13 Şubat 2012

biz büyük bir aileyiz.....


Sevgili Gamze'nin durumunu anbean takip ediyoruz hepimiz.
Onun mücadelesini duyarak birçoğumuz bloglarımızda duyurduk, gruplar kurduk, dualar ettik, çağrıda bulunduk...
Ve bu sesi sanal mecranın dışına taşırarak haber olmasını sağladık....
Gamzenin sesini, mücadelesini duyurduk....
Şimdi uygun bir ilik aranıyor....
Ve ben bu konuda çok ümitliyim...
Gamzeye uygun bir ilik mutlaka bulunacak ve Gamze verdiği savaşı kazanacak....
Yeniden bir annenin çocuğuyla anılarını okumaya devam edeceğiz biliyorum....
Verdiğimiz bir tüp kanla sadece Gamze için değil, bu hastalıkla savaşan birçok kişi için bir ümit olabiliriz....
Biz öyle büyük bir aileyiz ki....
Bunu başarabiliriz.....
Ben ilk fırsatta İzmir'e gidip bunu yapacağım....
Biliyorumki bir çoğunuz bunu yaptı.... İlik merkezine uzak olan arkadaşlar da imkanları ölçüsünde ilk fırsatta yapacak....
Hepinizi çok seviyorum....

Tekrar Gamze ile ilgili bazı sayfaları paylaşmak istiyorum....

Gamzenin güncel durumunu ve duyuruları takip etmek için buraya tık ....
Gamzeye destek için kurulan facebook grubu için buraya tık ....
Gamzenin kendi blogu için buraya tık ....

9 Şubat 2012

dualarımız onunla.....


Gamze Annenin dualarımıza ve desteğimize ihtiyacı var arkadaşlar...
Yaşadıkları çok ağır...
Kelimelerle anlatılacak gibi değil...

Deli anne ve Pinikkuş yapabileceklerimizi çok güzel anlatmış...

Yanındayız Gamze Anne... Allahım Atakan'a bağışlasın seni....

genç irisi haller bunlar :)

Tamamen masumum aslında bu konuda desem de ergen sonrası dönemlerimdeki sorumluluk sadece ve sadece bana aittir :) Ama buna şişmanlık demiyoruz asla ve kat-a !!!! Tombulluk biraz daha sevimli gibi dursa da zinhar uzak durunuz!!! Genç irisi diyiniz, balık etinden hallice diyiniz... Diyiniz de diyiniz işte :))

Şimdi nerden geldin bu konuya derseniz tüm suç bu biblolardadır :)





Bugün rutin alışveriş siteleri turumda yine çıktı karşıma bu şirineler :) Ayyy dedim ne sevimliler :))  Kürdan gibi bibloların benim evimde ne işi var... Oldu mu böyle olmalı hahahaaaa :)))

Sonra düşününce ben almamıştımki o kürdan gibi kızlardan hiç evime... Genelde yuvarlak hatlara sahipmiş benim evimdeki çoğu obje...
Burdan çıkan sonuç neymiş insan kendine göre seçim yapıyormuş hahahhaaaaa :)))

Bu arada bu biblolar nerde mi ? burada

7 Şubat 2012

geldiler ve gittiler :))

Geçtiğimiz hafta sonu misafirlerimiz vardı.... Oğluşumun teyzeannesi sürpriz yaparak bize ceeee dediler :))
Hemen açıklayayım benim teyzelerime oğluş teyzeanne diyor. Öyle alıştırdık küçüklüğünden beri, öyle de gidiyor...

Minnoşumun doğumgününe gelemeyecekleri için içleri rahat etmemiş erkenden gidelim, erkenden kutlayalım demişler Mali dayısı ve Özlem ablasıyla birlikte... Çok da iyi etmişler... Evimiz şenlendi, oğluş mutlu oldu, anneannesi ondan daha mutlu tabii... Hoş doğumgünü bahane olmuş, çok özleşmişler :)) Doya doya koklaştılar...



Gelmişken birde pasta üfleyelim, püfleyelim demişler...
Ama işin komik tarafı bizimki şimdi pasta üfledi diye 2 hafta sonra yapacağımız doğumgünümüzde 9 yaşına gireceğini ısrarla iddia ediyor :)) Çok çok pasta üfleyip 30 yaşına gelecekmiş hemen hahaaaa :)) en azından 18 deseydin oğlum dedim ama daha 18 yaşını iple çekeceği günlerin anlamını bilemedi oğluş ;) Kabul ettiremedim şaşkına...

Kitap almışlar güzel güzel ama Mali dayısı ambalajsız verince patlattı bombayı bizim çok bilmiş;
Bunları paket yapsaydın sanki daha çok hediye gibi olurdu ama... Sanki şimdi hediye olmamış gibi.....
Ah dedim hediyeyi buldunda paketi arıyorsun hahahaaa :))

Doya doya geçirdi 3 gününü... Hoplaya zıplaya.... Giderlerken pek bir ağıt yaktı arkalarından... Hemen akabinde de okula dönüş yolu tutulunca iyice sudan çıkmış balığa döndü kuşum :(


Yine gelin olmaz mı?
Böyle güzel sürprizler yapın hep bize....
Özletmeyin kendinizi...

3 Şubat 2012

Tatil notlarına devam... ve karşınızda Tirilye..

Mudanya'dan sonra yaklaşık 12 km sonra Tirilye geliyor...
Tam bir cennet...
Özellikle ilkbaharda tekrar gitmeli diye kafamın bir kenarına yazmadan edemedim :))


Bu minicik dükkanı gezemedim ya aklım kaldı vallahi :))
Penceresine yapışıp baktım sadece ama keşfedemedim işte...
Bu arada bu binanın tepesinde olduğu gibi bir çok evin çatısında yada penceresinin kenarında bu karga heykelciklerinden gördüm... Anlamını bilemedim... Giden, gören bilen varsa ve anlatırsa pek memnun olacağım ...
Kusur kalmıyım bu bilgiden :))


Tirilye'nin küçücük sahili...
Biraz temizlik yaptık cümbür cemaat... Kah deniz getirmiş kah insanlar atmış derken öbek öbek göz kirliliği, çevre kirliliği... Mavi kapakları ayrıştırdık... Diğerlerini çöpçülerin alabileceği bir yere depoladık...
Bizim toparladığımızı gören birkaç ailede bize eşlik etti... Mutlu olduk sonuçtan hep birlikte :))
Hırçın dalgaların pürüzsüz hale getirdiği taşlardan da topladık, getirdik evimize... Uygun bir yere yerleştirilecekler inşallah...





Tirilyenin tepesinde tüm manzaraya hakim Çamlı Kahve...
Annecim bakırlara pek üzüldü; delmişler, bozmuşlar diye diye :))


Nasıl manzara ama....


Kış aylarında gidenlere Çamlı Kahvede sıcacık sahlep kesinlikle önerilir :))
Hele hele Tirilyeye gitmek şiddetle tavsiye edilir... Bahar yada yaz aylarına denk getirirseniz daha güzel olacağını düşünüyorum :))

Kısacık tatilin kısacık notları bitti .... Darısı yeni yolculukların başına olsun...

Hepinize iyi hafta sonları...

1 Şubat 2012

her güzel şeyin bir sonu vardır diye boşuna dememişler...

Kısa tatilimiz bitti bile...
Buz tuttuk, çenelerimiz takırdadı ama vazgeçmedik gezmekten :))
Gözünü sevdiğimin tatili...
İster yaz olsun ister kış insana ismi bile enerji veriyor işte...

Yediğimiz, içtiğimiz bizim olsun gezdiğimiz yerleri anlatalım en iyisi biz size :)


Bursa dolaylarına gidilir de Ikea gezilmez mi hiç ? Gezdik hem de doyasıya :)
Tüm gün eşelensemde doyamadım hahahaaa :))
Oğluş timsahına kavuştu, ben mutfak masama...
Gözüm gönlüm açıldı sonuçta :))


Üstüne bir de Korupark yapınca yeme de yanında yat oldu hahahaaaa :))
Bu arada hafta içi alışveriş merkezi gezmek ne güzel oluyormuş. Sakin sakin... Misss gibi :)


Hırka modeli bile gizlice fotolanabiliyormuş :))
Yakalanmıyım diye tam çekememişim ama olsun ana model hafızamda ;)


2 gün alışveriş olaylarıyla haşır neşir olunca ince ince yağan kara inat Mudanya'yı keşfettik...


Mudanya Mutareke Müzesi


Ara sokaklardaki eski evlere bayıldım...
Çoğu restore edilmiş... Bazıları bakımsızlıktan yıkılmış...


Bu sokakta yaşamak isterdim mesela...


Ama en çok bu evde...
Terası üzerine hayal bile kurdum pembe pembe :))


Oralara kadar gitmişken Güzelyalı sahilini de es geçmedik tabi :))
İsmimizi bile kazıdık kumlarına....

Şimdi çalışmam lazım en acilinden... Sıra sıra birikmiş evrakları temizlemek lazım yarına bırakmadan...
Tirilye fotoları da yarına kalsın artık... Tüketmeyelim güzellikleri bir anda ;)