11 Mart 2019

Şebonun Gevezelikleri #7


Şubat ayında dolu dolu yazdıktan sonra Mart ayının ilk yazısını yazıyorum ya pes bana... Metazori olmadan yazamıyorum demek ki ben... Buradan bu sonuç çıkıyor...

Bu iki haftada ben neler yaptım peki ben...

Çalıştım, koşturdum, misafir ağırladım... Gezmedim, tozmadım, sadece mecburi görevlerimi yerine getirdim de diyebilirim...

Oytun Efendi bu aralar feci saldı... Anlıyorum, yoruldu aslında...
Ama bu kadar yüzüp yüzüp sona yaklaştığımız anda pes etmesine gönlüm razı olamıyor. Zorluyorum...
Ben zorladıkça o atarlanıyor...
Atarlandıkça geriliyoruz...
Gerildikçe yiyoruz birbirimizi 😃😂😂
Ne kadar tanıdık bir senaryo değil mi?


Bu kış malum sebze çorbaları ağırlıklıydı yaşamımız... Brokoli, kabak, karnabahar derken döndüm döndüm yaptım... Arada mercimek de girdi bu sıralamaya... Geçenlerde evde yoğurdum fazla olunca hadi dedim bir yoğurt çorbası yapayım... Demez olaydım 😂😂
Kesildi, pirinçlerinin yarısı lapa yarısı diri oldu, nanesini fazla kaçırmışım rengi şimdi neye benzediğini demeyeyim hadi ama bir tuhaf renk oldu... Kendimi çok zorladım ama ben içemediysem o çorbayı kimse içemez dedim döktüm... Ama inat ettim yapacağım yoğurt çorbası... Tekrar koydum ocağa ve yine kesildi hahahaaaa :) En azından bu sefer tadı iyiydi...
Geçenlerde de Balıkesir'in bir düğün çorbası vardır, tavuklu - nohutlu, ondan pişireyim dedim. Terbiyesine yoğurt konur onunda... Ve ben yine kestirdim çorbayı... El alışkanlığımı mı yitirdim yoksa bende mi abukluk var bilmiyorum ama inat ettim ev ahalisine bu aralar yoğurt terbiyeli kesik çorbalar içire içire doğru yolunu bulacağım bu işin ;)



Aaa bak size bir sır vereceğim bu arada... Aman kimseye söylemeyin 😉
Bizimki platonik takılmaya başladı 😂😂
Zamanı gelmiş miydi bilmem ama pek komik geliyor bu durumu bana... Hem cool takılıyor hem de reddedilme korkusuyla açılmaya korkuyor... Bu işin sonu nereye varacak bakalım :)))



Nermin Yıldırım'ın "Misafir" kitabını ve M.Caner Alper'in "Temiz Aile Çocuğu" kitaplarını bitirdim bu arada... Şimdi sanırım Can Kozanoğlu'nun "Acemi Eğitimi" kitabına başlayacağım. Bekleyen kitapların arasında o göz kırpıyor bana  😉

Bu aralar yine bir şeyler  izlemeye fırsatım olmadı. Oytun'u geçen sene birlikte gittiğimiz Orada Duruverseydi Zaman oyununun ilk bölümüne gönderdim. Ben de gitmek isterdim ama hastalıktan geriye feci halde öksürük krizleri kaldı. Oyun sırasında kimseyi rahatsız etmek istemedim.

Ben de başka da bir havadis yok...
Herkese mutlu haftalar diliyorum ♥




12 yorum:

  1. Bu ergen halleri bende biraz korkarak bekliyorum, korkunun ecele faydası yok tabi :) kolaylıklar dilerim Şebocum ;)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Allah hepimize kolaylıklar versin canımcım, bu ergenlik sancılarını söylene söylene atacağız inşallah ;)

      Sil
  2. "ev ahalisine bu aralar yoğurt terbiyeli kesik çorbalar içire içire doğru yolunu bulacağım bu işin":))) Ay koptum resmen:))))
    Çok geçmiş olsun bu arada, iyileş çabucak, sevgiler:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :)))) Onlar içerken hiç eğlenmiyorlar ama ben çok eğleniyorum desem ;)

      Çok teşekkür ediyorum :) Bizden de kocaman sevgiler ♥

      Sil
  3. Geçmiş olsun Şebo,öksürüğünde geeçsin inşallah. Küçük erkekler adam
    oluyorlar artık. Ders konularında aramız açılmasa keşke.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Şu ders kavgalarımız olmasa gerçekten de çok rahat edeceğiz Kadriye :/

      Sil
  4. Ergenlik+LGS = paha biçilemez :))) Kolaylıklar diliyorum, bakalım biz napcaz...

    YanıtlaSil
  5. Şubatta dolu dolu yazılınca martta blog dünyası çok boş geldi bana. Herkes dinlenmeye çekildi sanırım.

    Yoğurtlu çorba yapmayı hiç denemedim. Becerebilir miyim bilmiyorum ama içmeyi çok severim. Tadı çok güzel oluyor :-)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben ne yazabiliyorum ne okuyabiliyorum bu aralar Şule. Ve feci halde suçluluk hissediyorum bu konuda :/

      Sil

Güzel yorumlarınız için teşekkürler :)