14 Ocak 2015

alışverişlesek mi, alışverişlemesek mi ?????


Garip takıntıları olan bir kadın olduğumu bir çoğunuz biliyorsunuz artık.
Alışveriş sırasındaki takıntılarım ise beni şaşırtan bir mevzudur.
Ama bu konunun annemden gensel bir geçiş olduğu konusunda çeşitli varsayımlarım var. Sadece tek fark o yaşlandıkça törpüledi, ben ise abartıyorum :))

Mesela takım yapma takıntım annemden geçmedir. Ne aldıysam 12 adete tamamlamam lazım. Sanki evde  her seferinde ordu ağırlıyormuşum gibi :)) Hani şu bardak/çanak paketlerini 6'lıdan 4'e hatta bazen abartıp 3'lüye çevirmediler mi. Gıcık oluyorum. Ben herşeyi 12'ye tamamlama kaygısı ile 2 paketle olayı tamamlarken 3-4  paket almak zorunda hissediyorum ya kendimi, alamıyorum arkadaş.... Alamayıp sonradan hastalar oluyorum... 2 psikolojimi etkilemiyor da o 3-4 adet almak psikolojimi acayip olumsuz etkiliyor :)) Bunun da kolayını bulmuştum aslında. İlk önce 2 paket alıp bir sonraki alışverişte diğer kısmını alıyordum ki birçoğunun devamını bulamamaya başlayınca bu çözümde çöpe gitti :(

Bir t-shirt bulurum mesela, ucuzdur da üstelik. Alırım 3-5 renginden ohh ne güzel diye diye... Bedava sanki... Ya mübarek al 1 tane kullan azıcık, eğer rahat ettiysen 1 tane daha alırsın başka renginden. Yok köküne kıran girecek ya... Sonra ilk yıkamada eciş bücüş olur, hepsine toplu cenaze töreni düzenlersin...

Bazen kendime alışveriş yasağı koyarım. Kredi kartlarım şişmiştir, bir nevi önlem misali...
O zamanda çeşitli tuzaklara takılırım :)
İlk tuzak internetten mesela...
Gönlümü eğliycem arkadaş, beğendiğim şeyleri alışveriş sepetine atabilirim, inceleyebilirim... Dimi ama ... Alıyormuş gibi yapıp, hesap kitap meselesine bürünüp sonra hoppp sepeti ekranda bırakıp bir tıkla kapatabilirim. Yada ben öyle sanabilirim....



Blog okumaya girerim gözüme gözüme sokar benim...

Facebook a girerim kenarda reklamlarda boy gösterecekleri tutar.

O biblo göz kırpar, vazo içine envayi çeşitde çiçek koyar, tabak göbek atar...

2 gün frenleyebilirsem kendimi 1 hafta rahatım... Sonra yine tavuk amuda kalkmaya başlayabilir ekranın bir köşesinde :)))



İkinci tuzak annem kişisidir ki, can evimden vurur beni :) Gün ortasında telefon "aççç açççç çabuk açççç" diye garip bir şekilde çalmaya başlar ve açmamla diyalog aynen şöyledir.

- Şebnem sen uzun zamandan beridir zıkkımın kökünü istiyordun yaaaa
* Evet anne ???
- Zebanilerin ordaki mağazada buldum, hemdeeeee
* Anne yaaaa !!!!
- Kızım hemde öde öde bitmez taksit yapıyorlarmış...
* Anne batığım bu sıralarda :((
- Bak sen bilirsin ama, çok istiyordun sen bunu. Çok sıkıştığın aylarda ben sana destek çıkarım..
* Tamam çıkarsın da, bu ay hiçbişey almıyım diyordum...
-  Bak bulamazsın sonra, gel bak istersen, ama yine de sen bilirsin...

Burda olay kopmuştur, ben o zebani sokağındaki mağazada ruhumu teslim etmişimdir zaten :)))

Hadi diyelim tüm bu tuzakları atlattım...

Günün en offffladığım saatinde şaşıp yanılıp 2 dk hava almak için kendimi sokağa attığım an karşıma çıkan vitrinde (-kedinin ciğerci tezgahının karşısında yalandığı gibi) yalanır bir vaziyette bulabilirim kendimi... İşte ordaki her saniye saatli bombanın hangi telini kessem diye düşündüğüm en tehlikeli saniyelerdir.  Mavi mi, kırmızı mı? Boncuk boncuk terlerim mağazaya girmemeye çalışırken.. Girdiğimde bilirim ki uzun bir fatura bana yol boyunca neden haaa neden diye hesap soracaktır...
Ya da doğru kabloyu kestiysem sakin bir şekilde ofise dönecek ama o yalandığım mereti günler boyunca rüyamda göreceğimdir.
Senden kıymetli mi kızım şımarmasına girdiğim anda ise o meret tedavülden kalkacaktır....
Al sana işte başka dert :(((

Ben bu yazıyı niye mi yazdım :))))
Hep o iblis tavukdan ötürü :)))




12 Ocak 2015

Bu Ig seçmeceleri de olmasa :)


Tembel kadın ne yazacağını bilemeyince ne yapar IG'yle Aralık'a güle güle der :))


Yummyyy ♥ ♥ ♥ ♥ ♥

Sen bitanesin ki @damlacerrah ❤ ❤ 
Yüzümü, yüreğimi aydınlattın bugün :) Sana da hooohooohoooo :)))
Sana özel fotoğrafımız az sonra paşam gelince ;) 
Öpüyorum kocamanından 
Hacı hacıyı mekkede deli deliyi dakkada bulur halleri bizimki :)
İyi ki varsın be Damla'm ♥


İki melek başucumda...
♥ gece ve oytun ♥
gece kız biz seni çok sevdik 
özledik hemde
musmutlu bir an işte


Bayıldım ki ben size 
Arkadaşlarımı seviyorum.  Aybüke'mi de ♥
Bu fincan bana bir mesaj mı veriyor yoksa 
Pembe elbise 
2015 gelirken


İzmir senin her halini seviyorum 
Sevdiklerimle bir başka güzel oluyorsun her seferinde...


Şımarıklıkta sınır tanımayan şebo kişisi bildiriyor ✌✌✌✌✌ 
Hergün doğumgünü kutlamak istiyorum :))))) 
Bu hafta kutlama haftasıydı 
Koca kadın oldun hala doğum günümü kutluyorsun diyenlere selam olsun 
Deliyim biraz, beni böyle sevin


İyi ki doğmuşum ki  ♥ ♥ ♥
Kırklı yıllar işte küsüratını bilmesenizde olur
Yay kadınıyım ben..
Seneler su gibi akıyor :(


Ben yine birtakım işler peşindeyim ;)
Bir diş hikayesi 
Hafta sonu yolculuk var sevdiklerime
Nihayet kavuşucam minik bir kuzuya
Şeboçi geliyor bekle prenses


Durum raporu veriyorum;
Temizlik tamam...
Çamaşır tamam (allahtan kurumadı da ütü derdi yok bugün)
Yemekler tamam
Paşa ingilizce çalışıyor

Eeeee o zaman anne de salepleri yapar kitap keyfine başlar ♥ ♥ ♥ 
İngilizce ingilizce olalı bu kadar eziyet çekmedi 
Ayşe Kulin / Gizli Anların Yolcusu
Uzun zamandır okumak istiyordum...


Beyaz sakallı dede dün gece rüyamda "kadın, kadın!!!! biraz evinde otur da yemek yap" dedi. 
Ben büyük sözü dinlerim :))) 
Ben pasta kurabiye kadınıyım, yemek yapmak zulüm bana :(
Evdekiler dışarda yemek yeme planlarındalar ama yemezler
Rejim psikolojisine hazırlanma psikolojisi

İyi haftalar hepinize 
takip etmek isteyene sebboytun adresim ;)

30 Aralık 2014

pşşşttttttt !!!! bu yazı hepimize :)


B
u se
ne iste
dim ki hep
inizin yeniyılı
nı bloglarınıza tek
 tek gelip kutluyum. Ama
yoğunluktan yapamadım. O za
man ben de yeni yıl ağacımı sizinle süs
leyeyim bari dedim :) Gezgin örtmenim Sezer'cim bol 
bol gez yeni yılda da. Gözümüz gönlümüz açılsın gittiğin yerlerle.
Hep mutlu ol arkadaşım ♥ Plakların kraliçesi Damla'm 2015 sana da bol kah
kaha getirsin. O gülen yüzün hiç asılmasın. Yeni plaklar dinlet bize, ruhumuz dinlen
sin
Hatır
şinas ar
kadaşım Handan
bu sene de neşen hep
yerinde olsun. İki yakışıklım
la musmutlu bir yıl geçir. Hayallerin
gerçeğe dönüşsün ♥ Sevgili Kadriye, sana da koca
man sevgilerimi gönderiyorum. Huzur ve mutluluk yanın
da olsun bu sene hep :) İlknur'um bu sene sana bol uyku ve sabır dili
yorum. En çok buna ihtiyacın var galiba :) Güzelliklerimi de kocaman öpü
yorum ♥ Şirin bahçe perim; sevinçlerin çok olsun bu sene de. Güzelliklerle gelsin
2015 sana da. Nilhaaaaannn mucizelerinle sağlıklı, mutlu bir yıl olsun sana da güzelliğim. Hep
sevil
hep sev ♥
Naifliğini sevdiğim
Ersin'cim. Bu sene sana da 
tüm istediklerini versin güzel karde
şim :) Zevkli arkadaşım Meltem, fevkaladenin
fevkinde bir yıl olsun sana da :) Sen bizim gözümüzü
gönlümüzü zenginleştiriyorsun, 2015 te seni zenginleştirsin arka
daşım. Hamaratlığına hayran kaldığım Nilgün; sağlık, mutluluk, huzur
seninle olsun arkadaşım bu sene ♥ Burcuuuuk, kedilerinle bu sene de çok mutlu ol 
emi :) Emir'in güzel annesi, 2015 sana en büyük ikinci hediyeni veriyor biliyorum ama 
bende sana büyük sevinçler diliyorum arkadaşım ♥ Zıpır deep :) Bu sene de yaşam enerjin hiç bitmesin olur mu :) Bizi yine deliliklerinle güldür ;) Mevlüde; hasretsiz bir yıl diliyorum sana da ar
kadaşım. Cici cici kumaş
lar al, yine donat sevdikle
rini doya doya ♥ Lila seni
n de yeni yılın kutlu olsun
arkadaşım. En güzel anlar
seninle olsun :) Mavilerin 
en güzeli bu sene seninle 
olsun Kadriye. Hep sevgiy
le kal. Ve güzel yürekli, gü
zel anne Derya, Borayla neş
en bol olsun bu sene de ark
adaşım. Ve ismini buraya 


yazamadığım tüm blogger arkadaşlarım. İyi ki varsınız ve iyi ki hayatımızın bir köşesinden de olsa bi yerlerde kesişmişiz sizlerle.

2015 'te hepimizin

mutluluk yakamıza yapışsın,
huzur ayağımıza dolaşsın,
sevinç ellerimize bulaşsın,
neşemiz başımızı döndürsün...
Emiii canlarım benim 
♥ ♥ ♥

MUTLU YILLAR







8 Aralık 2014

IG Seçmeceleriyle İyi Haftalar ♥


Uzun süredir yazamamıştım.. Aylık rutinimle devam ediyim bugün...
Kasım ayına da gecikmeli olarak güle güle diyim :))


Baykuş aşkınaaaaa ♥ ♥ ♥
Ben bu aşka ne zaman düştüm hiç hatırlamıyorum 
Kullanırken içim açılıyor 

Yakında baykuşlu kadın diye adım çıkacak 
Seviyorum uleynnnnnn :)))


Gençleşme alameti değil herhalde :)))
43e 15 kala 

Yakın gözlüğüm kırklı yılların hediyesi 
Çocukluluğumda nineler takar sadece derdim 
Pehhhhh :)))


Tanıştırıyım, kendisi öğle yemeğimdir...
Makarnanın adı olmuş nudo..
 Beğenecekmiyim hiç fikrim yok
Benden ses çıkmazsa ambulans çağırıverin 
Not:Çorbanın içine makarna atmışsın olmuş nudo :))


Bu kapı taksime gider :))))
Stor perde illa pencereyemi takılır 
Taktım kapıya, oldu mu oldu 
Alternatif çözümleri seviyorum :)


Bir prenses gelmiş 40 uçurmaya teyzesine ♡♡♡♡




Çekirgenin bugünkü işi bu boruya çiçek açtırmayı öğretmekti...

Kabul ediyorum biraz lüzumsuz işler müdürüyüm :))))))

Halbuki daha bir sürü yapılacak ütü var 


Sakladım görmiyim diye 
Pazar pazar ütümü yapılır :)


♡♡♡♡
Ayvalık



Taş Kahve ♥ ♥ ♥


M♥U♥T♥L♥U
HAFTA ♥ SONLARI

♥ ♥ ♥

5 Aralık 2014

Bu Roman O Kız Okusun Diye Yazıldı...



Sıcağı sıcağına yazmak istedim o kız okusun diye yazılan bu romanı....

Kitap alırken bazen ne istediğimi bilmeden alırım. İşte öyle bir andan hediye bana bu kitap.. İsmi ne alaka dedim muhtemelen... Meraklı kedi Şebo işte...

Hevesle bir aşk girdabına girmeyi beklerden bu ne yahuuu dedirtti bu kitap bana. Üçüncü bir şahsın uzun uzun sündürdüğü, bazen cümlenin sonunda başını unutturan sıkıcı, ruh karartan, karamsar anlatımlar.... Ahaaa dedim aldın mı başına belayı... Kitabı ismine göre alırsan böyle olur işte dedim...

Zorlaya zorlaya kitabın yarısına gelmiştim ki yazara bi haller oldu :) Sanki biri kitabın başında ıkınmış sıkılmış, sonra bir diğeri yok sen bu kitabı tamamlayamayacaksın ver ben bitiriyim diye devam etmiş... İşte öyle bir his...

Mektuplar başlayınca, karakterlerin sesini duydum ilk defa... Hayalini kurabildim... O kahverengi pardösü anlam kazandı mesela... İşte o mektupların birinde, belkide sonuncusunda ismin bir dikkat çekicilik değil de kitaba yakışan olduğunu anladım....

Bolca Cemal Süreya'nın dizeleri aralarda... Kahverengi pardösünün cebinde gezen kitaptan okunan...

Genç Müslüman adamla Yahudi bir kızın aşkını anlatıyor roman.. Bazen tokat gibi kızın yaşadıkları... Ama diyorum ya hep sonlarda alıyorsunuz bu kitapla ilgili hislerinizi avucunuza... Kitabın başlarındaki kasvete, birbirinin tekrarı hislere, cümlelere dayanabilirseniz okuyun bu kitabı derim kendimce...

Kuşlar toplanmış göçüyorlar
Keşke yalnız bunun için sevseydim seni.

Hiçbir şeyim yok akıp giden sokaktan başka
Keşke yalnız bunun için sevseydim seni.


Hızla geçen otobüslerin ardında benzeşmek...
Keşke yalnız bunun için sevseydim seni.


Senaryocu bayanla bir bankta oturuyoruz
Keşke yalnız bunun için sevseydim seni.

İyi anlarında sesin kalınlaşıyor
Keşke yalnız bunun için sevseydim seni

Baktım yeri toparlıyor ayak izleri
Keşke yalnız bunun için sevseydim seni

Eşiklere oturmuş bir dolu insan
Keşke yalnız bunun için sevseydim seni.

Fazıl Hüsnü diyor ki, ne diyor Fazıl Hüsnü?...
Keşke yalnız bunun için sevseydim seni.

Ortaoyunumuzun dekoru bir kağıt mendil
Keşke yalnız bunun için sevseydim seni.

Ve konsolun üstünde noksan bir gümüş kutu
Keşke yalnız bunun için sevseydim seni.

Uzaklardaydın, oracıkta, öbür kıtada,
Keşke yalnız bunun için sevseydim seni.

İkinci bir parıltı var senin bakışlarında
Keşke yalnız bunun için sevseydim seni.

"Kehanet" adlı kısacık bir şiir buldum
Keşke yalnız bunun için sevseydim seni

Yürütüyoruz bütünlemeye kalmış bir sessizlikte
Keşke yalnız bunun için sevseydim seni.

İki çay söylemiştik orda, biri açık,
Keşke yalnız bunun için sevseydim seni.

Uzaklara bir bakışın vardı kafeteryada
Keşke yalnız bunun için sevseydim seni.

Bir şey var, ancak makilerin orda söyleyebilirim,
Keşke yalnız bunun için sevseydim seni.

Bir başına arşınlıyor bir adam mavi treni
Keşke yalnız bunun için sevseydim seni.

An ki fıskiyesi sonsuzluğun
Keşke yalnız bunun için sevseydim seni.

Seni o kadar yakından görünce,
Keşke yalnız bunun için sevseydim seni.



Mutlu hafta sonlarınız olsun...

3 Aralık 2014

pardon :( bir garip haller içindeydim...


Ortalıktan yok olalı 4 aya yakın bir süre olmuş... (Çok uzun olmuş hakikaten...)

İlk zamanlar yan battı, çamura battı, içimden gelmedi hikayelerim olsa da tam geliyorum, geldim aşamasına geldiğimde çokça kendimle uğraştım ne yazık ki...

Henüz ortada fol yok hatta yumurta hiç yokken depresif hallerimi de paylaşmak istemedim açıkçası...
Konunun vehameti azaldığından ve de çokça içime sindirebildiğimden dolayı artık dönebilirim sahalara dedim...

Gezdim, tozdum, yedim, içtim, bolca verdiğim kiloları geri aldım kısmını geçelim; yusuf yusuf diye absurt sesler çıkardığım depresif dönemlerime gelecek olursak sayın okuyucu bu tamamen bir iç döküş yazısı olacaktır... Ruhumu karartma Şebo diyorsanız yazının diğer bölümlerini okumayın a dostlar :)

Malum 40 yaşı aştım... Beden bazı sinyaller vermeye başlasa da geçer geçer moduyla hep bi boşvermişlik mevcut ruh halimde... Yakın bi arkadaşım Tülücüğümün gazıyla başladık hastahane maceralarımıza... Tam Huriyeyle Nuriye halimiz...

Ben göz diyorum o meme diyor derken aldık randevularımızı... Mamografi-smear-ultrason sıradan başladık... Bekleme süreci derken gittik sonuçları almaya... Demesinler mi biyopsiye yönlendirelim sizi emin olalım diye... İşte o an benim gamsız dediğim bünye büründü en arabesk haline...

Meretin sonucu da ha deyince çıkmıyor ki...
Bekle de bekle...
Bekledikçe kafamdaki senaryolarım artıyor...
Hep aynı yerde kilitleniyorum... Oytun ne olacak ???
İçim dışıma çıktı ağlamaktan...
Kimseye de belli etmemeye çalışıyorum sözde...
Bi abuk haller anlayacağınız...

Biyopsi sonucunu almaya gittiğimde tansiyonum kaçlarda geziniyordu inanın bilmiyorum... Yok bişey, yok bişey diye kaç defa tekrarladım hiç hatırlamıyorum...
Ve sonuç bir hayal kırıklığı :( Kitleden sıvı alırken çok zorlanmışlardı... Kitle çok derinde, iğne içine girdi ama çekim sırasında çok uğraştılar, bu arada dokuda kanama olmuş ve sıvıda çok fazla kan olması sebebiyle tam değerlendirilememiş...
Offfffffffffffff....

Tüm bu belirsizliğin içinde aynı işlemi tekrarlamak istemedi doktorum... Kitleyi de henüz almak istemedi.... Takip edelim dedi...

Elimdeki aynı sonuçları farklı birkaç yere gösterip, hepsinden takipte kalma yönünde görüş alınca sakinleştim... İvedi olsaydı, yada çok kötü olsaydı söylerlerdi diye düşündüm ve düşünmeye devam ediyorum...

Anlıyacağınız nur topu gibi bir kitlemle takipteyim :))

Ben bunları niye anlattım ? Şaka bir yana tabi ki ruhunuzu karartmak için değil...
Kendinizi aman ihmal etmeyin... Hiç bir şikayetiniz olmasa da (ki benim yoktu) kontrollerinizi yaptırın. Hani diyoruz ya koşuşturmaktan hiç bişeye fırsatım kalmıyor, bırakın yine kalmasın... Ama koşturmak için sağlıklı olmak zorundayız. En çok da çocuklarımız için...

Bulunduğunuz yerdeki KETEM (Kanser Erken Teşhis Tarama ve Eğitim Merkezi) 'e gönül rahatlığıyla müracat edebilirsiniz. Burdaki kurumun işleyişi çok umut vericiydi. Çalışanlar çok ilgili...

Burada il il iletişim adresleri mevcut... Her türlü sorunuza yanıt veriyorlar...

Sağlıkla kalın...