30 Temmuz 2009

docaya şok :))

Hani oğluş bodrumda yaaaa... Biz telefon seanslarımızı aralıksız yapıyoruz yaaa....

Dün akşam yine olağan telefon görüşmemizi yaparken halama komşuları geldi... O sırada oğluş docayla konuşuyor.... Birden telefonu komşu teyzeye verip al babamla konuş diyip tutuşturuveriyor eline... Doca şok, kadın şok.... Kadın Oytun'un zoruyla merhaba nasılsınız diyor... Doca elektrik çarpmış gibi telefonu bana atıyor.... Konuşamaz ki öyle tanımadıklarıyla hahahaaaa :)))

Sonuç bol kahkahaa :))))

Annem kadına habire açıklama yapıyor... Bizim damat biraz çekingendir de hahahaaaa:)))

29 Temmuz 2009

gelince seni kıtır kıtır yiycem haberin olsun :)))

Dün akşam telefonda şakıyordun yine :))

Sönmez dayın olmuş enişte, İdiiiilll kırk yıllık kankin, Muammer eniştem olmuş deden, Nuriş halam ise olmuş Nuriş... Bana diyorsun ki anne İdile hadi selam ver :)) Vermezmiyim hiç hahaaaa:)))

Halamın evini salyangozlar basmış... Hergün toplayıp toplayıp geliyormuşsun... Birde utanmadan toplamak için poşet istiyormuşsun... Annecim inan bu kadar hayvan sevgisi sağlığa zararlı yada bizim bünyemiz kaldırmıyor diyelim :)))

Telefonla konuşurken hala seni gördüğümü zannediyorsun ya... :))) Yan taraftan ne gösterdiğini anlatmasalar biliyorum seni anlamadığım için küseceksin... Ama anla bitanem artık 3G 31 Temmuzda hayata geçecek henüz ve bizim 3G özellikli telefonlarımız şimdilik yok; istiyorum listemize eklenmedi daha :)))

Birde o yediğin kırmızı şeftaliden vermedin ya akşammmm.... Alacağın olsun.... Bitti bitti haaaaa :))) Gelince ben seni bitireceğim haberin yok hahahaaaa:)))

28 Temmuz 2009

hatırlayalım diye...

Annişim dün ilk defa dubadan atlamışsın. Dış etkenlerin bu duruma katkısı çok fazla olmuş ama sen yinede halinden memnunmuşsun :)) (nuriş halam çarpıvermiş sana hahahhaaa)

Birde üstüne denize atmaca oynamışsın.

Yine bir ilkinde yanında değildim... Ama biliyorum ki sen şu anda Bodrum'da olmaktan çok mutlusun... Buda bana yetiyor....

27 Temmuz 2009

kakılmışlık damarım coştu yine...

Bu hafta sonu aslında niyetim kolumu bacağımı yaya yaya tvnin karşısında miskinlik yapıp dinlenmekti... Oğluşda yok nasıl olsa dedim öğlene kadar uyurum, sonrada keyif...

Ama ruhum kaldırmadı olsa gerekki bu düşünceyi sabah saat 8:30 benim gözler kapanmamakta diretiyor.... Saat 9:00 direnmek boşuna.... Kalktım gezindim evin içinde... Mutfakda bayağı kirlenmiş hmmmm ne yapsak ki... Sus iç ses desemde yok olmuyor.... Gözüme battı bir kere....

Bütün dolap örtüleri çıkartılır yıkanır ve başlar kakılmışlık hikayem pazar pazar.... Kim dedi sana mutfağın üç tarafını dolapla kapla, üstüne birde bu kadar tabak çanak al diye söylene söylene....
Sabah başlayan hikayemiz saat 22:00 sularında yorgun bir bedenle son buldu... Mutfağım tertemiz ama ben bitmiş durumdayım...

Deterjanları yine birbirine karıştırırken taaa lise yıllarımdaki yangın hadisesi geldi aklıma :)))) Temizlik paranoyası yaratmış ben yine o zamanda mutfak temizlemiştim... Ama öyle böyle değil... Mis yapmıştım missss.... Kaç çeşit deterjan kullandığımı hatırlamıyorum bileee..... Annemde o hafta sonu kardeşimle şehir dışında biz babamla evdeyiz.... Temizlik sonrası yemek yapmaya kalkışan ben çakmağı çakmamla birlikte tavan yanmaya başladı.... Bende bir panik bir panik... Tavan alev alev yanıyor... Mutfak tülü sanki makasla kesmişsin gibi üstünden yanarak yere düştü.... Komşu teyzemiz yetişmişti imdadıma... Meğer ben o kadar deterjanı karıştırınca, üstüne birde havalandırma işlemi yapmayınca tavanda yanıcı bir gaz oluşmuş ve sonuç pofffff.... Temizlediğin yerlerin simsiyah olduğunamı yanarsın, yoksa nerdeyse evi yakacak olmanamı :))))
Babacım kıyamam o akşam benimle birlikte tekrar mutfağı temizlemişti.... Ama bana deterjan kullandırtmadan :)))

Benim böyle temizlik hikayelerim çoktur... Bir ara diğerlerinide anlatırım...

Herkese iyi bir hafta diliyorum...

25 Temmuz 2009

bodrum bodrum.... bodrum bodrum....

Benim minik kuşum tam da şu anda Bodrum yollarında... Nuriş halama doğru ilerliyorlar Sönmez abimle... Bir hafta boyunca aklım onlarda kalacak vallahi... Onlar bol cümbüşlü bir hafta geçirirken ben eğlenceden kusur kalmanın karın ağrısını yaşayacağım...

Ahhhh ahhhh şimdi onlarla yolda olmak vardı....

23 Temmuz 2009

çantalandık :)))

Sevgili ibeking çok güzel bir sosyal sorumluluk projesi başlatmıştı... Pazar filesine dönüş ....

Bu arada sevgili arkadaşımızın çokda güzel bir röportajı yayınlanmıştı bu konuyla ilgili olarak.... Okumanızı tavsiye ederim.... Buyrun röportaja ....

Birkaç gün öncede bir çekiliş yapacağını duyurdu blogunda... Tabiki bende katıldım... Bugün birde ne göreyim çekiliş sonucu bir çanta da bize çıkmış.... Nasıl sevindiğimi tahmin bile edemezsiniz :)) Çantamla çok keyifli alışverişler yapacağım ;)

Sevgili ibeking ilk önce böyle bir kampanya başlattığından ötürü seni tebrik ediyorum. Kişisel çabalarınla sesini birçok insana duyurmayı başardın. Hepimiz bir şekilde dikkatli olmamız gerekliliğini hatırlayarak kendimizce birşeyler yapmaya başladık....

Tekrar teşekkürler ibeking.... Sana bizden kocaman öpücükler...

22 Temmuz 2009

nihayet buz devri 3lendik...

Dün akşam oğluşla nihayet gidebildik filme....
Salonda tek bıcır benimkiydi 20:00 seansına gidince haliyle...
İlk yarıda sürekli kıkır kıkır kıkırdayıp kahkahalar attı....
Ama 2. yarı gözler faltaşı gibi, eli elimde izledi....
Korktunmu annecim yoksa diyince de sen korkarsın diye elini tutuyorum dedi hahaaaa :)))
Filmin sonunda bizde eve bir şeftali alalım dedi....
Olmaz dermiyim hiç uyanık anne olarak ;)
Satılan yeri göster oğlum hemen alalım, şeftalisiz kalmayalım aman dedim :)))
Mutlu oldu minnoşum....

18 Temmuz 2009

herşey yerinde :))


Tüm dikiş ve örgü malzemelerini toparlamak için gayet kullanışlı bence.... Bazı yerlerin şeffaf hazırlanması ise daha da güzel olmuş.... Gömme dolap içine asılabilir yada herhangi bir dolap kapağı içine...
Yarım işlerimi inşallah tamamlarsam ben de deneyeceğim :))
Yapmak isteyenler buyursunlar.... Tık tık ......

15 Temmuz 2009

bu kadarına da pes yanii....

Geçenlerde sevgili uyuz cadı bahsetmişti bu konudan. Ne kadar da haklıydı yazdıklarında. Münevver cinayetinden bahsediyorum. İlk önce ismi kısaltılmaya başlandı.

Tam buda ne oluyor derken beynimi durduracak ikinci şoku yaşadım dün resmen. Yine aynı haber programında bu sefer o vahşinin yüzü puslandırılmıştı. Hani şu ana haber bültenini saat 22:00 da yayınlayan var ya o işte... Benim bildiğim kadarı ile mağduriyet yada gizlilik gereken konularda bu olaya başvurulur. İki gün öncesine kadar çarşaf çarşaf fotoğrafları yayınlamaya çekinmezken şimdi neden böyle....

Garipoğlu ailesi neden sizi bu kadar korkutuyor? Neyi unutturmaya çalışıyorsunuz? Sizin tarafsız haberciliğiniz nerde? Siz yüzünü kapattınız diye biz unutacak mıyız? İnanın bu soruların yanıtını bulamıyorum.... Keşke birşeyler yapabilsek özellikle tarafsız gözüküp taraflı haber sunanlara karşı...

Gencecik bir hayat gitti... Arkasında yıkık yürekler bırakarak... Bizler olana bitene dayanamazken ailesine sonsuz sabır diliyorum....

14 Temmuz 2009

saç kavgamız var bugünlerde...


Bebekliğinden beri sevmez paşam saç kestirmesini... Feryat figan gideriz hep. Son 1 yıldır örümcek adam aynalı bir berber buldukda rahatladık allahtan... Bitti çığırmalarımız :)))
Doca hep özenir oğluyla berbere gitmeyi... Bir kere denedi berber yarım bırakıp gönderdi :) Düzelttirmek de bana düştü tabiii... Bugünlerde yine bizimkinde bir heves bir heves... Oğluş büyüdü ya kestiririz beraber diye... Bu seferde oğluş saç uzatma hevesine girdi ama... Ben zaten o hevesteydim hep, itiraf ediyorum işte :)
Oğlum berbere gidelim diyor bizimki suratını buruşturarak hayır diyor. Tamam bana bırak biz hallediyoruz diyorum ucundan ucundan, o kısacık kestir diyor hahaaa:))) Oğluşumada bu saç yakışıyor ama ben ne yapıyım... Anlaşamıyoruz bir türlü...
Saçları o kadar düz ki güzel duruyor işte diyorum... Doca somurtuyor hemen...
Bakalım bu kavganın sonu nasıl bitecek...

8 Temmuz 2009

öğrendin işte :)


Dün akşam kendimizi iş çıkışı bir attık sokağa toplayamadık :) Anneannemizle yemekten sonra güzel bir çay keyfi yaptık püfür püfür, sonra onu gezmesine bıraktık hadi onu almaya tekrar geleceğimize bir parka gidelim dedik... İyiki de gitmişiz....
Oytun bayıldıı.... Bir sürü arkadaş buldu kendine... Kumlarda yuvarlandılar, salıncakta sallandılar, zıpladılar, koşuşturdular... En önemlisi de top zıplatmayı nihayet becerdi hahaaa:)))
Kendinden büyük ve ağır olan basket topuna takılmıştı uzun süredir. Hep çanta gibi taşıyorduk yanımızda ama zıplatarak oynamayı beceremiyordu... 1 diye başlıyordu gerisi gelmiyordu, savruluveriyordu top....
Dün becerdik artık. Alt komşumuzla papaz olmasak bari :)

6 Temmuz 2009

Kendini balık zanneden benim oğluşumun ta kendisidir :))

video
Hep diyorum benim böceğim bir alem...
Yukarıda dalma efekti yapan zatı muhteşem bıcırığım kendisini balık gibi suya dalıp çıkıyor zannediyor...
Birde anlamadığım nokta tamam burnunu tıkıyorsunda gözlerini neden kapatıyorsun....
Galiba suyun içinde gözlerinin kendiliğinden açılacağını düşünüyor hahaaaa:))))
Gördüğünüz üzere bu hafta sonumuz yine deniz, güneş, kum ve bol kahkahalı geçti.... İşin en güzel tarafı ise pazar akşamı hepbirlikte döndük... Evim neşelendi 10 günlüğüne.... Bıcırığım evde, annemde bizde... Sonuç harika yani....

3 Temmuz 2009

hadi silüetimizi çıkartalım :))


En kısa zamanda yapılacaklar listemde silüet resmim var... Ama gıdımı saklamanın yöntemlerini bulmam lazım :)))
Gıdısız bir foto çektirilecek ve yapılacak işte...
Yapmak isteyen olursa yapımı da çok kolaymış. İşte tık tık ....

kış bitti ama ben öreceğim atkıyı yeni buldum :))


Sıcaklardan bunalmış bir vaziyette iken ve kilitlenen bilgisayarımı boşaltmaya çalışırken aaaa ben bunu unutmuşum dedim....
Geçtiğimiz kış örmeyi planlamıştım ilk gördüğümde....
Ancak planladığımın 1. dakikasında unutmuşum bile...
Bilgisayarımın bir köşesinde saklı kalmış işte...
Yapan brezilyalı bir bilir kişiydi... Ama kim olduğunu hatırlamıyorum :(
İnşallah gelecek kış boynumu süsleyecek :)))

1 Temmuz 2009

Dün akşam....




""Bir uçtan sen çektin, bir uçtan ben çektim
Kopardık en sonunda
Şimdi boyunlar bükük, omuzlarda bir yük
Herkes kendi yolunda....""

Dün akşam Saba'nın programında F.Özbeğen' den dinledim bu şarkıyı.... Mest oldum....

Aklım dün-bugün dedi....

Eskiden ne kadar bencilmişim dedim... Annemin, arkadaşımın, kardeşimin, dostumun hatta ve hatta çevremdeki tüm insanların sadece benim olmasını istediğimi düşündüm.... Evet itiraf ediyorum kıskançtım alabildiğine... Ne kadar da zorlamışım kendimi, sevdiklerimi...

Ama şimdi....
Çekiştirmeden...
Değiştirmeden...
Olabildiğince...
Tüm doğallığıyla...
Rahatça yaşıyorum sevgilerimi...

Oh be ne rahatmış....
PC: Bir şarkıdan binbir türlü şey çıkartma kapasiteme bende şaşırmadım değil hani :p