınıza alacağınız 3 KİŞİ ?

Bana 3-5 sınırlaması koymayın yahu... Bana bir ada verin, ben cebimde falan taşırım sevdiceklerimi...

6. En çok görmek istediğiniz Şehir veya Ülke ?

Venedik ve Paris... İnşallah bir gün ;)

7.Asla giymem dediğiniz renk hangisidir ? Neden ?

Yok öyle bir takıntım. Ama baştan aşağı beyaz giyinince ortalıkta kutup ayısı gibi dolanıyor olabilirim :))) Sakıncalı durumlar bunlar...

8.Bayram da ne yapacaksınız ? Bu soruyu bu yaz ne yapacaksın diye değiştirelim, malum bayram geçti...

Bu yaz Balıkesir-Akçay rutini dışında hiçbir programım yok... Yazzzıkkkkk banaaaa :)

9.Ölmeden önce yapılacaklar listesine eklediğiniz 3 şey ?

Benim böyle bir listem yok iyi mi? Mesela bu listeyi yapmakla başlayabilirim...

Ahhhh birde zayıflamam lazım... Işın Karaca bile zayıfladı, hap gibi oldu... Avunacak ünlüm kalmadı, bak kilolu ama taş gibi diyeceğim... Offff işim çok zor... Ama ölmeden önce mini giyeceğim söz ;)

Oğlumla paraşütle uçmak var bi de mesela :)))

10.Bir uçurumun kenarındasınız tam atlayacaksınız o an aklınıza bir şey geldi o gelen şey nedir ?

Oğlummmmmmm ♥

11.Yerde 50 TL bulsanız ne yaparsınız ? 

Harcarım :)))))








Bunları okuduktan sonra "elveda" demek istersen söz ağzımı kapıycam bir dahaki sefere :))))












Gelelim şimdi mimlediklerime...
Bu sefer bir önceki yazıma yorum yapanları mimliyorum...

Kimlermi?

Saadet
Bahçe Perim
Tembel Mevlüde :)
Kadriye
Duru Ecrin'in annesi
Handan
Sertaç

Yaptınız mı bilmiyorum kızlar ama, yapmak isterseniz mimlendiniz ;)


20 Temmuz 2015

Geçen Bayramın Ardından



Çok seneler oldu memleketten çıkalı...
İlk tayin yerimiz Malatya'ydı...
Gurbetçi derlerdi oralı olmayanlara....
Bizde öyleydik işte "gurbetçi"....

Sonra emekli oldu annemle babam... Ama dönemedik memlekete...
Küçük kentlerde yaşamaya alışınca Ankara'ya dönmek istemediler bizimkiler...
Eş-dost-alışkanlıklar-kolaylıklar derken Balıkesir'li olduk çıktık...
Çekirdek aileydik...
Yetiyorduk birbirimize...
Eş-dost sağolsun derlerdi hep bizimkiler :)

Annemin en çok bayramlarda içi ezilirdi... Çoğunlukla da giderdik bu sebeple Ankara'ya...
Kalabalık olunca bayramın tadı çıkıyordu ne de olsa...
Gitmesek de diyorum ya çekirdek aile mutluyduk biz....

Sonra bir gün kardeşimi Amerika'ya yolladık...
Gönlümüzün bir parçası da onunla gitti...
Yokluğuna alışmadık alışmasına da var gibi yapabildik... Teknoloji sağolsun, uzağı yakın etti hep...
Avuttuk kendimizi bir nebze...

Ama babamı kaybettikten sonra bayramlar hiç eskisi gibi olmadı bizim için...
Anneciğimle kaldık baş başa...
Körler sağırlar birbirini ağırlar misali birbirimizin gönlünü hoş etmeye çalıştık...
Kimi zaman kalabalığa karıştık, kimi zaman dağa bayıra denize vurduk.. 
Kimi zaman akraba-eş-dost dedik, kimi zaman çekirdek yalnızlığı seçtik...
Hep aynı düğüm düğüm boğazla ama...
Sonuç hiç değişmedi, hisler de....
Hep aynı yokluk, hep aynı özlem...

Annem...  O'nun yanımda olmadığı bir bayramı düşünmek bile istemiyorum... İki kat yokluğa katlanamam gibi geliyor...
Başımdan eksik olmasın...

Biz annemle avuttuk bir nebze kendimizi birbirimizle, en çok da Oytun'la...
Ya kardeşim ne yaptı kilometrelerce uzakta...
O nasıl avuttu kendini...
Bu bayram aklımdan hiç gitmedi...
Koskoca boşluk yüreğimde, aklımda...
Bilemedim işte...

Ben bunları niye mi anlattım...
Bilemedim bak bunu da...


Sağ ve salim iken yanımızdakilere sarılmayı unutmayalım...
Sıkı sıkı sarılıp her günümüzü bayram etmeyi de...
İşin özü bu galiba...

Mutlu haftalar....