30 Mart 2016

Gezmeye devam; Maşukiye - Sapanca - Abant


Bu sefer güzergahımızı sondan başa doğru alacağım...
Bir bakıma en güzelini sona bırakmak... Bir bakıma da Maşukiye ve Sapanca'da çok kısa molalar vermemiz sebebiyetiyle anlatacak çok da bir şey olmaması sebebiyle....

İlk durağımız Maşukiye;


Maşukiye eskiden kendi halinde bir köymüş...
Köymüş diyorum, evet hala bir nüfusu var...
Ama kendi nüfusundan fazla restaurant - otel barındırıyor Kartepe eteklerinde...
Keşke kimse dokunmasaymış da o yeşilin binbir tonunu barındıran yeşilin içine beton ayrıntıları girmeseymiş...
İş işten geçmiş bu kesin...
Bundan 3-5 sene önce yine Maşukiye'ye gitmiştik... O zaman bu kadar tesis yoktu...
Üst resimde gördüğünüz yolun etrafı hep tesislerle dolu şimdi...

(Bu araya hemen bir soru sıkıştırıyım; O pembe çiçekli ağacın ismini bilen var mı aranızda... İnanılmaz güzel çiçekleri var ve ben ismini bir türlü öğrenemedim...)

Şimdi devam edebiliriz :)


Kocaeli'ne bağlı Kartepe ilçesinin bir beldesi Maşukiye...
Bol bol İstanbulluları ağırlıyor... Nefes almak için buraya kaçan insanlara da tesislerle hizmet veriyorlar... Ama keşke suyunu çıkartmasalarmış tesis kurmakla...

Bu gördüğünüz resimler hep tesislerin içlerinde yada kenarlarındaki güzellikler...
O kadar çok fotoğraf çekilecek alan vardı ki,....
Ama son noktamız olması ve benim yedek kartımı almamam sebebiyle hafıza problemi yaşamamdan kısıtlı fotoğrafla yetinmek zorunda kaldım...


Kalabalığa rağmen inanılmaz huzurlu biryer....


Çok güzel alabalık yapıyorlar....
Yolun üst kısımlarında büyük bir alabalık tesisi var zaten...
ATV motorlarla yaylaları da gezdirebiliyorlar...
Bir daha ki sefere yolum düşerse yaylalarını gezmek istiyorum...
Kiraz mevsiminde şahane oluyor diyorlar...
Gidecek olanlara duyurulur :)

Şimdi de Sapanca'ya gelelim...




Benim için Sapanca gölünün etrafının Akçay-Altınoluk gibi kentleşmiş sahil kasabalarından farkı yoktu maalesef...
Suyun kenarındaki betonu, asfaltı sevmiyorum....
Su olunca insan yeşil istiyor.... Toprak istiyor....

Sapanca Gölünün diğer kenarlarında böyle yerler var mıdır bilmiyorum...
Bilen varsa lütfen yazsın :)


Hava gri olunca göl de gri...
Betonları görmeden daha güzel değil mi :)


Yine de ufak gezintiyi keyifli hale sokmaya çalıştık kendimizce :)
Her zamanki mottomuz.... Mırıldanmayı bırak, keyfini çıkartmaya bak ♥

Ve gezinin en görsel kısmına geldi sıra; Abant....


Abant'da Büyük Abant Otelinde kaldık...
Göl manzaralı güzel bir otel..
Göynük ve Mudurnu'yu gezdikten sonra otele ancak akşam ulaşabildik...
Gezilecek tek bir günümüz var o da Pazar :))
Oyyy ne güzel değil mi :))
Daha önce okuduğum yazılardan Pazar gününün çok kalabalık olduğunu ve nefes bile aldırmadığını söylediklerini hayal meyal hatırladım...
Tedbirli olmak lazım....
Sabah 6,30 kalkış borusu öter dedim bizimkilere, homurdandılar bana :)))


Nitekim ben 6:00 sularında uyandırdım bizimkileri :)
Çünkü bize hava bir süpriz yapmıştı ve kar yağmıştı :)))
Kör istedi bir göz Allah verdi iki göz misali nasıl sevindiğimi anlatamam size....
Tüm yol boyunca Abant'ın asıl karda güzel olduğunu söyleyip durmuştum bizimkilere :)))
Veeee heyooooo....



Sabahın seyrindeki neşemizde pes dedirtti bak şimdi bana :)

Ama ne kadar doğru bir karar vermişiz anlatamam...
Öğlene doğru kar kalmadı ve insan seliydi heryer...
Piknikçiler, yürüyüşe gelenler, paytonla gezenler... Yollar kalabalıklaştı...
Fotoğraf çekerken herkes birbirinden izin ister hale gelmişti...



Kimseler yoktu biz keyif yaparken...
Azıcık kar bile ayaklarımızın altında kütür kütür sesiyle doğanın sessizliğini bozar cinstendi...



Pardon bir de köpeciklerimiz vardı bizimle gezen :)))
Oytun yine kaçırmadı tabi ki fırsatı :))



Gölün etrafı şahane...
Baharda da nilüferler kaplıyormuş buraları...
Belki başka sefere :)



Kardelenler karşıladı bizi bolca bu mevsimde de...
Morların ismini bilmiyorum ama...










Buraları gezerken Bolu'da yaşayanlar ne şanslı diye düşündüm hep...
Kar yağar çık, bahar gelir çık, yaz gelir serinlemeye çık :)))
Pikniğini yap, yürüyüş yap....
Bisiklet de kiralıyorlarmış üstelik... Ben göremedim gerçi ama bahar aylarında bisikletle gezmek göl kenarında ne hoş olurdu...




Bir ara güneş açtı...
Fotoğrafların yüzü bile güldü güneş açınca :))



Evet bir gezimizin daha sonuna geldik :)
Buraya kadar sabredip geldiyseniz sizin de gezme zamanınız gelmiş demektir :)))
Sabah başladım bu yazıyı yazmaya, iş güç derken bu saati buldurdum...
Size en sevdiklerimden biriyle daha hoşçakal diyorum...
Görüşürüz :)))




















44 yorum:

  1. Çok güzel oralar geçen sene hayran kalmıştım oralara. Ben en çok Maşukiye'yi sevmiştim. Yemyeşil. Bak alabalık tesisini deneyemedim kahvaltı saatinde oradaydık, bir dahakine kaçırmamak lazım ozaman.

    YanıtlaSil
  2. Ay ne güzel yerleri var ülkemin. Hayran kaldım resimlere. Masukiyeyi hiç duymamıştım ben.

    YanıtlaSil
  3. Ahh, bayıldım. :))) Ne kadar güzel yerlere gitmişsiniz öyle, ne iyi yapmışsın arkadaşım. Kimbilir havası ne güzeldir mis gibi oksijen mmm.::))darısı başıma diyorum, pembe çiçekli ağacı maalesef bilmiyorum hiç anlamam bitkilerden :(((( gözüm gönlüm açıldı çok teşekkürler. :)

    YanıtlaSil
  4. Anılarım hüzünle doluştular kafama.Çocukluğumdan bu yana defalarca gittiğim yerler ama her seferinde yeni bir tat bırakıyorlar.Ay valla dediğin gibi,benim de gezmelerim gelmiş Şebooo

    YanıtlaSil
  5. Duru Ecrinin annesi;

    Kahvaltısı da güzeldir muhtemelen :)
    Kaşarlı alabalık kesinlikle tavsiyemdir :)
    Bir dahaki sefere dene mutlaka...

    YanıtlaSil
  6. Sevdican;

    Her köşesi ayrı bir güzellik ülkemizin gerçekten.
    Maşukiye son zamanlarda popüler olan bir yer.
    Bir dizi çekiliyor hoooop ünlü oldu işte...
    Aslında o kadar saklı kalmış ne güzelliklerimiz vardır kimbilir...

    YanıtlaSil
  7. Bücürük ve ben;

    Evet çok iyi geldi bu gezi bana...
    Eskiden daha çok geziyorduk, Oytun'un okulu şimdilerde bağlayıcı etkenlerden..
    Darısı başına evet...
    Çatlıycam o ağacın ismini öğrenemezsem :)))
    Öpüyorum

    YanıtlaSil
  8. Bol fotoğraflı müthiş bir yazı. Huzur fışkırıyor fotoğraflardan. Ahh nasıl özendim anlatamam. Nice güzel gezilere :)

    YanıtlaSil
  9. Sevda;

    Benim ilk gidişim Abanta... Ama hayran kaldım doktorcum... Keşke yakınlarda olsaydı da kaçabilseydim bol bol dedim hep...
    Gezmelere biraz daha sabret kuzum. Şu sınavları bir halledin ondan sonra kim tutar seni :)

    Bu yaza seni bak bu kadar olmasa da böyle güzel bir yere götüreceğim ben inşallah ;)

    YanıtlaSil
  10. Naz;

    Çok teşekkürler...
    PC ekranından o huzuru taşıyabildiysem sana ne mutlu bana :)
    Öpüyorum...

    YanıtlaSil
  11. Cok haklisiniz gercekten gezme vaktimiz gelmis:) sizlere de masallah cok guzel bir gezi olmus. Maşukiyeye cok yakin olmamiza ragmen fotograflarinizdan imrendim :) pazar gunleri gidilecek gibi olmuyor malesef,temiz hava almaya gidiyoruz ancak nefes almak icin bile hava bulamiyoruz. Cok kalabalik oluyor. Tesislerde insanlar dipdibe oturuyor. İmkan varsa hafta ici gitmek en guzeli. Yaziniz icin tesekkurler:)

    YanıtlaSil
  12. Ahh ah bir sevgili yapmalı. Ne olacak böyle romantik yerleri yalnız gezmek.

    YanıtlaSil
  13. harika yerler var. kışın bir başka bahar bir başka güzel. o abant gölünün manzarası müthiş. hele son fotonuz çok artistik olmuş :)
    Allah içinize sindirsin , sağlıkla keyifle bir süürü yerler gezin canım ^.^

    YanıtlaSil
  14. Ay inşallah gideriz Şebo ya,harika olur,gittiğimiz yer hiç önemli değil,svilenlerle her yer cennet yahu :))

    YanıtlaSil
  15. off muhteşeeeemm benide götür şeboooo :)))

    YanıtlaSil
  16. Maşukiye'ye 1992 de gitmiştim. Tek bir tesis vardı. Ağaçları arasında hamaklar, masaların arasından akan dereciklerle nefis bir yerdi. 1999 da son gittiğimde kalabalık ve duman kokusundan nefret etmiştim :(

    Abant'a da bir sevgililer gününde gitmiştik Can'la. Tam göle geldiğimizde lapa lapa kar yağmaya başlamıştı. Hafta içiydi ve çok sakindi. ( Tabi yirmi sene evveldi de :)

    Ne Güzel size de kar yağmış, harika olmuş :)

    Nefis bir gezi Şebnemcim. Arayı açmadan yenilerini bekliyorum :)

    Hımm, o çiçeği biliyorum :) Değişik bir tür manolya. Asıl manolya beyaz çiçek açıp hep yapraklı kalan bir ağaç ki ben onu biliyordum sadece. Ama geçen senelerde bunun da manolya olduğunu öğrendim :)

    YanıtlaSil
  17. Hayat cıvıltısı;

    Eminim öyledir... Dipdibe tesisler zaten... Birde duman eklenince yaz günü iyice beter oluyordur...
    Hafta içi heryer bir başka oluyor aslında ama bizler gidemiyoruz :/
    Sevgiler :)

    YanıtlaSil
  18. Bahçe perim ;)

    Yalnız daha güzel be Safişim ... Bak ben docayı peşime takıyormuyum hiç :))))

    YanıtlaSil
  19. Demirkadın ;

    Çok artistik olmuş dimi :))) Anneme de fotoğraf çektirmeyi başarıyorum ya bravo bana dimi :))
    İnşallah canım benim ;)

    YanıtlaSil
  20. Gizli yetenek ;)

    Ayıp etin, gel bacım yeterki :))

    YanıtlaSil
  21. Handan;

    Aaaaaaa çatlayacaktım vallahi... Aklımdan da geçirmiştim bunu Handan kesin bilir diye... Ve bak yanılmamışım :)

    Maşukiyenin o halini görmek isterdim şahsen... Rahat rahat dolanmak ne şahane olmuştur...
    İnşallah bu sene çok gezelim Handan :)))

    YanıtlaSil
  22. yine harika görseller, çok keyifli görünüyor her kare. çiçeğin adı manolya. yapraklanmadan önce çiçek açan şahane bir ağaç.

    YanıtlaSil
  23. Çok güzel bir gezi olmuş, o pembe çiçekli ağaç manolya.Ben de ilk gördüğümde çok beğenmiştim :)

    YanıtlaSil
  24. OOo harika olmuş, ben de en çok Abant'ı sevdim, erken kalkmanız da şahane olmuş, gitmiş kadar olduk teşekkürler sana :)

    YanıtlaSil
  25. Öce;

    Evet manolyaymış :) Sayenizde öğrendim... Nasıl şahane bir çiçek o, pembesi şahane :)
    Bundan sonra Manolya pembesi gibi bir favori rengim var :)
    Çok teşekkürler ♥

    YanıtlaSil
  26. Gamze;

    Beğenilmeyecek gibi değil ki :))) Tam gönül şenliği ;)

    YanıtlaSil
  27. İki balık 1 kedi;

    Gezdirdim mi sana da oraları azıcık arkadaşım :)
    Erken kalkmak evet o gün yaptığım en doğru şeydi... Genelde vakit kısa olunca uykuyla geçirmek istemiyorum zamanı...
    Öptüm kocamanından ♥

    YanıtlaSil
  28. Mikemmelll. Bayıldım. Fotoğrafların çok güzel. Capcanlı. Ben de istiyorum kaliteli bir makina. Ana oğul çok güzelsiniz. Manzara çok güzel. Pozlar harika. Saç rengine bayıldım.
    Harbiden çok içten söylüyorum, seninle kanka olmayı yoldaş olmayı çok isterdim. Öptüm.

    YanıtlaSil
  29. Nilhan;

    Yerim ben seni tatlı kadın...
    Mesafeleri aşarız biz seninle :)
    Ben ayın 15inde 2 günlüğüne mersine geliyorum, görüşebilsek keşke :))

    YanıtlaSil
  30. Abant fotolarına ba yıl dım. Artık kalabalıktan hiçbir yere gidilmez oldu :(

    YanıtlaSil
  31. Gürültü;

    Teşekkürler :)
    Evet zaten hafta içi kalabalık içinde yoruluyoruz, hafta sonu da tenha yerler istiyoruz ...

    YanıtlaSil
  32. Küçük mucizelerim;

    Ben sana mail atarım olmazsa ;)

    YanıtlaSil
  33. Ben de yalnız takılmaktan sıkıldım. Evlat, kardeş, arkadaş güzel de.. Sen anladın onu. :D :D

    YanıtlaSil
  34. Fotoğraflar görsel şölen olmuş Şebo. Çok iyi yapmışsınız çok canım cekti valla. Ankara ya gelirsen benimle de buluş ben kıskandım ama

    YanıtlaSil
  35. Bahçe perim;

    Ahahahaaaa :)) Anladım anladım :))
    Mucxxx ♥

    YanıtlaSil
  36. Kadriye;

    Bu sene gelmediğime bakma geliyorum sık sık Ankara'ya ben...
    Angaralıyım ben zaten ;)

    Geldiğimde ilk işim sana seslenmek yavrum :))

    YanıtlaSil
  37. Merhaba :))
    Maşukiye'ye birkaç defa gittim. Ailecek, olmuştur bir 15-20 yıl... Tesis yapılsa da suyu izleyip ormanın içine girilince medeniyet uzakta kalıverir.
    Kartepe'de yükseklerden manzaraya baktığımızı hatırlıyorum. Grupla gitmiştik ve tüm gün gezmiştik. Bir 15-20 yıl olmuştur o da. Manzarası çok güzeldi diye aklımda kalmış.
    Abant'a karlı bir kış günü gitmiş otel manzarasını görebilecegimiz bir tepenin eteklerinde bir otobüs dolusu insan mangal yapmıştık. 2000'den önceydi.
    Sapanca, Deprem sonrası bir grup arkadaşla trene binip gidip hem kenti hem de gölü gezip mangal yaptığımız bir mekandı. Mekanı cennet olsun taş içinde kalmış.
    Fotoğrafları görünce eski gezi fotolarımı çıkarasım geldi. Ama kimbilir neredeler? Teşekkürler :)

    YanıtlaSil
  38. Zülal;

    Sapanca evet hayal kırıklığı...
    Maşukiye de o yolda gidiyor galiba, allahtan genelde tesisler ahşap... Çok sırıtmıyorlar...
    Hem eski fotoğrafları çıkart hemde tekrar gezmek için planlar yap bence :)
    Ne güzel olur ;)

    YanıtlaSil
  39. Karı yakalamanız ne güzel olmuş.

    YanıtlaSil
  40. bayıldım... Hem renkli manolyalarla bahar havası hem de karlar içindeki güzellikleri yaşamışsınız ...
    Canım o pembe manolya , yaprak döken pembe manolya diyorlar ...
    Bu mevsimde İstanbul yine süslendi onlarla ...
    E tabi bizim Erguvanlar da başladı yüzlerini göstermeye o başka ;)
    Keyfiniz bol olsun

    YanıtlaSil
  41. Sezer;

    Süper oldu arkadaşım gerçekten :)

    YanıtlaSil
  42. Didemika;

    Birgün bahçeli bir evim olursa ilk işim bu ağaçlardan dikmek olacak... O kadar çok sevdim ki :)
    Erguvanın asilliği de başka ağaçta yoktur ama :)
    Teşekkürler ♥

    YanıtlaSil

Güzel yorumlarınız için teşekkürler :)