4 Şubat 2019

Şebonun Gevezelikleri #3


Selamlar :)
Bu hafta Cumartesi çalışmadım ama hiç de tatil yapmış gibi değilim...
Dayak yemişim de ofisin kapısına bırakılmış gibiyim...
Bu sabah vitamin haplarıma başladım yeniden, belki iyi gelir bu yorgunluk halime :/


Bugün okullar açıldı, benim gibi Oytun da sürünerek gitti okula... Ona belli etmiyorum ama hiç tatil yapamadı bu sene... Birkaç gün sadece... Onu da bilgisayarının ve telefonun başında geçirmek istedi.. Bir de akşamları benimle film izledi işte o kadar...
Gerisi test çözerek geçti... Dün akşam biraz yaptıklarını kontrol ettim de kendi rekorunu kırmış. Tatil boyunca tam 2745 soru çözmüş... Toplamı görünce gözlerim yuvalarından pörtledi... Allahım emeklerini boşa çıkarmasın çocuklarımızın... Oytun hayatında ilk defa bu kadar çalışıyor çünkü...


Annemin bizimle son haftasıydı bu hafta... Bizi feci halde besiye çekti :))) Mantısı, çiğböreği, köbetesi, kırdesi dayadı önümüze ♥ Bu hafta kesin 2-3 kilo almışızdır hepimiz... Oytun normalde hiç hayır demez hamur işine, peşpeşe çocuğumun bünyesi şaşırdı herhalde anne sebze yemeği pişirsenize bugün de diye istekte bulundu ahahahaaa :)) Ahhh dedim bugünleri de görecekmişiz ;)

Hazır son haftamız diye dikiş makinesini de açtık bu hafta sonu.. Niyetim bez çanta diktirmekti ama atom karınca annem onunla durur mu hiç, bir sürü şey daha dikti yanında :)) Vallahi bu kadının tırnağı kadar olsam ben dünya iş becerirdim :))



Elimdeki Sadık Bey ve Yapabilirsin kitaplarını bitirdim. Şimdi  Nermin Yıldırım/Misafir kitabını okumaya başladım. Henüz karakterleri kafamda oturtup içine giremedim kitabın... Kendimi de çok veremedim... Bakalım nasıl gidecek...

Oscar listelerinde ilerliyorum azimle... Sanırım 6 filmim kaldı izlenecek ilk 6 kategori için...
Bu hafta A Star is Born, Can you Ever Forgive Me, The Vice ve Green Book filmlerini izledim... En keyiflisi Green Book oldu. Ayrıntılı yazmak istiyorum bu filmleri ama bakalım kısmet ;)

Şimdilik benden bu kadar... Acil işleri azıcık tamamlayıp yürüyüş kaçamağı yapmam lazım meydan okuma için, malum... Sınanıyorum bu meydan okumayla farkında mısınız :))))

Öpüyorum hepinizi ♥

3 Şubat 2019

28 Gün Meydan Okuması #3


Evet 3. günümüzdeyiz :)
Ne çabuk 3 oldu değil mi?
Hafta sonu ve ben cozutmadım henüz :)) Bu bir mucize :))) Benim için tabi ;)

Bugünkü konumuz;

Bazı evlerde hep pişen bir yemek vardır. Pişirmekten vazgeçmediğin bir tarifi bizimle paylaşır mısın?

Ispanak benim çok severek pişirdiğim bir yemek değildir. Yıkamaya üşenirim :)))
Ama şu kökler sebebi ile oflana puflana da olsa katlanırım ıspanağı yıkamaya..
Madem kış aylarının vazgeçilmezi benim için, o zaman bu meydan okumaya ıspanak kökü salatamı yazayım istedim ;)



Tarif çok basit...

Ispanağı yemek için ayıklarken ayırdığımız kökleri dibinden tekrar kesiyoruz o ince kök kısmını...
Burada kesilmemiş ve kesilmiş halini göstermeye çalıştım...



Dip kökünden ayıklayınca ben biraz da sirkeli suyun içinde bekletiyorum.
Hem en topraklı kısım olduğu için topraklarından biraz daha ayrılıyor, hem de sirke ile dezenfekte etmiş oluyorum.
Daha sonra yine güzelce yıkayıp 10-15 dk kadar haşlıyorum.
Çok erimeyecek, hafif diri kalacak şekilde.
Daha sonra havucu güzelce rendeliyorum, üzerine haşladığım ıspanak köklerini koyuyorum.
Ayrı bir yerde zeytinyağı, dövülmüş sarımsak, limon, tuz, nar ekşisini karıştırıp üzerine döküyorum ve servis yapıyorum. İsterseniz aynı sosla havuçsuz da yapabilirsiniz.
İnanılmaz lezzetli oluyor...
Deneyenlere şimdiden afiyet olsun ♥

2 Şubat 2019

28 Gün Meydan Okuması #2


Düşün ki bugün doğum günün, sana ne alınsa mutlu olursun ? Şöyle güzel bir hediye listesi yapsana kendine...



Oyoyoyyyyy ♥
Buraya bir sürü şey yazabilirim aslında. Şebo'nun arsız gönlünün istekleri hiç bitmez çünkü 😉

Doğum günü hediyesinin büyüklüğü\küçüklüğü hiç önemli değil aslında...
Önemli olan üzerinde düşünülmesi....
Şebo ne sever diye azıcık düşünmesi yeterli beni mutlu etmesi için... Mutluluk öyle büyük hediyelerde saklı değil ki...
Sevildiğimi, önemsendiğimi hissetmem yeterli...
Bu 40 yaşını aşsam da böyle işte...
Sevgi arsızıyım ben :))



Ama bak çok ısrar ettiniz, mutlaka liste yap diye ::)))))) Kırmayayım şimdi sizi....


♥ Bir dünya turu hiç fena olmaz mesela :)))


♥ Kocaman verandası olan güzel bir müstakil ev de olabilir bak... Ben de bu şirinlikleri alıp güzel güzel yerleştiririm kocaman evime :))) Verandası büyük olacak yalnız aman dikkat ;)


♥ Ya da direkt darphaneyi verin siz bana yorulmayın 😂😂😂

Ben küçük şeylerden mutlu olurum demiştim di mi hahahahaaaaa :)))




1 Şubat 2019

28 Gün Meydan Okuması #1


Ezgicim şahane bir meydan okuma başlattı... Blog yazma konusunda kendimi zorlamayı düşünürken şahane geldi bu meydan okuma... Ayrıntılı okumak isterseniz tık tık...
Ben ilk günkü konumuza geçiyorum hemen...

1- İlk gün tabii ki giriş yapacağız. Anlat bakalım bu meydan okumaya başlamayı neden kabul ettin ?

Bununla ilgili bir sürü sebebim var aslında...
Birincisi; meydan okumaları seviyorum :) Çok güzel yazılar çıkıyor... Yazmak kadar okumak da eğlenceli...

İkincisi; Bloga yazı yazmak konusunda kendimi zorlamayı düşünüyordum ki bu meydan okuma karşıma çıktı... İyi bir fırsattı ♥

Üçüncüsü; ben kusur kalamazdım hahahahaaa :))) Tamamen fesatlık söz konusu yani...

Hafta sonları arada sapıtabilirim gerçi ama birkaç günü bir arada yazmanın sakıncası yok sanırım ;)


30 Ocak 2019

2018 / Bir MİM


Ocak ayını tamamlamak üzere olduğumuz bu günlerde ben hâlâ 2018 yazılarını, listelerini, mimlerini yapıyorum :)) Benim için şahane bir geri dönüş oluyor gerçi ama siz okuyanlar için nasıl oluyor bu durum bilemiyorum 😏

Sevgili İzmir sevdalısı arkadaşım Beyaz Yakalı,  2018 i değerlendir hadi diye mimlemiş beni sağolsun... Bir iç dökme yazısı gelsin o zaman benden...


1- 2018 senin için nasıl geçti?

Yedi bela Hüsnü gibiydi bu yıl benim için... Bir isim koyulsa kulağına bu ismi üflerdim kesin :)))
Severken dövdü, gülerken ağlattı... Tüm ketleri önüme yığdı derken bir baktım sürprizler yaptı... Garip bir yıldı anlayacağınız...

Hayat bu, güzellikleri görelim, evrene pozitif mesajlar yollayalım diyoruz ya... 2018 de bana sen ne yaparsan yap ben bildiğimi okuyacağım dedi anlayacağınız... Ben de ne yapayım nefesimi tutup bekledim geçmesini :/



2- Bu yıl yapmak istediğin ama yapamadığın bir şey var mı?

Sürüsüne bereket dermişim 😂😂😂

Aslında çok büyük planlarım yoktu bu yıla ait... Gezmek istemiştim, yarım kalan işlerimi halletmek istemiştim, daha düzenli olmayı istemiştim, daha çok kitap okumak, daha çok film izlemek istemiştim derken eve çakıldım, işyerimde deli yoğunlaştım, özel hayatımı biraz arap saçına çevirdim, film ve kitap listelerime yetişemedim derken 365 günü yalayıp yuttum işte...



3- 2018'i bir tatlıya benzetsen neye benzer ?

Gönül isterdi ki şöbiyet olsun, şahane bir fırında sütlaç mesela yada ne bileyim çikolatalı kat kat bir pasta 😋 Ama 2018 bildiğin pelteydi 😂😂😂 Yada şekli şemali kaymış bir jöleli pasta 😂😂😂

2018 de diyecek ki Şebo sen ne yaptın ki bana böyle giydiriyorsun ama ne yapayım şekercim kötü bir yıldın...



4- Bu yıl en sevindiğin olay nedir?

Bu sene de zayıflamadım oleeeyyyyyy ✌
Oğlum erken ergenlikten tam ergenliğe yol alıyor oleeeyyy ✌
LGS sınavı gibi bir bela geldi başımıza, Oytun bana basıyor oleeeeyyyy ✌
İşler yoğunlaştı, kriz patladı oleeeeyyyy ✌

Bilmem anlatabildim mi 😂😂😂



5- Bu yıl en çok hangi filmi, diziyi, müziği, kitabı beğendin ?

2018 içinde değerlendiriyoruz tabi...

Filmlerden; Bohemian Rhapsody
Dizilerden; Bu sene dizi izlemedim ki :/
Kitaplardan; Nermin Yıldırım - Dokunmadan
Müziklerden; Öyle Olsa



Keyifle yazdığım bir mim oldu yine... İnşallah siz de keyifle okursunuz...
Mimlediklerime gelecek olursam yapıp yapmadıklarını bilmiyorum ama son 5 yorumu yapan arkadaşımı mimleyeceğim bu sefer...

Adadeniz
Hayata Dair Her Şey
Bir
Yaşam İzi
Samimice Ecece
ve bonus olarak güzel kızım Renkli Şemsiyem
Haydi sıra sizde ;)

29 Ocak 2019

2018 etkinlikleri ♥


Geçen sene son zamanların kendimce rekorunu kırdım sanırım...
Buralara ne tiyatro geliyor ne konser oluyor derken, benim küçük şehrim çok sürprizliydi...
Hoş bu sene de öyle ama Oytun'dan dolayı çok kıpraşamıyorum... Belki yıl sonuna doğru tekrar hareketleniriz...

Neyse efenim baktım ki gittiğim oyunları da konserleri de bloga taşımamışım... Hazır 2018 listeleri yapmaya başlamışken vakit şimdidir Şebo dedim...


ORADA DURUVERSEYDİ ZAMAN, KEMÂL

Bu senenin benim için en güzel deneyimiydi bu gösterim...

Kemâl diyor ya, oyunda her Kemâl dediğinde benim içimin yağları eridi...
Çocukluğuna, ilk aşkına, edebiyat aşkına, idealistliğine ve en önemlisi lider ruhuna ait inanılmaz keyifli hikayelerin anlatıldığı bir gösterimdi... Yer yer ezgilerle desteklenen harika bir anlatım...
Bir çok yerde dayanamayıp ağladığım, tüylerimin diken diken olduğu şahane bir gösterimdi...

Hiç bilmediğimiz, belki bildiğimiz, detaylardan yola çıkılarak anlatılan bir hayat...


Bu gösterimi Oytun'la birlikte izledik... Ve tüm salon çocuklarla doluydu... 7 sinden 70 ine herkes pür dikkat izledi...

O kadar güzel bir anlatımı vardı ki Pınar Ayhan'ın....


Şayet şehrinize gelirse lütfen kaçırmayın.... İnanın pişman olmayacaksınız...
Toplayın çocuklarınızı gidin mutlaka...

Daha fazla bilgi almak isterseniz burada resmi sitesi burada da instagram hesabı var ;)
Sakın kaçırmayın dediklerimden ♥



KİBARLIK BUDALASI

Bir Haldun Dormen oyunu daha.... 2017 senesini sonunda Oytun'u Haldun Dormen'le tanıştırdıktan sonra gelen bu ikinci oyununu da kaçırmayalım diyerek kaptık biletlerimizi hemen. Diğer oyunu burada uzun uzun anlatmıştım okumak isterseniz...



Bir Moliere oyunu Kibarlık Budalası...
Mösyö Jourdain'in  bir asilzade olabilmek için vermiş olduğu komik mücadele...

Bu oyunu seneler önce İzmir Devlet Tiyatrolarında izlemiştim, taaa üniversite yıllarımda. Ve itiraf etmeliyim ki tadı damağımda kalmıştı. Maalesef aynı tadı bulamadığım bir oyundu. Haldun Dormen'e rağmen üstelik...

Her ne kadar oyunun içine girmekte zorlanıp birçok repliği anlamakta güçlük çeksem de keşke gelmeseydim demedim tabi ki...


Her şeye rağmen Haldun Dormen ve Göksel Kortay'ı sahnede izlemek güzeldi... Ve en önemlisi tiyatro kokusunu içine çekmek...

Mutlaka gidin dediklerimden olmasa da Haldun Dormen candır der bu konuyu kapatırım ;)



NEREYE GİTTİ BÜTÜN ÇİÇEKLER

Oyunumuz Bosna Savaşından sonra bir mülteci kampında kalan 5 kadının ve onlara yardım etmek için kampa gelen bir Amerikalı terapistin hikayesini anlatıyor. Bir de gazetecimiz var...


Hale Akınlı; yaşamış olduğu evi ve hayvanlarını kaybettiği için acı çeken Azra'yı
Feri Baycu; savaşla birlikte kaybettiği doktorluğundan dolayı öfkesi bir türlü dinmeyen Zlata'yı
Ece Yüksel; bebeğini kaybetmiş ve bu gerçekle yüzleşemeyen Seada'yı
Melisa Doğu; İçindeki pozitif enerjiyle hayata tutunmaya çalışan Nuna'yı
Goncagül Sunar; hala kaybettiği kocasına duyduğu aşkla yaşayan Jelena'yı
Gözde Kansu; tüm bu kadınların hayat hikayelerinden ve kamptaki hayatlarından faydalanarak kendi kitabını çıkartmaya çalışan gazeteci Melissa'yı canlandırıyor.

Ve Şenay Gürler de kısa bir süreliğine kampa gelerek kadınlara yardımcı olmaya çalışan Amerikalı terapist Dr. Stephens'a hayat veriyor... Hoş kadınlar mı doktora yardımcı oluyor yoksa doktor mu kadınlara orası tartışılır...


Oyun savaşın bıraktığı izlere odaklanıyor kısacası...

Oyunun ilk başlarında çok içine giremedim. Bundaki sebeplerden en önemlisi karakterlerin çoğunu sinema ve dizilerde görmem sebebiyle bir türlü kafamda oturtamamamdı sanırım... Ancak karakterleri tanıdıkça içim cız ede ede izledim oyunu...

Oyunda Şenay Gürler çok iyi olsa da benim gözdem kesinlikle o öfkeli haliyle Feri Baycu idi... Kadından gözlerimi alamadım desem yeridir.

Sonuç olarak birçok ayrıntıda yüreğimin sıkıştığı ancak severek izlediğim bir oyundu...



CEYLAN ERTEM KONSERİ

Çukur dizisiyle patlasa da Ceylan Ertem, benim sevdam youtube da başlamıştır seneler önce...
Severim tarzını...
Namelidir haylice, o sebeple herkesin tarzı değildir ama benim can dediklerimdendir... Aktivist kimliğinin de etkisi var tabi bu sevgimde...

Bu sebeple konserinin olduğunu duyar duymaz kızlarla toplaşıp gittik hemen... Sahnesini de çok sevdim... Çok keyifli bir geceydi kesinlikle...


Bak buraya sevdiğim bir şarkısını koyayım da belki dinlemek istersiniz ♥


HÜSNÜ ARKAN KONSERİ

Hüsnü arkan demek anılarım demek benim ♥
Bakın uzun uzun yazmışım zaten buraya tıktık... Sözü uzatmaya hiç gerek yok ;)




SHIRLEY

Tek kişilik bir Sumru Yavrucuk oyunu Shirley... Ama öyle böyle değil ♥

Bir yandan kahkahalarla güldüğünüz, diğer yandan empati kurduğunuz yer yer de düşündüren bir karakter Shirley...

Çalışmış çabalamış, çocuklarını büyütmüş ve sonunda yapayalnız kalmış... Hani derler ya unumu eleyip eleğimi astım diye... Tam öyle işte... Ama özlemleri var hala içinde yaşattığı... Bir gün arkadaşının kendisine Bodrum tatili hediye etmesiyle hayatı dönüşecek bir kadın... Kendini tanıma hikayesi de diyebilirsiniz kısaca...

Oyunda Sumru Yavrucuk bir harikaydı... Sahnede sanki bir düzine insan vardı da hepsi Sumru Yavrucuk'un klonuymuş gibi... Dolu dolu bir sahne ♥


Shirley, kadınların hayat döngüsünde yaşadıklarını özetleyen bir oyun olmuş aslında...
Komedi ile harmanlanan olaylardan an gelip hayallere ve özlemlere geçildiğinde boğazınıza hemen bir yumru oturuveriyor... Konu belki hızlı değil ama oyun kesinlikle çok hızlı...

Hazır oyunu anlatırken oyundaki bir anımızı da anlatıvereyim burada... Ben bu oyuna yine Oytun'la gittim tabi ki... Çocuğa tiyatro sevgisi aşılayacağız ya :))) Neyse efenim oyun aslında feminen bir oyun... Bu demek değil ki erkekler gidemez, tabi ki değil... Hatta onlar bizim bu hallerimize bizden daha çok eğlenebilirler... Ama cinsel bilgi eşiği tamamlanmamış bir ergenle bu oyuna gitmek ne derece doğruydu bilemiyorum, siz karar verin... Oyunun bir bölümünde va.ina dan bahsediliyor (noktalı yazmamdaki sebep sadece google arama motorundan kurtulmaktır efenim, başka bir sebebi yok)... Ama tekrar tekrar yineleniyor... Sahne patlaması bol bir sahne... Ortalık kahkaha tufanı... Bu kahkaha tufanının içinde Oytundan yüksek bir ses "anne va.ina neeeee" allahım gülsem mi ağlasam mı :))) Millet bir taraftan oyuna gülüyor bir taraftan bize 😂😂😂  O anda açıklayamayacağım kesin... Sonra anlatırım diyorum bizim ergen anlamıyor.... Oyun kurtardı allahtan beni de oyunda konuşulmaz dedim konu kapandı :)))


Sonuç olarak fevkaladenin fevkinde bir oyundu...
Denk geldiğinizde kesinlikle kaçırmayın derim... Mutlaka izleyin...
Eminim çok eğleneceksiniz...

2019 un tüm sanatsal etkinliklerle daha da dolu dolu olması dileğiyle şimdilik hoşçakalın...
Bol bol dinleyelim, seyredelim, öğrenelim ♥